SWIFT, nükleer silah mı yoksa Rusya için şahlandırıcı bir "kırbaç darbesi" mi?

Türkiye’nin değerli iktisat profesörlerinden Elif Nuroğlu, Avrupa’nın Rus finans kurumlarını SWIFT sisteminden çıkartması hakkında analizini yayınladı. Prof. Dr. Nuroğlu, bunun bir tür “finansal nükleer silah” olduğunu ileri sürdü. Nuroğlu, Rusya’nın 2010’lu senelerdeki ekonomi yaptırımlarına karşı geliştirdiği alternatif ödeme sistemleri hakkında bilgilendirmelerde bulunurken Rusya yaptırımlarının Türkiye’ye etkisine de değindi.

DÜNYA 02.03.2022, 14:32 02.03.2022, 17:34 Başak Çetin
SWIFT, nükleer silah mı yoksa Rusya için şahlandırıcı bir "kırbaç darbesi" mi?

İktisat Profesörü Dr. Elif Nuroğlu, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın ardından Rus bankaları ve finans kurumlarının SWIFT sisteminden çıkartılmasıyla ilgili analiz yazısı kaleme aldı. Avrupa Birliği, ABD, Kanada, İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere tarafından 26 Şubat Cumartesi günü yapılan ortak açıklamada Rus bankalarının SWIFT sisteminden dışlandığını belirten Nuroğlu, Rusya Merkez Bankası’nda bulunan 630 milyar dolarlık döviz rezervini kullanmasının da zorlaştırılacağını kaydetti. 

SWIFT kararı, AB’den “tam destek” almıyor

Rusya, 2014 senesinde de benzer bir yaptırımla karşı karşıya kalmış, dönemin Maliye Bakanı Alexei Kudrin ise Rusya’nın SWIFT’ten dışlanmasının yalnızca yüzde 5 oranında zarar verebileceğini dile getirmişti. Şu anda Rus ekonomisi, 2014 senesindekinden daha iyi durumda ancak yine de bu yaptırımın Rusya’daki yankılanmasının kayıplara sebebiyet vereceği aşikar.

Fransız Maliye Bakanı, SWIFT’ten dışlanmanın bir tür finansal nükleer silah olduğunu ifade ederken Rusya’nın ithalat ve ihracatı ile uluslararası ödemelerinde sıkıntılar yaşanacağını kaydediyor. Fakat bir gerçek var ki SWIFT yasağı, Rusya ile birlikte bu kararı alan ülkeleri de büyük oranda etkileyecek. Örneğin Almanya, kendi iş dünyası ve sanayisinin bu karar ile “vurulacağını” düşünerek temkinli hareket ediyor. Herhangi bir ürün ya da hizmette Rusya ile ilişkisi olan her ülke de bir şekilde zora girecek. Rusya’ya ekonomik yaptırım kararı alan ülkeler bir şekilde Ruslarla ilişkide olmaya devam edecek çünkü buna mecbur kalacaklar. 



Rusya ile ekonomik ilişkilere alternatif aranabilir

Ülkelerin Rusya’nın yaptırımlarından zarar görmemesi için önündeki en iyi seçenek, Rusya’ya alternatif aramak. Ancak enerji arzı konusunda dün olduğu gibi bugün de; bugün olduğu gibi yarın da Rusya’ya alternatif olacak herhangi bir ülke bulunmuyor. İran, SWIFT sisteminden daha önce çıkartılmıştı. Bu durum başta İran olmak üzere İran ile iş birliği yapan tüm ülkelere zarar vermişti. 1989 senesinde SWIFT’e üye olan Rusya’nın da bu yaptırıma maruz kalması durumunda küresel dengelerin sarsılması kaçınılmaz olacaktır. 

AB’de petrol ve doğal gaz tedarikçisi olan bazı ülkeler, Rusya’nın bu yaptırımlara maruz kalmasından şimdiden ekonomik rahatsızlık duyuyor. Covid-19 pandemisinin ardından yeni yeni toparlanmaya başlayan küresel ekonomi için bu yaptırımlarla mücadele etmek, yeniden kan kaybetmek anlamına gelecek. Hükümetler, fiyat yükselmesi ya da kesinti ile karşı karşıya kalmak istemiyor. 

Rusya, SWIFT’e alternatif yol bulabilir mi?

2010’lu senelerin başlarında yaşanan Ukrayna ve Kırım krizlerinde de Rusya SWIFT’ten çıkartılmakla tehdit edilmişti. Bu ihtimale karşılık Kremlin, kendi ödeme ve para transferi sistemi olan SPFS’yi oluşturmuştu. Belirli ülkeler ile ticarette test edilen sistem, kullanılmaya başlanmıştı. Ekonomik yaptırımlara karşı kendini yenileyen Rusya, 2016 senesinde de Mastercard ve Visa tarafından sistem dışına atıldığında kartlı ödeme sistemine alternatif olan MIR’yi geliştirmiş ve bunu 2018 senesinde kullanmaya başlamıştı. Bunlar, küresel olarak popüler olan sistemlere karşı geliştirilseler de kullanımları kısıtlı kaldı. İhracat ve ithalatta bir süre sonra yetersiz kalan sistemleri sebebiyle Rusya, uluslararası sistemlere yeniden döndü. 

AB Komisyonu tarafından hazırlanan listede şu an, diğer ülkelere ekonomik olarak en az zarar verecek bankalar yer alıyor. VEB, Sovcombank, Rossiya Bank, Promsvyazbank, Novikombank, Bank Otkritie ve VTB’nin yer aldığı yaptırımlar listesinde Rusya’nın en büyüğü ve Avrupa’nın da en büyük üçüncü bankası olan Sberbank yer almıyor. Ayrıca Rusya’nın enerji devi Gazprombank’ın da listede bulunmadığı görülüyor. Böylece Rusya’dan doğal gaz ve petrol ithal eden ülkelerin yaptırımlardan en az düzeyde etkileneceği varsayılıyor.



Yaptırımların Türkiye’ye etkisi olacak mı?

Ukrayna-Rusya arasındaki gerilimin, bölge ülkesi olan Türkiye’yi yakından etkilemesi bekleniyor. Türkiye’nin iki ülkeyle de ticaret, turizm ve enerji bakımından iş birliği bulunuyor. AB yaptırımları dışında kalan Rus bankaları ile Türkiye arasında ve Ukrayna’daki tüm bankalarla Türkiye arasında alışverişin devam etmesi halinde Türkiye’nin bu durumdan tamamen etkilenmeyeceği varsayılıyor. 2021 senesinde Türkiye’ye ayak basan turistlerin yüzde 27’lik kesimi Ukrayna ve Rusya’dan gelmişti. Savaş halinin, 2022’de Türkiye’ye gelecek turistleri tamamen engellemesi bir ihtimal olarak bulunurken en iyi ihtimalle bu ülkelerden turistler gelmeye devam edecek ancak önceki senelere göre gelenlerin sayısında hayli düşüş yaşanacak.

Savaş hali sebebiyle tahıl, gübre, metal, doğal gaz ve petrol fiyatlarında meydana gelen artışların Türkiye’yi etkilemesi bekleniyor. Özellikle uygulanan yaptırımlar sebebiyle rublede yaşanan kaybın, Türkiye’yi de etkileyeceği öngörülüyor. Rusya’nın SWIFT yaptırımlarına “ihracatı azaltarak” cevap vermesi halinde bundan Türkiye de büyük oranda nasibini alacak.

Yorumlar (0)
20
açık