Şule Çet’in ölümüyle ilgili gelişme!

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ölümünden 14 ay sonra plazadaki olay yerinde biyolojik leke incelemesi yapıldı.

Şule Çet’in ölümüyle ilgili gelişme!

Plazaya nihayet gidildi. Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ölümüyle ilgili davaya bakan mahkeme heyeti, verilen ara karar gereği; sperm, kan, tükürük gibi olay yerinde biyolojik lekelerin tespiti için inceleme yaptı. İnceleme sonuçlarına dair yeni bir keşif raporu hazırlanıp mahkemeye sunulacak. İncelemenin ardından konuşan Avukat Ferhat Gebeş, zamanında yapılmış olsaydı daha değerli olacağını belirterek, “Elde edilen bulguların dosyaya seyir katacağına inanıyoruz” dedi.

Mevlana Bulvarı'ndaki plazaya geldiler

Cinayet”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık Çağatay Aksu ve Bark Akand’ın tutuklu yargılandığı davanın son celsesinde ara karar verilmişti. Ara karar gereği; naip hakim ve bilirkişilerden oluşan heyet, Mevlana Bulvarı’ndaki plazaya geldi. Heyete, taraf avukatları da eşlik etti. Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in hayatını kaybettiği plazanın 20’nci katında biyolojik lekelerin tespiti için heyet tarafından inceleme yapıldı. 2 saati aşan incelemenin ardından açıklama yapan maktül Şule Çet tarafının avukatı Ferhat Gebeş, Prof. Dr. Hakan Kar ile Halis Dokgöz’ün ek mütaala raporunda vurgulanan şüpheli lekelere ilişkin örnek alındığını ve detaylı bir çalışma yapıldığını belirterek, varılacak sonuç neticesinde, lekelerin içeriği hakkında bilgi sahibi olunacağını, elde edilen bulguların dosyaya seyir katacağına inandıklarının ifade etti.

‘İnceleme zamanında yapılmış olsa daha kıymetli olabilirdi’

Avukat Ferhat Gebeş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Lekeler soruşturmanın ilk aşamasında kaydedilmemişti, alınan ilk örnekler bu aşamada kaydedildi. Makam odasının olduğu kısımda, sehpaların sağ ve solunda bulunan koltukların arasında bulunan yerlerde lekeler vardı. Yine iç taraftaki dinlenme odasında bulunan yastıkta ve duvarda tespit edilen lekeler vardı. Oralardan örnekler alındı. Bu inceleme zamanında yapılmış olsaydı daha kıymetli olabilirdi. Çünkü biz bu tespiti, 17 Haziran’da yapılan keşifte tespit edebildik. Olay yerinin görüntüleri vardı akabinde 17 Haziran’da yapılan mahal keşfinde aynı lekelerin durduğunu gördük ve dosyanın seyri açısından bir bulgu olabilir düşüncesiyle Mersin Üniversitesi’nde iki tane profesör doktorun hazırladığı mütalaa raporuyla bu lekelerin değerlendirilmesini talep etmiştik. Mahkeme de bu talebi kıymetli bulup akabinde bugünkü keşfi gerçekleştirdi ve örnek alındı.”

İncelemede DNA karşılaştırılması ile önemli deliler elde edilebilir

Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar ile Halis Dokgöz’ün hazırladığı ilgili raporda; tespit edilen şüpheli biyolojik lekelerin forenscope multispectral mobil inceleme cihazı ile değişik dalga boyunda ışık kaynakları ve farklı renkte filtreler kullanılarak çekilen fotoğrafları yer aldı.

Söz koınusu raporda şu değerlendirmeler bulunuyor:
“Özellikle halı, kumaş gibi tekstil materyaller tarafından emilmiş ve kurumuş bulunan kan, tükürük veya sperm gibi biyolojik delillerin olay üzerinden çok uzun süre geçmiş olmasına rağmen tespit edilebileceği adli tıbbi açıdan bilinmekte olup tarafımızca olay yerinde tespit edilen şüpheli lekelerden biyolojik örnekler alınarak genetik ineceleme yaptırılması ve maktül ile şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırılmasının önemli ek deliller elde edilebilmesine katkı koyabileceği kanaatini bildirir ek bilimsel uzman mütalaasıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER