Sahte araştırmalara kanmayın! Bir araştırmanın gerçek olduğu nasıl anlaşılır?

Uzmanlaşmanın önemli bir noktaya geldiği günümüz dünyasında bilimsel araştırmalar doğruluğun ve bilginin kanıtları olarak görülüyor. Tıp, fizik, kimya ve fizik alanında uygulanan pek çok uygulama bu bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgiler ışığında şekilleniyor. Bu araştırmalar bilimsel araştırma tekniklerine göre yapılıp hakemli dergilerde yayımlandıkları için genel olarak doğru kabul ediliyorlar. Ancak geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma bilimsel dergilerde yayımlanan her araştırmanın gerçek olmadığını ve bazı araştırmaların sahte verilerle dolduğunu gösteriyor. Bu durum özellikle tıp alanında uygulanan yöntemleri sorgulamamıza neden olabilir. Peki, bilimsel bir araştırmanın sahte olup olmadığı nasıl anlaşılır? Sahte bir araştırmayı anlamak için hangi soruları sormalıyız? Kendimizi bilgi kirliliğinden nasıl koruruz? Merak edilenler haberin ayrıntısında yer alıyor...

BİLİM-TEKNOLOJİ 26.08.2022, 23:33 27.08.2022, 17:47 Tayfur Bal
Sahte araştırmalara kanmayın! Bir araştırmanın gerçek olduğu nasıl anlaşılır?

Bilim dünyasındaki tüm gelişmeler akademik çalışmalar ve makalelerin yürüttüğü araştırmalar sonucunda ilerliyor. Özellikle uzmanlaşmanın önemli olduğu günümüz dünyasında birçok bilim dalında konuyla ilgili oldukça spesifik araştırmalar yapılarak bilim adeta adım adım ilerlemek durumunda kalıyor. Bu bilimsel araştırmalar bir araya gelerek kolektif bir bilgi birikimi ortaya çıkarırken bilimin uygulanmasında da esas alınıyor. Öte yandan pek çok araştırmacı ve yazar da örneğin kitap yazıp bilimsel bilgileri toplu bir şekilde insanlara aktarıyor. Bilimsel bitkilerin kaynağı olarak gösterilen makaleler de paylaşılan bilginin doğruluğunu kanıtlıyor. Bu nedenle insanlar genel olarak bu bilgilerin bilimsel araştırma tekniklerine göre yapıldığını ve bilimsel dergilerde yayımlandığı için doğru kabul edilebileceğini düşünüyorlar. Ancak yapılan araştırmalara göre bu durum her zaman böyle olmayabilir.

Araştırmalar ne kadar doğru?

Kronik ağrı, şeker hastalığı, kalp sorunları veya başka bir rahatsızlığınız varsa doktorunuzun size etkili bir tedavi sunacağından emin olmak istersiniz. Kesinlikle işe yaramayacak veya size zarar verebilecek bir şey için zaman ve para harcamak istemezsiniz. Tedaviye rehberlik edecek en iyi bilgi kaynağı tıbbi araştırmalardır. Zira bilimde ilk önce bir bilinmeyen olur ve daha sonra çeşitli yöntemlerle birlikte bu bilinmeyen sistematik bir şekilde analiz edilerek çeşitli kalıplara dökülmeye çalışılır. Bu şekilde bir zamanlar neden olduğu anlaşılmayan pek çok fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak açıklanabilir ve dolayısıyla müdahale edilebilir bir hale gelir. Bilimsel araştırmalar da bu süreci ilerletmek için en etkili yollardan biridir. Ancak bu bilgilerin ne zaman güvenilir ve kanıta dayalı olduğunu bir tartışma konusu. Öte yandan kalitesiz araştırma bulguları ile değerli olanlar arasındaki farkı anlamak da oldukça önemli. Zira yanlış bulgular bizi yanlış düşüncelere dolayısıyla yanlış müdahalelere yönlendirebilir. Ancak bu bilgilerin bilimsel camiaya sunulması birçok aşama sonucunda ortaya çıkar. Araştırma bulgularının yayınlanması için uzun bir yol izlenir. Bilim insanları, tedavi veya önleme ile ilgili soruları araştırmak için deneyler ve çalışmalar tasarlar ve belirli bilimsel ilke ve standartları takip ederler. Daha sonra bulgu bir araştırma dergisinde yayınlanmak üzere araştırma dergilerine ve bu anlamda makaleler yayımlayan yayınevlerine gönderilir. Editörler ve araştırma alanında çalışmalar yürüten hakemler araştırmayı geliştirmek için önerilerde bulunur. Çalışma uygun görüldüğünde araştırma dergide makale olarak yayınlanır.

Doğru soruları sormak

Ancak bu uzun yolculukta bir araştırma dergisi makalesini güvenilmez kılabilecek pek çok şey gerçekleşebilir. Meslektaşların makaleyi incelemesi, sahte veya yanıltıcı verileri yakalamak için tasarlanmamıştır. Güvenilmez bilimsel araştırmaları, ister hakemler isterse de genel halk tarafından tespit etmek oldukça zor olabilir. Ancak her ne kadar zor olsa da bunları ayırt etmek doğru soruları sorarak oldukça mümkün olabilir. Çoğu araştırma katı standartlara göre yürütülmüş olsa da, bazen bilimsel literatürde sahte veya ölümcül kusurlu bulgulara sahip çalışmalar yayınlanmaktadır. Bilimsel yayın süreci, bazılarını yayınlanmadan önce yakaladığı için, sahte çalışmaların sayısı hakkında kesin bir tahminde bulunmak oldukça zor. Anesteziyolojide 526 hasta denemesinden oluşan bir çalışma, %8'inin sahte veriye sahip olduğunu ve %26'sının kritik olarak kusurlu olduğunu tespit etti. Uzmanlar mümkün olan en iyi kanıtların sentezlenebilmesi ve sağlıkla ilgili kararlarda kullanılabilmesi için araştırma bütünlüğü sorunlarını önlemenin ve tespit etmenin yollarını geliştiriyor. İster kasıtlı sahtekarlık ister kötü araştırma uygulamaları olsun, güvenilemeyecek verileri analiz etmek ve sorunları ortaya çıkarmak sağlık anlamında verilecek kararlar için en güvenilir yöntemlerin başında geliyor.

Sistematik incelemeler, zayıf çalışmaları ortaya çıkarmaya yardımcı olur

Bilimsel araştırmalardaki yanlışları ve sahte verileri ortaya çıkarmanın birkaç farklı yolu vardır. Ancak uzmanlar tarafından tercih edilen ve en güvenilir olan yöntem araştırmacıların, sistematik inceleme olarak bilinen birkaç çalışmanın sonuçlarını bir araya getirmesiyle elde edilir. Sistematik incelemeler yapan araştırmacılar, belirli bir konudaki tüm çalışmaları tanımlar, değerlendirir ve özetler. Yalnızca on binlerce hastayı inceleyip sonuçları birleştirmekle kalmaz, aynı zamanda olası sahte çalışmaları yakalamak ve bilim camiasına sahte verilerle ortaya çıkan önerileri önlemek için ekstra bir filtre kullanabilirler. Bu sayede daha titiz çalışmalar sistematik bir incelemede en fazla ağırlığa sahip olurken gözden geçirenler tarafından uygulanan katı dahil etme ve hariç tutma kriterlerine dayalı olarak kötü çalışmalar ise bu araştırmalardan ayrı tutulur.

İlk başta gözden kaçacak şekilde tasarlanıyor

Sistematik denetleyicilerin ve diğer araştırmacıların güvenilmez çalışmaları nasıl tespit edebildiğini daha iyi anlamak için bir araştırma ekibi 12 ülkeden 30 uluslararası uzmandan oluşan bir grupla görüştü. Uzmanlar, kalitesiz bir çalışmanın tespit edilmesinin zor olabileceğini, çünkü bir uzmanın açıkladığı gibi, ilk bakışta gözden kaçacak şekilde tasarlandığını açıkladılar. Yakın zamanda yayınlanan çalışma raporları gibi, bazı çalışmalarda veriler üzerinde oynama gerçekleştiriliyor, bazı çalışmalar iddia ettikleri kadar iyi tasarlanmıyor ve hatta bazıları ise tamamen uydurulmuş olabiliyor. Ancak geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma, son derece kusurlu veya sahte olan ve güvenilmemesi gereken tıbbi araştırmaların nasıl tespit edileceğine dair bazı önemli fikirler sunuyor. Bu yöntemler ile sahte verilerin ve tıbbi araştırmaların önüne geçilebilir. 12 farklı ülkeden görüşülen uzmanlar, denetleyicilerin bir çalışma hakkında sorması gereken bazı önemli sorular önerdi: Örneğin, çalışmanın etik onayı var mıydı? Klinik araştırma kayıtlı mıydı? Sonuçlar makul görünüyor mu? Çalışma, ürünü test edilen şirket değil, bağımsız bir kaynak tarafından finanse edildi mi? Bu sorulardan herhangi birinin cevabı hayır ise, çalışmanın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç vardır. Zira bu şekilde yürütülen bir çalışma bağımsızlığını kaybedecek, çeşitli verilerle oynanmasına olanak sağlayacak ve araştırmanın güvenirliğini sarsacaktır.

Gerçekliğe dair ipuçları

Araştırmayı gerçekleştiren ekip, kanıtları denetleyenlerin ve sentezleyen araştırmacıların bir uyarı işaretleri kontrol listesi oluşturmasının mümkün olduğunu keşfetti. Bu işaretler, araştırmanın hileli olduğunu kategorik olarak kanıtlamaz, ancak araştırmacılara ve genel kamuoyuna hangi çalışmalara daha dikkatli bakılması gerektiğini gösterir. Bu uyarı işaretleri, bir çalışmanın nasıl yapıldığı ve raporlandığı hakkında sorulacak bir dizi soru ile bir çalışmanın gerçek olup olmadığı hakkında ipuçları sağlayan bir tarama aracı oluşturmak için kullanılabilir. İşaretler, etik onayın ayrıntıları veya çalışmanın yapıldığı yer gibi eksik olan önemli bilgileri ve gerçek olamayacak kadar iyi görünen verileri içeriyor. Örnek vermek gerekirse, bir çalışmadaki hasta sayısının tüm ülkedeki hastalığa sahip kişilerin sayısını aşması gösterilebilir. Uluslararası bir çalışma yapılmıyorsa böyle bir şeyin yaşanmış ve araştırılmış olması mümkün değildir.

Sahte araştırmaları tespit etmek

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen çalışmanın tüm araştırmalara güvenilemeyeceği anlamına gelmediğini belirtmek önemlidir. COVID-19 salgını, sistematik incelemenin nihayetinde tıp literatüründe yayınlanmış ve medya tarafından yayılan sahte araştırmaları nasıl filtrelediğine dair örnekler sunuyor. Pandeminin başlarında, tıbbi araştırmaların hızının arttığı zamanlarda, sağlam ve iyi yürütülen hasta denemeleri ve ardından gelen sistematik incelemeler, halkın hangi müdahalelerin işe yaradığını ve hangilerinin bilim tarafından desteklenmediğini öğrenmesine yardımcı oldu. Örneğin, tipik olarak veterinerlik tıbbında kullanılan ve bazıları tarafından kanıt olmaksızın COVID-19 tedavisi olarak tanıtılan bir antiparaziter ilaç olan ivermektin, dünyanın bazı bölgelerinde geniş çapta benimsendi. Bununla birlikte, sahte veya kusurlu çalışmaları dışladıktan sonra, ivermektin üzerine yapılan araştırmaların sistematik bir incelemesi, COVID-19'lu insanlar için hiçbir yararlı etkisinin olmadığını buldu. Öte yandan, deksametazon gibi ilaçların sistematik bir incelemesi, ilaçların COVID-19 tedavisi olarak kullanıldığında ölümü önlemeye yardımcı olduğunu buldu.

Eleştirel bir gözle bakmakta fayda var

En yüksek tıbbi araştırma standartlarının korunmasını sağlamak için dünya çapında araştırmalar devam ediyor. Araştırma fon sağlayıcıları, bilim insanlarının tüm verilerin tam olarak incelenebilmesi için araştırmalarını yayınlamalarını istiyor ve yeni çalışmalar yayınlayan tıp dergileri şüpheli verileri taramaya başlıyor. Ancak araştırma fonu, üretim ve yayına dahil olan herkes, sahte verilerin ve çalışmaların araştırmaların içinde olabileceğinin farkında olmalıdır. Geçtiğimiz günlerde yapılan araştırma sonucunda ortaya çıkan tarama aracı, bilimsel çalışmaları sistematik olarak denetleyenler için tasarlanmıştır, bu nedenle tarama aracını kullanmak için belirli bir uzmanlık düzeyine ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, araçtaki bazı soruları kullanarak, hem araştırmacılar hem de genel halk, bilgili ve eleştirel bir gözle en son araştırmaları okumak için daha donanımlı bir hale gelebilir.

Yorumlar (0)
26
kapalı