Erdoğan: “Ukrayna’dan da Rusya’dan da vazgeçmeyiz”

Afrika dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme ilişkin açıklamalarda bulunurken ana maddesi Ukrayna-Rusya gerilimiydi. Erdoğan, Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya ile arasındaki ilişkilerine değinerek iki ülkeden de vazgeçilemeyeceğini vurguladı. Kriz karşısında NATO’nun tavrının belirlenmesi gerektiğinin de altını çizdi. 

SİYASET 23.02.2022, 14:50 23.02.2022, 16:20 Başak Çetin
Erdoğan: “Ukrayna’dan da Rusya’dan da vazgeçmeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan’a sorulan ilk soru Ukrayna-Rusya oldu.  

Gazetecilerden gelen soru şu yöndeydi: “Türkiye, Rusya’ya yönelik yaptırım düşünüyor mu? Rusya ve Ukrayna ile ilişkilerimiz iyi ancak ayrıştığımız noktalar da var. Türkiye’nin tavrı, hangi ülkeden yana olacak? Süreç hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecinin sorusuna şu yanıtı verdi: “Bizim ne Rusya’dan ne de Ukrayna’dan vazgeçmemiz mümkündür. Rusya ile hem siyasi hem de ekonomik ilişkilerimiz mevcut. Ukrayna ile ilişkilerimiz de siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda. İki ülke ile de çıkarlarımız mevcut. Bizim amacımız, iyi bir adım atmak ve bu gerginliği bitirmek. Bunun için de heyetlerimizle birlikte iki ülkeyle de görüşme halindeyiz. Bu sebeple NATO Liderler Zirvesi’ni önemsiyoruz. Bu zirvede liderlerin ne düşündüğünü göreceğiz. Sonra biz de arkadaşlarımızla gereken çalışmaları yapacağız.” 

“Tüm bu gelişmelerin ardından Rusya Devlet Başkanı ile görüşmeniz ne zaman olacak? NATO Zirvesi’nden önce mi?” 

“Bizim kıstasımız burada NATO Liderler Zirvesi. Bu zirveden sonra bir görüşme gerçekleştirmenin isabetli olacağına inanıyoruz.” 

“Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bu konuyu Ukrayna’da görüştünüz. Kendisi, Türkiye’nin arabulucu olmasını istediğini dile getirmişti. Sizin ayrıca Putin ile de güçlü ilişkileriniz var. Bu süreçte Putin ile aranızda gerginlik yaşandı mı? Ukrayna-Rusya arasındaki gerginlikte Türkiye herhangi bir zarar görür mü” 

“Bu söyledikleriniz tamamen hesaba dayanıyor. Görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Görüşmelerimizle birlikte bölgedeki hareketliliğin bize ne getireceğine ya da bizden ne götüreceğine bakılacaktır. Tüm bunların kararını bir anlık heyecanla vermek hata olur. Oldukça dikkatli davranmamız gerekir çünkü herkes farklı bir şey söylüyor. Birileri doğal gazın bedelini artırıyor kimileri doğal gaz vanalarını tamamen kapatıyor. Bu konu hakkında arkadaşlarımızla gerekli istişareleri yapacağız. Her şeyden önce atılacak adımların zamanlaması önemlidir. Sayın Putin ile telefonda diplomasi yürüteceğiz. Olumlu neticeler alacağımızı temenni ediyorum.” 



“Afrika gezinizin üçüncü ayağını NATO Liderler Zirvesi sebebiyle ertelediniz. Bu zirveden beklentileriniz nelerdir?” 

“Liderler çerçevesinde şu anda Rusya ile görüşme gerçekleştiren biri bulunmuyor. Macron Moskova’ya geldiğindeki tabloyu herkes gördü. Sonrasında Scholz de Moskova’ya geldi, orada da yaşananlar belliydi. Biden'ın Putin ile görüşeceği söyleniyor ama herhangi bir netice göremedik. Şu anda kurumsal bazda Putin ile görüşecek tek kuruluş NATO. NATO, bu zirveyle birlikte artık tavrını kesin olarak belirlemeli. Şimdiye kadar Ukrayna’ya büyük oranda asker gönderme durumu oluşmadı. İnsanlar yalnızca konuşuyor, işi yapan ve üstlenen yok. Bu sebeple Rusya da sınırın üstüne gittikçe gidiyor. Şu anda sonucun ne olacağını kestiremiyoruz. NATO zirvesinin ardından neler olacağına bakacağız ve tavrımızı ona göre belirleyeceğiz.” 

“Putin, ‘Ülkelere Sovyetlerden ayrılma hakkını vermek, temele döşenen mayındı.’ cümlesini dile getirmişti. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulduğu bir dönemde Putin’in bu açıklamayı yapması, Türk devletlerine bir gönderme mi? Türk devletleri hedef mi gösterildi?” 

“Bu ifade ile Türk devletlerinin kastedildiğini düşünmüyorum. Türk Cumhuriyetleri, Sovyetleri oluşturan ülkeler arasındaydı, bunu herkes biliyor. SSCB dağıldığında onlar da bağımsızlıklarını ilan etti. SSCB’den 15 devlet doğdu. Bu da hukuken teyit edilen tarihi bir gerçek. Ancak Putin’in bu sözü ile Türk devletlerini kastettiğini düşünmek istemiyoruz. Teşkilatımız, Türk devletleri arasında beşeri, kültürel, ticari ve ekonomik iş birliğine dayanmaktadır; hiçbir ülkeye karşı oluşturulmamıştır. Bunu Sayın Putin de net şekilde bilmektedir. Kendisi bu cümleyi Ukrayna’nın doğusundaki sözde yönetimler için söylemiştir. Nitekim Rusya’nın, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü karşısında takındığı tavrı onaylamadığımızı her şekilde dile getirdik. Sayın Putin de bunu biliyor.” 

“Almanya Cumhurbaşkanı ile görüştünüz. Bu görüşmenin Ukrayna-Rusya ve ikili ilişkiler hakkında olduğunu dile getirdiniz. Bu konuda biraz daha bilgi verir misiniz?” 

“Türkiye-Almanya ilişkilerini Sayın Steinmeier ile telefonda görüşüyorduk ancak yaklaşık 3 senedir hiç yüz yüze görüşmemiştik. Bu ziyaret, bir vesile oldu. Görüşmemizde iki ülke arasındaki ekonomik, savunma ve sanayii ilişkilerini ele aldık. Mülteciler konusunu da görüştük. Ancak çoğunlukla Rusya ve Ukrayna konuşuldu. Bundan sonraki süreçte daha sık bir araya gelmemiz gerektiğine karar verdik. İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Herzog’un Türkiye’ye yapacağı ziyaret hakkında da istişarelerde bulunduk. Kendisinin ziyaretiyle ülkelerimiz arasında yeni bir dönem başlayacak. Sayın Steinmeier, bu durumdan memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretimizi ve Körfez ülkelerindeki gelişmeleri kendisiyle paylaştık.”



“Bölgede Ukrayna-Rusya dışında da önemli gelişmeler var. Özellikle Ermenistan ile yeniden başlayan görüşme sürecini merak ediyoruz. Bu görüşmelerden beklentiniz nelerdir? Azerbaycan, bu görüşmelerin hangi safhasında yer almaktadır?” 

“Sayın Steinmeier ile görüşmelerimizde bu da gündeme geldi. Bildiğiniz üzere Ermenistan tarafından atılacak olumlu adımlara biz de olumlu şekilde yanıt vereceğimizi dile getirmiştik. Çünkü bölgemizin barışa, refaha ve istikrara ihtiyacı var. Biz de bu anlayışla Ermenistan ile Türkiye arasında normalleşme süreci başlatmaya karar verdik. İlham (Aliyev) kardeşim de bunu faydalı buldu. Ermenistan’ın bu konuda sergilediği iradeden memnunuz. Özel temsilciler atandı ve ilk görüşme 14 Ocak’ta Moskova’da gerçekleştirildi. İkinci görüşme de 24 Şubat’ta Viyana’da yapılacak. Ermenistan'ın sınırların açılması gibi somut beklentiler içinde olduğunu biliyoruz. Eğer Ermenistan bu süreci olumlu yürütmekten yana olursa sınırlar açılacaktır. Bu kapsamda ilk adımı atarak uçuşları yeniden başlattık. Süreç boyunca Türkiye-Ermenistan ile Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin birbirini destekleyerek sürdürüleceğini düşünüyoruz. Bugüne kadar bu konuyu nasıl Azerbaycan ile birlikte yürüttüysek bundan sonra da öyle olacak.” 

“Sayın İmamoğlu, sözde Ermeni soykırımı hakkındaki yasanın mimarlarından olan Cem Özdemir ile görüştü ve yan yana fotoğraf verdi. Sayın Bahçeli bu konuya tepki gösterdi. Sizin yorumunuz nedir?” 

“Sayın Bahçeli Cumhur İttifakı’nın güçlü bir ortağıdır. Kendisine bu tepkisi karşısında teşekkür ediyorum.” 

“Kemal Kılıçdaroğlu, ‘S-400’lerin neden alındığını bile bilmiyoruz, bunları kime karşı kullanacağımız açıklanmadı.’ değerlendirmesinde bulundu. İktidar olmaları halinde S-400'leri iade edeceklerini dile getirdi. Bununla ilgili yorumunuz nedir?” 

“Bölgemizde tehditler de belirsizlikler de hiç azalmıyor ancak biz, S-400 aldığımız için polemik yaratılıyor. Öncelikle şu bilinmelidir ki savunma ve güvenlik, günlük siyasetin dışında tutulmalıdır. Bugün yaşadığımız Ukrayna-Rusya gerginliği savunma sistemlerinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koymuştur. S-400'lerin neden alındığı defalarca açıklandı. Tüm bunlara rağmen kendisinin kullandığı bu ifadeler, gündemden haberdar olmadığının göstergesidir.” 

“F-16 ve F-35 müzakerelerinin ABD ile yürütüldüğünü biliyoruz. Bu konuda son gelişmeler nelerdir?” 

“Görüşme sürecimiz devam ediyor. Şimdiye kadarki görüşmelerin tümü olumlu seyretti.” 

Yorumlar (0)
17
kapalı