Nesli tükeniyordu… Mersin balığından 100 bin yavru alındı

Nesli tükenmek üzere olan Mersin balığını Antalya sularına adapte eden Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü (AKSAM), balıktan 100 bin yavru elde etmeyi başardı.

GÜNDEM 03.07.2022, 14:50 04.07.2022, 09:50 Merve Yüksel
Nesli tükeniyordu… Mersin balığından 100 bin yavru alındı

Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Mersin balığının varlığını fazlalaştırmayı hedefleyen AKSAM, çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Dinozorlarla aynı dönemlerde yaşadığı belirlenen Mersin balığının 200 ile 250 milyon senelik geçmişi bulunuyor. Yoğunlukla Azak Denizi ve Karadeniz’de yaşamını devam ettiren Mersin balığının hem havyarının hem de etinin değeri olukça fazla. Üretimi artırmak isteyen Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü konu ile ilgili çalışmalara başladı.

Rusya’dan yumurta getirildi

Nadir cinsleri yetiştirmek adına çaba sarf eden enstitü oluşturulan bir protokol kapsamında 12 sene öncesinde Rusya'dan döllenmiş birçok yumurta getirdi. Özel havuzlar oluşturularak yumurtalar bu alanlara bırakıldı. Havuzlara konular yumurtalardan yavru balıklar çıktı ve bugün 12 yaşına ulaştı. 8 yaşından sonra yumurta vermeye başlayan Mersin balıklarının anaçları bu sene ikinci defa yumurta verdi. 35. günü sağlıklı şekilde geride bırakan 100 bin yavrunun bakımı itinayla gerçekleştiriliyor. Boyutlarına göre ayrılan yavrular özel havuzlara konuldu.

“Antalya sularına adapte etmek zor oldu”

Orman ve Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ile Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyette bulunduklarına dikkat çeken Serkan Erkan, 2010 senesinde Rusya ile Mersin balığı yetiştirilmesi konusunda iş birliği yaptıklarını aktardı.

2010 yılında getirilen yumurtaları anaç boyutuna ulaştırma hedeflerini gerçekleştirdiklerini söyleyen Erkan, “Mersin balığı çok uzun zaman sonra cinsel olgunluğa ulaşıyor. Ve bizim uğraşlarımız sonucunda balıklar yavrulamaya başladı. 2 senedir balıklardan yumurta alıyoruz. Geçtiğimiz sene 20 bin kadar yavru alabildik ancak larva aşamasındayken çok fazla sorunla karşı karşıya kaldık. Çünkü bu balık Azak ile Hazar denizinde yaşıyor, onu Antalya koşullarına adapte etmek ve üretmek zor oluyor. Bu sene balığı üretme anlamında başarılı bir yıl yaşadık. Ortalama 100 bin yavrumuz bulunuyor ve bunlar 35. gündeler” şeklinde ifade etti.

“Havyar çalışmalarına devam ediyoruz”

Türkiye açısından Mersin balığının önemli bir cins olduğunu aktaran Erkan, “Bu balıklar gıda sektöründe kullanılıyor. Bilindiği üzere havyar çok pahalı bir gıda. Fiyatları 2 ile 12 bin dolar arasında değişiyor. Havyarın elde edilmesi ile ilgili ayrı çalışma yapıyoruz. Ancak öncelikli düşüncemiz bu balığı sağlıklı şekilde üretmek ve ülke ekonomisine destek sağlamak” dedi.

“Biz üreticilere devredeceğiz”

200-250 milyon senelik bir geçmişi bulunan Mersin balığını Türkiye’de kolaylıkla yetiştirmek istediklerini belirten Erkan, “Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Şu an için yavrular 35. gününde. Asıl isteğimiz yavru sayısını 50 bine çıkarmak. Bunları gerçekleştirdikten sonra üreticilere deneyimlerimizi aktarmayı planlıyoruz. Bu yavrular birbirinden farklı sulara adapte olma tecrübesini edindikten sonra girişimcilere, üreticilerimize bu alandan yavrular göndereceğiz. Deneyimlerimizi de bu yavrular ile beraber aktaracağız. Bu şekilde biz farklı türlerde inceleme yaparken, üreticilerde yavruları büyütüp ekonomiye destek verebilir” ifadesinde bulundu.

100 yaşına kadar hayatını sürdürebiliyor

Yumurtasından ötürü balığa Mersin isminin verildiğini dile getiren Erkan, “Bu balık cinsinin tükettiği yemi ete dönüştürme oranı oldukça yüksek. Bu sebeple ekonomik bir yararı oluyor. 600 kilo et veren balık, 100 yaşına kadar yaşayabiliyor. Bunun yanı sıra derisi tekstil alanında kullanılıyor” dedi.

Dış görünüşü yanıltıyor: “Gayet uysal”

Mersin balığının dinozorların yaşadığı dönemden bu yana formunu koruduğunu söyleyen Erkan, “Bu tür farklılık göstermeden bu zamana kadar ulaşan ender hayvanlardan birisidir. Mersin balığının dış görünüşü ürkütücü olabilir. Ancak saldırgan bir cins değildir. Gayet uysaldır” diyerek sözlerine son verdi.

Yorumlar (0)
22
açık