Erdoğan'dan önemli açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 130. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda çok sayıda önemli açıklamada bulundu.

Erdoğan'dan önemli açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın Fırat'ın doğusundaki terör koridorunu paramparça etmekte kararlıyız." diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde tertiplenen 130. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda partililere hitap etti.

1389 belediyeden 755'i AK Parti'nin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçimleri ve hemen ardından yapılan 23 Haziran Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde gösterdikleri gayret için tüm teşkilat üyelerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, YSK (Yüksek Seçim Kurulu)'nın ilan ettiği kesinleşmiş resmi sonuçlara göre Türkiye'deki bin 389 belde, ilçe, il ve büyükşehir belediyesinden 755'ini AK Parti adaylarının kazandığını hatırlattı. Erdoğan bu rakamın yaklaşık yüzde 54'e tekabül ettiğini anımsattı.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) oy oranı olarak yüzde 44 gibi önemli bir sonuç kazandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı (AK Parti-MHP) olarak bakıldığında yüzde 51 oy oranına ulaştıklarını, Cumhur İttifakı'nın 1389 belediyeden 990 belediyeyi kazanıldığını, belediye oranı olarak da Cumhur İttifakı'nın yüzde 71'in üzerine çıktıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak bir önceki seçime göre kazandıkları ve kaybettikleri yerler olduğunu belirterek, "Büyükşehirden iline ilçesinden beldesine kadar bunların hepsinin değerlendirmesini yaptık, yapıyoruz. İllerimizde 24 Haziran 2018 milletvekili seçimlerinde ortaya çıkan tabloyu da göz önünde bulundurarak teşkilatlarımızdan adaylarımıza kadar tüm eksiklerimizi, hatalarımızı tespit edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Recep Tayyip Erdoğan, bir sonraki ilk seçimin 2023 Haziran ayında yapılacağını hatırlatarak, bu tarihe kadar her düzeyde kapsamlı çalışmalar yürüteceklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 4 yıl sonraki seçimlerde milletimizin karşısına kurulduğu günkü heyecanıyla ve artık 22 yılı bulacak tecrübesiyle bambaşka bir AK Parti olarak çıkacağız. Yunus Emre'nin 'her dem yeniden doğarız' mesajına uygun şekilde kendimizi sürekli yenileyerek, sürekli tazeleyerek maziden atiye kurduğumuz köprüyü daha da güçlendireceğiz. 'İnci sancı mahsulüdür' derler. Biz de AK Parti olarak genel başkanından belde yöneticisine kadar tüm kademelerimizle sancımız öyle bir sancı ki bu sancıyı çekeceğiz, seçimlerde sandıktan inciyi yani arzu ettiğimiz neticeyi de alabilelim." yorumunda bulundu..

"Bu yol sonuna kadar açık"

Siyasetin, siyasi partilerin, özellikle de AK Parti'nin millete hizmet kapısı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapısının millete hizmet etmeye talip olan herkese sonuna kadar açık olduğunun altını çizdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Hep birlikte davamıza ve ülkemize hizmet için çıktığımız bayrak yarışında nöbeti devrede devrede bugünlere geldik. AK Parti kurulduğunda gençlik kollarında görev alan arkadaşlarımız hamdolsun bugün ilçe ve il başkanlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız olarak çalışmalarına devam ediyorlar. Bugün AK Parti'nin kapısından giren herkese bu yol sonuna kadar açıktır. Bu makamlar kimsenin tapulu malı değildir. İhtirasları, hırsları veya kifayetsizlikleri yüzünden yollarını kaybedenleri bir kenara bırakacak olursak adeta AK Parti'de gözünü açan ve ömrünün en verimli senelerini bu çatı altında geçiren bir nesil yetiştirdik. Unutmayınız dünyamız, ilk insandan beri toprak kültürü ile ateş kültürü arasındaki kavgaya şahitlik etmiştir. Hazreti Âdem, 'insanın yaratıldığı toprak tevazudur, verimdir, berekettir, üretkenliktir' buyuruyor. Buna karşılık Rabbine başkaldıran iblisin yaratıldığı ateş ise kibirdir, yakıcılıktır, yıkıcılıktır. Bizim medeniyetimiz ve kültürümüz hep toprak karakteri üzerinde yükselmiştir. Bugün de bölgemizde dünyada tüm çalışmalarımızı toprak fıtratına uygun şekilde yürütme gayretindeyiz. AK Parti'nin siyaset mayası da insan mayası da işte budur. Hamdolsun, maya sağlam olunca ortaya çıkan kadro da ahlaklı, inançlı, verimli, birikimli, velhasıl kaliteli olur. Hep birlikte inşa ettiğimiz bu parti -AK Parti- inşallah önümüzdeki çeyrek asırda da yarım asırda da ülkemize ve milletimize hizmet etmeye devam edecektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her müessese gibi siyaset ve partilerin de insanla var olduğunu, insanla yürüdüğünü ve insanla son bulduğunu belirterek, öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluşundan beri bu davaya emek vermiş, maddi ve manevi katkı sağlamış, hasbi ve harbi şekilde koşturmuş her bir isme teşekkür ettiğini, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilediğini söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye'nin partisi olduğunu, AK Parti'nin birikiminin de Türkiye'nin birikimi olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Bu kürsüden tüm teşkilat yöneticilerimize, özellikle de il ve ilçe başkanlarımıza bir konuşu hatırlatmak istiyorum. Sizlerden hiç vakit kaybetmeden şehirlerinize döner dönmez hemen 2001 yılından bu zamana kadar partimizde görev almış ya da gönül vermiş her bir kardeşimize mutlaka ulaşmanızı istirham ediyorum. Bu kardeşlerimizin gönüllerini almanızı, varsa dertleri, sıkıntıları, onlara çözüm aramanızı, daha önemlisi kendileriyle irtibatı asla kesmemenizi özellikle istiyorum."

Erdoğan, teşkilatına ve teşkilat mensuplarına vefa göstermeyenin, şehrine, ülkesine ve milletine de vefa gösteremeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Kaldı ki AK Parti'ye gönül verenleri kucaklamak demek milletimizin yarıdan fazlasını peşinen bu dairenin içine almak demektir. Bu kardeşlerimiz üzerinden toplumun kalan kısmına ulaşmak çok daha kolay, çok daha hızlı, çok daha etkili olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tatile girdiğine göre milletvekillerimizin seçim bölgelerindeki faaliyetlerini bu doğrultuda yoğunlaştırmaları gerekiyor. Kapısını çalmadığımız hane, elini sıkmadığımız vatandaş, kalbine dokunmadığımız fert bizim değildir. Bu anlayışla, bu amaca ulaşmak için vaktimizin büyük bir bölümünü ayırmamız şarttır. Bizim partimiz sırça köşklerde siyaset yapan, halka tepeden bakan, kendi çıkarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen, milletin derdiyle dertlenmeyen siyasetçilerin yeri değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Aksini düşünen varsa yanlış yerde siyaset yaptığını bilsin ve derhal kendini sigaya çeksin. 'Her dem yeniden doğmak' demek bıkmadan usanmadan, öf bile demeden milletle birlikte olmak, millete hizmet etmek demektir. Kendinde hamallığını üstlendiğimiz mukaddes yükü taşıma mecali bulamayan, kimseden ikaz beklemeden bayrağı derhal bir sonraki dava arkadaşına bırakmalıdır. Çünkü bu kadro bin bir başlı kartalı taşımaya talip kanarya misali dünyanın en ağır imtihanını veren kadrodur."

"Asıl büyük zaferler önümüzde duruyor"

"Asıl büyük zaferler ise şu anda önümüzde duruyor. Bu zafer levhasına ismini yazdırmak isteyenlerin yapmaları gereken ise çalışmaktır, daha çok çalışmaktır, daha hasbi çalışmaktır." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti teşkilatlarında görev alan veya göreve talip olan her arkadaşımda işte bu heyecanı, bu şevki, bu kararlılığı görmek istiyorum. Yüce Rabbim ömür, sağlık ve imkân verdikçe kendim de bu yolda tüm gücümle yürümeye devam edeceğim. Hiç şüphe yok ki Yüce Allah doğruların yardımcısıdır." şeklinde konuştu.

İstanbul ve Ankara belediyelerini "inkâr" ile suçladı

"AK Parti, kurulduğu günden beri sözünün eri olmuş bir partidir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine muhalefete yönelik eleştirilerle devam etti:

"Biz muhalefet adaylarının yaptığı gibi bunun hiçbir zaman seçimlerde atıp tutup da sonra bunun üzerine yatmadık, sözümüzü yutmadık, taahhütlerimizi inkâr etmedik. Bakın şu anda hemen inkâra başladılar, birçok verdikleri söz şu anda sanki verilmemiş gibi konuşmaya başladılar. Sanki kasada ne var ne yok bunları bilmiyormuş gibi konuşmaya başladılar. Daha durun bakalım, önümüzde daha çok önemli süreç var, ne yapacağınızı, ne yaptıklarınızı hep göreceğiz. Fakat şunu unutmayın ki AK Parti'nin belediye meclis üyeleri bulundukları her yerde denetim görevini en iyi şekilde yapacaklardır. 

Yani İstanbul gibi bir ilde kahir ekseriyet AK Partili meclis üyelerinde, Ankara gibi bir yerde kahir ekseriyet AK Partili belediye meclis üyelerinde. Onların herhangi bir karara karşı veya herhangi bir talebe karşı düşünceleri veyahut da tavrı eleştiriye tabi. Aynı şekilde İstanbul, Ankara her biri veya başka yerler ama parlamentoda bakıyorsunuz böyle bir kahir ekseriyet filan da söz konusu değil. Ama AK Parti'nin parlamentoya getirmiş olduğu herhangi bir yasa tasarısı, Cumhur İttifakı'nın birlikte getirdiği yasa tasarısı bunu engellemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bu sizin için meşru ama yerel yönetimlerdeki bu duruş gayrı meşru... Nasıl bir anlayış bu? Onun için demokrasinin gereği neyse AK Parti'nin parlamentoda da belediye meclislerinde de mensupları, üyeleri bütün görevlerini milletin hayrına olacak şekilde devam ettirecektir. Bunun için de şerde fren ama hayırda destek. Yöntemimiz bu olacaktır."

"Seçim meydanlarında verdiğimiz her sözü yerine getirmenin gayreti içerisinde olduk" diyen Erdoğan, "Mücbir sebeplere dayalı istisnalar dışında her dönemde verdiğimiz sözlerin çok daha fazlasını yerine getirdik, getiriyoruz. Belediye başkanlarımızın tamamından önümüzdeki dönem çalışmalarını 31 Ocak'ta milletimize ilan ettiğimiz bu ilkeler çerçevesinde yürütmelerini istiyorum. Bu taahhütlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin ekonomide ve hayat kalitesinde ulaştığı seviyenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

"Kandil diye bir sorunumuz da kalmayacak"

Gezi Parkı olaylarından 15 Temmuz ihanetine kadar milli bekaya yönelik pek çok saldırıyı püskürttüklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güneyini terör koridoruyla kuşatma projesini de Suriye sahasındaki operasyonlarla Afrin-Cerablus hattında bozduklarının altını çizdi.

Erdoğan, "Ülkemize yönelik terör saldırılarının merkezi olan Kuzey Irak sınırlarında Pençe-1 ve Pençe-2 harekâtlarıyla kalıcı çözümler arıyoruz. Hedefimiz teröristleri sınır hattındaki sarp dağlar yerine, sınırımızın hemen ötesindeki düz ovada karşılayıp engelleyecek bir güvenlik hattı oluşturmaktır. Bunu başardığımızda 'Kandil' diye bir sorunumuz da kalmayacaktır. Fırat'ın doğusundaki terör guruplarıyla Kuzey Irak'taki teröristlerin irtibatını da kesmiş olacağız. Böylece hem doğuda hem batıda bu terör koridorunu kıskaca alma ve imha imkânına kavuşacağız. Irak'ın Erbil kentindeki konsolosluk görevlimize düzenlenen saldırı, harekâtımızın ne kadar isabetli karar olduğunun teyididir. Görevlimizi şehit eden teröristlerin tamamını yakaladık. Başarılı bir operasyonla diğerlerini de inlerinde etkisiz hale getirirdik. Bölücü terör örgütünü, PKK denilen çıbanbaşını Kuzey Irak'tan tümüyle koparıp atmadığımız sürece, bu tür saldırılar ülkemiz içinde ve dışında sürecektir. Irak ve İran yönetimleriyle de bu konuda önemli ölçüde görüş birliği içerisindeyiz." diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırında yaklaşık 35 kilometre derinliğinde Türkiye’nin kontrolünde güvenli bölge oluşturma konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile görüşmelerinin de devam ettiğini açıkladı. 

"2020'nin Nisan ayından itibaren S-400'leri aktif olarak kullanacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin güvenliği için Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin gelmeye devam ettiğini hatırlatarak, bu konuda Amerika Birleşik Devletleri (ABD)'nin aklıselim hareket edeceğini umduğunu söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Montaj ve eğitim safhalarının ardından 2020 yılının Nisan ayında bu sistemleri aktif olarak kullanmaya başlayabileceğiz." açıklamasında bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin güvenlik önceliklerinin hayata geçirilmesi konusunda kararlı olduklarını vurgulayarak, "F-35 projesinden dışlanmak tehditleri başta olmak üzere Türkiye'ye yöneltilecek hiçbir tehdit ve yaptırımın ülkemizi, güvenlik önceliklerini hayata geçirmekten alıkoyamayacağını burada bir kez daha vurgulamak isterim. Bu konuda Türkiye'ye daha fazla adaletsizlik yapılmamalı. Biz bağcıyı dövmenin değil üzüm yemenin peşindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Savunma sanayi çalışmaları hızlandırıldı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa onu gerçekleştireceklerini belirterek, hava savunma sistemlerinin yanı sıra yeni nesil savaş uçaklarını geliştirme, konvansiyonel silah ve elektronik harp altyapıları güçlendirmek için çalışmaları hızlandırdıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karada, denizde ve havada kendisi ile dost ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye sahip Türkiye'ye ulaşmaya az kaldığını belirterek, birkaç yıl sonra bu konuda bir başka Türkiye manzarası ortaya çıkacağını vurguladı.

"Ne pahasına olursa olsun Türkiye gemisinde delik, kalesinde gedik açtırmayacak" diyen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 

"Ülkemizin verdiği demokrasi, güvenlik ve ekonomi mücadelesinden rahatsız olanların teşviki ve hatta bir fiil operasyonla bu tür niyetler içerisine girenlere milletimizle birlikte gereken cevabı vereceğiz. Bu millet, eşsiz irfanıyla kimin kendi bağrında neşet ettiğini, kimin de oraya bir hançer gibi saplanmak istediğini hep bilmiş, ona göre de tavrını koymuştur. İçinden geçtiğimiz şu tarihi dönemde, saflarımızı ne kadar sıkı tutar, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi ne kadar yüceltirsek geleceğimizi o kadar güvenle inşa edebiliriz. Cumhur İttifakı'nın (AK Parti-MHP) lokomotifliğini yaptığı, AK Parti'nin gövdesini oluşturduğu büyük ve güçlü Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüyoruz. Bu kutlu yürüyüşü durdurmak için kurulan tuzaklar, Rabbimin inayetiyle sahiplerinin başına geçecektir. Bundan kuşkunuz olmasın. Hiçbir zaman layüsel olduğumuza dair bir iddiada bulunmadık. Elbette eksiklerimiz hatta hatalarımız da olabilir ama hiç kimse samimiyetimizden, gayretimizden, ülkemize ve milletimize olan muhabbetimizden şüphe edemez. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılarımızın arkasında da işte bu anlayışla hareket etmemiz bulunmaktadır."

"Terör koridorunu paramparça etmekte kararlıyız"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek dönemde mevcut eksiklikleri gidererek ve hataları düzelterek yollarına devam edeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat'ın doğusunda terör koridorunun oluşmasına izin vermeyeceklerini belirterek, "Amerika ile Suriye sınırları boyunca güvenli bölge oluşturmaya yönelik görüşmeler ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın Fırat'ın doğusundaki terör koridorunu paramparça etmekte kararlıyız." vurgusu yaptı. 

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye yönelik gizlenemez hale gelen ABD ve Avrupa ambargolarının ve bölgeye yığılan on binlerce tır dolusu silah ve malzemenin kendilerini terör sorununu çözmekten alıkoyamayacağını ifade ederek, "Ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz ve yapacağız. Bunun için ise bir yerlerden izin almamıza ihtiyacımız falan yok. Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmesini iyi biliriz. Bugün bölgedeki yabancı güçlere güvenerek kabadayılık yapanlar yarın ya o toprağın altına girecek ya da zillete rıza gösterecektir." dedi.

Suriye'nin kuzeyindeki Kürt, Arap ve Türkmenlere de seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hep birlikte bu PYD denen iş birlikçi, zalim terör örgütünü bir an önce tasfiye edelim. Suriye'nin huzura, güvenliğe, feraha kavuşmasının ilk ve en önemli şartı PYD denen bu kiralık katil sürüsünü yok etmektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Suriyelilerin evlerine dönüşünü sağlamak için..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de yaşayan Suriyelilerden 330 bininin Türkiye'nin güvenlik altına aldığı bölgelere geri döndüğünü söyleyerek, "Artık oralarda kapasitenin dolduğunu biliyoruz. Daha fazla Suriyeli kardeşimizin evlerine dönüşünü sağlamak için Münbiç ve Fırat'ın doğusunu süratle güvenli hale getirmemiz gerekli." şeklinde konuştu.

"Terör örgütü PYD'ye on binlerce tır dolusu silah ve mühimmat ücretsiz veriliyor"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib'de de istikrarı sağlamak zorunda olduklarını belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Ne ABD'nin ne Avrupa'nın ne de Suriye Rejiminin böyle bir derdi olmayabilir ama bizim buna kesin ve acil ihtiyacımız var. Dünyanın hiçbir ülkesi, kendi nüfusunun yüzde 5'i oranı kadar sığınmacıya yıllar boyunca ev sahipliği yapmamıştır, yapmaz. Türkiye dışarıdan ciddi hiçbir destek almamasına rağmen bu fedakarlığı sergileyerek tüm insanlığın vicdanını, ahlakını ve insanlığını kurtarmıştır. Bunlar lafa geldiği zaman 'Çok iyisiniz, tebrik ederiz, bu kadar mülteciyi hakikaten Türkiye'de besliyorsunuz.' falan diyorlar. Tamam da siz de Suriyeli sığınmacılar için yapabileceğiniz, söz verdiğiniz parasal destekleri verin. 'Verdik, veriyoruz, vereceğiz...', hep böyle diyorlar. Batı bu! Ama biz Batı değiliz! Biz farklıyız. Özellikle Avrupa'nın bu konuda Türkiye'ye çok büyük borcu olduğunu kimse inkâr edemez, yalan söyleyemez. Tüm bu gerçeklere rağmen PYD'ye on binlerce tır dolusu silah, mühimmat ve benzeri her şeyi ücretsiz veriyorlar. Kime veriyorlar? Terör örgütüne! PKK ve yandaşlarına! Peki, kim veriyor? Bizim stratejik müttefikimiz olduğunu söyleyenler veriyor."

"F-35 için 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye, almak istediklerinin parası karşılığında dahi verilmediğine fakat stratejik müttefik olarak görülenlerin terör örgütlerine (PYD/PKK) silah ve mühimmatı ücretsiz verdiğine vurgu yaparak, şunları söyledi:
"F-35 projesi ile ilgili biz şu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapmışız. Şu ana kadar 4 tane F-35'i ABD'de pilotlarımıza teslim ettiler ve Türkiye'ye gelmesine izin vermiyorlar. Ondan sonra neden bizden 'Patriot'u almadınız da gidip Rusya'dan S-400 aldınız?' diyorlar. Biz yaptığımız sözleşmeye bakar ve ona uyarız. Biz, Sayın Barack Obama döneminde, bize verilmesi gerekenleri alamadık. 'Kongre müsaade etmedi' dediler ve çıktılar işin içinden. Buradan Amerika Birleşik Devletleri (ABD)'nin Kongresine sesleniyorum, biz Barack Obama döneminde Patriot sistemi almayı arzu ettiğimiz zaman siz vermediniz. Sayın Trump döneminde şimdi yine engel olmaya çalışıyorsunuz. Biz paramızla almak istiyoruz, vermiyorsunuz. O zaman biz ne yapacağız? Kim verirse ona gideceğiz." şeklinde konuştu.

"F-35'leri vermiyor musunuz? Peki, başka yerlere döneriz o zaman!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile her türlü anlaşmanın yapıldığını ve Rus yapımı S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi alındığını anımsatarak, "Biz, size 'S-400 aldık ama siz yine de verecekseniz sizden de Patriot alırız.' dedik ama yine vermediniz. Hala vermiyor, farklı farklı öneriler getiriyorsunuz ve 'Kongre müsaade etmiyor' diyorsunuz hâlâ. Biz şu anda bütün tedbirlerimizi en ideal şekilde almak durumundayız ve tabii ki alacağız. F-35 vermiyor musunuz? Peki, kusura bakmayın, biz o konuda da yine tedbirlerimizi alırız, başka yerlere döneriz. Bu konuda çalışmalarımızı yaptık, yapıyoruz." uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 82 milyon vatandaşı olan Türkiye'nin eli bağlı duramayacağının altını çizerek, "Türkiye'de Bay Kemal veya dirsek temasında olan o mâlum adamları yok. Türkiye'de AK Parti var. Türkiye'de Cumhur İttifakı var ve Cumhur İttifakı olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." şeklinde konuştu.

"Beyler, sondaj gemilerimizin bölgede çalışmasından beyler rahatsız!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını kullanmasını engellemeye yönelik akıl ve hukuk dışı girişimlerin Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı konusundaki tereddütleri artırdığını gösterdiğini belirterek konuyla ilgili şunları dile getirdi:

"Bizim artık kendimize ait 2 adet sondaj gemimiz var. O bölgede aramaları yapan bize ait gemilerimiz var. Beyler, onların bölgede çalışmasından rahatsız. Neden? Burada biz uluslararası hukuk neyi gerektiriyorsa, deniz hukukuna göre atmamız gereken adımları attık ve atmaya devam ediyoruz. Kıbrıs'ta bizim soydaşlarımız var ve orada biz sıradan herhangi bir ülke değiliz. Kıbrıs'ta biz garantör ülke konumundayız. Türkiye, Yunanistan, İngiltere garantör ülke. Avrupa Birliği adeta bir gözlemci ama hiçbir zaman da üzerine düşeni yaptığı görülmemiştir."

Avrupa Birliği'nin Burgenstock görüşmelerinde gözlemci olarak bulunduk. Kamuoyu araştırması, referandum ile ilgili karar çıktığında, Kıbrıs'ta yapılan bu referandumda Türkler Burgenstock kararına yüzde 65 'evet', karşı taraf ise yüzde 75 'hayır' dedi. Yüzde 75 'hayır' diyenleri Avrupa Birliği'ne aldılar, yüzde 65 evet diyen Kuzey Kıbrıs'taki kardeşlerimizi dışarıda bıraktılar. Mali destek sözleri bulunuyordu, o sözü de yerine getirmediler. Siz busunuz işte. Hiçbir zaman sözlerinizi tutmadınız, tutmazsınız. Aynı şeyi şimdi de maalesef F-35 projesi konusunda da yapıyorlar. Böyle bir adım atılırsa, kusura bakmasınlar biz bir kabile devleti değiliz, bir kabile ise hiç değiliz. Biz 2 bin yıllık tarihe sahip olan Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz."

"Bu komşular bizi mal sahibi yaptı"

Recep Tayyip Erdoğan, savunma sektöründe gerek devlet gerek özel sektör olarak yoğun bir çalışmanın içerisinde olduklarını söyleyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Daha düne kadar kapılarında bizi hep böyle adeta dilenci gibi beklettiler. Bir İHA (insansız hava aracı) mı alacağız, bir SİHA (silahlı insansız hava aracı) mı alacağız. 'Bugün git, yarın gel' dediler ve vermediler. Bunları yaşadığım için dile getiriyorum. Sayın George Bush bir gün bana dedi ki: 'Sayın Başbakan, size bu yapılanı ben kabul etmem.' O zaman Dışişleri Bakanı Colin Powell'ı çağırdı ve ona dedi ki 'Böyle olmaz, hiç olmazsa 24 saat, bilemedin 48 saat İHA'ları vereceksiniz.' Bu talimattan sonra böyle bir süreç başladı. Ancak bu yeter mi? Terörle biz Doğu'da, Güneydoğu'da yoğun bir mücadelenin içindeyiz. Dünyada herkesin sözü var, terörle mücadele. Terörle mücadelede bizi yalnız başına bırakan stratejik ortaklar var bu dünyada. Türkiye NATO üyesi. Türkiye NATO üyesi olmasına rağmen, bizi nasıl oluyor da meydanda bırakıyorsunuz? Ama sağ olsun bu komşular bizi mal sahibi yaptılar."

"SİHA'ların bir üst sınıfını üretiyoruz"

Erdoğan, Türkiye'nin şimdi İHA ve SİHA'sının olduğunu, bunların mühimmatının da Türkiye'de üretildiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

"Türkiye olarak akıllı bomba alacağız, Sayın Barack Obama ile Antalya'da G20 toplantısında konuyu konuştuk. Bana 'Tamam, halledeceğiz.' dedi, hala halledecekler. Fakat ne oldu? Akıllı bombayı biz kendimiz ürettik. Bunların bu böyle de bin faydası var, onu söyleyeyim. Şimdi SİHA'nın ötesine geçiyoruz inşallah. SİHA'ların bir üst sınıfı ki dünyada yok sayılır, o üretiliyor şu an. İnşallah bir ya da iki ay sonra onun da test çalışmaları başlayacak ve böylece bu konuda çok daha farklı yere geldik, geliyoruz. Kendi savaş uçağımızı da yapıyoruz. Başka bir çaremiz yok. Tabii ki böyle zamanlarda da gerçek dostlar ortaya çıkıyor. Sayın Donald Trump'a Osaka'da 'Bakın biz sizden şu ana kadar her ne kadar Patriot almadıysak da 100 tane yeni nesil Boeing uçağı alıyoruz. Bunun anlaşmalarını yaptık. Bu bir alışveriş değil midir? Patriot almayız da -daha doğrusu vermediniz de- bakın biz sizden Boeing alıyoruz. Fakat yine de verecekseniz verin.' Bu yeni nesil Boeinglerin bir tanesi geldi şu anda mesela. Biz de ödememizi düzenli yapıyoruz, biz iyi bir müşteriyiz. Fakat böyle giderse biz ister istemez bu konuda da düşünmek zorunda kalacağız. Yani bu noktada biz istiyoruz ki stratejik ortaklarımız bize stratejik ortak gibi davransınlar ve ondan sonra biz de gereğini yapalım."

"İsrail'in devlet terörü..."

İşgalci İsrail'in, Filistin'de pervasızca yürüttüğü devlet terörüne karşı sessiz kalınmasını asla kabul etmediklerini ve hiçbir zaman etmeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'in yanında kimler yer alıyorsa, herkes şunu iyi bilsin ki biz onların karşısındayız. Doğu Kudüs'te evleri başlarına yıkılan ve Gazze'de açlığa mahkûm edilen Filistinlilerin feryatlarına kulaklarını tıkayanlar, Mescid-i Aksa'nın mahremiyetine saygı duymayanları cesaretlendirenler, kendi değerlerini bizzat kendi elleriyle yıkanlardır." dedi.

"AB tüm sözlerin açıkça çiğnedi"

Avrupa Birliğine yönelik eleştiri de getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliğini (AB) en büyük ticaret ortağı, insani ve tarihi müştereklerin paylaşıldığı yol arkadaşı olarak gördüklerinin ve görmeye devam etmek istediklerini söyleyerek, bu iyi niyetin sürmesinin yolunun, Avrupa Birliğinin de buna aynı anlayışla yaklaşması olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliğinin tam üyelik müzakerelerinde Türkiye'ye verdiği sözleri alenen çiğnediğini unutmadıklarını kaydederek, "Suriyeli mülteciler konusuyla ilgili yükümlülüklerimizi yerine getirmemize rağmen karşı tarafın maddi katkıdan vize muafiyetine kadar verdiği sözlerin üzerine yattığını da biliyoruz." ifadelerini kullandı.

"Bunu, kesinlikle AB gözden geçirmeli" uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye ve Doğu Akdeniz politikasına yönelik aleni saldırıların adeta bunların üzerine tuz ve biber ektiğini belirtti.

AB üyesi ülkelerde giderek yükselen ırkçılık, İslam ve Türk düşmanlığı ile bunların tezahürü olan saldırıların, bu yaşlı kıtanın geleceğini tehdit ettiği uyarısında da bulunan Erdoğan şöyle konuştu:
"Ülkemiz hala Avrupa'nın en yakın, en güçlü, en karlı, her bakımdan potansiyeli en yüksek dost adayıdır. Hep öyle de kalmak istiyoruz. Yeter ki bizler de Avrupalıların aynı niyette olduğunu görelim. Bize bir adım gelene biz on adım gideriz. Önümüzdeki dönemde Suriye'deki ve Doğu Akdeniz'deki hassasiyetlerimiz başta olmak üzere bölge politikaları konusunda AB (Avrupa Birliği) ile daha geniş uzlaşma zemini yakalayacağımızı ümit etmek istiyorum. Bu doğrultuda üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Fransa ve İtalya da çok ağırdan alıyor"

Türkiye'nin, Fransa ve İtalya ile savunma sanayisinde bir anlaşmasının olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Fransa ve İtalya'ya 'hızlandıralım' diyoruz ama bakıyorsunuz ki çok ağırdan alıyorlar. Biz hızlıyız, ekiplerimiz çalışıyor, hadi siz de çalışın hızlandıralım diyoruz ama ağırdan ağırdan gidiyorlar. Ondan sonra niçin böyle, niye böyle, neden böyle? Yani hep biz markaja alıyoruz ki işi bitirelim diye.

Artık günümüzde ekonomisi güçlü olmayan ülkelerin egemenlik haklarını istedikleri gibi kullanabilme imkânları giderek daha da imkânsız hâle geliyor. Biz bunun için ekonomiyi en az güvenliğimiz kadar önemli görüyor, sıkıntıların çözümü için var gücümüzle çaba sarf ediyoruz. Bildiğiniz gibi bundan tam bir yıl önce tarihimizin en sinsi ve büyük finansal saldırısına maruz kaldık. Amaç kur etkilerini senelerce sürdürmek, Türkiye'yi daha çok borçlandırmak, özel sektörü iflas ettirmek, çarkları durdurmak, halkımızı yoksullaştırmak ve bu yöntemle Türkiye'yi tamamen kontrol altına almaktı. Türkiye'nin maruz kaldığı saldırının benzerine maruz kalan Rusya Federasyonu rezervlerinin erimesine, para birikiminin 3 kata yakın değer kaybetmesine, faizlerinin 2 kat artmasına rağmen, durumu 4 yılda ancak kontrol altına alabilmişti. Biz ise güçlü ekonomik altyapımız ve kurumlarımızın etkili mücadelesi sayesinde bir yılda bu saldırının etkilerini önemli ölçüde atlattık."

TCMB'nin faiz kararı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararını ise şu şekilde değerlendirdi:

"Dün Merkez Bankası (TCMB) faizlerde indirime gitti. Ne oldu, battık mı, bitti mi, her şey yerle yeksan mı oldu mu? Piyasalar gayet normal karşıladı. Bu bile yeterli değil aslında. 2019 senesi sonuna kadar bunun kademeli şekilde devam etmesi gerekir. Merkez Bankasının (MB) dünkü kararını hayati bir dönüm olarak görüyoruz. Bununla birlikte enflasyonun da hızla düşmeye başladığını birlikte göreceğiz. Ekonomideki toparlanma eğilimi yılın 3. çeyreğinde güçlenerek devam edecek."

Fındığın taban fiyatını 17 lira olarak açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 130. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda ayrıca kaliteli kabuklu Giresun fındığı için taban fiyatın kilogramda 17 lira, Levant fındık için 16,5 lira olarak belirlendiğini de açıkladı.

CHP'nin "tek adamlık" iddialarına cevap!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu "Tek adamlık" sözleri nedeniyle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bay Kemal 'tek adam, tek adam' diye nakarat yapıyor duruyor. Bahsettiği tek adam benmişim. Tek adamlığı biz sizde gördük ama biz tek adam değiliz. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmamı saptıracak kadar yalan söylüyor. Bak izle, bu sene de BM'de nasıl bir konuşma yapacağım." göndermesinde bulundu.

"Bu tür ihanetlerin içinde olanlar bedelini ağır öder"

"7. Olağan Büyük Kongre sürecini sonbaharda başlatacağımızın müjdesini vermek istiyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri parti kuruyormuş, şunu yapıyormuş, hiç bunları kafanıza takmayın. Bu tür ihanetlerin içinde olanlar bu işin bedelini de çok ağır öderler." uyarısında bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER