DALL-E 2 ile saniyeler içinde profesyonel tablolar: Yapay Zeka sanat yapabilir mi?

Son yıllarda gelişen teknoloji ve yapay zeka birçok sektöre de entegre olmuş durumda. Uzmanlar yakın bir gelecekte birçok mesleğin gelişen teknoloji ile yok olacağını öngörse de sanat dallarının bu durumdan en az etkilenecek sektörler olduğunu düşünüyordu. Ancak son yıllarda iyice gelişen metinden görüntü oluşturma sistemleri sayesinde bu durum tersine dönebilir. OpenAI tarafından geliştirilen DALL-E 2 adlı yapay zeka uygulaması sadece birkaç kelimeyi kullanarak profesyonel eserler ortaya çıkarıyor. Peki, DALL-E 2’nin yaptığı bu eserler sanat olarak değerlendirilebilir mi? Yapay zeka sanat yapabilir mi? Sanat yapay zekanın geleceğine göre nasıl şekillenecek? Hepsi ve daha fazlası haberin ayrıntısında yer alıyor…

BİLİM-TEKNOLOJİ 04.07.2022, 23:29 06.07.2022, 15:46 Tayfur Bal
DALL-E 2 ile saniyeler içinde profesyonel tablolar: Yapay Zeka sanat yapabilir mi?

21’inci yüzyılda en çok gelişen teknolojilerin arasında yapay zeka ve makine öğrenmesi yer alıyor. Mühendislerin her detayını kodladıkları algoritmaların aksine yapay zeka ve makine öğrenmesinde büyük verilerin de yardımıyla teknoloji öğrenme sürecini kendisi gerçekleştiriyor. Bu durum matematik ve mantıkla açıklanamayacak ve bu nedenle kodlanamayacak komutların bile insanlığın hizmetine sunulabilmesine neden oluyor. Yapay zeka sayesinde arama motorları ilgimizi çekebilecek ürünleri karşımıza çıkarıyor, dizi ve film izleme platformları beğenebileceğimiz içerikleri karşımıza çıkarıyor ve karmaşık birçok durum basite indirgenebiliyor. Gelişen yapay zeka hayatımızı oldukça kolaylaştırsa da sektörlerde yaşanan otomatikleştirme sayesinde de pek çok insan işinden oldu. Nitekim pek çok distopik roman ve filme de yapay zekanın bir gün meslekleri elimizden aldığı bir evren konu oluyor. Ancak bu evrenlerin çoğunda yapay zekanın adım atamadığı nadir alanlardan biri de sanat.

Birkaç kelimeyle profesyonel sanat eserleri

Sanat insanlığın en zarif yönlerini ve büyülü dünyasını ortaya çıkaran alanlardan biri. Yüzlerce yıl yazılmış bir eser hala düşüncelerimize ve kalbimize dokunabilir. Binlerce yıl önce çizilmiş bir resim bugün oldukça yüksek rakamlara satılabilir. Bir resim milyonlarca liraya bedel olabilir ama DALL-E 2 adlı yapay zeka programı sayesinde sadece birkaç kelimeyle profesyonel görünüme sahip bir esere sahip olabilirsiniz. Bir sinir ağı algoritması olan DALL-E 2, uygulamaya verdiğiniz kısa bir cümle ile resim oluşturmaya yarıyor. Yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından 2022 yılının nisan ayında geliştirilen program henüz halkın kullanımına açılmadı. Ancak giderek artan sayıda insana platformda deneme yapma izni veriliyor.

Yapay zeka sanatın yapılış ve tüketiliş biçimlerini değiştirebilir

Teknoloji ve sanat ilişkisini inceleyen araştırmacılar programın ne kadar iyi çalıştığını görmek için DALL-E 2 adlı yapay zeka uygulaması üzerinden testler gerçekleştirdiler. Saatlerce süren deneylerin ardından, DALL-E'nin mevcut görüntü oluşturma teknolojisinin çok ötesinde olduğu anlaşıldı. Bu durum, günümüz teknolojilerinin sanatın yapılış ve tüketiliş biçimini nasıl değiştireceği konusunu tekrar gündeme getirdi. Bir yapay zeka olan DALL-E 2'nin sanatta oldukça önemli olan yaratıcı sürecin büyük bir çoğunluğunu robotlara ve teknolojiye özgün bir şekilde otomatikleştirdiği düşünülüyorsa bilim insanlarının ve sanatçıların cevaplaması gereken daha temel sorular var. Sanatta yaratıcı olmak ne demektir?

DALL-E 2 uygulaması ile yapılan bir eser. Eseri oluşturan kişi programdan esmer şeker tanelerinden oluşan bir piramit oluşturmasını istemiş.  

Şaşırtıcı bir stil ve konu yelpazesi

OpenAI araştırmacıları, DALL-E 2'yi metinlere sahip çok büyük bir resim koleksiyonundan oluşturdu. Görüntülerin bazılarını çevrimiçi olarak toplarken diğer resimleri ise lisansladılar. DALL-E 2'yi kullanmak, internette bir resim aramaya oldukça benziyor: Bir metin kutusuna kısa bir cümle yazıyorsunuz ve yapay zeka size altı resim veriyor. Ancak program, resimleri internetten ayıklanmak yerine, her biri girilen ifadeye göre şekillenen altı yeni görüntü oluşturuyor. Hatta yakın zamana kadar, program komut başına 10 görüntü üretiyordu. Örneğin, bazı araştırmacılar DALL-E 2 algoritmasına Amerikan Yeni Dalga grubu Devo tarafından tasarlanıp giyilen bir şapka olan “devo şapkasını giyen kediler” metnini verdiğinde, yapay zeka farklı stillerde 10 görüntü üretti. Burada ilginç olan durum yapay zeka tarafından üretilen resimlerin neredeyse hepsinin profesyonel fotoğraf veya çizim olarak görülebilmesi. Algoritma, “Devo şapkasını” tam olarak kavrayamasa da, ürettiği görüntülerdeki başlık anlatılmak istenene oldukça yaklaştı.

DALL-E 2 uygulamasını kullanan araştırmacılar tarafından yapılan "devo şapkası giyen kediler" aramasında ortaya çıkan eserler. 

Sanatta artan yapay zeka uygulamaları

Son birkaç yıldır birçok sanatçı topluluğu sanat üretmek için bu tür sinir ağı algoritmalarını kullanıyor. Metinden görüntüye çevirme işlemlerini gerçekleştiren en güncel algoritmalar, göze hoş gelse de genellikle pek gerçekçi görünmeyen fantastik görüntüler üretiyor. Ancak bu noktada DALL-E 2, görüntülerin kalitesinde ve gerçekçiliğinde önemli bir gelişme gösteriyor. Ayrıca sanatta yer alan belirli stilleri dikkate değer bir doğrulukla taklit edebiliyor. Gerçek fotoğraflara benzeyen görüntüler istiyorsanız gerçekçi olan altı görüntü üretecektir. Çizgi karakter Shrek'in tarih öncesi mağara resimlerini istiyorsanız, tarih öncesi bir sanatçı tarafından çizilmiş gibi Shrek karakterinin altı resmini oluşturacaktır.

Ünlü çizgi dizi Simpsons'ın baş karakteri olan Homer Simpson'ın bir tasviri. Yapay zeka Homer Simpson adlı çizgi karakteri ünlü yönetmen Alfred Hitchcock tarafından 1960 yılında çekilen Psycho filminin stiline benzer bir şekilde yeniden tasarlamış.  

Resimleri bu kadar hızlı elde etmenin başka bir yolu yok

Bir algoritmanın bunu yapabilmesi oldukça şaşırtıcı zira verilen metinlerden bir görüntü kümesinin oluşturulması bir dakikadan az sürüyor. Görüntülerin tümü göze hoş görünmeyebilir veya aklınızdakileri tam olarak yansıtmayabilir. Ancak, var olan birçok eski resmi gözden geçirme veya farklı metin girdilerini deneme ihtiyacına rağmen, bu kadar çok sayıda iyi işlenmiş resimleri bu kadar hızlı bir şekilde elde etmenin başka bir yolu bulunmuyor. Hatta bir sanatçıyı işe alarak bile bunu yapmak pek mümkün değil. Zira bu durumda sanatçı ne kadar yetenekli olsa da istenen resimleri bu kadar kısa sürede çizmesi pek mümkün olmayacaktır. Öte yandan yapay zeka her zaman tam olarak aklımızda olanı yansıtmasa da sanatta bazen beklenmedik şeyler daha iyi sonuçlar doğurabilir.

DALL-E 2 uygulaması ile beraber görüntüler kolayca işlenebiliyor. Soldaki görüntü gerçek bir görüntü iken programdan görüntüye bir flamingo simidi eklemesini istediğinizde bunu gölge ve yansımaları ile birlikte oldukça gerçekçi bir şekilde görüntüye ekliyor. 

Yeterli kaynağa ve uzmanlığa sahip herkes üretebilir

Teknik olarak, yeterli kaynağa ve uzmanlığa sahip herkes böyle bir sistem oluşturabilir. Google Research kısa süre önce benzer bir metinden görüntüye dönüştürme sistemi duyurmuştu. Bağımsız bir geliştirici DALL-E veya Google'ın sistemi kadar iyi olmasa da, herkesin şu anda internet üzerinde deneyebileceği kendi sürümünü geliştirebilir. Metinden resim oluşturma algoritmaları ve bunun üzerine yapılan yapay zeka uygulamaları tebrik kartları, reklamlar ve dahası sanat yoluyla insanların görüntü oluşturma ve iletişim kurma şeklini değiştirebilir. Bu nedenle metinden görüntü oluşturan sistemler hayatımızda oldukça önemli bir yer edinecekmiş gibi duruyor. Peki, sanat bunun neresinde?

Takım elbiseli bir adamın pipetle beyin içmesini tasvir eden DALL-E 2 ile oluşturulmuş bir eser. 

DALL-E 2 bir sanatçı mı?

Bilim insanları ve sanatçılar DALL-E 2'yi kullanırken bunun şimdiye kadar oluşturulan en gelişmiş metninden görüntüye çevirme sistemi olduğunu düşünüyor. Aslında, DALL-E 2'nin yaptığını hiçbir insan yapamaz: zira hiçbir insan sadece saniyeler içinde böylesine yüksek kaliteli, çeşitli bir görüntü yelpazesi oluşturamaz. Öte yandan herhangi biri size tüm bu resimleri bir kişinin yaptığını söylese, elbette o kişinin yaratıcı, tasarımcı ya da sanatçı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak tüm bunlar, DALL-E 2'yi bir sanatçı yapmaz. Bazen sihir gibi gelse de, sistemin içinde hâlâ bir bilgisayar algoritması yer alıyor ve bu algoritma OpenAI'da kendisini yazan mühendislerin talimatlarını katı bir şekilde takip ediyor.

Sol taraftaki görüntü gerçek bir görüntü iken sağ taraftaki görüntü yapay zeka tarafından oluşturulan ve gerçekte var olmayan bir mekan. 

Fotoğrafçılık da sanat olarak kabul görmemişti

Bu görsellerin sanat olarak başarılı olması temel olarak 3 şeye dayanıyor. Bu başarı algoritmanın tasarlanma aşamasına, üzerinde eğitim aldığı görsellere ve en önemlisi sanatçıların sanatı nasıl kullandığına bağlıdır. Birkaç tuş vuruşuyla üretilen bir görüntüde çok az sanatsal değer olduğunu söyleme eğiliminde olabilirsiniz. Ancak bilim insanlarının ve sanatçıların görüşüne göre, bu düşünce tarzı, tüm işi bir makine yaptığı için fotoğrafın sanat olamayacağına dair klasik görüşe oldukça benziyor. Bugün sanatsal fotoğrafçılıkta yer alan insanların yaptıkları işler bir sanat eseri olarak kabul ediliyor ve eleştirmenler en iyi fotoğrafçılığın sadece bir düğmeye basmaktan çok daha fazlasını gerektirdiğini oldukça iyi biliyor.

Sanatta bakış açısı ve perspektif

Bununla birlikte, sanat eserlerinin doğrudan sanatçının düşüncelerinden gelmiş gibi düşünürüz. Sanatçı bir şeyi göstermeyi ya da bir duyguyu ifade etmeyi amaçlamış ve bu imajı oluşturmuş gibi kabul ederiz. DALL-E 2 bu süreci tamamen kısaltıyor gibi görünüyor: Bir fikriniz var ve onu yazarak görüntüye çevirebiliyorsunuz. Ancak çoğu zaman sanatçılar, bir sanat eseri oluştururken resimlerinin yalnızca ilk amaçlarının bir ürünü değil, aynı zamanda keşif sürecinin de bir parçası olduğunu fark eder. Ve bu durum birçok sanatçı için geçerlidir.

Keşif süreci ile ortaya çıkan eserler

Örneğin doğaçlama olarak müzik yapılan bir etkinlikte "Get Back” adlı parçayı bulan Paul McCartney'i ele alalım. McCartney şarkıyı planlayarak bestelemedi; sadece keman çalmaya ve deneyler yapmaya başladı ve grup ritimleri beğenerek parçasında kullanmaya başladı. Ünlü ressam Picasso da kendi sürecini benzer şekilde tanımlamıştır: “Tuvale ne resmedeceğime önceden karar vermiyorum… Ne zaman bir resim çizmeye kalksam içimde uzayın içinde bir sıçrama yapmış gibi bir his oluşuyor." Bu iki örnekte de oluşturulan ve sanat eseri olarak kabul edilen resim ve müzik eserleri bir plan doğrultusunda ortaya çıkmadı. DALL-E 2 ile yapılan denemelerde de bir fikir bir diğerine yol açabilir ve sonunda insanlar kendilerini başladığı yerden çok daha uzakta, tamamen beklenmedik, büyülü yeni bir evrende bulabilirler.

Fil ve ahtopot karışımı hayali bir hayvanın denizaltında çekilmiş bir fotoğrafı. Bu olağanüstü görüntü de DALL-E 2 adlı yapay zeka programı ile tasarlandı. 

Sanat yaratıcı sürecin kendisi olabilir

DALL-E 2 gibi bir sistemi kullanarak oluşturulan sanat eserlerinde sanat olarak görülen şey sadece metnin bir çıktısı değil, aynı zamanda bu çıktıya yol açan yaratıcı sürecin kendisi olarak da değerlendirilebilir. Farklı sanatçılar farklı süreçleri takip edecek ve kendi yaklaşımlarını, becerilerini ve takıntılarını yansıtan farklı sonuçlar elde edeceklerdir. Nitekim uygulamayı kullanan kullanıcılar arama yaparken ya da eser oluştururken birbirinden bağımsız tuhaf görüntüler oluşturmak yerine, belli bir temayla tutarlı olan resimler oluşturdular.

Hayali tarzlar ortaya çıkıyor

Bu araştırmalara dahil olan Aaron Hertzmann algoritmaya ürettirdiği görseller için fikirlerin her yerden geldiğini ve genellikle bir şekilde birbirine bağlandığını ifade ediyor. Aaron görsel oluştururken bir noktada, çağdaş sanatçıların eserlerinden yola çıkarak Japon sanatçı Yayoi Kusama'nın tarzında bir görüntü oluşturmak istedi. Aaron daha sonra birkaç denemenin ardından Kusuma'nın tarzını İspanya'nın Córdoba kentinde yer alan eski bir kilise olan La Mezquita'ya uygulama fikrine kapıldı. Bu fikir en başta aklında yoktu. Resmi, Córdoba'da yaşayan bir mimar olan Manuel Ladron de Guevara'ya gönderen Aaron, Guevara ile başka mimari fikirler üzerinde konuşmaya başladı. Tüm bu fikirler ve konuşmalar farklı mimarların tarzlarının bir karışımı olan hayali bir tarzı ortaya çıkardı. Bu tür durumlar araştırmacıların DALL-E 2 ile yapılan şeyin hem bir keşif biçimi hem de bir sanat biçimi olarak görmesine neden oluyor.

DALL-E 2 ile tasarlanan bu görüntüde ise uzayda yapay zeka araştırmaları yapan oyuncak ayılar tasvir edilmiş. Yapay zeka uygulamaları ile oluşturulabielcek görüntülerin sayısı sınırsız. 

Metinden görüntü oluşturan sistemlerin potansiyel zararları

DALL-E 2 veya metinden görüntüye çevirme yapan sistemlerinden herhangi biri ile çalışmak, onun tuhaflıklarını öğrenmek ve hatalarından kaçınmak için stratejiler geliştirmek anlamına geliyor. Öte yandan önyargılara bağlı olması gibi potansiyel zararları hakkında bilgi sahibi olmak da oldukça önemli. DALL-E 2'yi kullanarak, eski bir ressam, film yapımcısı veya fotoğrafçının stilini kullandığınızda her şeyin eski moda olması gibi şaşırtıcı bağıntılar keşfedebilirsiniz. Yapmak istenilen çok özel bir şey olduğunda, DALL-E 2 çoğu zaman bunu yapamıyor. Yapay zekanın ürettiği çıktılar bu durumlarda daha sonrasında manuel düzenleme gerektiriyor. Genellikle hedefler belirsiz olduğunda, sürecin en keyifli kısmı yaşanıyor ve daha fazla fikre yol açan sürprizler ortaya çıkıyor. Bu tür sistemlerin en büyük avantajı da bu sürprizlermiş gibi gözüküyor.

Uzayda at süren bir astronot. 

Herkes hayalini “gerçeğe” dönüştürebilir

Metinden görüntü aktarım yapan sistemler, kullanıcıların yeni olasılıkları da hayal etmelerine yardımcı olabilir. Sanatçı ve aktivist olan Danielle Baskin röportajlarında "ya fiziksel dünyada senaryolar kurarak ya da Photoshop gibi programlarda titiz çalışmalar yaparak" alternatif gerçeklikleri oluşturduğunu ifade ediyor. DALL-E 2, gerçekçilikte çok iyi olduğu için bu tür durumlar için oldukça elverişli bir kısayol. Bu durum insanların olası hayallerini hayata geçirmesine yardımcı olabilir. Baskin bu programı normalde karayolu araçları için kullanılan Golden Gate köprüsünü demiryolu olarak hayal etmek için kullandı. Uzun zamandır böylesi bir dönüşüm projesinin hayalini kuran Baskin'in yapay zeka ile üretmiş olduğu görseller oldukça gerçekçi duruyor.

Normalde taşıt trafiği için kullanılan Golden Gate köprüsünün demiryolu olarak yapay zeka ile birlikte yeniden tasarlanan tasviri. 

Yapay zeka sanatında estetik, yeniliğin kendisidir

Bu sanat formunun önemini yargılamak için henüz çok erken. Ancak bir sanat eleştirmeni olan Ben Davis'in kaleme aldığı "Art in the After-Culture” adlı kitapta da yazdığı gibi yapay zeka sanatında estetik, yeniliğin kendisidir. Elbette bu, sanatta kullanılan herhangi bir yeni teknoloji için bir dereceye kadar doğru olabilir. Örneğin sinema göz önüne alınacak olursa 1890'larda Lumière kardeşlerin ilk filmleri bir sinema şaheseri değil sadece teknolojik olarak oldukça yeniydi. Ancak hareket eden görüntüleri görmek insanları hayrete düşürdü ve yeni olan bir teknoloji estetik anlayışını da şekillendirdi. Yapay zeka sanat yazılımları son yıllarda o kadar hızlı gelişiyor ki, sürekli teknik ve sanatsal yenilikler ortaya çıkıyor. Görünüşe göre önümüzdeki yıllarda da, her biri bir öncekinden daha güçlü ve her biri sanatı ve toplumu dönüştürmeye hazır olan heyecan verici yeni bir teknolojiyi keşfetme fırsatı göreceğiz.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
25
açık