Ulucanlar Cezaevi’nin eski müdürü 42 yıl sonra o günleri anlattı: "Hayatımı etkiledi"

12 Eylül 1980 darbesinin ardından ilk idamların yaşandığı Ulucanlar Cezaevi’nin müdürü olan Vehbi Camgöz, "O idamları izlemek fecaat bir durumdu, hayatımı çok etkiledi” sözlerini kullandı. 

YAŞAM 12.09.2022, 15:00 12.09.2022, 15:07 Ömer Aksan
Ulucanlar Cezaevi’nin eski müdürü 42 yıl sonra o günleri anlattı: "Hayatımı etkiledi"

Bolu’nun Gerede ilçesinde İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra Keskin Cezaevi’nde memurluk hayatına müdür olarak başlayan Vehbi Camgöz, 1 Ocak 1980 tarihinde dönemin en fazla konuşulan ve ilk idamların yaşandığı Ulucanlar Cezaevi’ne tayin edildi.

Yaşananları kitaplaştırdı

Mustafa Pehlivanaoğlu, Erdal Eren ve Necdet Adalı’nın idam edildiği dönemde Ulucanlar Cezaevi’nde müdür olan ve idamlarına tanıklık eden Camgöz, aradan geçen 42 seneye rağmen hafızasından silinmeyen o günleri anlattı.

Camgöz, yaşananların gelecek nesillere de doğru bir biçimde aktarılabilmesi için “İdamlar ve Olayların Gölgesinde Ulucanlar” adlı kitabı yazdı.

"O güne kadar idam taraftarıydım, ardından sistemi sorguladım”

İdamlara ilk tanıklık ettiği isimler Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı’yla ilgili o anları anlatan Vehbi Camgöz, “1 Ocak 1980’de Ulucanlar’a başladım. Ulucanlar’da çalışırken 12 Eylül 1980 darbesi yaşandı. Darbenin ardından yaşanan olayların içerisindeydim. İdamlar başladı. İlk idamlar Ulucanlar’da oldu. Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı. Mustafa Pehlivanoğlu ülkücü, Necdet Adalı sol görüşlüydü. Bir gecede onları astık. Necdet Adalı idam sehpasında slogan atarak gitti. Aynı gün astığımız Mustafa Pehlivanoğlu da hiçbir şeyden haberi olmayan, saf bir çocuktu. ‘Ben hiçbir şeye karışmadım’ diyerek yemin ediyordu. Kelime-i Şehadetle gitti. 21-22 yaşında gençlerdi. O güne kadar ben amansız bir idam taraftarıydım. ‘İpini ben çekerim’ diyordum. O gün yaşadıklarımdan sonra sistemi de sorgulamaya başladım. O günden sonra artık bir idam karşıtıyım. İdam cezası yasalarımızda olsa dahi bugünkü anlayışla yargılasak söz konusu isimlerin hiçbiri asılmazdı.” sözlerini kullandı.

"Erdal Eren'in yaşı küçük değildi"

Erdal Eren’in yaşı ile ilgili yapılan tartışmayla ilgili Eren’in ceza aldığında 18 yaşını tamamladığını söyleyen Camgöz, “Adalı ve Pehlivanoğlu’ndan 1.5 ay sonra Erdal Eren’i astık. Yaşı küçük değildi. Eren’in annesi öğretmendi. Hastanede doğmuş. Doğum belgesi vardı. Cezayı aldığında 18 yaşını bitirmiş fakat 18 olsa ne 22 olsa ne. Bunlar genç çocuklar. O nesli harcadık gitti. Önceden ağlamak nedir çok bilmezdim. Kolay ağlamazdım. Çok duygulandım. O duygu yüklü zamanda neredeyse 1 saat ağladım. Kolay değil. Senin yaşında birisi sağlam bir şekilde geliyor, 15 dakika sonra tabuta koyarak çıkarıyorsun. Bundan etkilenmemek imkansız. Bu ya da şu görüştendi hiçbir değeri yok. 1 hafta boyunca o üzüntüyle ne yemek yiyebildim ne de uyuyabildim. Sarhoş gibi gezdim. Benim yaşamımı çok etkiledi.” şeklinde konuştu.

"Kusura bakma yanlış asmışız demenin faydası yok"

Türkiye’de idam edilenlerin şu an normal bir yargılamayla asılmayacaklarını ifade eden Vehbi Camgöz, “İdam ettiklerimizi 2 gün sonra kahraman yapıyoruz. Menderes’ler normal bir yargılama ile yargılansalardı böyle olmazdı. İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp asılanlar normal bir yargılanmaya yargılansalardı böyle mi olurdu? Normal bir hapis cezasında telafisi olurdu. Fakat idam ettikten sonra telafi edemezsin. Kusura bakma yanlış asmışız demenin faydası yok.” sözlerini kullandı.

"Hayatımın en zor dönemiydi"

İdamları seyretmek zorunda kaldığı için fenalaştığını söyleyen Camgöz, “3 idamda da eks olması 13-17 dakika arasında devam ediyor. Tutanağa imza atmak için o süreyi izlemek zorundasın. Hayatımın en zor dönemiydi. Baba yiğit adamdım. Adam kesseler yanımda umursamam derdim fakat onu seyretmek gerçekten de fecaat bir şeydi. Fenalaştım. Ağrı kesici almak durumunda kaldım. Bizden sonra da inşallah kimse yaşamaz. O anları yaşamak çok kötü bir durum. Canın istiyor ki, 'Bırakın. Bu tarz bir ceza mı olur? Alayım şunu buradan' diyorsun. Fakat yetkin yok. Yapamıyorsun. Daha sonra için içini yiyor.” açıklamasını yaptı.

"Bu memlekette bir daha idam olmasın"

Camgöz, idamların bir daha yaşanmamasını istediğini söyleyerek, “Temennim bir daha ne 12 Eylül’ler olsun. Ne bir darbe, muhtıra, darbe teşebbüsü olmasın. Bu memlekette idam olmasın.” sözlerini kullandı.

Yorumlar (0)
11
açık