Çocuklarda anemi uyarısı! Hepsinde farklı etki gösteriyor

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Onkoloji Bölümü ve Çocuk Hematolojinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Işık Odaman Al, bütün dünya ve Türkiye’de yaşanan demir düşüklüğünden kaynaklanan aneminin en fazla ortaya çıkan kansızlık şekli olduğunu, daha çok okula başlamadan önceki zamanda olan çocukların takribî yarısında, kalan kısmının ise okula giden çocukların 3'te 1'inde yaşandığını açıklayarak, " Daha küçük çocuklarda gelişme büyüme geriliği, iştahsızlık, nöromotor gelişme geriliği, ağlarken morarma, tat alamama, gibi meydana gelen tıkanma nöbetleri yaşanabilirken, büyük yaştaki çocuklarda ise hızlı yorulma, halsizlik, solukluk, saç dökülmesi, baş dönmesi, okul başarısında düşüş, tırnaklarda kırılma, dikkat eksikliği gibi durumlarla da karşılaşabiliyoruz." dedi.

SAĞLIK 28.04.2022, 12:45 28.04.2022, 12:46 Merve Yüksel
Çocuklarda anemi uyarısı! Hepsinde farklı etki gösteriyor

Anemiyle alakalı olarak ortaya çıkan belirtilerin her çocukta farklılık gösterebileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Işık Odaman Al, alyuvarlarımızda yer alan ve hücrelere oksijen götürmekle vazifeli olan hemoglobinin, cinsiyete ve yaşa göre söylenen değerden daha düşük hale gelmesi olayına anemi dendiğini açıkladı.

Aneminin hızı ve ilerleyişi etkilerde farklılık gösteriyor

Dünya genelinde ve Türkiye'de demir eksikliğinden kaynaklanan aneminin en fazla yaşanan kansızlık şekli olduğuna vurgu yapan Işık Odaman Al, " Daha okula başlamadan önceki zamanda çocukların takribî yarısında yaşanırken, okula giden çocukların 3'te 1'inde meydana gelmektedir. En fazla yaşandığı zamanlar ise ergenlik çağında olan ve 6 ay-24 ay arası yaşlarda olan çocuklardır. Farklı bir kansızlık şekli ise ülkemizde aynı şekilde yaşanan Akdeniz anemisidir. Bu aneminin yaşanma aralığı ülkemizde takribi yüzde 2 dolaylarında olup, Trakya ve Akdeniz yörelerinde yüzde 15’lere değin yükselmektedir. Çocuklarda yaşanan aneminin etkileri yaşanan aneminin ilerleyiş hızına ve düzeyine bunun yanı sıra çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebilir. Yaşça küçük çocuklarda gelişme büyüme geriliği, tat alamama, iştahsızlık, ağlarken morarma biçiminde yaşanan katılma nöbetleri, nöromotor gelişme geriliği meydana gelebilirken, büyük çocuklarda ise çabuk yorulma, halsizlik, solukluk, baş dönmesi, okul başarısında azalma, tırnaklarda kırılma, saç dökülmesi, dikkat dağınıklığı şeklinde işaretlerle karşımıza gelebilir." dedi.

Aneminin orta çıkmasında ki 3 ana sebep

Aneminin sebepleri içerisinde yer alan asıl 3 ana sebebin olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Al, bütün kan öğeleriyle aynı şekilde alyuvarların da üretiminin kemik iliğinde olduğunu, farklı sebeplerle gerçekleşen üretimde düşüş yaşanmasının aneminin belirtilerinden birisi olduğunu açıkladı. Yaşanan ikinci sebebin ise kemik iliğinde yeterince üretim yaşanırken alyuvarların hayat miktarlarının azalması ve dolaşımda hızlı bir şekilde dağılması, son sebep ise yaşanan kan kaybından dolayı meydana gelen anemi olduğunu söyledi.

Gerçekleşen üretimin düşüş yaşamasıyla beraber ortaya çıkması sonucu meydana gelen kansızlığın sebeplerinin birbirinden değişik olabileceğine vurgu yapan Işık Odaman Al, " Gördüğümüz en büyük sebeplerden birisi besinsel olarak yaşanan eksikliklerden ötürü ortaya çıkan demir eksikliği anemisi, folik asit ve B12 eksikliğiyle ilişik anemidir. Bu eksikliklerin yanı sıra kan üretiminin düşmesinin bir diğer sebebi de böbrek, karaciğer veya romatizmal hastalıklar ve benzeri süreğen rahatsızlıkları olan çocuklarda yaşanan kansızlık biçimidir. Hastalığı yaşayan çocuklarda var olan süreğen inflamasyon kan üretimini devamlı olarak baskılar. Kan üretiminde yaşanan aksaklığın farklı nedenlerden birisi olan ender olsa da meydana gelen, ilerleyen zamanlarda edinilen durumlardan veya doğum esnasında meydana gelen kemik iliğinin düzensiz işlemesi ve mukadder oranda kan üretememe olayıdır. Bu meydana gelen olay aplastik anemi ve kemik iliği eksikliği olarak isimlendirilmektedir." dedi.

“Hamilelikte annelere sonrasında çocuklara demir takviye edilmeli"

Yaşanacak aneminin ilerleyişini durdurabilmek adına yapılmasına ihtiyaç duyulan işlemleri Odaman Al şu şekilde belirtti, " Daha öncelikli olan kişiler içerisinde olan hamilelerde anne adaylarına yeterince vitamin ve demir yardımı yapılmalıdır. Erken doğan veya düşük ağırlıkta olan bebeklere ilk aylarından kullanılması gerekir. 9 aylık olarak doğumu gerçekleşen bebekler için ise takribi 4. aydan sonra 1 yaşına kadar devam edecek şekilde destekleyici demir takviyesini kullandırmalıyız. Öncelikle ek ürünlerden yola çıkılmasıyla beraber demir açısından yüksek olan karaciğer, kırmızı et, dalak, yumurta, balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler, üzüm pekmezi ve kuru baklagiller gibi gıdaları tüketmeye özendirilmelidir. " şeklinde ifade etti.

İçilen inek sütünün demirin vücutta ki emilimini durdurduğunu ve bağırsaklarda oluşan minik kanamalar şeklinde kan kaybına sebep olabileceğine değinen Odaman Al, " İnek sütü 1 yaşlarından daha önce içirilmemeli, bebeğiniz 1 yaşını geçtikten sonra günlük olarak 2 bardağı aşmayacak düzende içirilmelidir. Diğer bir yandan demirin emilimini düşüren kahve-çay tarzında ki içeceklerden tüketilmemelidir. Ergenlik çağında olan kız çocuklarının regl düzenleri kontrol edilmeli, çok uzun devam eden ve yoğun oranda gerçekleşen kanamalar durumunda doktora götürülmelidir. Bunun yanı sıra Akdeniz anemisine sahip olan ve taşıyıcı durumunda olan kişilerin evlenme çağında evlenecekleri kişilerinde Akdeniz anemisi açısından taranması ve bu konuya dikkat edilmesi önemli bir husustur." dedi.

Anemide tedavi

Meydana gelen aneminin gerçekleştirilecek tedavisine vurgu yapan Al, B12 veya demir eksikliği gibi gıda açısından düşüklükler var ise oluşturulacak tedavinin eksik olan elementlerin ve vitaminlerin tekrar yerine geçirilmesi ile olabileceğini söyledi.

Demir eksikliği anemisinde verilen ilaçların çocuğun kilosuna göre değerlendirildiğini belirten Al, demir oranının şurup, tablet formda ve damla şeklinde olacağı şekilde reçete edildiğini ve 2 doz kullanım sağlanacağını açıkladı. Demirin vücutta emiliminin yeterince gerçekleşmesi için yemek yemeden 1-2 saat sonrasında karnın sindiriminin rahat olduğu sırada içildiğinde emilimin yükseliş gösterdiğini fark ettiklerini söyleyerek, içeriğinde C vitamini bulunan taze şekilde sunulan portakal suyu ile ilacın içilebileceğine vurgu yaptı.

Demir miktarının istenilen seviyeye erişmesinin sonrasında uygulanan tedavinin seyri açısından daha minik dozda olacak şekilde 3 ay kadar sürdüğünü söyleyen Al, " Kullanacağınız ilacın dişlerin rengini siyah rengine boyama, karın ağrısı, dışkı renginde koyulaşma, kabızlık, ishal, bulantı şeklinde yan etkiler sebebiyle kullanımda yapılırken zorluk çekilebilir. Dişlerde oluşan boya durumu kısa sürelidir fakat bu durumun önüne geçebilmek için ilacın dişlerle olan etkileşimini minimuma düşürecek şekilde içilmesi veya hemen sonrasında su içerilmesi bu duruma engel olabilir. Karın ağrısı ve bulantı sebebiyle ilacın içilememesi durumunda kesinlikle doktorla görüşülmesi lazım. Bu tarz durumlarda değişik demir ilaçlarına geçiş yapılması şikâyetlerin azalmasına sebep olur. İlacın ağız yoluyla alınarak tedavisinin sağlanma durumu muhtemel olmadığı, demir tedavisine düşünülen cevabın verilemediği zamanlarda veya demir emiliminin yeterince gerçekleşmediği süreğen bağırsak rahatsızlıklarında damar yoluyla demir takviyesi sağlanabilir. Anemi durumu yaşayan çocuklar gıda yönünden düzgün beslenmeli, alınacak tedavi için olan ilaçların düzgün bir şekilde içilmeli ve son olarakta doktor kontrolleri koordineli olarak gerçekleştirilmelidir." diyerek sözlerine son verdi.

Yorumlar (0)
20
açık