Aldatma ve aldatılma psikolojisine dair her şey bu haberde!

Son yıllarda çiftler arasında aldatma problemlerinin giderek arttığını biliyoruz. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki birçok ayrılığın temel nedeni aldatma. Peki kişi partnerini neden aldatır? Aldatılanın psikolojik durumu nasıldır? Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin ile bu hafta ‘aldatma ve aldatılma psikolojisini’ konusunu konuştuk.

YAŞAM 22.04.2022, 15:16 24.04.2022, 12:50 Kübra Özgü
Aldatma ve aldatılma psikolojisine dair her şey bu haberde!

Çok uzun süreli ya da çok kısa süreli evliliklerin bir anda ayrılıkla noktalanmasının temel nedeni genelde aldatma problemi. Uzun yıllar partnerine bu durumu fark ettirmeden aldatanda var açıkça yaptığı hatayı dile getirip pişman olanda var. Birde eşini aldatmasına rağmen asla boşanmak istemeyenler var. Peki kişiler neden birbirlerini aldatır? ‘Aldatma ve aldatılma psikolojisine’ dair merak edilen her şeyi Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin yanıtladı. İşte aldatma ve aldatılma psikolojisi…

Aldatma psikolojik bir sorun mudur?

Aldatma her zaman psikolojik sorun olmaz. Biz genel itibariyle aldatmalara yol kazası deriz. Bazen kadınlarda yaşanabilir, bazen de erkeklerde yaşanabilir. Psikolojik sorun dediğimiz kısım dürtü bozukluğuyla alakalıdır. O başka bir alandır. Psikiyatrik konudur. Ancak genel olarak evlilik problemlerine baktığımızda aldatmaları bir yol kazası olarak değerlendiririz. Bunun altında aile sorunları, psikolojik çatışmalar ve karı koca problemleri vardır. Tabi bu anlamda da yine psikolojik kökenleri var diyebiliriz.

Evli erkek neden aldatır?

Karı koca ilişkisinde aradaki ilişki dinamiğini iyi gözlemlemek ve iyi anlamak lazım. Çünkü her evliliğin her ilişkinin matematiği başkadır. ‘Erkek niye aldatır?’ diye baktığımızda genellikle kendini ilişkide var edememesi, yani bu kadın için de geçerli aslında erkekler üzerinden konuşuyoruz ama kadın da olsa erkek de olsa, ilişkide kendi varlığını hissetmemesi aldatma sebeplerinden biridir. Bazen duygusal yalnızlığa itilebiliyor, çiftler kendini çok yalnız hissedebiliyor. Özellikle uzun evliliklerde bu daha çok gözlemlenebiliyor. Doğumlardan sonra, aile problemlerinden sonra, iflaslar olaylarından sonra bu ve benzeri olaylar gözlemlenebiliyor. Kar kocayı etkileyen bir sarsıntı oluyor ve sonrasında eşler birbirine uzaklaşmaya başlıyor. Bunun getirisi olarak erkek veya kadın bir şekilde alternatif yol planlıyor. Yuvasını da yıkmak istemiyor, boşanmak da istemiyor. Fakat ortada bir kriz var. Bu dönemi atlatmak adına kendini kafasını dağıtmak niyetiyle belki ciddi olmayacak şekilde, farklı bir niyetle kişiler eşlerini aldatmaya başlıyor. Daha sonrasında durumlar ciddiye dönebiliyor ve aile huzuru daha da çok problemli hale gelebiliyor. Karı kocanın aralarında yaşadığı sıkıntı her ne konu olursa olsun yaşadığı sarsıntıdan dolayı mahrem hayatlarını da olumsuz etkiliyor. Yani cinsel hayata yansıyan problemler karı kocayı birbirinden hızlı bir şekilde soğutuyor ve aslında evliliğin sigortası dediğimiz cinsellik kısmında yaşanan deprem aldatmaların birinci derecede sebeplerinden biri oluyor.

Kadınların aldatma nedeni: İlgisizlik, alakasızlık ve yalnızlık hissi!

Evli kadın neden aldatır?

Kadınlara baktığımızda kadınların merkezinde cinsellik yoktur. Duygusal ilgi, alaka ve beğenilme vardır. Erkeğin ise birinci derecede cinsellik merkezli ilişki kurduğu bir gerçektir. Bu fıtrattır. Bunu ayıplamaya veya anormal karşılamaya gerek yok. Yaradılış itibariyle sistem böyle kurulmuştur. Bu sebepten dolayı kadının aldatma kısmına baktığımızda ilgisizlik, alakasızlık, yalnızlık hisleri daha baskındır. Kadının kendini yalnız hissettiğinde etraftan gördüğü bir ilgi ve alaka önce normal arkadaşlık diyaloğu ile başlar, sonra da bu ilişki kadının bir şekilde karşı tarafa bağlanmasına sebep olur. Yani arkadaşlık duygusal bir ilişkiye dönüşebilir. Çünkü kadınlar duygusal noktada ilgi alakadan beslendikleri yere daha çabuk adapte olurlar ve daha çok emek verirler.

Aldatılma kişinin psikolojisini nasıl etkiler?

Aldatmanın geneline baktığımızda ortada bir kırgınlık var. Karı koca birbirine kırgın ve öfkeli. Hatta ciddi ciddi öfkelilerdir ve problemi çözemedikleri için de birbirlerine duvar oluşturuyorlar. Problemleri çözebilmek için önce karşı tarafın şikayetini ciddiye almak ve anlamak lazım. Hak vermesek bile. Eşler bunu başaramadığı için şikâyet geldiğinde çok büyük tepkilerle cevap verdiği için kilitleniyor ve durum çatışmaya, büyük bir krize dönüyor. Bunun karşılığında da herkes bir şekilde içindeki biriktirdiği kırgınlık ve öfkeyle birlikte kendini anlayacak birilerini bulduğunda dertleşmeyle başlayan muhabbet farklı boyutlara gidebiliyor. Yani kültürler veya modernlik bunu etkilemiyor. İnsanın kendini iyi hissettiği yerde açılması ve bağlanması çok doğaldır. Eğer karı koca aralarındaki bu durumu beraber konuşamıyorsa çok ciddi birbirine duvar örüyorlar ve dışarıda arayışlara giriyorlar.

Hiç aldatılmadığı halde bu aldatılma duygusundan korkup ilişkisine zarar veren kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Neden böyle davranıyorlar?

Hiç aldatılmadığı halde böyle bir şeyden korkup eşini bunaltmak, tedirgin olmak, huzursuz olmak, bir süre sonra anksiyete, yani takıntı kaygı bozukluğuna sebep oluyor. Onun için bu kişiler hiç böyle bir şey yokken, sürekli kafada kuruyorlarsa bir destek alabilirler. Çünkü çevrede çok kişinin başına geliyordur. Mesela ailesinden birilerinin başına gelmiştir. Bu sebeple de kişinin korkuları olabilir. Kişi bunun işi mutlaka destek almalıdır. Boşu boşuna aile huzurunu bozmaya gerek yok. Huzursuz ettikçe o kaygı sebebiyle karşı tarafı kontrol altına aldıkça ilişkiler daha da bozulur. Çünkü bu kaygı, bu korku karşıyı da kontrol altına alma, takip etme sorgulama ve sıkıştırma anlamına gelir. Yani tek başına bir korku, kaygı yaşamıyordur kişi. İster istemez karşıyı da baskılar. Bu da aile huzursuzluğuna sebep olur.

Aldatma, bir ilişkide iki tarafa da yüktür!

Aldatılan kişide sonrasında genelde bir güven sorunu oluyor. Aldatılan kişi bir sonraki yeni ilişkisine bu durumu problem olarak yansıtır mı?

Aldatma sebebiyle bitmiş evliliklerde mutlaka uzun süre insanların kendine gelmesi gerekir. Boşanma sonrasında özellikle kadınlarda ve erkeklerde mümkünse üç yıl diyoruz ama erkekler bu süreyi çok uzun bulabiliyor. Mümkün mertebe bu dönemde insanın kendiyle hesaplaşması, kendini dinlemesi ve kendini fark etmesi çok önemli. Çünkü sorunlu bir evlilikte iki tarafında da yanlış tavırları vardır. Bir evlilik aldatmayla bitiyorsa orada yine iki kişinin sorumluluğu vardır. Aldatan kişi tamamen suçludur diyemeyiz. Bunu onayladığımız için de demiyoruz. Aldatma bir gerçekten çok büyük bir hata. Aldatmaya tenezzül etmeden, ilişkiyi oturup konuşmak sonrasında eğer olmuyorsa bitirmek en kalitelisidir. Aldatma, bir ilişkide iki tarafa da yüktür. Böyle aldatmayla bitmiş bir evlilikte tabii ki güven sorunu olacaktır ama bir daha ki evlilikte karşıdaki kişiden böyle bir şey olup olmayacağının garantisini istemekte sıkıntıdır. Yani karşıdaki kişi bunun garantisini veremez, hiç kimse veremez. Sadece dikkat eder, dikkat edeceğine dair bir söz verebilir ama bu dikkatin ilişkiyle alakası çok yakındandır. Yani ilişki iyi gidiyorsa, evlilikte aldatma eşleri daha çok rahatsız eder.

Boşanma bir travmadır!

Aldatmayla biten bir evlilikte, sonuç olarak kişi kendi hatasını da fark etmeli ve bir dahaki ilişkisine daha sağlam girmek için nerede ne hata o yaptığını iyi bilmeli. Kişinin yeni evliliğine sağlıklı şekilde adım atması için bilinçli bir şekilde sayfaları kapatmış, güven sorununu halletmiş ve özgüveni yüksek bir şekilde yeni ilişkiye başlaması lazım. Dediğim gibi böyle bir durumda terapi de alınması da gerek olabilir çünkü boşanma bir travmadır.

Eski tecrübeler ve referanslarla yeni evliliğe girilmez!

Yeni bir evliliğe geçiş yapılacaksa eski defterlerin kapatılması, eski yaraların sarılması lazım. Eski tecrübeler ve referanslarla yeni evliliğe girilmez! Böyle bir durumda çifteler arasında ilk evlilikleriyle kıyas çok fazla oluyor. İkinci evliliğini yapan çiftlerde biz bu sorunla fazlaca karşılaşıyoruz. Karşı taraftaki kadın veya erkek derdini izah etmek, anlatmak isterken eski eşinden örnekler veriyor. Bu çok sıkıntılı bir durum. Yani eski eşi, eski ilişkiyi referans göstererek yeniyi garantiye alamayız.

Gizlice kredi çekme, birine para verme, eşinin istemediği biriyle konuşmada aldatmadır!

Aldatma sadece cinsel bir ilişki mi? Duygusal ilişki de aldatma mı?

Aslında aldatmayı genel olarak şöyle tarif ediyoruz. Eşin haberi olduğunda sinirleneceği, kızacağı ve büyük tepki vereceği her şey bir aldatmadır. Gizlice kredi çekme, birine para verme, eşinin istemediği biriyle konuşma gibi buna benzer her şey de aslında aldatmadır. Sadece aldatma cinsellik ya da duygusal birliktelikle aldatma olmaz! Yani gizli yapılan her şey aldatma hükmündedir.

Aldatma olan bir ilişki kaldığı yerden devam edebilir mi?

Dediğim gibi aldatmalara yol kazası deriz. Özellikle güzel bir geçmişi ve hatıraları olan çiftler aldatmalarla sarsılabiliyorlar. Fakat eşler şöyle bir şey diyor: ‘‘Biz birbirimizi seviyoruz. Çok da emeğimiz var. Bu bir yol kazası. Geçici bir şey. Ciddi bir şey değildi. O sebepten dolayı ben eşimi affediyorum ve bu evliliği devam ettirmek istiyorum’’ böyle bir şey olabilir. Bir uzlaşı olur. Bu anlaşma genellikle danışmanların eşliğinde oluyor. Çünkü bu kolay bir şey değil. Affetmek de kolay bir şey değil. Unutmak da kolay bir şey değil. Yeniden kaldığı yerden konuyu kapatarak ısıtıp gündeme getirmeden, ilişkiyi daha da yaralamadan kapandığı yerden devam etmek ve daha titiz, daha ciddi, daha önemseyerek, şikayetleri ciddiye alarak, dört elle sarılarak evlilik devam edebilir ki çoğu evlilikte devam ediyor zaten.

HABERNEDİYOR.COM / KÜBRA ÖZGÜ - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
11
kapalı