El yazmaları okumak!

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 17 Ekim Perşembe gününden itibaren “Hafıza-i Beşer: Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler” başlıklı sergiye ev sahipliği yapacak.

YAŞAM 06.10.2019, 17:43
El yazmaları okumak!

Sanatseverleri, İstanbul Araştırmaları Enstitüsünün zengin elyazması koleksiyonundan bir seçkiyle metinler, objeler ve zamanlar arasında bir yolculuğa çıkaran sergi, elyazmaları üzerinden Osmanlı toplumunda çok dillilik, gündelik hayat, tıp, evren ve zamanın bilgisi, İstanbul’un tarihsel coğrafyasının yazmalar aracılığıyla nasıl yeniden yaratılabileceğini gözler önüne serecek. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Latin alfabesine geçişten 90, imparatorluğun çöküşünden 100 ve matbaanın yaygınlaşmasından neredeyse 200 yıl sonra, Osmanlı dünyasından bugüne kalabilmiş elyazmalarının hikâyesini “Hafıza-i Beşer: Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler” başlıklı sergiyle sanatseverlerin ilgisine sunuyor.

19. yüzyılda matbaanın yaygınlaşmasıyla yavaş yavaş etkisini kaybeden ve 20. yüzyılda geniş kitleler için bir bilgi, hikâye ya da maneviyat kaynağı olmaktan çıkıp, koleksiyonerlerin ilgi alanına giren Osmanlı elyazması kültürü, kolektif bir okur-yazarlık dünyasında şekil değiştirmeye başladı. Metinler, nüshaları çoğaltanların ve okurların elinde değişiyordu. Bu değişikliklerin fiziki izleri kâğıdın üstünde takip edilebiliyordu. Okur ve yazarlar metin aralarında ve kenarlarında diyaloğa girebiliyordu. Yazmak kadar okumak da kolektif bir eylem olarak görülüyordu. Bir yanda kahvehane ve kıraathanelerde popüler hikâyeleri yüksek sesle okuyanlar, diğer yanda önceki okurların notlarına cevap veren başka okurlar bulunuyordu.

Yorumlar (0)
23
parçalı az bulutlu