İzmir'i kim yaktı?

Tarihte bugün... İzmir'in Basmane semtinde başlayan ve şehir merkezindeki birçok ev ve iş yerini kül eden yangının üzerinden tam 97 yıl geçti.

İzmir'i kim yaktı?

Yıl 1922... 12 Eylül 13 Eylül'e bağlayan gece İzmir'de büyük bir yangın çıktı. Yangının başlangıç noktası Basmane semtinde (bugünkü fuar alanı) bir Ermeni Mahallesi'ydi.

Yangının normal şartlarda denizden esen rüzgârın etkisiyle bugünkü Çankaya üzerinden Türk Müslüman mahallelerinin de bulunduğu Kadifekale ve İkiçeşmelik'e yayılması bekleniyordu ancak rüzgâr aniden yönünü değiştirdi. Bu nedenle, yangın Kordon'a ilerledi ve o alanı yakmaya başladı. 

Mustafa Kemal, 16 Eylül günü Fransız gemilerinin komutanı Amiral Dumesnil'e, Türkler girmeden İzmir'i yakmak için bir örgüt kurulduğunu söyledi. Dumesnil de yaptıkları soruşturma kapsamında yangının Türkler tarafından çıkarıldığını doğrulayan bir sonucun olmadığını bildirdi.

Diğer yandan, Yunan ordusunun, geri çekildiği tüm bölgelerde hükümet konakları dâhil her yeri ateşe verdikleri de biliniyordu.

Kimler yakmış olamaz?

Öncelikle İzmir'in kim tarafından yakılmadığına veya yakılamayacağına bakmak gerekiyor. Ticaret şehri olan İzmir'in yanması ve ticaret alanlarının yok olması, şehre giren Türklerin yararına olmazdı. İddia edildiği gibi İzmir'i Türklerin yaktığına dair bir kanıt mevcut değil. Yunan askerleri de 13 Eylül günü şehirden ayrılmıştı.

Yabancı gazeteler ne diyor?

Dönemin yabancı gazeteleri, yangının kim tarafından çıkarıldığına ilişkin kanıt niteliği taşıyor. Fransız dergisi L'illustration'un 30 Eylül tarihli sayısında bulunan yangın raporundaki şu ifadeler dikkat çekiyor:

"...Ermeni mahallesinde iki büyük yangın başlıyor... Durum ciddi bir hal alıyor. Güneyden gelen rüzgârın şiddeti, alevlerin Frenk mahallesinde doğru ilerlemesine neden oluyor. El bombaları patlıyor, silah sesleri var. Türk işgali altında yaşamak yerine ölmeye karar veren Ermeniler, evlerini ateşe vererek Türk askerleri ile savaşmaya başladılar."

Bir diğer Fransız gazetesi Le Figaro'nun, 9 Eylül tarihli sayısında, "Dün gece trenle İzmir'e gelen 300 Yunan askeri, şehri yakacaklarına ve tahrip edeceklerine dair tehditte bulundular." ifadesi yer aldı.

13 Eylül'de Le Temps gazetesi, Yunanların çekilirken şehri yaktığını ve halkı katlettiğini yazdı. Le Matin gazetesinin İzmir muhabiri, 23 Eylül günü, şahsi soruşturmalarına göre yangını kendi mahallelerini terk etmeden önce Ermenilerin çıkardığını bildirdi. 

Fransız Le Levant adlı gazetenin 21 Eylül tarihli sayısında, yangının Ermeniler tarafından çıkarıldığı kesin bir dille yazıldı. 

Başka hangi kanıtlar var?

İzmir'deki yangın için çok sağlam 3 kanıt var. Bunlar; Fransız Donanması İzmir Komutanı Amiral Dumesnil'in 28 Eylül 1922 tarihli raporu, ABD'nin Ortadoğu Yardım Komisyonu Başkanı Mark O. Prentiss'in raporu ve o dönemin İtfaiye Örgütü Müdürü olan Greşkoviç'in yangın raporu.

Aslında bu 3 rapordan daha da değerli bir belge mevcut. Fransız Yüksek Komiserliğinin, 26 Eylül 1922'de Paris üzerinden Washington elçiliğine gönderdiği telgrafta, 3 önemli Fransız komutanı olan M. Graillet, Amiral Dumesnil ve General Pelle'nin ağzından şu cümleler yazılıydı: "...komutanlar, İzmir'de çıkan yangından Türkler'in sorumlu olmadıklarını düşünüyorlar. Türkler, yangının yayılmasını engellemek ve mücadele etmek amacıyla sınırlı imkânlarıyla her şeyi yaptılar." 

Amiral Dumesnil raporu

Fransız Donanması İzmir Komutanı Amiral Dumesnil, büyük yangının ardından yazdığı 28 Eylül 1922 tarihli raporunda, "Ben, İzmir yangınında Türklerin suçlu olamayacaklarını düşünüyorum. Bu kanım, hiçbir şekilde duygusal bir temele dayanmıyor. Tanıklar, Türklerin şehirde düzeni sağlama ve yağmayı ortadan kaldırma amacını kanıtlamıştır." ifadelerine yer verdi.

Mark Prentiss raporu

Yangın sırasında İzmir'de bulunan Amerikalı mühendis Mark Prentiss, ABD'ye döndükten sonra 'yangının Türkler tarafından çıkarıldığına' dair iddialara karşı kapsamlı bir rapor yayımladı. O raporda Prentiss, "Amerika'da herkes İzmir'i Türklerin yaktığını zannediyor ama ben böyle bir bulguya rastlamadım." ifadesini kullandı. Halkın, Türklerin gelmesi durumunda şehri yakacaklarına yemin etmiş bir Ermeni örgütünün bulunduğunu bildiğini ve bu yangının onlar tarafından planlandığını kaydetti.

İtfaiyenin yetersiz kaldığını belirten Prentiss, yangının Türk askerleri tarafından söndürüldüğünü bildirdi. Prentiss'in raporu, rüzgârın şiddetine ve yön değiştirmesine ilişkin tüm bilgilerin kaynağı olarak da biliniyor. 

Türk askerlerinin Amerikan Konsolosluğu civarına benzin döktükleri rivayetini de kabul etmeyen Prentiss, böyle bir olaya tanıklık etmediğini aktardıktan sonra, raporunu şu ifadelerle sonlandırıyor:

"Dürüst tarihçinin dikkatine değer bir olgu şudur ki, yangının başlamasından itibaren veya ilerleyen haftalarda İzmir’de bulunan çok az insan Türklerin yangından sorumlu olduğuna inanıyordu. Türklerin bir yangının patlak vermesine karşı düzenli uyarılar noktasında ağır bir şekilde ve suçlanacak derecede ihmalkâr davrandıklarını herkes biliyor ancak Türk askerlerinin ya da Türk sivillerin şehri kasten yaktıkları veya onu tahrip etmek istedikleri yönünde bir kanıt görmedim. Bütün kanıtlar başka bir yönde toplanıyor."

TheBridgeport Telegram gazetesinde 22 Ocak 1923’de yayımlanan haberin başlığı da dikkat çekiyor: "Prentiss, İzmir yangınında Ermenileri suçluyor."

Greskoviç raporu

Avusturyalı İtfaiye Örgütü Müdürü Greskoviç’in İzmir yangınına ilişkin raporu da  yangın konusunda önemli bir kanıt niteliği taşıyor. İtfaiye örgütünün Sırp kökenli Avusturyalı müdürü Greşkoviç, "İzmir Sigortaları İtfaiye Kumandanı Mösyö Greskoviç’in İzmir Büyük Yangını Hakkındaki Raporudur" başlıklı raporunda şu ifadeleri kullandı:

"12 Eylül gece yarısından bir saat sonra Ermeni mahallesinde yangın çıktı. Yangını haber verdiler. İtfaiye efradı yangına hareket ederken ve Rum hastanesini geçerken 120-150 kadar çoluk çocuk ve kadın sürüsü acı acı bağırıyorlardı. Ne bağırıyorsunuz diye sordum. 'Ermeniler bizi yaktılar, Sayes Hanı içerisinde oturuyoruz' dediler. Bunlar Rum idiler. Komşu evlerde yaşayan Ermenilerin duvarda delik açtıklarını ve delikten çokça gaz dökerek evi ateşlediklerini söylediler."

Yangının Ermeni mahallesinde, ellerinde gaz bidonlarıyla evlere giren Ermeni kadınları tarafından çıkarıldığını kaydeden Greşkoviç, yangından önce Yunan askerlerinin "İzmir’i Türklere bırakmayacağız, yakacağız" dediklerini de yazdı. Fakat Greşkoviç, burada asıl sorumlunun 'Ermeniler' olduğunu, hatta yangını söndürme çalışmaları sırasında Ermenilerin kendilerine ateş açtığını da bildirdi.

"Akıl dışı bir olay" 

ABD'li tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthy, İzmir'in Türkler tarafından yakıldığına dair iddiaların doğru olmadığına işaret ederek, "Acaba Türklerin Kurtuluş Savaşı tarihinde böyle akıl dışı bir olayın benzeri var mıydı? Mustafa Kemal buraya işgal süresince Rumlar yerleşti diye yeni ele geçirilen bu en verimli Anadolu şehrinin bu şekilde yok edilmesine izin verecek bir insan mıydı?” demişti.  

Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2019, 09:38

Banu Fırıncılar

Banu Fırıncılar, 1995 yılında İzmir’de doğdu. İlkokul ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünü kazandı. Üniversite yıllarında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nde staj yaptı ve çeşitli internet sitelerinde çevirmen olarak çalıştı. Aynı zamanda Orta Doğu Araştırmaları alanında seminerlere katıldı. Üniversiteden Ocak 2019’da mezun oldu ve şubat ayından beri Habernediyor.com’da editör olarak çalışıyor.


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER