Akşener Samsun'daki törenlere neden katılmadığını açıkladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Samsun'daki 19 Mayıs törenlerine neden katılmadığını açıkladı. Akşener, Samsun'daki törenler devlet töreni olmadığını, iktidar partisinin ve ortağının şovu olduğunu savundu.

Akşener Samsun'daki törenlere neden katılmadığını açıkladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Partisinin grup toplantısındaki konuşmasına AA muhabiri Abdulkadir Nişancı'yı ararken şehit olan askerleri ve terörle mücadelede şehit olan askerleri anarak başlayan Akşener, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Doğu Türkistan'daki Türklere yönelik baskı ve zulmünün Ramazan ayında da devam ettiğini, hükümetin bu zulme karşı gerekli adımları atması gerektiğini söyledi.

Akşener, milli mücadelenin başlangıcının 100. yılı sebebiyle Samsun'daki yapılan törenlere katılmamasına ilişkin, "Katılmadığımız tören bir devlet töreni değil, iktidar partisi ve ortağının şovuydu." dedi.

Akşener sözlerine şöyle devam etti:

"Katılmadığımız tören bir devlet töreni değil, iktidar partisi ve ortağının şovuydu. Türkiye Cumhuriyeti ibaresini devlet binalarından sökenlerin, o Cumhuriyetin ilk adımındaki şovları tam bir riyadır. Zübeyde Hanım'ın, peygamber efendimizin adını verdiği Mustafa Kemal Atatürk'ün ismini hastanelerden, stadyumlardan, havalimanlarından, çiftliklerden silenlerin 23 Haziran'da ihtiyaç duydukları oylar yüzünden soluğu Samsun'da almaları tam anlamıyla riyadır. 6 Mayıs darbesiyle YSK eliyle Türk milletinin iradesini yok sayanın, Türk milletinin varlığına kastetmiş bir teröriste özgürlükler verip, 3 gün sonra da 'Haydi gelin Samsun'a gidelim' diyenin her şeyden önce tutarlılığı, samimiyeti yoktur."

DEVLET TÖRENİ DEĞİL PARTİ TOPLANTISI

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Genel Başkanı kimliği ile törenlere katıldığı için, Samsun'daki törenlerin parti toplantısına dönüştüğünü savundu.

Türkiye'nin, "damat, kayınpederi ve ortağı eliyle uçurumun eşiğine getirildiğini" belirten Akşener, "Demokrasi askıda, hukuk guguk olmuş, adalet ayaklar altında. Ekonomimiz, harikalar diyarında yaşayan damada teslim. Can güvenliğimiz zorbaların insafında. Toplumsal eşitliğin kalmadığı bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Bir ülkede toplumsal adaleti inşa etmenin ilk yolu hukukun üstünlüğünü sağlamaktan geçer. Toplumsal eşitliği sağlamanın yolu ise bu ülkenin bireylerine, eğitimde, sağlıkta ve temel gıdaya erişimde aynı imkânları sunmaktan geçer." diye konuştu.

HUKUK VE SAĞLIKTA 3. DÜNYA ÜLKELERİNDEN GERİDEYİZ!

Akşener, Türkiye'nin hukukun üstünlüğü sıralamasında Fas, Brezilya ve Hindistan'dan geride olduğunu savunurken, sağlık harcamalarının milli gelire oranında ise İran, Kolombiya ve Vietnam gibi ülkelerin gerisinde olduğunun iddia etti. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin eğitimde 48. sırada yer aldığını vurgulayan Akşener, milletin bu manzarayı hak etmediğini belirtti.

YSK'NIN İSTANBUL KARARI

Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerininin yenilenmesi yönünde kararına eleştirilerini sürdüren Akşener, "İktidar ve küçük ortağı unutturmaya çalışsa da biz unutmayacağız. 6 Mayıs'ta YSK üzerinden, milletimizin iradesine bir darbe yapılmıştır. Hiçbir yalan bu hakikati değiştiremez. Mesele apaçık ortadadır. 6 mayıs, 28 Şubat'ın kopyasıdır. Sayın Erdoğan, 28 Şubat'ta kendisine yapılanları, bugün aynı yöntemlerle Türk milletine yapmıştır. 6 Mayıs'ta, millet iradesi 'hack'lenmiştir." dedi. "Milletin adamı olarak yola çıkan zat, milletin kararını mundar etmiştir." diyen Akşener, " Süreci yürüten kişilere bakınca görüyoruz ki cuntaların bile dokunamadığı sandık, bunlar tarafından tekmelendi. İstanbul seçimleri göstermiştir ki bu muhteremlerin 'beka' dertleri seçim akşamına kadarmış. Bütün o yerlilik, millilik nutukları meğer birer seçim numarasıymış. Kendilerine oy vermeyenleri vatandaş bile saymıyorlar." ifadelerini kullandı.

6 MAYIS DARBESİ

Türkiye'de temel sorunun ülkeyi yönetenlerin adalet duygusunu kaybetmesinden kaynaklandığını iddia eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"6 Mayıs darbesi, bunun en somut örneğidir. Ancak İstanbulluların, bu zihniyete hak ettiği dersi vereceğinden en ufak bir şüphem yok. Buradan, 16 milyon İstanbulluya sesleniyorum. 23 Haziran seçimlerinde bir karar vereceğiz. On binlerce kişi, belediyenin kasasından hiç çalışmadan maaş alsın mı almasın mı? Hiç tanımadığınız kişilere, sizin kesenizden binlerce lüks otomobil kiralansın mı kiralanmasın mı? İstanbullunun parası yol olarak, park olarak, sağlık hizmeti olarak, eğitim hizmeti olarak harcansın mı yoksa bu haramzadelerin cebine mi girsin? İstanbul adaletli yönetilsin mi yoksa yağmalansın mı? İstanbullunun hakkı olan para, vakıf adı altında oğullara, eşe, dosta peşkeş çekilsin mi yoksa asıl sahibine, sana mı harcansın?

İstanbullular, Cumhur İttifakı'nın terör örgütünün başıyla yeniden alevlenen aşkını oylayacak. Bizi, utanmadan terörle iş birliği yapmakla suçlayanlar, bugün 'terörist başına özgürlük' naraları atmaya başladılar. Gitti bebek katili, yeniden geldi Sayın Öcalan. Gitti terörist başı, geldi İmralı. Oy için yapmadıkları kalmadı. Çözüm süreci diye teröristin kazdığı hendeği görmezden geldiler. Habur'u, Oslo'yu görmezden geldiler. Bu maceranın bedelini, 793 şehidimizle, gazilerimizle ödedik. Şimdi hangi yüzle yeniden bu sayfayı açmaya kalkıyorsunuz? Biraz utanın. Sizin beş paralık ettiğiniz ülke onurunu, hendekten çekip çıkaran şehitlerimizden utanın."

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2019, 15:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER