Sosyal medyanın "gerçek" yüzü...

Son 1 yılda sosyal medya kullanıcı sayısı dünyada 490 milyon daha arttı ve toplamda 4.2 milyara çıktı. Peki sosyal medya kullanıcılarının paylaşımları ne kadar kendi hayatlarını yansıtıyor ve bunun tehlikeleri neler? Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet, sosyal medya tehlikesini anlattı.

YAŞAM 18.10.2021, 12:47 19.10.2021, 09:32 Kaya
Sosyal medyanın "gerçek" yüzü...

Sosyal medya, yakın çevresinde insanların neler olduğundan haberdar olmak ve kendi yaşamımızı da onların yaptıklarına göre biçimlendirmek maksadıyla kullanılıyor.

Son senelerde yaşamımıza giren ve artık hayıtımızın bir parçası olmanın ötesinde neredeyse tümü halini alan sosyal medya mecraları üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde geçtiğimiz 1 yılda sosyal medya kullanıcı sayısı 490 milyon daha artış göstererek 4.2 milyar oldu.

Halihazırda bu verilerle sosyal medya kullanıcılarının sayısı toplamda dünya nüfusunun yüzde 53’ündan fazlasına denk geliyor ve Facebook, sosyal medya kullanımında 3 milyarı geçen kullanıcı sayısıyla hala ilk sırada. Facebook’u ikinci sırada Youtube, üçüncü sırada WhatsApp, dördüncü sırada Twitter ve 5. sırada ise Facebook izliyor. Merkezi Çin olan uygulamaların yüksek kullanıcı sayısı da dikkatleri çekiyor. Durum böyleyken platformda yapılan paylaşımlarla insanlara gerçekte yaşamadıkları bir hayatı verip gerçeklikten uzaklaştırılıyor. Kimi insanlar gerçeklikten uzak yaşamları varmışçasına gösterip göz boyarken, kimileriyse deyim yerindeyse sosyal medyada mutluluk maskesi takıyor.

“Yaşamımızı sosyal medyaya göre şekillendiriyoruz”

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet, insanların günümüzde sosyal medyayı hangi maksatla kullandığına dair soruya, “Bir kişiye eğer bunu sorarsanız, çevresinde olan bitenlerden haberdar olmak için sosyal medyayı kullandığını size söyleyecektir fakat yapılmış olan birçok bilimsel çalışma bize şunu gösteriyor: Özellikle yakın çevremizde insanların ne yaptıklarından haberdar olmak ve ona göre kendi hayatımızı biçimlendirmek maksadıyla sosyal medyayı kullanıyoruz. Arka plandaki bilinçaltı nedeni bu. Çevremizdekilerin yaptıkları şeylere göre kendi hayatımızı biçimimizi yenilemek gibi bir alışkanlığımız bulunuyor maalesef.” dedi.

Sosyal medya hesaplarında paylaşılan içerikler ne kadar gerçeği gösteriyor?

Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet ise sosyal medya üzerinde paylaşılanların ne kadar gerçeği yansıttığına dair açıklamalar yaptı. Mencet, “Kameralar yalan söylemez, diye bir söz her ne kadar olsa da o kameranın bir kadrajı, anlatış biçimi, sunuşu var ve dolayısıyla gerçeği yansıtmakla beraber herkes o gerçeği kendi kadrajından anlattığından gerçeğin dışında da farklı bir boyuta bürünebildiğini görüyoruz. Çevremizdekilerin yaptıklarına göre de kendi hayatımızı düzenlemek gibi bir eğilimimiz olduğundan biraz başkalarının hakkımızda ne düşündüğünü gözetip paylaşımlar gerçekleştiriyoruz. Aşırı lüks mekanlara gittiğimizi, hobilerimizle mutlu olduğumuzu, ailede nasıl da mutlu olduğumuzu, ne kadar başarılı ve güçlü olduğumuzu görsünler istiyoruz. Burada işte işin içine yapaylık giriyor.” dedi.

“İnsanlar gerçekte olamadıkları hayatları izliyorlar”

Mencet, kişilerin sosyal medya üzerinde gerçekte yaşayamadıkları hayatları takip ettiklerini söyleyerek, “Gözlemlediğimizde takip ettiğimiz kişinin çok açık sözlü veya entelektüel olduğunu düşünüyorsunuz fakat yapamadığınız yüz yüze gelemediğiniz, yüzüne karşı söyleyemediğimiz şeyleri o ortamdan paylaşıyor ve bakıyor kişi, görülüp görülmediğine. Bunları ölçüp içimizdeki kalan güdüyü de tatmin etme yoluna gidiyoruz. İşte sahtecilik burada ortaya çıkıyor.” şeklinde konuştu.

“İnsanın gün içindeki her saniyesi kendisine armağan”

Gerçek yaşamda insanların yaşayamadıklarını sosyal medyadan yaşamaya çalıştıklarını ifade eden Mencet, “Gün içerisinde halbuki bizlere verilen her bir an müthiş bir armağan. Bunu doyasıyla yaşamak yerine başkalarına göstermeye çalışıyoruz. Bu da aslında yaşamımızdan memnun olmadığımız, kişilik olarak bir şeyleri yoksun bıraktığımızdan ve sanki o yolla bunları giderecekmişiz gibi davranmamızdan kaynaklı.” ifadelerini kullandı.

“İnsanlar kendilerini çok farklı gösteriyorlar”

Üniversitenin Radyo TV ve Sinema son sınıf öğrencisi Hafize Korkmaz ise günlük olarak en az 4-5 saatlik zamanını sosyal medyada geçirdiğini söyleyerek, “Gerçek yaşamın sosyal medyaya yansıtıldığına inanmıyorum. Ben de yapıyorum bunu. Çok mutsuz olduğumda bir post veya hikaye atarak çok mutluymuşçasına gösterebiliyorum. Biraz da bence bu insanların gözünü boyamak ve gösteriş yapmak. Kendisini insanlar orada çok farklı gösteriyorlar ben de dahil. Orada kendimi çok yansıtıyorum belki evet ancak çok farklı şekilde yansıttığım da oluyor.” dedi.

Yorumlar (0)
12
açık