Yargıtay’dan emsal niteliğinde gelin-kaynana kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında temyiz sürecini değerlendirerek emsal niteliğinde karara imza attı. Kendisine ait özel görüntüleri başka erkeklerle paylaşan kadın ile eşine şiddet gösteren ve annesiyle aynı evde yaşamaya zorlayan erkek eşit kusurlu sayıldı. Yargıtay'ın bu kararı kapsamında öfke kontrolünün sağlanamaması ve anne ile yaşamaya zorlamak, aldatma ile eşit derecede kusur sayıldı. Kadının ağır kusurlu olduğuna karar verilen mahkeme kararı bozularak erkeğin eski eşine yoksulluk nafakası ödemesine karar verildi. 

YAŞAM 21.02.2022, 14:20 21.02.2022, 14:23 Başak Çetin
Yargıtay’dan emsal niteliğinde gelin-kaynana kararı

Bir kadın, kendisine ait özel görüntüleri başka erkeklerle paylaşıyordu. Bunu öğrenen koca, “davacı” sıfatı ile Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Davacı erkek, kadının kendi annesine (kayınvalidesine) hakaret ettiğini ve çocuklarına da kötü davrandığını belirterek boşanma davasının derhal sonuçlanması için adım attı. Karısının telefonunu karıştıran koca, pek çok erkekle yazışma gerçekleştirdiğini de dosyaya ekledi. Aile Mahkemesi, boşanma davasını kabul etti.  



Davalı kadın, mahkemeyi istinafa taşıdı 

Davalı kadın, davanın kabulü kararını istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı kadının kusurlu olduğunu ancak davacı erkeğin de karısına karşı şiddet uyguladığını ve karısını evden çıkmaması için baskıladığını belirtti. Davalı kadının “kusur belirlenmesine yönelik” istinaf başvurusu kabul edilirken kadın, ağır kusurlu sayıldı. Davalı kadın bu kararı da temyize götürünce devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi.  



Kadın da erkek de kusurlu sayıldı 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aldatan kadın ile karısını annesiyle aynı evde yaşamaya zorlayan kocayı eşit kusurlu saydı ve şu karara imza attı: “Davalı kadının eşinin annesine hakaret ettiği belirtilmiş ve soyut beyan olarak dosyada sunulmuştur. Davalı kadının çok sayıda erkekle mesajlaşması ve kendine ait özel görüntüleri göndermesi, evlilikte güven sarsıcı davranış niteliğindedir. Davacı erkek, bağımsız konut talep etmeyerek annesiyle eşinin aynı evde yaşaması konusunda ısrarcı olmuştur. Tüm bu olaylar kapsamında tarafların eşit kusurlu olduğu görülmektedir. Davalı kadının ağır kusurlu olması kabul edilemeyip bu karar bozulmuştur. Boşanmaya sebep olan bu olaylarda eşit kusurlu eşler hakkında maddi manevi tazminata karar verilmemiştir. Ancak davalı kadının boşanma sonrasında maddi ve manevi yoksulluğa düşeceği göz önünde bulundurulduğunda davalı kadının geçimini sağlaması için gereken yoksulluk nafakasının davacı erkek tarafından ödenmesine karar verilmiştir.” 

Yorumlar (0)
10
açık