Dünyaca ünlü tıp dergisinin raporu: Yeni salgınlar patlak verebilir!

Dünyanın önde gelen hakemli bilimsel tıp dergilerinden The Lancet paylaştığı raporda küresel ısınma sebebiyle koronavirüsün yanında zika, chikungunya ve dang humması gibi salgınların patlak verme olasılığının arttığına işaret ederek sera gazı emisyonunu azaltmaya dair acil harekete geçme çağrısı yaptı.

SAĞLIK 21.10.2021, 14:14 23.10.2021, 10:28 Kaya
Dünyaca ünlü tıp dergisinin raporu: Yeni salgınlar patlak verebilir!

İklim krizinin etkileri gitgide artış gösterirken, sağlık alanındaki eşitsizlikleri gidermek maksadıyla iklim değişikliğiyle mücadele planlarının koronavirüs sonrası kalkınma programlarına entegre edilmesi ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Acil olarak küresel çapta eyleme geçilmeli

Bu sene altıncısı yayımlanan ve 38 akademik kurumla BM kuruluşlarında görevli araştırmacıların fikir birliğini ortaya koyan Lancet Countdown’un raporunda iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak, sürdürülebilir ve adil bir gelecek inşa edebilmek maksadıyla küresel çapta acil eyleme geçilmesi gerekiyor.

Uzun vadede küresel sıcaklık artışının gezegende yaratacağı etkilerin bedelinin insan sağlığıyla ödeneceği ve iklim değişikliğine sebep olan emisyonların nispeten daha az salındığı düşük gelirli olan ülkelerin toplumlarının en sert etkileri yaşayacağı düşünülüyor.

Paylaşılan raporda, koronavirüs aşılarına erişimin adaletli bir şekilde sağlanamadığı bu zamanda, iklim değişikliğine karşı olarak yürütülmüş olan küresel mücadele hususunda da benzer eşitsizliklerin görüldüğüne vurgu yapıldı.

Bir ülke gelişmemişse her anlamda geri kalıyor

Böylece, insani gelişme endeksi dikkate alındığında en alt sıralarda yer alan ve emisyonlarda en az sorumluluğu olan ülkeler, iklim değişikliğine uyum planlarının sağlık üzerinde olan etkilerinden yararlanma hususunda en geride kalıyor.

Bundan dolayı koronavirüs sonrası toparlamaya ilişkin planların Paris Anlaşması’yla uyum içerisinde olması, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak maksadıyla gerekli sıfır karbon yatırımlarının yapılması, sağlık alanında ve toplumsal alanlardaki eşitsizliklerin azaltılması maksadıyla politikacılara ve siyasi liderlere çağrı yapıyor.

İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı birçok ülke hazır değil ve finansman azlığından dolayı iklim değişikliğine ilişkin planlarını uygulamıyor. İklim değişikliğine uyum paketlerinde dünyada sağlık alanına ayrılmış olan fonlar iklim değişikliği uyum fonunun yüzde 0,3’lük kısmına denk geliyor.

Raporda takip edilmiş olan 44 göstergeye göre, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri durmaksızın artıyor.

Zika salgını, chikungunya ve dang humması salgınlarının patlak verme ihtimali, Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere, insani gelişme endeksi yüksek ülkelerde hızlı şekilde yükseliyor.

İnsani gelişme endeksinin düşük olduğu ülkelerde yüksekte kalan ve diğer yerlere kıyaslandığında daha da serin bölgelerde sıtmaya elverişli ortamlar artıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin kıyı bölgeleriyle Kuzey Avrupa, sepsis üreten bakterilerin gelişmesi, ağır yara enfeksiyonları ve gastroentreitlere daha elverişli konuma geliyor.

570 milyon insan sel riskiyle karşı karşıya

Mevcut deniz seviyesinin beş metre yükseğine kadar yaşayan 569,6 milyon insanın su tuzlanması, toprak, şiddetli fırtına ve sel ile karşılaşma ve çoğunun bu bölgeleri kalıcı bir şekilde terk etme ihtimali artıyor.

Kuraklığın arttığı görülüyor

Geçtiğimiz sene dünya genelinde bulunan kara alanların yüzde 19’luk kısmı sene boyunca aşırı kuraktan etkilenirken, yaşanan iklim değişikliği kuraklık olaylarının sıklığında ve yoğunluğunda artışa neden oluyor.

Su güvenliğini, gıda verimliliği, sanitasyon hizmetleri tehdit eden iklim değişikliğinden dolayı kirleticilere ve orman yangınlarına maruz kalma riski artıyor.

Aşırı düzeyde kuraklık ve gıda güvensizliğinden en çok etkilenen bölgeler arasında Afrika Boynuzu bulunurken, incelenmiş olan 136 kıyı ülkesi arasından 95 tanesinde deniz yüzeyi sıcaklığının yükselmesi ve bu ülkelerin deniz kaynaklı gıda güvenliğine dair bir tehdit meydana getiriyor. Yaşanan gelişmeler tüm dünyanın günlük gıda ihtiyacını denizlerden sağlayan yaklaşık olarak 3,3 milyar insanın da yaşamını tehdit altına sokuyor.

Sıcak hava dalgalarından en fazla etkilenen ülkeler

İklim değişikliği sebebiyle 65 yaşın üzerinde yer alan yetişkinler çok fazla sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya kalırken, sıcak hava dalgalarından ise en fazla Endonezya, Japonya, Amerika, Hindistan ve Çin’de bulunan yaşlılar etkileniyor.

Lancet Countdown İcra Direktörü Anthony Costello, rapora dair yapmış olduğu paylaşımda, şimdiden iklim değişikliğinin insan sağlığına zarar verdiğini söyleyerek, “Bütün ülkeler bir yandan koronavirüs kriziyle, öte yandan ise iklim krizinin çeşitli yönleriyle mücadelesini sürdürüyor. Bu seneki rapor, 134 ülkedeki orman yangınlarıyla artış yaşandığını ifade ediyor. Milyonlarca inşaat işçisi ve çiftçi, çalışamayacak düzeyde sıcak geçen günlerden dolayı gelir kaybıyla karşı karşıya kalıyor.” şeklinde konuştu.

Costello, ülkelerin salgından toparlanmaya dair planlarına iklim değişikliğiyle mücadelenin de entegre edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Önümüzde bir seçenek bulunuyor. Koronavirüsün ardından toparlanma, bizleri eşitsizlikleri azalma ve insan sağlığını iyileştirme yoluna sokan yeşil bir toparlanma olabileceği gibi, mevcut durumun sürdürüldüğü ve her birimizi riske atan bir süreç de olabilir.” şeklinde konuştu.

Raporun başyazarı olan Maria Romanello’ysa iklim değişikliği ve sağlığa ilişkin ilerlemeyi beş senedir izlediklerini fakat ihtiyaç duyulan değişimin henüz görülmediğini ifade etti.

Yenilenebilir enerji ve emisyonların düşürülmesi alanında olumlu yönde ilerleme görüldüğünü ifade eden Romanello şunları söyledi:

“Bu sene orman yangınları, ölümcül seller ve sıcak hava dalgaları birçok insanımızı mağdur etti. Tüm bu yaşananlar iklim değişikliğine karşı mücadele etmediğimiz her gün, bu durumun daha da kritik bir konuma geldiğini gösteren dehşet veren emareler. Koronavirüsün ardından toparlanma sürecine trilyonlarca dolar para harcanıyor ancak harcanmış olan her beş dolarda sadece bir tanesi sera gazı emisyonlarını azaltmaya gidiyor.”

Yorumlar (0)
9
açık