Kılıçdaroğlu: Kadınların taleplerini birileri işitmek istemiyor

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Neden kadınların taleplerine ilişkin toplumda ayrışma oluyor ve bu talepler işitilmek istenmiyor." diyerek eleştirilerde bulundu.

SİYASET 09.03.2021, 16:32 10.03.2021, 10:45 Burak!
Kılıçdaroğlu: Kadınların taleplerini birileri işitmek istemiyor

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı.

Kılıçdaroğlu toplantıda, “Kadınlar ne istiyor, talepleri ne?” diye sorarak, “Niçin kadınların taleplerine ilişkin toplum ayrışıyor ve birileri bu talepleri işitmek istemiyor.” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısından öne çıkan açıklamalar şöyle:

Rasim Öztekin’in vefatı…

“Çok değerli sanatçımız Rasim Öztekin yaşamını yitirdi. Tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz. Onu unutmayacağımızı söylemek istiyorum.

Levent Gültekin’in saldırıya uğraması

Gazeteci Levent Gültekin dün akşam saldırıya uğradı. Bu saldırıya tepki gösteren iki kadına teşekkürlerimi sunuyorum. Bir gazeteci düşüncelerini açıkladığı için saldırıya uğruyorsa bu kabul edilemez. Gazeteciye kalkan her el, demokrasiyle kalkmış demektir. Gültekin, son dönemlerde tehditler aldığını söylüyordu. İnsan Hakları Eylem Planı açıklandığı ortamda bu saldırılar meydana geliyor ve bu saldırıyı yapanlar sokaklarda geziyorsa eğer bu da demektir ki eylem planı bir şeye yaramıyordur.

Müyesser Yıldız ve İsmail Düker’e hapis cezası

Müyesser Yıldız ve İsmail Düker. İkisi de cezalandırıldı. Özellikle Müyesser Hanım çok uzun bir zaman cezaevinde kaldı. Olmayan devlet sırrı ve belgelerinden ötürü yargılanıp mahkum edildiler. Eylem planının açıklanması sonrası böyle bir tabloyla karşılaşmak ne acı.

Asıl sorgulanması gereken rütbeli birisinin Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na getirilmesidir ve bunun daha sonra Fetullahçı Terör Örgütü itirafçısı olmasıdır. Kim getirdi onu bu rütbeye ve kim bu makamı tahsis etti? Gazetecilerle uğraşacağınız yerde bunlarla uğraşın. Hep beraber mücadele edeceğiz bu konularla. Tüm gazeteci arkadaşlarıma, kalemini satmayanları selam ediyoruz ve diyoruz ki: Sizler kaleminizi satmadığınız müddetçe kime eleştiride bulunursanız bulunun her zaman sizlerin yanındayız. Özgür bir medyaya ihtiyacımız var.

İnsan Hakları Eylem Planı

Geçtiğimiz günlerde İnsan Hakları Eylem Planı hazırlanıp uzun uzun okundu. Biliyorduk ki bunun okunması sonrasında da bir şey değişmeyecek. Az önce örneklerini verdiğim gibi. Bir Şehir Üniversitesi vardı, çok ciddi bir akademik kadrosu ve öğrencileriyle. Kapatıyoruz deyip devrini Marmara Üniversitesi’ne yaptılar. Hiç kimse mağdur olmayacak dendi. Fakat Cumhurbaşkanlığınca bir kararname yayınladı ve çalışanlara ilişkin mülakat yapacağız, başarılı olmayan kişilerin işine son verilecek dendi. Hani kimse bundan mağdur olmayacaktı?

Öte yandan bütün bunlar olurken dünyaya, kendi saygınlığınızı ifade etmek amacıyla İnsan Hakları Eylem Planı açıklayacaksınız ve buna inanın diyeceksiniz. Buna inanmıyoruz biz bunları yaptığınız müddetçe.

Çiftçilere faizleri silme sözü…

Her toplantıda üretimden, alın terinden, huzurdan, birlikte olmaktan, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmekten bahsederim. Üretim ordumuz çiftçilerimizdir.

Çiftçi kardeşlerime sesleniyorum. İktidara geldiğimizde sizin bu devletten 210 milyar TL alacağınız var. Faizlerinizin tamamını sileceğiz. Bizler alın terine ve emeğe çalışacağız.

“Kadınlar ne istiyor, ne talepleri var?”

Hayatımızın her alanında kadınlar var. İnsanlığın büyümesi, gelişmesi, dilimizin öğretilmesinde, sevgiyi saygıyı annelerimizden öğreniyoruz. Kadınlar bu toplumun ikinci sınıf bir vatandaşı mı? Tabi ki hayır. Birlikte eşit olduğumuz bir ortamda bizlerin huzuru bereketi olur. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayıp yola çıkacağız. Mücadelemizi birlikte vereceğiz.

8 Mart 1857 yılında tam 164 sene önce New York’ta bir tekstil fabrikasında kadınlar grev yapıp haklarını isteyip mücadele ettiler. Ardından polis baskını oldu ve kadınlar fabrikaya kapatıldı kilitlendi. Ardından çıkan yangında hakkını arayan 120 kadın yanarak yaşamını yitirdi. Daha sonra ise 16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler bu günün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul ediyor.

Niçin kadınların talepleri konusunda toplum ayrışıyor. Kadınlarımızın taleplerini işitmek istemiyor birileri. Kadınlarımız ne istiyor alt alta yazdım, diyorlar ki: ‘Bizler de güvenceli bir şekilde çalışmak, üretmek alın teri dökmek istiyoruz. Kayıt dışı olarak değil sigortalı olarak çalışmak istiyoruz.’ diyorlar. Haksız mı bu talep? Sonuna kadar haklı. Kadının da sigortalı olmak haklı. Hangi gerekçeyle buna karşı çıkılıyor peki?

Samsun’da şiddete uğrayan kadın...

Samsun’da şiddet gören kadının görüntülerini sonuna dek izleyemedim. O küçük çocuğun nasıl şaşkınlıkla olaya baktığını ve bir şey yapamadığını, çaresizliğini görüyorsunuz. İnsanın vicdanı bunu kabul etmiyor. Sosyal medyanın en büyük yararı işte bu.

Bu görüntüler Türkiye’yi salladı. Böyle bir şey yapılır mı? Hiç kimsenin vicdanının kabul etmeyeceği bir olay bu. Yasaların yerine getirilmesi gerekli. Kravat takınca iyi hal indirimi de ne demek? Güvenliğinin sağlanmasını isteyen pek çok kadının korktuğunu biliyoruz. Gereğinin sonuna dek yapılması lazım. Kadınlarımız toplumsal cinsiyet eşitliği istiyorlar.”

Yorumlar (0)
23
açık