Havuza girecekler dikkat!

"Sıcakların artması ile birlikte havuza ilgi arttı ancak hijyen kurallarına dikkat edilmeyen havuzlar çeşitli enfeksiyon hastalıklarına neden olabilir."

SAĞLIK 16.06.2019, 12:12 17.06.2019, 15:19 Oğuzhan Sabuncu
Havuza girecekler dikkat!

Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kadir Göktürk, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine yaptığı açıklamada, kirli ya da fazla klorlu suların, havuz keyfi sonrası ciddi sorunlara neden olabileceğini ifade etti. 

Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, "Suyu durağan olan havuzlar, havaya ve çevreye açık oldukları için kolaylıkla kirlenebiliyor ve mikroplar havuz suyunda kolaylıkla çoğalabiliyor. Havuz ve çevresinden en çok da bakteri ve virüs kaynaklı hastalıklar ve mantarlar insanlara bulaşıyor. Halka açık yüzme havuzlarında sağlık esasları ve şartlar sağlanması çok önemli ama çok da ihmal ediliyor. Su sirkülasyonu fazla olan, hijyen için periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin yapıldığından emin olunan havuzlar tercih edilmelidir. Ayrıca, havuzlarda klor seviyesinin uygunluğu ve filtreleme sistemi bulunması da oldukça önemlidir." değerlendirmesini yaptı. 

"Mantar ve idrar yolu enfeksiyonuna dikkat etmeli"

Uzman Dr. Kemal Kadir Göktürk, sıcakların artması ile birlikte havuza olan ilginin iyice arttığını fakat temizliği iyi yapılmayan ve hijyen kurallarına dikkat edilmeyen havuzların çeşitli enfeksiyon hastalıklarına sebep olabileceğini dile getirdi.

Havuzlarda hijyen için kullanılan en çok bilinen malzemenin klor olduğuna işaret eden Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, "Genellikle mikropları öldürmek için kullanılır. Serbest klora karşı bakteriler zamanla direnç kazanabilir. Havuz enfeksiyonlarının ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biri de havuz suyu içerisinde bulunan klor." dedi.

Ortak kullanım alanı olan havuzların, kirli olmasının yanı sıra aşırı klorlu olmasının kadınlarda vajinal enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olduğunu belirten Uzman Dr. Kemal Kadir Göktürk, havuzların aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarına, mantara da sebep olduğunu, bu sebeple havuz kullanımında çok dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Kadınlarda görülen havuz enfeksiyonlarının tedavisinde öncelikle nedeninin tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, enfeksiyona neden olan mantarsa mantara, bakteriyse bakteriye yönelik tedaviye başlanması gerektiğini ifade etti.

Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, tedavinin hem iyileştirici hem de tekrarlamayı önleyici olması gerektiğini bildirerek, "Hastanın kısa bir tedavi sürecinden sonra akıntı ve kaşıntı gibi şikayetleri geçecektir. Burada en önemli nokta ise tedaviye erken dönemde başlanmasıdır. Bu tip enfeksiyonların tedavisinde geç kalınması durumunda vajinal akıntılar kasık boşluklarına yayılarak daha ciddi enfeksiyonlara neden olacaktır." diye konuştu. 

"Havuz enfeksiyonlarına karşı alınacak önemlerle riskler ortadan kaldırılabilir"

Medicana Çamlıca Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, kadınların çok basit ve uygulanabilir yöntemler ile havuz enfeksiyonlarından korunabileceğini belirterek, havuz enfeksiyonlarına karşı alınacak önemlerle risklerin yok edilebileceğini açıkladı.

Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, korunma yöntemlerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"Klor seviyesi uygun olan ve temiz olan havuzlar tercih edilmelidir. Havuza girmeden önce mutlaka duş alınmalıdır. Bu hem kendi hem de diğer insanların sağlığı için gereklidir. Havuzda asla 30-40 dakikadan daha uzun süre kalınmamasını tavsiye ediyoruz. Havuzdan çıktıktan sonra yine hemen duş alınarak vücut klorlu sudan arındırılmalıdır. Havuz kullananlar yanlarında mutlaka yedek mayo veya bikini bulundurmalı, ıslak mayoyu hemen değiştirmelidir. Havuza girmeden önce vajinal tampon uygulamasını tercih etmek mümkündür. Fakat havuzdan çıkar çıkmaz tampon da çıkarılmalıdır. Vajinal bölge kati surette nemli bırakılmamalıdır.

İmkân elveriyorsa mümkün olduğunca havuz yerine deniz tercih edilmelidir. Enfeksiyon başlangıcı görüldüğünde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Klor, genellikle mikropları öldürmek için kullanılır fakat uygun oranda kullanılmadığında irite edici etkisi olup nefes darlığına sebep olabilir. Ayrıca, bakteriler serbest klora karşı zamanla direnç kazanabilirler. Bunların yanı sıra uzun süre havuzda kalanlarda ciltte kaşıntı ve kuruluk, burun tahrişi, gözlerde kızarma ile öksürük ve nefes darlığı gibi solunum yolları semptomları olabilir. Astım hastalarında ise astım krizleri tetiklenebilir."

"Uzun süren kızarıklıklarda hemen hekime başvurun"

Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, havuzların, özellikle cilt hastalıkları bakımından oldukça riskli alanlar olduğunun altını çizerek, uzun süren kızarıklıklar için mutlaka doktora başvurulması gerektiğini ifade etti.

Uzman Dr. Mehmet Kadir Göktürk, açıklamalırın şu şekilde sürdürdü:

"Genel olarak enfeksiyonların havuz keyfine gölge düşürmemesi için havuza girmeden önce ve sonra mutlaka duş alınması gereklidir. Havuzdan sonra kurulanarak vücudun nemi iyice alınmalıdır ve kesinlikle mayo değiştirilmelidir. Dar giysilerden kaçınmalı ve pamuklu çamaşır kullanılmalıdır. Hepatit A ve Hepatit B aşısı olmayan çocukların havuza girmesine izin verilmemelidir. Ateşli hastalık ya da ishal geçirirken de havuza girmek hem kendisi hem de diğer havuz kullanıcıları için risklidir.

Havuz kenarında yemek yenilmesi ve sigara içilmesi doğru değildir. Havuz bölgesine ayakkabı veya dışarıda giyilen terlikle girilmemeli, başka ortamın mikrobu havuz bölgesine taşınmamalıdır. Ayaklar mutlaka sıkça dezenfekte edilmelidir. Havuzda su yutmamaya dikkat etmek gerekir. Kulak enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanmak iyi bir önlemdir. Göz enfeksiyonunu önlemek için sualtı gözlüğü veya maske kullanmak da aynı şekilde yararlı önlemlerdendir. Suya girerken mutlaka bone takmak yine kişinin kendisi ve çevresi için yapacağı en büyük iyiliklerdendir."

Yorumlar (0)