Psikolog uyarısı! “Evlilik ve boşanma sebebiniz aynı”

Evlilik süreci içinde yaşanan sorunlar ve çiftler arasındaki geçimsizlikler ile ilgili görüşlerini paylaşan Klinik Psikolog Şeyda Betül Kılıç, “Aslında çoğu kişinin evlilik sebebi de, boşanma sebebi de aynı. Belli bir statü sahibi kişiyle evleniyoruz, o kişi yoğunluğundan dolayı eve gelemeyince de sorunlar başlıyor. Sizi etkileyen şey, aslında evliliğinizin sonu oluyor” ifadelerini kullandı. 

YAŞAM 14.05.2022, 11:23 14.05.2022, 11:28 Murathan Yıldırım
Psikolog uyarısı! “Evlilik ve boşanma sebebiniz aynı”

Zeytinburnu Belediyesi’nin konuğu olarak “Ailede Kriz Yönetimi” isimli seminere katılan Klinik Psikolog Şeyda Betül Kılıç, çiftler arasında yaşanan sorunlar ve mutsuz evlilikler ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Evlilik öncesinde karşı tarafta hayranlık uyandıran özelliklerin, aynı zamanda boşanma sebebi haline de dönüşebildiğini belirten Kılıç, “Belli bir statü sahibi kişiye bir anlamda hayranlık duyarak evleniyorsunuz ancak evliliğin ilerleyen süreçlerinde bu durum sizi mutsuz ediyor. Çünkü o kişi yoğun olduğu için çoğu zaman eve dahi uğrayamıyor. Siz de bu durumla karşılaşınca ayrılmaya yöneliyorsunuz. Sizi ilişkinin başında heyecanlandıran şey, aslında bir anlamda sonunuz oluyor. Çoğu kişinin evlilik sebebi de boşanma sebebi de aynı” şeklinde konuştu. 

“Bazen çizdiğimiz sınırları gevşetebilmeliyiz”

Çiftler arasında yaşanan duygusal ilişkinin kimyasal bir tepkimeden farksız olduğunu belirten Kılıç, “Bazen ortaya çıkan tepkimelerden çekinebiliyoruz. Bazen çizdiğimiz sınırları gevşetebilmeliyiz. Her zaman katı kurallar peşinde koşmak da doğru değil. Kendimizi iyi tanımalıyız ve gücümüzün de bir sınırı olduğunu çok iyi bir şekilde sindirebilmeliyiz” dedi. 

“Özellikle kadınlarımız 40 yaşını geçtikten sonra daha geniş bakıyorlar dünyaya”

Sadece genç yaşlarda değil, aynı zamanda ileri yaşlarda da boşanma sayılarının arttığına dikkat çeken Kılıç, “Özellikle kadınlarımız 40 yaşını geçtikten sonra daha geniş bakıyorlar dünyaya. ‘Ben ne için bu kadar sabrediyorum?’ düşüncesine kapılan kadınlarımız oluyor. Bizim ülkemizde genelde emekli büyüklerimiz kahvelere giderler, çay içerler, oralarda zaman geçirirler. Emeklilik yaşı gelinceye kadar eşiyle birlikte kurmadığı ilişkiyi dışarıdaki insanlarla kurmaya çalışıyor. İki çift bu süreçte aynı çatı altında kaldığında çoğu zaman bir gerginlik ve uyumsuzluk patlak veriyor. Bu konuda ilgi çekici TÜİK verileri de var. İleri yaş boşanma sayıları ciddi oranda artmış durumda. Kadınlar, sabır taşı çatladıktan sonra sabretmenin anlamsız olduğu kanaatine varıyor. Ne yazık ki halkımız arasında şuan yaşlı yalnızlığı diye tabir edilen bir durum söz konusu” ifadelerini kullandı. 

“Çiftler, birbirini değiştirmek yerine birbirini kabullenmeyi öğrenmek zorunda”

Bir insan için ruh sağlığının hayati öneme sahip olduğunu belirten Şeyda Betül Kılıç, “İnsan öncelikle kendine çok iyi bakmalı. İlişkisini nasıl düzenleyeceğini ve rayına oturtabileceğini çok iyi bir şekilde süzgeçten geçirebilmeli. Çiftler, birbirini değiştirmek yerine birbirini kabullenmeyi öğrenmek zorunda. Bu toplumumuzdaki en önemli sorun belki de. Biz birbirimizi kabul etmek ve hatamızla sevabımızla ilişkimizi rayına oturtmak durumundayız” dedi.

“Birbirinize güzel sözler söyleyin ve kırmayın”

Şeyda Betül Kılıç, açıklamalarının son bölümünde şunları kaydetti:
“Sabır nedir, bunu çok iyi bilmek lazım. Karşımızdakine katlanmak gerçekten sabır mı bizim için? Hep karşımızdakini değiştirmenin mücadelesini veririz. Bunu çoğu kişi yapıyor. Kadın ya da erkek fark etmez, herkes karşısındaki kişiden güzel bir şeyler duymak ister. Bu aslında bir ihtiyaçtır. Birbirinize güzel sözler söyleyin ve kırmayın. Bu konuda dilinizi korkak alıştırmayın. İltifat, çoğu problemin aşılmasına vesile olan en önemli güçtür. Herkes iltifatı hak eder. Eğer biz kendi aramızda sadakat değerini arttırmak istiyorsak, paylaşımı arttıracağız. Bazı istekler ve talepler her zaman karşılanamayabilir, bunu da kabul edeceğiz. Karşı tarafından beklentilerimiz konusunda sınırı en üst seviyede tutmayacağız. Bu beklentileri biraz daha gevşetmek ve hafifletmek gerekiyor.”

Yorumlar (0)
12
açık