Moody's'ten Türkiye tahmini

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Moody's, Türkiye ekonomisinin bu seneye dair büyüme tahmininin yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 5,3’e çıkarıldığını bildirdi.

EKONOMİ 11.11.2022, 00:05 11.11.2022, 17:17 Koray
Moody's'ten Türkiye tahmini

Moody's, 'Global Makro Görünüm Kasım 2022 Raporu'nu paylaştı.

Bahse konu raporda, Türkiye ekonomisinin daha evvel Ağustos 2022'de yayımlanan raporda bu seneye dair yüzde 4,5 olarak kaydedilen büyüme öngörüsünün yüzde 5,3’e çıkarıldığı bildirildi.

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki seneye dair büyüme tahmininde ise herhangi bir değişikliğe gidilmeyerek yüzde 2 seviyesinde teyit edildiğine işaret edilen raporda, 2024 senesinde ise Türkiye ekonomisinin yüzde 3 oranında büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü ifade edildi.

Global ekonomide karamsar bir tablo çizildi

Raporda, global ekonominin kalıcı enflasyon görünümü sebebiyle yüksek belirsizliğin görüldüğü bir düşüş sürecinin eşiğinde olduğu, global ekonominin finansal ve jeopolitik piyasa oynaklığı, parasal politika sıkılaştırılması gibi birtakım zorlukla karşı karşıya kaldığı kaydedildi.

Söz konusu raporda, “Global büyüme 2023 senesinde yavaşlayacak ve 2024 senesinde de durgunluğunu korumayı sürdürecek. Eğer merkez bankaları ve hükümetler, ekonomileri halihazırdaki zorluklara karşı yönlendirebilmeyi başarabilirse 2024'de yine de görece bir istikrar süreci meydana gelebilir.” denildi. 

Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak kaydıyla gelişmiş ekonomilerdeki aktivitenin azalış göstermesi sebebiyle 2023 senesinde global ekonomik performansta keskin bir yavaşlamanın yaşanmasının öngörüldüğü bildirildi.

Raporda, 2024'te ise global ekonomik aktivitenin ortalama eğiliminin altında olarak yalnızca yüzde 2,2 oranında artış kaydetmesinin tahmin edildiği belirtildi.

"Yükselen faiz oranları risk yaratıyor"

Global ekonomik görünüme dair parasal sıkılaştırmanın, yükselen faiz oranlarının ve artan ABD dolarının ilerleyen dönemde finansal risk yarattığı kaydedilirken, Moody’s'in temel beklentisinin merkez bankalarının ilerleyen dönemde düzensiz bir parasal sıkılaştırma sürecinin meydana gelmesinden kaçınması yönünde olduğu ifade edildi.

Öte yandan, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın makro ekonomide temel jeopolitik risk olmayı sürdürmesinin beklendiği yinelendi.

Yorumlar (0)