İlişkiyi bitirmek neden bu kadar zor?

İki birey ayrılmaya karar verdiğinde, her defasında itici bir güç sanki 'tekrar düşün' dercesine kişiyi alıkoymaya çalışır. Peki neden böyle?

İlişkiyi bitirmek neden bu kadar zor?

İki birey ayrılmaya karar verdiğinde, her şey göründüğü kadar kolay olmuyor. Bunu hepimiz tecrübe ettik sanırım. Peki neden ayrılmanının eşiğindeyken, bir anda kararımız değişir gibi olur? Hiç düşündünüz mü? Eğer düşünüpte cevabı bulamadıysanız, sorun değil. Zira 2017’de yürütülen bir araştırma hepimizi aydınlatacak bilgiye erişti.

İlişkiyi bitirmek için 23 sebep

Ağustos 2017’de Sosyal Psikolojik ve Kişilik Bilimi dergisinde bir çalışma yayımlandı. Bu çalışmada sevgililerin ayrılırken neden zorlandığına dair bir anket yürütüldü. Deney için üç grup oluşturuldu. Gruplar içerisinde, zamanında partnerinden ayrılmak için kafasında farklı senaryolara yer veren bir grup ve çalışmanın yapıldığı esnada ayrılmayı düşünen bir grup yer aldı.

Anket boyunca araştırmacılar katılımcıların partnerlerinden neden ayrılmak istediğini ve neden ayrılmak istemediğini öğrenmek için ucu açık sorular sordu. Cevapların bir bir kategorilere ayrılmasının ardından, ilişkiye devam etmek için 27 sebebe yer verilirken, ilişkiyi bitirmek için 23 sebebe yer verildiği saptandı.

Araştırma ekibi, ardından bu sebepleri başka bir anket için kullandı ve halihazırda ilişkisini bitirmeyi düşünen diğer bir grup ankete tabi tutuldu. Bu katılımcılar, ortalama 2 yıldır ilişkisi olan kişilerden ve ortalama 9 yıldır evli olan bireylerden seçildi.

Kalmakla gitmek arasındaki büyük savaş

Katılımcılardan, her bir ‘sebebi’ incelemesi ve 1’den 7’ye kadar puanlaması istendi. Katılımcıların verdikleri karardan ne kadar emin olduklarını anlamak için araştırma ekibi katılımcıların her bir bölüm için ortalama ne kadar puan verdiğini kontrol etti. Katılımcıların her iki ‘sebep’ için verdikleri puan 3,5’in, yani yarısının yukarısında ise katılımcılar “hisleri karışık” olarak nitelendirildi.

Katılımcıların yarıdan fazlası bu kategoride yer aldı. Yani, kalmakla gitmek arasında ikilem yaşadılar (Yazı tura mı atmak lazım?)

Psikoloji Profesörü ve Araştırma Görevlisi Samantha Joel yaptığı basın toplantısında, “En ilgimi çeken nokta insanların ilişkileri konusunda ne kadar kararsız kaldığı oldu. Ayrılık kararı almak oldukça zor bir mesele. Dışarıdan bakıldığında herşey çok basit durur. Dışarıdan biri ‘anlaşamıyorsunuz zaten, ayrılsanız daha iyi olacak’ gibi bir düşünceye kapılabilir. Fakat içten içe durum sadece bundan ibaret değil. Şöyle bir gerçeği de atlamayalım. İlişki ne kadar uzun sürerse, ayrılık da o kadar zorlaşır.”

Gitmeli mi, kalmalı mı?

Gerek ilişkisi olanlar, gerekse evli katılımcılar... Her iki grup da partnerinden ayrılmak için benzer sebeplere sahip. Duygusal olarak eskisi kadar yakın hissedememek, adilce verilmeyen kararlar, yalan ve partnerin karakteri... Fakat mesele ‘kalmak’ olduğunda her iki tarafında kendine özgü sebepleri oldu.

Evlilik dışı ilişkilerde, insanlar partnerlerinin kişiliğini, duygusal yakınlığını ve o kişiyle geçirdikleri vaktin ne kadar eğlenceli olduğunu benimsedikleri için ilişkiyi sürdürme taraftarı oldu. Diğer bir yandan, evli kişiler geleceklerini, ailevi sorumluluklarını düşündükleri ve ileride ne olacağını kestiremedikleri için  ve diğer mantıksal sebeplerden ötürü kalmayı tercih ettiklerini ifade etti (“Seni mantığımla seviyorum canım.”)

Bu “evlilik aşkı öldürür” gibi gelebilir kulağa. Ama aslında öyle değil, öncelik meselesi demek daha doğru olur sanırım. Sonuçta, evlilik iki insanı bir arada tutmak için planlanmış ciddi bir müessese.

Hala gitmeli mi kalmalı mı diye düşünüyorsanız eğer, ne yazık ki bunun doğru bir cevabı yok. Fakat en azından diğer insanların da sizin verdiğiniz içsel savaşı verdiğini biliyorsunuz. Ayrılık iyi ve kötü arasındaki bir savaş değil. Sadece kendileri için neyin daha iyi olacağını anlamaya çalışan iki insan...


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER