İktisatçılar felaket tellalı mı: TCMB tartışmaları

Türkiye ekonomisi bir ivmelenme yaşıyor fakat Türkiye'deki çoğu iktisatçı bu ivmelenmenin kısa vadeli olduğunu ve uzun vadede daha derin bir krize yöneldiğimizi düşünüyor. Peki neden?

EKONOMİ 08.11.2019, 09:01 İrem Çorum
İktisatçılar felaket tellalı mı: TCMB tartışmaları

İktisat teorisinde yıllardır tartışılagelen bir konu var: merkez bankası bağımsızlığı. Bu bağımsızlık, aslında, merkez bankalarının para politikasını rahatlıkla uygulayabileceği bir kontrol mekanizması olması olarak tanımlanıyor. Öte yandan, bu özellik hükûmetin para politikası üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik olduğu çıkarımı da yapılabilinir.

Gerçekten bağımsız mı?

ABD Başkanı Donald Trump ve Fed Başkanı Jerome Powell

Dünyanın birçok yerinde merkez bankaları bu bağımsızlık için savaşıyor. Teoride ve kanunen bağımsızlık tanınan merkez bankaları siyasetten uzak kalmak için oldukça fazla bir efor gösteriyor fakat bu konuda sürekli bir başarı sağlandığı söylenemez.

Amerikan Merkez Bankası Fed, şu sıralar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın eleştirilerine maruz kalıyor. Aynı şekilde Hindistan Merkez Bankası da bu dertten muzdarip ve Pakistan, Rusya, Nijerya, Güney Afrika ve Tayland merkez bankaları da siyasetçiler tarafından baskılara maruz kalıyor.

Neden bu kadar üstlerine geliniyor?

Fed Başkanı Powell'in baskı altında olduğuna dair bir karikatür

Bir merkez bankasının en önemli misyonu o ülkenin para istikarını sağlamak olarak tanımlayabiliriz ve bunun için gerekli araçlara sahip olan merkez bankaları, "görevlerini yerine getirmedikleri" gerekçesiyle çeşitli eleştirilere maruz kalıyorlar.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2008 finansal krizinde yeterince önlem almadığı gerekçesiyle eleştirilmişti, Fed o dönemki para politikası sayesinde krizin etkilerini elimine edebilmişti ama şimdi ABD Başkanı Trump'ın eleştirilerine maruz kalmaya devam ediyor.

Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) da faiz oranlarını oldukça yüksek tuttuğunu ve bundan oldukça rahatsızlık duyduğunu dile getirmişti.

Neyin bağımsızlığı?

Bir merkez bankasının bağımsız olması enflasyon hedeflemesi ve ekonomik büyüme açısından oldukça önemli bir yerde duruyor. Bağımsızlığın getirdiği en kritik özelliklerden biri şeffaflık, yani merkez bankaları enflasyon hedeflemesi yaparken gelecek dönemlere ait tahminlerini ve politika hareketlerini açıklamak durumunda. Bu da aslında merkez bankalarına piyasa beklentilerini yönlendirebilme yetisini sunuyor.

Evet, bağımsızlık her ne kadar şeffaf ve ayakları yere basan bir merkez bankası tablosu çizse de, bağımsızlık halen süregelen bir tartışma konusu.

The Guardian'ın ekonomi editörü Larry Elliot, merkez bankalarının hep siyasi olduğunu ve bu yüzden de bağımsızlıklarının o kadar da önemli olmadığını belirtiyor. Para ve maliye politikalarının ayrıklaşmasının aslında neoliberal statükoyu ayakta tuttuğunu savunan Elliot, yeni bir krizde bunun ayakta duramayacağına vurgu yapıyor.

O zaman para ve maliye politikaları iç içe geçmeli ve bu bağımsızlık tartışmasına bir son mu verilmeli diyeceğiz? Bunu söylemek şu an için halen sıkıntılı, çünkü hükûmetler kısa vadeli çıkarlar uğruna para politikasını kullanabilir ve bu durum uzun vadede geri dönülmez hatalara yol açabilir.

"Söz dinlemeyen" TCMB

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Haziran 2016'da atanan TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, uzun bir süre boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz oranlarını yüksek tuttuğu eleştirilerine maruz kaldı. Ağustos 2018'de yaşanan kur krizi sonucunda politika faizini yüzde 24 seviyesine çıkaran TCMB Para Politikası Kurulu, uzun bir süre politika faizini bu seviyede tutmaya devam etti.

Bu kararın sonrasında ise Murat Çetinkaya Temmuz 2019'da görevden alındı ve TCMB Başkanı olarak yerine eski başkan yardımcısı Murat Uysal atandı. Muhalefetten ve iktisatçılardan oldukça tepki gelmesine rağmen Uysal halen TCMB başkanlığını sürdürüyor. Çetinkaya'nın görevden alınmasının sebebi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz indirimi ısrarına ve bankanın kasasındaki yedek akçenin Hazine’ye aktarılmasına karşı çıktığı için görevden alındığı iddialar arasında.

Bu iddialar da aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da onaylandı. Kasım ayında gerçekleşen AK Parti grup toplantısında konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

Bakın şimdi, bu sistemi değiştirince Merkez Bankası başkanını görevden alma yetkisini aldık. Ve böylece önceki Merkez Bankası başkanını görevden aldık çünkü laf dinlemiyor adam. Ve yeni arkadaşımızla yola devam ettik. Ve dedik ki bak böyle böyle faiz oranlarını düşüreceğiz.

Çetinkaya gitti, Uysal iyi mi peki?

Eski TCMB Başkanı Murat Çetinkaya

Koç Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Prof. Selva Demiralp'in BBC Türkçe'deki yazısında Murat Çetinkaya'nın çok iyi bir performans gösteremediğini fakat Çetinkaya'nın başkanlık yaptığı dönemin oldukça sıkıntılı olduğunu söylüyor. Dolayısıyla, bu kötü performans sırf Çetinkaya'ya yüklenemez.

Öte yandan, iktisatçı yazar Mustafa Sönmez, Çetinkaya'nın görevden alınması üzerine şunu söylemişti:

TCMB Başkanı istifa ettirilmiş. Gerekçe enflasyondaki başarısızlık. Enflasyonun iki kaynağı (1) çöken tarım, gıda arz eksikliği; (2) güven kaybıyla kaçan dış sermayedar ve dövizde tırmanışla maliyetlerin artması. Bunlar, rejimin başarısızlıkları. İstifa ettirilmesi gereken rejim. TCMB ne yapsın?

Çetinkaya'nın gitmesinin ardından Uysal'ın para politika adımları şimdilik yerinde gibi görünüyor, enflasyon düşüyor ve faizlerde 1000 baz puan kadar indirim gerçekleşti.

Fakat bu durumun ne kadar uzun vadeli olacağı ise merak konusu. Ünlü iktisatçı Daron Acemoğlu, ekonomik büyümenin ve kalkınmanın kurumlardan geçtiğini ve kurumların sağlamlığının ekonomiyi destekler olduğunu savunuyor. Bu açıdan, TCMB kurumsal anlamda bağımsız olarak kabul edilmediği takdirde, Türkiye ekonomisine olan güvenin düşebileceği iktisatçılar arasında tartışılıyor.

Kısacası, iktisatçılar Türkiye ekonomisinin uzun vadede bu kurumsallığın ve güvenin tekrar kazanılamaması halinde kısa vadede gözlemlenen ivmelenmenin ileride hiçbir etkisi olmayacağını düşünüyor.

Bir sonraki yazımızda, Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı enflasyon verileri üzerine olan tartışmalardan bahsedeceğiz.

Habernediyor.com / İrem Çorum

Yorumlar (0)
açık