Hileli boşanmalarla ilgili Yargıtay'dan emsal karar!

Yaşamını yitiren baba üzerinden yetim maaşı alabilmek adına yapılan anlaşmalı boşanmalara ilişkin Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar geldi. Rize'de meydana gelen olayda emsal bir karar veren Yargıtay, boşanmasına rağmen aynı evde yaşamayı sürdüren bir çiftle ilgili, bir arada yaşayıp yaşamama meselesinin özgür iradeyle değerlendirilebileceği kaydedildi.

YAŞAM 01.09.2022, 16:28 02.09.2022, 11:17 Ömer Aksan
Hileli boşanmalarla ilgili Yargıtay'dan emsal karar!

Kız çocuklarının, yaşamını yitiren baba üzerinden yetim maaşı alabilmesi adına evli olmaması gerektiği şartının ardından son zamanlarda anlaşmalı boşanmaların bir hayli arttığı ortaya çıktı. Böyle bir durum tespit edilmesi durumunda ise ödenen aylığın kesildiği ve bunun yanında SGK'nın suç duyurusunda bulunabileceği belirtiliyor. 

Yetim aylığı için anlaşmalı boşanmalarda dikkat çeken artış

Son zamanlarda kız çocuklarının, yaşamını yitiren baba üzerinden yetim maaşı alabilmesi adına evli olmaması gerektiği şartının getirilmesiyle anlaşmalı boşanmaların sayısında son zamanlarda dikkat çeken bir artış yaşandığı kaydedildi.

Benzer bir durumun ortaya çıktığı Rize'de SGK, boşandıktan sonra yetim maaşı alan fakat bir arada yaşamayı sürdüren kişi ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Ancak Yargıtay, bu davada emsal bir karara imza attı.

Boşandıktan sonra aynı evde yaşamaya devam ettiler

Rize’de yaşayan M.İ. ve F.T.İ çifti, anlaşmalı boşanma için Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi’ne için dava açtı. Bu talebi kabul eden mahkeme, 1 Nisan 2005’te kesinleşen karar sonucunda çifti boşadı. İddiaya göre, boşanma kararının ardından vefat eden babasından dolayı F.T.İ’ye, SGK tarafından yetim maaşı bağlandı. Fakat SGK, çiftin boşanmış olmalarına karşın aynı evde yaşamaya devam ettiği, hedeflerinin yetim maaşını alabilmek olduğu ve bu sebeple ‘kamu kurumunu dolandırmak’ suçunu işledikleri iddiası üzerine suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Başsavcılığı da M.İ. ve F.T.İ ile ilgili TCK’nın ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunu düzenleyen 158’inci maddesi gereğince 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 13 bin 163 lira para cezası istedi. İddianamede, çiftin boşanmış olmalarına karşın bir arada yaşamayı sürdürerek muvazaalı (hileli) boşanma yaptıkları, bu karara dayanarak sanık F.T.İ’nin babasından kalmış olan yetim maaşını aldığı belirtildi. İddianamede, bu sebeple SGK’nın 6 bin 581 lira zarara uğratıldığı iddia edilerek sanıkların cezalandırılmaları istendi.

Yargıtay'dan dikkat çeken karar

Rize Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamenin tersine sanıkların beraatine karar verdi. Fakat SGK, kararın bozulması için Yargıtay'a başvurdu. Söz konusu kararında Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir şahsı kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp yarar sağlaması gerektiği belirtildi. Dava konusu olayda, kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile sanıkların boşandıklarına vurgu yapılarak sanıkların böyle bir kararın varlığına karşın bir arada yaşayıp yaşamama konusunda özgür iradeleri ile davranabilecekleri aktarıldı.

Dolandırıcılık sayılmadı

Böylece hak sahibine maaş bağlanıp bağlanılmaması konusunda SGK’nın takdirinde bulunduğu ve usulsüz bir ödeme ve zarar var ise hukuk mahkemelerinde bunun idare tarafından açılabilecek davalar yoluyla tazmin edilebileceği aktarılan kararda, “Bu sebeple sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının söz konusu olayda oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir” sözlerine yer verildi. Daire bu sebeple yerel mahkeme kararının onanmasına karar verdi.

Yorumlar (0)
26
kapalı