İnsanlığın en önemli icatlarından: Asansör ve Tarihi

Zamanın başlangıcından beri insanlar, yüklerin ve yolcuların dikey olarak daha verimli taşınması için farklı yollar aradılar ve bu yol arayışlarının sonucu olarak da asansörü bulmuş oldular…

İnsanlığın en önemli icatlarından: Asansör ve Tarihi

Asansörler; tartışmasız insanlık tarihinin en önemli icatlarından biridir. Güçle çalışıyor olması ve dikey yönlü hareket ediyor oluşuyla uzun zamandır inşaat sektöründe kullanılmaktadır. İlk asansörün kullanılmaya başlanması ise Antik Yunanistan’da halat makarası sisteminin bu mekanizmaya adapte edilmesi ile gerçekleşmiştir.

insanlığın en önemli icatlarından: asansör ve tarihi

Antik Asansörün İlk Kullanımları

İlk asansörün 236’da Arşimet tarafından icat edildiğine ve modelinin bir tambur etrafına sarılı kaldırma halatlarıyla çalıştığına inanılmaktadır. Bu halatlar doğrudan insan gücü tarafından işletilen bir bocurgata bağlıdır. Bocurgat, kelime anlamı olarak; ağır yüklerin çekilmesinde kullanılan, bir manivela yardımıyla döndürülen ve döndürüldükçe de ağır yükün bağlı bulunduğu halatı kendi üzerine saran dolap demektir.

Asansörün bu hali, o dönemlerde bölgede bir standart hale getirilmiştir. Öyle ki, Antik Yunanistan’ın birçok yerinde kullanılmıştır.

Antik Roma’da ise, bu eski asansörlerin çalışma şeklinden esinlenilerek hayvan ve eşya taşımacılığında halatlar ve kaldırma mekanizmaları ön plana çıkmıştır. Özellikle Romalıların ünlü arenası Kolezyum’da aslanlar, kaplanlar, kurtlar, leoparlar ve ayılar bu eski asansör ile yukarıya taşınmıştır. Görünüşte gizlenmiş olan derin çukurlardan arena sahasına çıkarılan bu canlıları taşımada, asansör ve donanımlarından yararlanılmıştır.

Antik Yunanistan’da kullanılan asansör sistemindeki gibi yine insan gücü ön planda tutulmuştur. Her bir asansör yaklaşık 300 kiloluk yük taşıyabilmekte ve bu da iki aslanın ağırlığına tekabül etmektedir. Tabii, böylesi bir ağırlığın kaldırılabilmesi için her bir bocurgatta sekiz insan gerekmektedir. Bu da; 28 ile 30 asansörün olduğu Kolezyum’da tüm asansörlerin aynı anda çalıştırılması gerektiğinde 200 çalışana ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Uçan Sandalye Olarak Asansör

Asansörlerin yolcu taşımada kullanılması 1743’li yıllara dayanmaktadır. Versay’da kralın sarayında kullanıma açılan asansör, Kral 15. Louis’e özel olarak yapılmıştır ve sarayın ilk ile ikinci katlarını birbirine bağlamaktadır. O günlerde ‘Uçan Sandalye’ olarak lanse edilen asansör, bir bacanın içerisine yerleştirilen insanlar tarafından yine halatlar ve makaralar kullanılarak aşağı ve yukarı hareket etmesi sağlanmıştır.

insanlığın en önemli icatlarından: asansör ve tarihi

Hidrolik Asansöre Geçiş

Sanayi devrimi ile birlikte 1800’lü yıllarda asansörler daha fazla kullanılır hale gelmiştir. Bu asansörlerin çoğu; bir silindirin içindeki pistonun asansör kabinini yükseltmek ve indirmek için su veya yağ basıncı kullandığı hidrolik bir sisteme dayanmaktadır. Bu tür hidrolik sistemle çalışan asansörlerin ise şu şekilde bir dezavantajı vardır; asansörün gövdesinin altında binanın yüksekliği ile orantılı olacak şekilde bir çukur bulunmak zorundadır. Bina ne kadar yüksek ise, çukur da o kadar derin olmak zorundadır ki bu da bu asansör sistemini oldukça elverişsiz kılmaktadır.

19. yüzyılın ortalarında, hidrolik sistemle birlikte kablolu sistemler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu kablolu sistemler, bugün bizim kullanmış olduğumuz asansör teknolojisine oldukça yakındır. Dişli makara sistemi vasıtasıyla asansör kabininin yükselip alçalması sağlanmış; kabini dengelemesi için kullanılan ağırlık ile de enerji muhafazası elde edilmiştir. Bu yıllarda kullanılan sistemler, basınç ya da buhar yoluyla çalıştırılmaktadır.

Ne var ki, özellikle kablolu sistemin kazaya ve bunun sonucunda da insan ölümlerine yüksek ölçüde sebebiyet verebilecek olması, bu sistemin pek tercih edilmemesinde etken teşkil etmiştir.

insanlığın en önemli icatlarından: asansör ve tarihi

Modern Çağ ile Birlikte Gelen Elektrikli Asansör Sistemi

19. yüzyılın sonlarında elektriğin ortaya çıkışı, asansörlerin hareket etmesinin sağlanması için gereken gücün erişiminde önemli rol oynamıştır. Bu elektrikli asansörlerde kaldırma halatını hareket ettirmek için dönen bir tambur kullanılmaktadır. Baltimore’da geliştirilen bu asansörlerin tamburları, büyük yapılı binaların ya da gökdelenleri kaldırma halatlarını depolayabilecek ölçüde büyük tasarlanmamıştır.

Motor teknolojinin hızlı ilerleyişi sayesinde, 1900’lü yıllarda yüksek binalar için dişlisiz çekişli elektrikli asansörler geliştirilmiştir. Tek hızlı asansör motoru modelleri yerini, çift hızlı modellere bırakmış; tuşlu kullanımların da yerleştirilmesiyle asansör teknolojisi daha ileriye taşınmıştır.

Kentleşmenin artmasıyla birlikte artan bina sayısı; özellikle de yüksek bina ve gökdelen sayısı ile asansör önemini korumaya devam etmektedir. Bugün insan nüfusunun yaklaşık olarak yarısı şehirlerde yaşamaktadır. 2050 yılına kadar kentsel nüfusun o zamana kadar yaklaşık 5,1 milyar ya da dünya nüfusunun üçte ikisi olacağı tahmin edilmektedir.

Asansörlerin bu şekilde verimli ve etkili kullanılmaya devam edildiği bir gelecekte ilerleyen teknoloji ile birlikte asansör sistemlerinde yenilikler görmeye devam edeceğiz. Çünkü asansörler, toplumun şekillenmesinde etkin rol oynayan en önemli anahtar faktörlerden ve yeryüzünün metropolleri; gökdelenler ve yüksekliği göğe uzanmakta olan binalardaki yaşam kolaylığını asansörün icadına borçlu...

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2019, 15:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER