Yüce Allah’ın Birliği “Tevhid İlkesi” Nedir? Temanü Delili Nedir?

YAŞAM 08.02.2021, 09:58 08.02.2021, 13:13 Hanife Ceren KILIÇ
Yüce Allah’ın Birliği “Tevhid İlkesi” Nedir? Temanü Delili Nedir?

Tevhid ilkesi dinin çekirdeğini oluşturmaktadır. Dinin temeli Allah’ın birliği ve tekliği olan tevhid ilkesine bağlıdır. Allah-u Teala kendi üstüne başka hiçbir şeyi kabul etmez. Bu anlamda İslam dininin temeli tevhittir. 

“ O doğunun ve batının rabbidir; O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse sadece onu vekil tut” (Müzzemmil Suresi 9. Ayet) 

“O’ndan başka ilah yoktur. Dirilten ve öldüren O’dur. Sizin de rabbiniz atalarınızın da rabbidir.” (Duhan Suresi 8. Ayet) 

Bu ayetler ve yüce kitabımız Kur’an’daki pek çok ayette tevhid ilkesine vurgu yapılmıştır. Yüce Allah’ın göklerdeki ve yerlerdeki her şeyin sahibinin olduğunu belirtmesi de tevhidin önemini anlatır. 

Dünyanın bu kadar karmaşık halde oluşu ve bütün her şeyi yaratan tek bir Allah olması pek çok insanı hayran bırakırken kimi insan için de bir imtihan sebebi olmuştur. Putperest Araplar, Efendimiz (sav)’e “Ne, o tanrıları bire mi indirdi?” (Sad Suresi 5. Ayet)  derken tevhidi kavramakta güçlük çekmişlerdir.

Temanü delili nedir? 

Allah’ın birliğini temellendirirken kullanılan delile temanü delili denmiştir. “Men” kökünden türeyen temanü kelimesi “men etmek” anlamına da gelmektedir. Temanü delili Kur’an kaynaklı olup en çok şu üç ayetle belirtilir;
“Göklerde ve yerde, Allah’tan başka tanrılar olsaydı, gökler de yer de bozulurdu” (Enbiya Suresi 22. Ayet) 

“Allah çocuk edinmemiştir. Onunla beraber hiçbir tanrı da yoktur. Eğer olsaydı, her tanrı kendi yarattığı ile gider ve mutlaka biri diğerine galip gelmeye çalışırdı.” (Mü’minun Suresi 91. Ayet) 

“Eğer dedikleri gibi, Allah’la beraber başka tanrılar da bulunsaydı o takdirde bu ilahlar arşın sahibi olmaya yol ararlardı.” (İsra Suresi 42. Ayet)

Eğer evrende iki tanrı olmuş olsaydı bu hiç şüphesiz evrende bir karmaşaya yol açacaktı. İki tanrının varlığı durumunda ya her ikisi de ya eşit olacaktı ya da biri diğerinden üstün olacaktı. Eşit olunca neden iki tane olduğu tartışılacak, üstün olduğunda ise biri diğerinden daha çok hak elde etmiş olacaktı. Bu durumda ise var olan her şey çelişmiş durumda olacaktı. Üstün olan tanrı olacak, diğeri ise olmayacaktı. 

Yer ve göğün işleyişi bile İmam Maturidi’ye göre bir teklik göstergesi olmuş ve o, yer ve gök ilişkilerinin karşılıklı olmasını tevhid ilkesine bağlayarak temanü delili saymıştır. Delil olarak da şu iki ayeti göstermiştir; “Gökten ölçülü bir şekilde suyu indirir ve onu toprağa emdiririz. (Mü’minun Suresi 18. Ayet) “Aldığı şeyi geri veren göğe yemin olsun ki” (Tarık Suresi 11. Ayet) 

Ayrıca Allah’ın varlığının delilleri yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’de fazlasıyla bulunmaktadır. Bu ayetler zihinlerdeki bütün şüpheleri ortadan kaldırır nitelikte olup İslam âlimlerince En’am Suresi 149. Ayette geçen “el hüccetü’l baliğa” ifadesi alimlerce bütün şüpheleri ortadan kaldıracak olan kesin deliller diye nitelendirilmiştir. 

Ayetler geliş itibariyle Mekkeli müşrikler için olmuş olsa da sesleniş bakımından tüm insanlığadır. Mekkeli müşrikler üç gruba ayrılırdı; Bir grup tevhid inancını ve Allah’ı inkâr eder, bir grup elçileri inkâr eder, diğer bir grup ise öldükten sonra tekrar dirilmeyi reddederdi. Ayetler bu inkarlara karşı da delil olmuştur. Örneğin;
“Diriltecek ki hakkında anlaşmazlığa düştükleri gerçekleri onlara bütün açıklığıyla göstersin ve inkâr edenler de gerçekte birer yalancı olduklarını bilsinler.” (Nahl Suresi 39. Ayet) 

“Şayet, kulumuza indirdiğimiz hakkında şüphe içinde iseniz, onun benzeri bir sure getirin. Ve doğru sözlü iseniz Allah’ın dışındaki şahitlerinizi de (yardıma) çağırın.” (Bakara Suresi 23. Ayet)
 

Aleyna Nur AYAN / habernediyor.com

Yorumlar (0)
1
parçalı az bulutlu