En güçlü propaganda ve manipülasyon aygıtı: Sosyal Medya

Sosyal medya platformlarının siyasi aktörlerce kullanılması bugün zaruri hale geldi. Öyle ki, TikTok gibi eğlence amaçlı bir platformda dahi siyasi liderler görülebiliyor.

ÖZEL HABER 02.01.2020, 15:41 02.01.2020, 16:51
En güçlü propaganda ve manipülasyon aygıtı: Sosyal Medya

Sosyal medya platformlarının kitleleri birlikte hareket ettirebilme özelliği, organizasyon kültürünü hızlandırabilmesi, propagandayı hiç olmadığı kadar güçlü kılan bir özellik olarak karşımıza çıkarıyor. Öyle ki, sosyal medya platformlarının siyasî aktörler tarafından kullanılması günümüzde zaruri hale geldi.

TikTok kullanan siyasî parti lideri Ahmet Davutoğlu

Gelecek Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Gençlik nerede biz oradayız" deyişiyle sosyal medyayı daha aktif kullanacağına işaret ediyor. TikTok kullanarak gençlere daha yakın olmayı arzu ettiğini söyleyen Davutoğlu, bu duruşuyla gençliğe daha da yakınlaşacağını ifade etti. Kurduğu partinin adını Gelecek Partisi koyması bu aşamada da manidar. Gelecek ve teknoloji, birbiriyle yüksek ilişkiye sahip terimler… Genç nüfusun yoğunluk gösterdiği TikTok gibi platformlarda parti isminin daha çok geçeceği tahmin ediliyor. Bu tahmin ise analitik çözüm üreten şirketler tarafından partilere öneriliyor.

Siyasi partiler sadece kitlelerin dikkatini çekerken, sosyal medya platformları algoritma yapılarıyla kitleleri istediği gibi keskin bir şekilde bizzat platformların kendileri tarafından yönlendirilebiliyor.

Sosyal medya platformlarının altyapısını oluşturan algoritmalara müdahale etme yetkisi olmayanlar da oluşturdukları yazılımlarla dinamik veri toplayabiliyor, kitlesel hareketleri yine sayısal verilerle tahmin edebiliyorlar.

Kitleler keskin bir şekilde yönlendirilebiliyor

Google, Facebook, Twitter, Instagram, TikTok gibi birçokları kullanıcıların trend oluşturduğu konuları topluma açıyor. Açılan verilerin verdiği sonuçlara göre trend oluşturabilme maddi gücüne sahip alanlar açılıyor. Doğrudan sayısal verilerden çıkarımla elde edilen tablo ve grafiklerle kitlelerin eğilimleri ölçülebiliyor, kitlesel kırılma noktaları hesaplanıp yeni trendler en keskin yollarıyla ve düşük hata paylarıyla oluşturulabiliyor, kitleler sosyometrik yordamlarla grup tiplerine göre hareket ettiriliyor.

Gezi Parkı Eylemleri Twitter’da manipüle edildi

Sosyal medya platformlarının meşruiyeti tartışılmaya devam ediyor. Bu durum siyasi partiler tarafından seçimde başarılı olmak için kullanılırken, istihbarat, casusluk gibi birçok amaca binaen de kullanılabilir. 2013’te “Gezi Parkı Eylemleri” henüz çok büyümeden Twitter’da oluşturulan organizasyonların birçok manipülasyon süzgecinden geçtiği tartışıldı. Gezi Parkı Eylemleri, kitlesel hareket için kırılma noktası oluşturdu ve sosyal medya platformlarının belli yapılar aracılığıyla yönlendirici olduğu kanaati getirildi. Kitleler Twitter yordamıyla organize edildi. Gezi Parkı Olayları ile ilgili Twitter üzerinden birçok casusluk ve istihbarat faaliyetinin Türkiye aleyhine yapıldığına dair birçok cezai işlem uygulanmaya devam ediyor.

En güçlü manipülasyon aygıtı: Sosyal medya

İnternet devleri; görünürde siyasi parti veya casus olmasalar da ellerindeki teknolojilerle kitleleri bugüne kadarki istihbarat yöntemlerinin tamamından daha güçlü bir şekilde manipüle edebiliyor, propaganda aracı olarak lehine gelişebilecek şekilde sunabiliyorlar. Sosyal medya platformları bağımsız görünse de kitleleri güçlü bir şekilde etkileme gücüne sahip.

Veri bilimi danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Cambridge Analytica;  Trump’ın başkan seçilmesi ve Brexit referandumu kampanyalarında da büyük rol oynadı. Sosyal medya kullanıcılarını manipüle etmesiyle o dönemde de suçlandı.

Gerek iş dünyasında, gerek siyasette kitlelerin verilerini kullanarak manipüle ettiklerine dair milyarlarca dolarlık soruşturmalar oluyor ve milyarlarca dolar ceza ödeniyor.

Kitlelerin para akışlarını istedikleri kanallara yönlendirebiliyorlar!

İngiltere’de Brexit referandumunu, ABD’de başkanlık seçimlerini kendi çıkarları doğrultusunda etkileyebiliyorlar. Ülkelerdeki siyasi eksenli protestoları yönlendirebiliyorlar. Çıkar sağlayabildikleri şirketleri arama motorlarında üstlerde çıkartıp kitlelerin para akışlarını istedikleri kanallara yönlendirebiliyor, rekabet ihlâli oluşturabiliyorlar. Acaba gelişen teknolojinin sağladığı fırsatları kullanarak devleşen şirketler aynı fırsatları toplumların eğilimlerini hareket ettirmek için de kullanıyorlar mı? Bunu hangi amaca hizmet etmek için yapıyor olabilirler?

2013 yılında kurulan İngiltere merkezli Cambridge Analytica, Facebook’un veri gizliliği ihlâlinin arka planını oluşturuyor. Cambridge Analytica, 2014’ten sonra yaklaşık 50 milyon kişinin verilerinden karakter analizleri ve eğilimleri ölçmek üzere sonuçlar çıkardı. Firma, Facebook kullanıcılarını segmente (bölümleme) etmek ve Facebook ile birlikte kullanıcı manipülasyonu yapmak gibi suçlamalarla karşılaştı.

Kullanıcıları manipüle etmek ve eğilimleri etkilemek istenen konuyla ilgili içerikler sosyal medya kullanıcısının karşısına sıklıkla çıkarılıyor, kullanıcıların eğilimleri değiştirmek isteniyor.

Twitter, siyasî içerikli reklam ve ilânları yasakladı!

Twitter CEO’su Jack Dorsey, geçtiğimiz günlerde 22 Kasım itibariyle siyasi içerikli ilan ve reklamların sosyal medya platformundan kaldırıldığını açıklamıştı. Dorsey, “Dünya genelinde Twitter’da siyasî ilanlara son verme kararı aldık. Siyasi mesaj gönderme ayrıcalığının satın alınan bir hak değil, kazanılması gereken bir durum olduğuna inanıyoruz.” dedi ve bunu söylemesinin hemen ardından Twitter hisseleri borsada yüzde 1,9 oranında değer kaybetti.

Facebook cezayı kabul etti!

İngiltere Bilgi Komisyonu Ofisi (ICO), Facebook’a Brexit’e ilişkin veri ihlâli ve seçim manipülasyonu yaptığı gerekçesiyle 500 bin sterlin ceza kesmişti. Facebook cezaya itiraz etmedi ve 500 bin sterlinlik para cezasını kabul etti.  Facebook’un kurucu CEO’su Mark Zuckerberg ise konuyla ilgi soruların tamamını yanıtlamayı reddetti.

Sosyal medya manipülasyon aracı olarak nasıl kullanılıyor?

Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformları; makine öğrenmesi, derin öğrenme ve yapay zekâ kapsamında kullanıcılarının takip ettiği sayfaları hangi sayfada ne kadar vakit geçirdiğini, ne kadar yorum yaptığını ölçen bir sisteme sahip. Facebook kullanıcıları, aslında istatistiksel segmentasyon-“bölümleme” yöntemleriyle gruplar haline getirilebiliyor. Facebook, sadece insanların demografik verisini tutmakla kalmıyor; insanların ilgi alanlarını, eğitim bilgilerini, kurduğu bağlantılar, gelir sınıfını, siyasî görüş ve konumunu, seyahat bilgilerini, cinsel yönelimlerini de teşhis edecek “makine öğrenmesi algoritmaları” yordamıyla çalışan bir sistem olarak işleniyor. Sadece birey bazında değil, toplum bazında da eğilimlerin sayısal çözülümlerini güçlü bir şekilde kuran durumu karşımıza çıkarıyor.

Sosyal medya platformları değişiyor!

2020’de yeni sosyal medya platformları oluşacağı, veri ihlâli, seçim manipülasyonu gibi davalarla başı belada olan Facebook’un kan kaybedeceği öngörülüyor. Kişisel veri ihlâli gibi skandallarla adı kötüye çıkan Facebook’a artık güvenilmiyor. TikTok gibi uygulamalar şimdiden Instagram ve Facebook’a rakip olmuş durumda. 2020’de sosyal medya platformları Facebook ve Instagram’ın popülerliğinin düşeceği, yerine yeni platformların geleceği öngörülüyor. Wikipedia, “WT:Social” ile şimdiden bu hamleyi yaptı bile. Yakın zamanda TikTok, WT:Social gibi platformları güçlü manipülasyon aygıtı olarak görebiliriz.

ABD Facebook’a destek olabilir!

Ancak TikTok gibi Çinli bir uygulamanın yükselmesinin önü kesilebilir. Süregelen ABD-Çin ticaret savaşında, ABD, Çin’e sosyal medya platformu kozunu vermek istemeyebilir. Yakın zamanda birçok antitröst (rekabet ihlâli) davası temyiz edilebilir. Facebook gibi güçlü bir manipülasyon aygıtı sırtını ABD hükümetine dayayabilir.

Habernediyor.com / Safa Kaçar

Yorumlar (0)