11 gün boyunca enkaz altında kalan depremzede protezine kavuştu

Hatay'da 6 Şubat depreminin vurduğu Mustafa Avcı, 261 saat boyunca enkaz altında kaldıktan sonra kurtarıldı. Ancak sağ ayağı ampüte edilmek zorunda kaldı ve protez süreci başladı. İrade Adımları Derneği tarafından sağlanan proteze kavuşan Avcı , “İnsanın vücudundan bir parça kaybetmesi çok zor oluyor. Süreç beni çok yıprattı. Ömrümün geri kalanını böyle geçireceğimi düşünüyordum ama dernek bana yaşama sevinci verdi” dedi.

YAŞAM 13.06.2024, 14:28 Melina Ay
11 gün boyunca enkaz altında kalan depremzede protezine kavuştu

Türkiye'yi derinden etkileyen ve 11 ilde büyük yıkıma yol açan 6 Şubat depreminde, doğum için Akademi Hastanesi'nde olan Bilge Şahinkaya Avcı'nın eşi Mustafa Avcı, depremin ardından 261 saat sonra, 11 gün sonra enkaz altından sağ olarak kurtarıldı. Ancak depremin etkisiyle sağ ayağı ampute edilmişti. Protez için bekleyen Avcı'ya, günlük hayatında rahatlıkla kullanabileceği ve yürümesine yardımcı olacak protez, İstanbul Beylikdüzü ilçesinde bulunan İrade Adımları Derneği tarafından sağlandı.

“Bu kadar şiddetlisini ilk kez gördüm”

Yaşadığı zorlu süreci kelimelere döken Avcı, “6 Şubat depreminde eşim doğum için hastaneye gittiğinde ben de onu takip ettim. Normalde doğum bir hafta sonra olacaktı, bu yüzden biraz sürpriz oldu bizim için. Eşim rahatsızlanınca hemen en yakındaki hastaneye götürdüm. Doğumdan bir saat sonra eşimi servise aldılar. Bir süre hastanede bekledik, ben de ihtiyaçlarımızı almak için hastane kantinine indim. Son hatırladığım şey asansöre binmiş olmamdı. Asansördeyken sarsıntı başladı, önce asansörün sallandığını düşündüm. Ama sonra kapı açıldığında ve şiddetli sarsıntı devam ederken deprem olduğunu anladım. Tavandan molozlar düşüyor, çerçeveler sarsılıyordu. Daha önce deprem yaşamıştım ama bu kadar şiddetlisini ilk kez gördüm”

"Düşmeseydim molozların altında kalacaktım"

Avcı, deprem anında yaşadığı korku dolu anları anlatarak, “Deprem sırasında, Mehmet Ali Şakiroğlu'na doğru koşarken birden ayağım kaydı ve düştüm. Sonrasında ayağım moloz yığınları altında kaldı. Bu depremde çok şiddetli ve yüksek bir sarsıntı yaşamıştım. Can havliyle en yakın kapıya koştum. Kapının önünde bir arkadaş vardı, onunla tanıştım ve kapıyı açmaya çalıştık, ama başaramadık. O arkadaş bir sütunun arasına sığınarak güvenli bir pozisyon aldı. Ben ise panik içindeydim. Arkadaşım beni yanına çağırdı ve onun yanına gittim. Tam koşmaya başladığım sırada sarsıntı daha da şiddetlendi ve yürümekte zorlandım, nihayetinde düştüm. Düştüğüm yerde bir koltuk vardı, bir şekilde hayatta kaldığım bir alan oluşmuştu. Ayağım molozların altında kaldı. Eğer düşmeseydim, muhtemelen molozların altında kalacaktım. Allah'ın bir lütfuyla ayağım bir an yerden kesildi ve düşmem kurtuluşum oldu. Eğer düşmeseydim, durumum çok daha kötü olabilirdi” açıklamalarına yer verdi.

“Umudumuzu kaybetmiştik ama kurtulduk”

Avcı, depremde 11 gün boyunca enkaz altında kaldıklarını ve 12'nci günün gecesi çıkarıldıklarını belirtti. Enkazdan çıkarıldığı gece saat 01.30 - 01.40 arasında olduğunu dile getiren Avcı, bu anın tesadüf olarak Miraç Gecesi'ne denk geldiğini ifade etti. Avcı, Miraç'ın anlamını araştırdığını ve ferahlamak, yükselmek anlamına geldiğini öğrendiğini söyledi. Avcı buna ek olarak, “Allah'ın bizi orada böyle anlamlı bir gece yaşatması gerçekten büyük bir nimetti. Ailem ve herkes umudunu kaybetmişti. Çok şükür Allah'a, böyle güzel bir günde kurtulabildim” şeklinde konuştu.

Tedavi süreci daha fazla strese soktu”

Avcı, deprem sonrası yaşadığı ampütasyon sürecini şu şekilde anlattı:

“Ayağımdaki rahatsızlık sürecim çok zorlu geçti. Bu süreçte şanssız hissettim kendimi. İlk olarak parmaklarımdan başladı. Baş ve orta parmaklarım kayboldu. Önce parmaklarımın kurtarılacağı söylendi. İnsanın vücudundan bir parça kaybetmesi çok zor oluyor. Ayağımı ve parmaklarımı düşündüğümde çok üzüldüm. 'Parmaksız kalacak mıyım, uzuv kaybı yaşayacak mıyım?' diye düşünüyordum sürekli. Bir dizi ameliyat geçirdim. Her biri sonrasında umut biraz daha artıyordu. Bu süreç beni çok yıprattı. Depremde 11-12 gün enkaz altında kalmış olmama rağmen, bu tedavi süreci beni daha fazla strese soktu.”

“Çok fazla acılar çektim”

Tedavi sürecinde de çok zorlandığını dike getiren Avcı, ayağının ampüte olacağını düşündükçe, daha çok korkup yıprandığını söyledi. Dışarıdaki hayatına adapte olma sürecinde zorluklar yaşadığını anlatan Avcı, “Dışarısı benim için daha büyük bir mücadeleydi. Çok zor ameliyatlar geçirdim, çok zor tedaviler gördüm. Çok fazla acılar çektim. 6-7 ameliyat geçirdim. 2 ay Mersin'de kaldım. 4 ay Çapa Tıp Fakültesi'nde kaldım. Çok zordu ameliyatlarım” diye konuştu

"Allah her şeyin sabrını veriyor"

Mustafa Avcı, yaşadığı zorlu süreçte ailesinin ve eşinin desteğiyle ayakta kalmayı başardığını ifade etti. "Ailemin, sevdiklerimin ve eşimin desteğiyle güç buldum. Gerçekten her şeye alışıyormuş insan. Allah, her şeyin üstesinden gelmek için gerekli sabrı veriyor. Bu süreçte bu gerçeği deneyimledim ve şu an çok mutluyum, şükürler olsun” ifadelerini kullandı.

"Kendi imkanlarımla protez arayışına girdim"

Sağ ayağının ampute edilmesinin ardından protez arayışına başladığını belirten Avcı açıklamasını, “Kendi çabalarımla protez bulma sürecine girdim. Bu sürecin maliyetlerini önceden tahmin ediyordum. Bütçem bu masrafları karşılamak için yeterli değildi ancak ayakta kalmam gerekiyordu, mecburdum. Aileme bakmakla yükümlüyüm, çocuğum var. Genç yaşta olduğum için çalışmam gerekiyordu. Yani bir şekilde ayakta durmalıydım. Parasal boyutu düşündüğüm kadarıyla değildim, ne olursa olsun bunu üstlenmem gerekiyordu. Protezler konusunda deneyimim yoktu. Bu dünyanın ne kadar farklı olduğunu anladım. Bir protez firmasının sahibi Ahmet Bey ile iletişime geçtim ve durumumu anlattım. Durumuma uygun bir protezin bulunup bulunmadığını sordum. Bu konuda daha önce deneyimimiz yoktu. Sağ olsun Ahmet Bey çok yardımcı oldu, bu firmayla iletişim kurduk” şeklinde sürdürdü.

“Dernek bana yaşama sevinci verdi”

Ümitlerini yitirmek üzereyken İrade Adımları Derneği ile tanıştığını söyleyen Avcı, açıklamasını şu şekilde sonlandırdı:

“Sonunda bu dernekle iletişime geçtik. Bir telefon şansıydı, Allah'ın lütfu. Onlar da durumumu üstlendiler. Protez ihtiyacım için bir e-posta göndermiştim. Ahmet Bey, umutsuz bir dönemde, tam 2 hafta sonra beni aradı. O ana kadar umudumu kesmiştim. Yerel protez firmalarıyla görüşmeye başlamıştım, kendi çabalarımla bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Dernek beni yeniden ayakta tuttu. Yeniden yürüyebileceğimi, kendi ihtiyaçlarımı karşılayabileceğimi düşünmek çok zordu. Derneğe geldiğimde, kütük gibi bir ayakkabıyla gelmiştim. Hiç hareket edemiyordum, motivasyonum sıfırdı. Ömrümün geri kalanını böyle geçireceğimi düşünüyordum ama dernek bana yaşama sevinci verdi. Yetkililere, yardımsever insanlara, bu büyük okyanusu oluşturan herkese minnettarım. İyi ki böyle insanlar var”

Yorumlar (0)