Son gramofon tamircilerinden Kadir Usta

Gramofoncu Kadir Usta, tarihi Pirinç Han’daki dükkânında gramofon tamir edip, taş plak seslerini hayatta tutmaya çalışıyor. 300 yıllık handa ahilik geleneğini yaşatmaya çalıştıklarını söyleyen Kadir Usta, “İnsan bildiğini öğretmiyorsa o iş veballidir” diyor.

Ankara Ulus’ta, tarihi Pirinç Han’da dükkânı bulunan Kadir Akcan ile gramofonu ve gramofon tamirini konuştuk. Kadir Usta, Pirinç Han’ın 300 seneden fazla bir geçmişi olduğunu belirterek, “Burası Orta Anadolu’nun alışveriş merkezlerinden biri. Zamanında geç gelen kervanlar kaleden içeri güvenlik sebebiyle alınmazdı. Bu yüzden Pirinç Han’da konaklardı. Buralar at pazarı, koyun pazarı, saman pazarı diye geçer. İnsanlar bütün alışverişlerini buradan yapar ve kasabalarına köylerine giderlerdi.” dedi.

“70’li yıllarda gramofon tamiri bitmişti”

Esas mesleğinin ambulans şoförlüğü olduğunu söyleyen Kadir Usta, gramofon tamiri yapmaya başlamasını, şöyle anlattı:

“Bu hanın sahibi benim arkadaşımdı. Burası ona bir akrabasından kalmış. Burayı restore etti, Kültür Bakanlığı’nın denetimi altında. Hanın restorasyonu 1990’da bitti. Sonra burayı antikacı çarşısı yaptı. Beni de çok severdi. ‘Gel sana da buradan bir yer verelim’ dedi. Ben de o zamanlar ambulans şoförüyüm. Hem memurum hem ustalık yapmak zor olacaktı ama geldim en üst kattan bir yer aldım. Onun gramofonlarını, kendi gramofonumu tamir ederdim. 70’li yıllarda gramofon tamiri bitmişti, profesyonelce yapan kimse yoktu. Ben yapmaya başlayınca talep de olmaya başladı. Bu iş bir sektör haline gelmeye başladı. Her şeyi beceremiyordum. İnternet şimdiki gibi yaygın değildi. Araştırdım, okudum, öğrendim. İyi oldu benim açımdan. Bir şeyleri arkamızda bırakabilme mutluluğuna eriştik.”

“Bildiğinin zekatını vermek bilmeyenlere öğretmekle olur”

Ambulans şoförlüğü yaparken, araçtaki tüm aksaklıkları kendisinin tamir ettiğini söyleyen Kadir Usta, “Benim ustam yok” dedi. Kadir Usta, tamir işine meraklı olduğu için gramofon tamirini de kendisinin araştırıp öğrendiğini ifade etti.

“Bir insan bir şeyi biliyor da söylemiyorsa o iş veballidir” diyen Kadir Usta, “Bildiğinin zekâtını vermek bilmeyenlere öğretmekle olur. Ben kimseden öğrenmedim ama bildiğimi öğrettim” dedi. İzmir’de helikopter teknisyenliği yapan bir çırağı olduğunu ifade eden Kadir Usta, “Buralarda çok yattı. Hevesliydi, çalışıyordu, yaptı. Hatta Silahlı Kuvvetler ’den ayrıldı, kendi dükkânını açtı. Şimdi gramofon tamir ediyor.” şeklinde konuştu.

Dükkânında genelde gramofon tamiri yaptığını söyleyen Kadir Usta, “Seversem antika saatleri de yaparım. Eşin dostun eşyası oluyor, bozuk ama antika, kıymetli, onlara bakıyorum. Mekanik yaşlı saatlere bakıyorum” dedi.

“Koskoca tarla karşılığında bir gramofon alınırdı”

Gramofon sevdasının çocukluğunun geçtiği köyünde, babasının aldığı gramofonla başladığını belirten Kadir Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim çocukluğumuzda köyde elektrik yoktu. Biz gramofon dinlerdik. Gramofon herkeste olmazdı. Koskoca tarla karşılığında bir gramofon alınırdı. Böyle bir kıymeti vardı. Gramofon iğnesi bulunmazdı, rahmetli babam iğnenin ucunu sivriltip tekrar kullanırdı.”

1908 yılında yapılan gramofon

Elinde 1908 yılından kalan gramofonu gösteren Kadir Usta, “Bu geldiğinde bitap vaziyetteydi. Bunu ben restore ettim. Doğru kullanılırsa 200 sene daha gider. Bu meslek 100 yıl sonra da yapılacaktır.” sözleriyle gramofon tamirinin daha yıllarca yapılacağını ifade etti.

Artık taş plak doldurulmadığını söyleyen Kadir Usta, “Bu iş bitmez. Mutlaka olacaktır bir şeyler. 1970’te bu iş bitmiş gibiydi, profesyonelce yapan yoktu. 1990’da benim gibi biri çıktı bu işi yapmaya başladı. Yine olacaktır.” diye konuştu.

“Gramofona kimin elinin değdiğini anlayabiliyoruz”

Gramofon tamirini yapan insanların az olduğunu ve birbirlerini tanıdıklarını kaydeden Kadir Usta, “Biz Türkiye’de bir elin parmağını geçmeyen insanlarız. Biz elimize gelen gramofona kimin elinin değdiğini anlayabiliyoruz.” diye konuştu. Kadir Usta, bu işi yapmak isteyen birtakım şovmenler de olduğunu, hatta bu kişilerin orijinal olmayan eşyaları orijinal diye satarak epey paralar kazandığını da ekledi.

“Biz buralarda ahilik geleneğini yaşatmaya gayret ediyoruz”

“Gramofon tamiri ve antikacılıkla ev geçinmez” diyen Kadir Usta, mesleğin zorluğunu ve neden devam ettiklerini ise şu sözlerle açıkladı:

“Malı sattığın paranın üstünde alıyorsun. İmalat yaparsan rekabete girmek gerekiyor. Hindistan’la ben nasıl rekabete gireyim. Gramofonu 150 liraya satıyorlar, ben kasasını 150 liraya yapıyorum.

Biz buralarda ahilik geleneğini yaşatmaya gayret ediyoruz. Müşteri bir şeyi sorduğu zaman ‘bende yok arkadaşa bakın’ diyoruz. Ama bu rekabet ile insanlar ‘bende yok’ diyor geçiyor, arkadaşına komşusuna yönlendirmiyor. Ya da ‘onun muadili var şöyle bir şey’ diyor. Benim dükkânın anahtarı 2-3 kişide vardır. Ben olmadığım zaman dükkânı açarlar, gramofon gösterirler. Yeri gelir satışını da yaparlar.”

Haber: Hande Atasoy
Görüntü: Uğur Atasoy

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 17:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER