Paha biçilemeyen 'ruh eşlikçileri' ilk kez sergileniyor

Antik Çağ'da ölümden sonra insan ruhuna eşlik ettiğine inanılan 2 bin 300 yıllık peri ve tanrı heykelcikleri, İzmir Arkeoloji Müzesi'nde ilk kez sergilenmeye başlandı. Müze müdürü Hünkar Keser, üçünün de paha biçilemeyecek kadar değerli olduğunu söyledi.

KÜLTÜR-SANAT 06.08.2021, 23:53 08.08.2021, 12:11 Koray
Paha biçilemeyen 'ruh eşlikçileri' ilk kez sergileniyor

'Göremediklerinizi Göreceksiniz' isimli projeyle her ay özel bir eseri ziyaretçilerle buluşturan İzmir Arkeoloji Müzesi'nin yeni konukları Helenistik Dönem'den kalma 'ruh eşlikçileri' oldu.

Mezarlara 2 bin 300 yıl evvel ölü hediyesi olarak bırakılan heykelcikleri, İzmir'e bağlı Aliağa ilçesinde 1982 senesinde gerçekleştirilen Myrina kazısında, Seferihisar ilçesinde 2015 senesinde Teos kazısında bulunduktan sonra restore edilip depolarda koruma altına alındı.

Gerçekleştirilen incelemelerin ardından Aliağa'da bulunan ve genç bir erkek olarak tasvir edilen 'Eros' olduğu tespit edildi.

Seferihisar'daki mezar kazılarında bulunan iki küçük figürinin de 'ölümden sonra ruha eşlik etmek üzere yeryüzüne inmeye hazırlanan periler' olarak tasvir edildiği düşünülüyor.

"Önemli insanlara ait olduklarını düşünüyoruz"

Müze müdürü Hünkar Keser, 3 pişmiş toprak heykelciğin Büyük İskender’in fetihlerinin ardından yaşanan Helenistik Dönem'de, yani milattan önce 330-30 yılları arasında imal edildiğini düşündüklerini dile getirdi. Kanatlı kadın figürlerinden ilkinin uzun etekli tipik bir Antik Dönem kıyafeti, diğer kadın figürünün ise uzun kollu bir üst giysi ile Friglere uzun bir başlık taşıdığını aktaran Keser, genel itibarıyla 'aşk tanrısı' Eros ile özdeşleştirilen üçüncü heykelciğin ise yarı çıplak betimlenmiş genç bir erkek olduğunu kaydetti.

Keser, heykelciklerin tamamının ustalıkla işlendiğini ve perilerin yeryüzüne iniş anını betimlediğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"İnsanlık tarihi boyunca her daim ölümden sonra ne olduğunu merak etmiş ve buna dair ritüeller hazırlamışlar. Mezarlara ölen insanların en sevdiği oyuncaklar, silahlar ve diğer eşyalar bırakılmış. Çünkü ölümden sonra ruhun bedenden ayrıldığını düşünmüşler. Ruhlara eşlik edecek, onlara yol gösterecek aracılara gereksinim duymuşlar. Sergilediğimiz eserler de ruha eşlik ettiği ve ölümden sonra mihmandarlık yaptığı inanılan zarif figürinler." 

Heykelciklerin birçok medeniyetten izler taşıdığının ve medeniyetleri buluşturduğunun altını çizen Keser, üçünün de paha biçilemeyecek kadar değerli olduğunu kaydetti.

Hünkar Keser, ruh eşlikçisi figürinlerin kimin mezarından çıktığını kesin olarak bilmediklerini, konuya dair tahminleri bulunduğunu belirterek, "Üst düzey ustalıkla yapılmış bu eserlerin dönemin önemli insanlarına ait olduğu üzerinde duruyoruz." şeklinde ​konuştu.

12 ayda 12 eser

Depoda koruma altında bulunan eserleri gün yüzüne çıkarmak maksadıyla gerçekleştirilen 'Göremediklerinizi Göreceksiniz' projesi çerçevesinde son olarak temmuz ayında sporcular ile gladyatörlerin vücutlarını kum ve yağdan temizlemek için kullanılan kazıma aleti 'strigilis' sergilenmişti.

Projeyle Ocak 2022 tarihine kadar her ay, kazılarda çıkarılan nadide eserlerin, ziyaretçilerin beğenisine sunulması öngörülüyor.











Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu