Erik çekirdeği dayağında karar!

Aracına atılan erik çekirdeğini taş sanarak 11 yaşındaki çocuğu yumruk ve tekmeyle acımasızca döven Ufuk Özüdoğru "Asıl mağdur benim" dedi, tahliye edildi.

Erik çekirdeği dayağında karar!

Tuzla'da, otomobiline erik çekirdeği attığı gerekçesiyle 11 yaşındaki çocuğu feci şekilde darbeden acımasız adam, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "kasten yaralama" suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle ilk kez hakim karşısına çıktı.

Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına, tutuklu sanık Ufuk Özüdoğru, mağdur M.Y.K. ve ailesi ile tarafların avukatları katıldı. 

Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan sanık Ufuk Özüdoğru, olay günü aracı ile arkadaşının dükkanına gittiğini anlattı ve "Aracımla caddeden aşağı doğru inerken çatır çatır sesler işittim. Trafik ışıklarına geldiğimde sesler yoğun bir şekilde artmaya başladı. Arabama taş atıldığını sandım. Arabamı durdurup arabadan aşağı indim. 5-6 çocuk gördüm orada. Onlara yapmayın dediğim halde bana el kol hareketleriyle küfürler ettiler. Aracın maddi değerinden ziyade rahmetli babamdan kaldığı için manevi değeri vardır." iddiasında bulundu.

Daha sonra aracından inerek çocukların peşine düştüğünü anlatan sanık Ufuk Özüdoğru, "Arabamdan indim ve yalnızca bir çocuğu yakalayabildim. Darbetme niyetim de yoktu. Zaten çok pişman olmuştum. Çocuğu yakalayınca elleriyle yüzünü kapattı. Ben de çocuğun ellerine vurdum. Kaçan çocuklar nerede diye sordum. Mahallede olduklarını söyledi. Çocukla birlikte mahalleye geldik. Mahallenin arka tarafında ağaçlık bir alan vardı. Ağaçlık alana girmeden şöyle bir baktım, yakaladığım çocuk da arkadaşlarına seslendi. Çocuğu alıkoyma  niyetim de yoktu. Yalnızca bir elim çocuğun sadece omuzundaydı. Zorla tutmadım ben. Kaçmak istese çok rahat kaçabilirdi." dedi.

Daha sonra olay yerine gelen Gülin Kaya'nın "çocuğa vuramazsın" demesi üzerine annesi olduğunu düşünerek çocuğu bıraktığını kaydeden sanık Ufuk Özüdoğru, "Bu olay yaşandıktan sonra çok pişmanlık duydum. Olaydan sonra zaten evlerine gidip özür dileyecektim. O sırada polisler gelince evlerine gidemedim, polislere teslim oldum. Çocuklar her ne kadar ifadelerinde erik çekirdekleri attıklarını söyleseler de bu beyanlar kesinlikle doğru değildir. Olay nisan ayı içerisinde olmuştur. Nisan ayında eriklerin çekirdekleri olmaz. Mağdur olan benim. Ben bu konuda tarafla uzlaşmak istiyorum. Ben kimseye kin beslemiyorum." diye konuştu.

Bunun üzerine mahkeme hakimi, üzerine atılı suçların uzlaşmaya tabi olmadığını sanığa hatırlattı.

Olayın çocuk üzerindeki travmatik etkileri devam ediyor

Mağdur M.Y.K'nin babası Yasin Koçak da sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılma talebinin bulunduğunu ifade ederek, "Olay esnasında evimde oturuyordum. Gülin Kaya bizim eve geldi. Oğlumun yüzünün sol tarafı komple darptan ötürü yara içerisindeydi. Çocuğum konuşamıyordu, yüzü ve çenesi titriyordu. Hatta çocuğumu bana getiren Gülin Kaya bile titriyordu. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum." talebini dile getirdi.

Duruşmada hazır bulunan pedagog Ümit Tayfun Gürtekin, mağdur ile duruşma öncesi yapılan görüşme ve gözlem sonucunda, iddia edilen olayın çocuk üzerinde travmatik etkilerinin hâlâ devam ettiğini, sanıkla yüzleştiği zaman olayı tekrar hatırlar duruma geldiğini gördüğünü ve sanığın bulunduğu ortamda ifade vermesinin sağlıklı olmayacağını ifade ederek, mahkemenin uygun görmesi halinde sanığın duruşma salonundan çıkarılması görüşünde olduğunu dile getirdi.

Mahkeme hakimi, bu talebi kabul ederek sanık Ufuk Özüdoğru'nun geçici olarak duruşma salonundan çıkarılması kararını verdi.

"Yerdeyken yumruklar vurdu, suratıma tekme attı"

Pedagog eşliğinde beyanı alınan mağdur çocuk M.Y.K ise ifadesinde şunları söyledi:

"Amcamgillerden geliyordum. Bakkalın önünde mahalle maçı yapmış, maçı bitirmiş arkadaşlarımı gördüm. Birlikte erik yiyelim dedik. Mahallemizde erik araçları vardı. Erik yediğimiz aracın sahibi de aracın yanında oturuyordu. Ağacın sahibinden izin isteyip erik topladık. Sonra yolun oradaki çimenlikte oturup erikleri yiyip yiyip, aşağıdaki yola doğru atıyorduk. Yediğimiz eriklerin çekirdekleri o sırada kırmızı ışıkta duran bir araca gelmiş. İki arkadaşım arabanın sahibinin geldiğini görmüş ve kaçmaya başladılar. Biz şaka zannettik. Ama onlar kaçınca biz de kaçmaya başladık. Ben de orada bulunan bir sitenin güvenliğine doğru giderken o şahıs beni yakaladı. Benim yüzümün sol tarafına yumruk vurdu. Yere düştüm. Enseme doğru yumruk atmaya başladı. Yerdeyken suratıma tekme attı. O sırada topladığım eriklerin bir kısmı cebimden düştü."

Kendisini acımasızca darp eden kişinin "Beni arkadaşlarının yanına götür" dediğini anlatan M.Y.K, "Ben de korktuğum için o şahsı mahalleye götürdüm. Şahıs mahallede arkadaşlarımı göremeyince 'Ben sana ne yapacağımı biliyorum.' dedi bana. Mahallenin yakınındaki ormanın içine doğru götürdü. Ormana götürürken de 'Siz elinize bomba aldınız, pimi çektiniz bekliyorsunuz. Size Aydınlı'yı dar edeceğim.' diyordu. Sonra Gülin Kaya isimli kadın yanımıza geldi. 'Sen ne yapıyorsun burada çocuğa' diye kızdı. O da 'Arabama taş atmasaydı' diye cevap verdi. Gülin abla da 'Polisi arayacağım' deyince beni döven o şahıs küfür etti. Beni de Gülin ablaya doğru itekledi. Gülin abla da bana 'Evine kaç' deyince ben de eve gittim." diye konuştu.

Tanık olarak beyanı alınan Gülin Kaya ise olay günü evde yemek yaptığı sırada bir çocuğun bağırma sesini duyduğunu, balkona çıktığında bir kişinin çocuğu vahşice darbettiğini gördüğünü belirterek, "Ben sanığın çocuğu kolundan tutarak götürdüğünü gözlerimle gördüm. Daha sonra takip edip ormanlık alana gittiğimde sanığın çocuğun kolundan tuttuğunu görünce 'Çocuğu dövemezsin.' dedim. Polisin geleceğini söyleyince çocuğu bana doğru itekledi. Ben de çocuğa hemen eve kaçmasını söyledim." şeklinde konuştu.

Yeniden söz verilen sanık Ufuk Özüdoğru, "Ben yaptıklarımdan pişmanım, hiçbir kötü niyetim art niyetim yoktu. Bahsedilen alan ormanlık alan değildi. Ağaçlık bir yerdi. Tahliyemi talep ediyorum efendim." ifadelerini kullandı.

Sanık tahliye edildi

Mahkeme, sanık Ufuk Özüdoğru'nun üzerine atılı bulunan "küçük çocuğa karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "basit yaralama" suçlarını işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların bulunmasına karşın, delillerin büyük oranda toplanmış olması, bu aşamadan sonra delillerin karartılacağına, tanık üzerinde baskıda bulunulacağına dair somut bir tehlikenin bulunmaması, tutuklamanın bir tedbir olması gibi gerekçelerle tahliyesine olmasına karar verdi.

Sanığın yurt dışına çıkışının yasaklanması ve her hafta cuma günleri ikametine en yakın polis merkezine giderek imza atma şeklinde adli kontrol altına alınması kararını veren mahkeme, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Ufuk Özüdoğru'nun "beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak olan kişiye kasten yaralama" ve "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplam 4 yıl 6 aydan, 15 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER