İklim değişikliği son yıllarda artan sel felaketlerini nasıl etkiliyor?

Son yıllarda ülkemizde ve dünyada artan sel felaketleri her yıl on binlerce insanın ölümüne neden oluyor. Geçtiğimiz yıl Batı Karadeniz’de meydana gelen sel felaketinde 82 kişi hayatını kaybetmiş ve bu sel felaketi Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük sel felaketlerinden biri olarak değerlendirilmişti. Geçtiğimiz aylarda Hindistan ve Bangladeş’te meydana gelen sel felaketlerinde de 200’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Peki, son yıllarda artan bu sel felaketlerinin nedeni ne? Yaşanan büyük sel felaketlerinin iklim değişikliği ile ne ilgisi var? Hepsi ve daha fazlası haberin ayrıntısında yer alıyor…

BİLİM-TEKNOLOJİ 10.07.2022, 12:26 12.07.2022, 15:13 Tayfur Bal
İklim değişikliği son yıllarda artan sel felaketlerini nasıl etkiliyor?

Geçtiğimiz yıl Batı Karadeniz’de meydana gelen sel felaketinde Bartın, Kastamonu ve Sinop illerinde toplam 82 kişi hayatını kaybetmiş ve 228 kişi ise yaralanmıştı. 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen olayın ardından sel felaketinden etkilenen bu üç il afet bölgesi ilan edilmişti. Dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise yaşanan bu sel felaketinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanan en büyük sel felaketlerinden biri olduğunu ifade etmişti. Öte yandan geçtiğimiz yıl Batı Karadeniz’de yaşanan bu sel felaketi son yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan sel felaketlerinden yalnızca birini oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde Hindistan ve Bangladeş’te meydana gelen son yılların en büyük sel felaketinden 8 milyon kişi etkilenirken 200’den fazla kişi ise hayatını kaybetti. Son 100 yılın en büyük sel felaketinin yaşandığı tahmin edilen Bangladeş’te ise devam eden yağışlar Surma Nehri kıyısında yer alan yerleşim yerlerini adeta silip süpürdü. Belediye ve afet yetkilileri sel nedeniyle sular altında kalan evlerde mahsur kalan insanlara ulaşmakta güçlük çekiyor.

Eriyen karla birleşen şiddetli yağmur, yıkıcı bir afetlere neden oluyor

Haziran ayının ortalarında, Yellowstone Ulusal Parkı ve çevresinde üç gün boyunca yağan yağmurlara eşlik eden eriyen karlar büyük bir sel felâketi yaşanmasına neden oldu. Yağmur ve eriyen kar, derelere ve ardından nehirlere akarken, yollara, kulübelere ve tesislere zarar veren ve 10.000'den fazla insanın tahliye edilmesine neden olan bir sel haline geldi. Yellowstone Nehri önceki rekorunu kırarak neredeyse 100 yıl önce, takip sistemleri başladığından beri kaydedilen en yüksek su seviyelerine ulaştı. Sel doğal bir olay olmasına rağmen iklim değişikliği şiddetli sel olaylarını daha yaygın hale getiriyor. Bilim insanları uzun süredir iklim değişikliğinin hidrolojiyi ve taşkınları nasıl etkilediğini inceliyor. Dağlık bölgelerde daha yüksek sel riski yaşanmasına iklim değişikliğinin 3 etkisi neden oluyor: daha yoğun yağış, değişen kar ve yağmur rejimleri ve orman yangınlarının arazi üzerindeki etkileri.

Sıcak havaların yoğun yağışlara etkisi

İklim değişikliğinin bir sonucu olarak daha sıcak bir atmosfer daha yoğun yağışların yaşanmasına neden oluyor. Bunun nedeni, daha sıcak havanın daha fazla nem tutabilmesidir. Atmosfer sıcaklığındaki her 1 santigrat derece artış için atmosferin içerebileceği nem miktarı yaklaşık %7 artar. Araştırmalar, aşırı yağışlardaki bu artışın yalnızca Yellowstone gibi bölgelerde değil, tüm dünyada meydana geldiğini belgeliyor. Dünyada son yıllarda Avustralya, Batı Avrupa Çin ve ülkemizde yaşanan sel felaketleri de dahil olmak üzere çok sayıda sel olayı yaşanması bir tesadüf değil. Zira iklim değişikliği rekor seviyede yaşanan aşırı yağış olasılığını artırıyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından yayınlanan en son değerlendirme raporu, küresel sıcaklıklar artmaya devam ettikçe bu durumun gelecekte nasıl şekilleneceğini gözler önüne seriyor.

Daha fazla yağmur, daha az kar

Daha soğuk bölgelerde, özellikle dağlık veya yüksek eğimli bölgelerde, iklim değişikliği taşkınları daha farklı yollarla etkiler. Bu bölgelerde, tarih boyunca en büyük taşkınlar kar erimeleri sonucunda meydana gelmiştir. Ancak, iklim değişikliği nedeniyle kışların daha sıcak geçmesiyle, kış yağışlarındaki kar yağışı oranı azalıyor. Bunun yerine daha çok yağmur yağıyor. Kar yerine daha çok yağmur yağmasının sel için dramatik etkileri olabilir. Kar tipik olarak ilkbaharın sonlarında ya da yaz aylarında yavaş yavaş erirken, yağmur nehirlere daha hızlı akan akışlar yaratır. Sonuç olarak araştırmalar, yağmurun neden olduğu sellerin, sadece karların erimesiyle meydana gelen sellerden çok daha büyük olabileceğini ve kar yerine daha çok yağmur yağmasının genel sel riskini artırdığını gösteriyor. Yellowstone Ulusal Parkı gibi yerler de dahil olmak üzere, kar yerine daha çok yağmur yağması durumu halihazırda zaten gerçekleşiyor. Bilim insanları bununla birlikte yağmurdan kaynaklanan sellerin daha yaygın hale geldiğini de keşfettiler. Bazı yerlerde, kardan yağmura geçiş nedeniyle sel riskindeki meydana gelen değişikliklerin, artan yağış yoğunluğunun etkisinden bile daha büyük olabileceği düşünülüyor.

Doymuş olan toprak daha fazla su alamıyor

Yellowstone'daki son selde olduğu gibi kar örtüsü üzerine yağmur yağdığında, yağmur ve kar erimesinin birleşimi özellikle yüksek akış ve sele neden olabilir. Bazı durumlarda, zemin hala kısmen donmuşken kar örtüsü üzerine yağmur yağabilir. Donmuş veya zaten doymuş olan toprak ilave su ememez. Bu nedenle yağmur ve eriyen karların çok daha fazlası akarak doğrudan sele katkıda bulunur. Bu yağmur, kar erimesi ve donmuş toprak kombinasyonu, 2019 yılında meydana gelen ve 12 milyar doların üzerinde hasara neden olan Midwest selinin başlıca itici gücüydü.

Yüksek rakımlarda artan sel riskleri

Kar örtüsü üzerine yağan yağmur olayları yeni bir durum olmasa da, iklim değişikliği ne zaman ve nerede meydana geldiklerini değiştirebilir. Daha sıcak koşullar altında, kar örtüsü üzerine yağan yağmurlar, daha önce nadir görülen yüksek rakımlarda daha yaygın görülmeye başladı. Yağış yoğunluğundaki artışlar ve hızlı kar erimesine yol açan daha sıcak koşullar nedeniyle, bu alanlarda kar örtüsü üzerine yağmur yağışları geçmişte yaşanandan daha sık ve daha şiddetli meydana geliyor. Alçak rakımlı bölgelerde ise kar örtüsünün azalması nedeniyle, kar örtüsü üzerine yağmur yağışları aslında geçmişte olduğundan daha az olası hale gelebilir. Yine de, şiddetli sağanak yağışlardaki artış nedeniyle bu alanlar sel riskinin arttığı bölgeler olarak görülüyor.

Orman yangını ve selin birleşik etkileri

Seldeki değişiklikler sadece yağışlara bağlı değil. İklim değişikliği aynı zamanda orman yangınlarını da şiddetlendiriyor ve sağanak yağmurlar sırasında başka bir risk meydana geliyor: Toprak kaymaları. Yanan alanlar, hem bitki örtüsü eksikliği hem de yangının neden olduğu toprak değişiklikleri nedeniyle aşırı yağmur sırasında toprak kaymalarına ve akışlarına karşı daha hassas hale geliyor. 2018'de Güney Kaliforniya'da yangın bölgesinde meydana gelen şiddetli yağmur, 100'den fazla evi tahrip eden ve 20'den fazla ölüme yol açan büyük toprak kaymalarına neden oldu. Ateş, toprağı daha az yağmurun toprağa sızmasına izin verecek şekilde değiştirebilir. Bu nedenle akarsularda ve nehirlerde daha fazla su birikir ve bu da daha kötü sel koşullarına yol açar.

Daha riskli bir geleceğe uyum sağlamak

İklim değişikliği nedeniyle orman yangınlarının artmasıyla birlikte, giderek daha fazla alan bu risklere maruz kalıyor. Bu orman yangınları ve ardından gelen aşırı yağmurlar, artan küresel ısınma ile gelecekte daha sık hale gelecek. Küresel ısınma, çevremizde karmaşık değişiklikler yaratıyor ve küresel ısınmanın sel riskini artırdığına dair net bir tablo var. Bilim insanları ve yöneticiler Yellowstone bölgesi ve selden zarar görmüş diğer dağlık alanları yeniden inşa ederken daha riskli bir geleceğe uyum sağlamanın yollarını bulmak zorunda kalacaklar.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL – ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
30
az bulutlu