İran’ın sürekli kapatmakla tehdit ettiği Hürmüz Boğazı

Geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı’nın girişinde yer alan Füceyre Limanı yakınlarındaki iki Suudi petrol tankerine sabotaj düzenlendi. Peki, İran’ın sürekli kapatmakla tehdit ettiği Hürmüz Boğazı’nın önemi nedir? Hürmüz Boğazı, şimdiye kadar hangi olaylara tanıklık etti? Detaylar haberimizde…

İran’ın sürekli kapatmakla tehdit ettiği Hürmüz Boğazı

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid El-Falih, 12 Mayıs pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyılarında bulunan iki Suudi petrol tankerine sabotaj düzenlendiği duyurdu. Halid El-Falih tarafından yapılan açıklamaya göre, Füceyre Limanı yakınlarında bulunan Suudi tankerleri patlamalarda büyük hasara uğradı. Patlamaların sonucunda ölen veya yaralanan olmadı. İran Dışişleri Bakanlığı, farklı ülkelerin bandıralarını taşıyan dört geminin hedef alındığı saldırıları ‘endişe verici’ olarak tanımladı ve soruşturma başlatılması için çağrıda bulundu. Riyad, bu saldırılar ile küresel petrol kaynaklarının güvenliğinin tehlikeye atıldığını açıkladı.

Füceyre Limanı, Hürmüz Boğazı’nın girişinde yer alıyor. Hürmüz Boğazı, dünyanın en büyük yakıt ikmal hattı olmakla birlikte Orta Doğu’da petrol üretimi yapan ülkelerin Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve ötesine ikmal yaptığı oldukça kritik bir güzergâhtır. Ayrıca, yıllarda devam eden bölgesel gerilimlerin de merkezi haline gelmiştir.

Umman Körfezi ve Basra Körfezi arasında yer alan boğaz, İran ile Umman sınırlarını ayırıyor. Su kanalı iki yöne de 3 kilometrelik bir nakliye rotasını kapsarken, boğazın genişliği en dar yerde 33 kilometre.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

ABD Enerji Enformasyon İdaresi tarafından yapılan tahminlere göre, 2015 yılında boğaz sularında günde 17 milyon varil petrol taşınırken, 2016’da günde 18,5 milyon varil ve 2017’de günde 17,2 milyon varil petrol taşındı. 2018’in ilk 6 aylık döneminde ise günde 17,4 milyon varil petrol taşındı.

Yıl Milyon varil (günde)
2011 17
2012 16,8
2013 16,6
2014 16,9
2015 17
2016 18,5
2017 17,2
2018 (ilk 6 ay) 17,4

Küresel petrol tüketimi günde yaklaşık 100 milyon varil. Yani, bunun beşte birinin Hürmüz Boğazı’ndan taşındığını anlayabiliriz.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) üyeleri olan İran, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran’dan ham petrolün büyük bir bölümü ihraç ediliyor ve daha sonra Hürmüz Boğazı’ndan diğer ülkelere ulaştırılıyor.

Katar, dünyanın en büyük LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ihracatını yapan ülkedir. Katar’ın ürettiği sıvılaştırılmış doğal gazın tamamına yakını bu güzergâh üzerinden geçiyor.

‘Tanker Savaşı’

1980-1988 yılları arasında meydana gelen İran-Irak Savaşı sırasında, her iki taraf da birbirinin petrol ihracatını engellemeye yönelik adımlar attı. İki ülke arasından yaşanan bu gerginlik, ‘Tanker Savaşı’ olarak biliniyor. İki ülkenin de temel gelir kaynağı petrol ticaretiydi. Irak, hava kuvvetleri ile İran gemilerine saldırılar düzenledi. İran da karşılık olarak petrol platformlarına saldırmaya başladı.

546 ticaret gemisin hasar aldığı veya batırıldığı savaşın sonunda petrol piyasası yüzde 25 oranında küçülürken, petrol fiyatları da ani bir yükselişe geçti.

İran ve ABD arasında gerilim

İran, 2015 yılında P5+1 ülkeleri yani ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya ile bir nükleer anlaşma imzaladı ve bu anlaşma ile yaptırımların kaldırılmasına karşılık olarak nükleer programını dizginlemeyi onayladı. 

Fakat ABD Başkanı Donald Trump, 2018’de anlaşmadan çekildi ve Tahran’a uygulanan yaptırımlar geri geldi. ABD, İran’ın nükleer silah üretimini sürdürmesinden kaygı duysa da Tahran bu iddiaları kabul etmiyor.

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan olaylar

Hürmüz Boğazı’nda, İran ve ABD’nin karşı karşıya geldiği birçok olay yaşandı. Örneğin, ABD savaş gemisi USS Vincennes, 1988’de bir İran yolcu uçağını düşürdü. Saldırıda 290 kişi hayatını kaybetti. Washington, bölgede bulunan filosunun uçağı savaş uçağı zannettiğini ve yanlışlıkla hedef aldığını savunsa da Tahran bunu bilinçli yapılan bir saldırı olarak niteledi.

ABD, 2008 yılında İran’a ait teknelerin boğazda bulunan 3 ABD savaş gemisini taciz ettiğini iddia etti. İran Devrim Muhafızları Başkomutanı Muhammed El-Caferi, saldırıya uğrarlarsa boğazdaki gemilere el koyacaklarını açıkladı.

Hürmüz’de bulunan Japon petrol tankeri M Star, 2010’da El Kaide’ye bağlı Abdullah Azzam Tugayları tarafından üstlenen saldırılarda hedef alındı.

Tahran yönetimi, 2012 yılında ABD’yi petrol gelirlerini hedef almakla suçladı. Avrupa ve ABD’nin yaptırımlarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı bloke etmekle tehdit etti.

İran, bir sondaj platformuna zarar verdiği gerekçesi ile 2015’te Singapur bandıralı bir tankeri hedef alırken, bir konteyner gemisine de el koydu.

ABD, 2018 yılının temmuz ayında İran’ın petrol ihracatını sıfıra düşürme çağrısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de ABD’nin bu çağrısına tepki gösterdi ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışına müdahalede bulunabileceği imasında bulundu. İran Devrim Muhafızlarından bir komutan, Hürmüz Boğazı’ndaki ihracatın tamamını engelleyebileceklerine dair uyarıda bulundu.

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2019, 13:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER