Evliliklerde ‘üçüncü kişi’ sorunu ile nasıl baş edilir? Gelin-Kayınvalide çatışmaları neden olur?

İster uzun yıllar süren evliliklerde olsun, ister yeni evliliklerde olsun en büyük ve ilk sorun genelde ‘üçüncü kişi’ sorunu oluyor. ‘Onlar benim evime, ilişkime nasıl karışabilir?’ diye başlayan problemler aşılamadığı taktirde ne yazık ki boşanma ile sonuçlanabiliyor. Oysa tüm bu sorunların üstesinden gelmek ve ilişkiyi kaliteli şekilde sürdürmek mümkün. Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin, üçüncü kişilerin evlilikleri yıpratmaması için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

YAŞAM 16.05.2022, 20:34 17.05.2022, 15:25 Kübra Özgü
Evliliklerde ‘üçüncü kişi’ sorunu ile nasıl baş edilir? Gelin-Kayınvalide çatışmaları neden olur?

Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin ile bu hafta evli çiftlerin ilişkisine dahil olan ‘üçüncü kişileri’ konuştuk. Kimdir bu üçüncü kişiler? Evlilik ilişkilerini nasıl etkiler? Evlilikte üçüncü kişi sorunun üstesinden nasıl gelinir? Gelin-kayınvalide çatışmalarının nasıl önüne geçilir? İşte merak edilen tüm soruların yanıtları…

İlişkilere üçüncü kişiler isteyerek mi dahil olur? Üçüncü kişiler neden evliliği olumsuz etkiler?

Bir ilişkide ki üçüncü kişi bazen kayınvalide, bazen akraba, bazen de arkadaş çevresi olabilir. İlişkilere baktığımızda etrafta üçüncü kişilerin dahil olduğunu ne yazık ki görürüz. Bu dahil olma durumu bazen pasif olur, bazen de aktif olur. Pasif dahil olma durumu şöyledir: Örneğin bir eşya alırken, arkadaş veya akraba çevresi fikrini söylediğinde kişi eğer o üçüncü kişinin fikrini önemserse kendinin veya eşinin istediğinden daha çok o kişinin istediğini yapar. Bu masum gibi görünse de buna benzer olayların arka arkaya gelmesi o üçüncü kişi dediğimiz kişilerin etkisini daha kuvvetli hale getirir. Yani üçüncü kişilerin haberi olmasa bile ilişki arasında o kişiler yüzünden kavgalar artmaya başlayabilir. Başlangıçlar genelde böyle olur. Kişi basit bir konuda eşini değil bir başkasını baz alır. Ona göre hareket eder ve ona göre hareket ettikçe de eş bunu biriktirmeye, üzülmeye ve kızmaya başlar.

Ayşegül Keskin: Bazen farkında olmadan üçüncü kişiyi bizler ilişkimize dahil ederiz.

Bir evlilik ilişkisine dahil olan üçüncü kişi genelde kimler olabilir?

Üçüncü kişi dediğimizde genelde kayınvalide sorunları belirgindir. Kayınvalide, kayınpeder, elti veya iş ortaklarıyla ilgili sorunlar evlilikteki üçüncü kişi sorunu olabilir. Bu sorunlar aslında karı kocanın evliliklerinde birbirine muhalefet ettiğini ve tam olarak birbirine teslimiyet oluşturmadıklarını gösterir. Yani karı kocanın ilişkisini bir eve benzetirsek eğer kapı pencere açıksa, kilitler sağlam değilse bir şekilde etraftan o eve müdahale olur, hırsız girebilir. Bunun dışında bazen bizlerde farkında olmadan üçüncü kişiyi ilişkimize dahil edebiliriz. İlişkimize dahil ettiğimizi düşünmeden üçüncü kişiyi baş köşeye oturtturabiliriz. Bu yüzden çok dikkatli olmak gerek.

Eşlerden biri neden bilerek ve isteyerek üçüncü kişiyi ilişkisine dahil ediyor? Evlilikte üçüncü kişinin yansımaları nasıl fark edilir?

Eşler aslında bunun farkında olmuyor. Çok sevdiği annesi veya babası fikrini söyleyince yılların alışkanlığıyla önceliği ona veriyor ve yeni tanıdığı eşine biraz güven problemiyle yaklaşabiliyor. Fakat burada rollerin ayrımı çok önemli. Yani eşler, karı koca rollerini tam oturtmuşsa, birbirlerine açıklarsa, kartları açık oynuyorlarsa aslında çok büyük problem olmaz. Fakat durum tam tersiyse iki tarafta alınganlık yapıyor demektir. Yani eş, üçüncü kişi ilişkiye dahil olduğunda ‘‘Benim annem, babam böyle diyor, ne yani yalan mı söylüyor, kötülüğümü mü istiyor?’’ şeklinde bir yaklaşım oluşuyor. Karşı taraf bu duruma tepki verdiğinde ‘‘Eşim benim annemi, babamı sevmiyor, onları eleştiriyor’’ şeklinde bir alınganlık yapabiliyor. Bundan kaynaklı bu konuda inatlaşmalar oluyor. Dediğim gibi karı koca ilişkisi sağlam olan bireylerde adı ne olursa olsun aldatma dahil bir başka eş veya sevgili konusu dahil o ilişkiye üçüncü kişi müdahale edemez, ilişkiyi bozamaz. Eğer ilişkilere üçüncü kişi dahil oluyorsa eşlerin birbirine olan açık olma, dürüst olma ve yakın olma kısmında problemler var demektir.

‘‘Karısı için annesine, annesi için de karısına veya kocasına laf söylemiş olmak ilişkileri daha da bozar.’’

Üçüncü kişiler devreye girdiğinde eşler nasıl bir yol izlemelidir? Özellikle evlilikte anne-baba problemleri neden olur?

Dediğim gibi karı kocanın kendi rollerini iyi bilmesi lazım ve pazarlık olması lazım. Yani herkes anne babasının huyunu bilir ve anne babasından şikâyeti de bellidir. Fakat kişi evlendiğinde karısından veya kocasından anne babasıyla ilgili eleştiri aldığında müthiş büyük tepkiler verir. Halbuki kendi anne babasının hatasını bilir. Burada sorun eşinizin ‘‘Benim için annene, babana tepki göster ve onlara gerekli tavrı ortaya koy. Onları değil beni önemsediğini hissettir’’ beklentisidir. Aslında bunları dile getirmek daha büyük sıkıntıdır. Karısı için annesine, annesi için de karısına veya kocasına laf söylemiş olmak ilişkileri daha da bozar. Bu durum hiç sağlıklı değildir. Bunu yapmak yerine eşler, diyalogda kalıp rollerini paylaşmalı.

Evlilikte aile ilişkileri konusunda örneğin şöyle davranılmalı: Erkeğin ailesine gidildiğinde beklenilen bir rol var. Kadın diyecek ki işte şu konulardan rahatsız oluyorum. Bunu nasıl halledebiliriz? Erkek de diyecek ki orada şu rollere takınalım. Ben sana bunu diyeyim. Öyle bir problem çıkarsa sen de böyle söyle. Yani karşılıklı rolleri paylaşacaklar. Çünkü ortada bir problem var. Çıkan problem de belli. Kimin neye kızdığı zaten belli. Erkeğin ailesine gidildiğinde kadının erkeğin rolü belli olacak. Kadının ailesine gidildiğinde de kadınla erkeğin rolü belli olacak. Çünkü herkes ailelerden ve ailelerin tavrından şikayetçi. Herkes birbirine ne yapacağını söylerse ve rollerini paylaşırlarsa bir şekilde ilişki yoluna girecektir. Konuşacakları cümleler, oturacakları saat, size verecekleri tepki ve beklenti neyse ona göre rol dağılımı olmalı. Çünkü sonuçta ailelerle birliktelik genelde iki, üç günlük bayram tatillerinde veya yaz tatillerinde oluyor. Evli çiftler aileleri ile aynı şehirde ise de bir iki saatlik bir oturma olacak. O zamanlarda roller paylaşılınca hiç kimse gerginlik yaşamaz.

Eşler üçüncü kişiler yüzünden çok fazla birbirini kırıyorlar ve inatlaşmalara giriyorlar. Bu inatlaşmalar nasıl aşılır?

Şimdi öncelikle eşlerin kinlendiği kısma bakmak lazım. Genelde ‘‘Beni değil onu tuttu. Beni değil onu savundu’’ kavgası oluyor. İş böyle olunca çığırından çıkıyor. Yani sorun ‘‘Üçüncü kişi niye karışıyor?’’ sorunundan çıkıyor ve ‘‘Sen beni nasıl dinlemezsin? Sen beni nasıl yok sayarsın?’’ sorununa kayıyor. Biraz önce de söyledim. Eğer ilişkide kapı, pencere açıksa hırsız girer. İlişkide haklı olsanız bile ilk önce üçüncü kişiyi kafaya takmayın. Çünkü üçüncü kişi gerçekten haddini bilmiyor bu yüzdende sıkıntı veriyor, problem oluşturuyor olabilir. Bu konuda ilk dikkat edilmesi gereken konu şudur: ‘‘Benim ilişkimdeki sıkıntılı kısım ne? Biz nerede anlaşamıyoruz? Bizi birbirimizden uzak tutan ne? Üçüncü kişiyi devreye sokan ne? Bizim ilişkimizdeki açık kapı, pencere hangisi? Ben eşimle niye uzağım? Hangi konuda kopuğum? Hangi sebepten dolayı problem yaşıyorum ki bir başkası çok kolay ilişkimize müdahale edebiliyor ve aramızı bozabiliyor.’’ İşte bunları keşfetmek lazım. Çok kolay birileri aranızı bozuyorsa, burada bir problem vardır.

Eşlerin üçüncü kişiler yüzünden bozulmuş ilişkileri kurtarılabilir mi?

Evet kurtarılabilir. Burada ilişkiyi bozan zaten üçüncü kişinin varlığından ziyade kişi bahanesiyle herkesin birbirini tabiri caizse dövmesidir. Yani psikolojik olarak dövmesi, hırpalaması anlamında diyorum. Mesela karı kocalar bazen inada bindiriyor. Eşler birbirlerine ‘‘Sen annenin lafını dinlersen ben de seni dinlemem. Sen onun sözünle hareket edersen ben de tersini yaparım. Sen baban için beni yok sayıp memlekete gidersen ben de kendi başıma tatile giderim. Sen bunu yaparsan ben de bunu yaparım’’ gibi cezalandırma yöntemiyle misilleme yapabiliyor. Bu şekilde duvar örerek, misilleme yaparak ve yok sayarak işi çözmek imkânsız. Öncelikle biraz önce de dediğim gibi benim ilişkimin açık kapısını açık penceresini bulmam lazım. Ondan sonra da o kapıyı pencereyi kapattıktan sonra ilişkim de yıpranmış kısmı halletmem lazım. Bu bir süreçtir. Hemen olacak bir şey değil. Anneler babalar reddedilerek, yok sayılarak, kalp kırılarak bu problem çözülmez. Tek çözülme yöntemi var. Herkes problemine adını söyleyecek ve problemi çözmek için yol yöntem deneyecek. Sıkıntısı olan taraf karşı tarafın aile büyükleriyle sorunu varsa oturup konuşacak. Diyecek ki ‘‘Ben şu konulara bozuluyorum, alınıyorum. Sizden beklentim şudur.’’ Yani kişi kendini saygılı bir şekilde ifade edecek.

‘‘Kimin ne derdi varsa konuşsun! Kaş yapayım derken göz çıkarmasın’’

Bu konuşma uygun çözüm odaklı bir konuşma olsun. Kavga şeklinde değil. Kimin ne derdi varsa lütfen gidip konuşmalı. Bu çok önemli bir detay. Gelinler genelde gidip konuşmak istemiyor. Kendilerini kötü bilmesinler diye kocalarını sıkıştırıp ‘‘Git konuş, beni ezdirme, bana sahip çık’’ gibi cümleler kuruyorlar. Bu sefer ilişkiyi daha da kötüye gidiyor. Yani bunlar kaş yapayım derken göz çıkaran hareketler.

‘‘Kayınvalide sorunu tüm dünya ülkelerinde var!’’

‘‘Kayınvalide sorunu’’ sadece bizim ülkemizde mi var?

Ben her defasında söylüyorum, kayınvalide sorunu dünyada yaşanan bir durum. Hatta seminerlerime katılanlara ve danışanlarıma hep aynı örneği veriyorum. Leydi Diana’yı biliyorsunuz. Kayınvalidesi Elizabeth’le çok büyük kavgaları oldu. Dünya şahit oldu bu duruma. Onun için Elizabethleri lütfen karıştırmayın ve yöntem bulun. Kocanızla iş birliği yapın diyorum. Leydi Diana baş edemedi, kimse baş edemez diyorum. Tabi ki espri olsun diye bunları söylüyorum. Kayınvalideye kızıp, kocaya da tavır alarak o evliliği kurtaramazsınız. İşleri yoluna koyamazsınız.

Ayşegül Keskin: ‘‘Tüm sorunlara karşı karı koca el ele, omuz omuza verin’’

Kayınvalide sorununda kök aile, akraba, arkadaş sorunlarında mutlaka eşle, el ele yol almak lazım. Yani derler ya ‘‘Piri'ye kızıp yorganı yakmak’’ diye aynen öyle işte. Kayınvalideye, kayınpedere veya kocanın, hanımın ailesine kızıp kocaya veya hanıma tavır almak kesinlikle yanlış bir yöntemdir. Ne yapıp edip eşle ele yol alıp sonuca varmak lazım. Çünkü hayatın her safhasında birileri birilerinin ilişkisine karışmak ister. Karışmaya cüret eder. Hatta karışır. Karı koca omuz omuza yan yana o soruna bakın. ‘‘Nasıl çözeriz? Nasıl yaparız? Nasıl hallederiz’’ diye üzerine düşünün. Bu olduğu sürece yani kapı, pencere her yer kapalı olduğu sürece eve hırsız giremez. İlişkilerde kaliteli bir şekilde yürür.

HABERNEDİYOR.COM / KÜBRA ÖZGÜ - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
22
kapalı