Kuntz: “Kapımız kimseye kapalı değil ama kimsenin yeri de garanti değil” 

A Milli Takım Teknik direktörü Kuntz, Hamit Altıntop ve spor müdürleriyle birlikte tesislerde bir basın toplantısı düzenledi. Kuntz ve Altıntop, samimi açıklamalarda bulunurken Teknik Direktör, oynatacağı oyunu kafasında kurduğunu belirtti. 

SPOR 04.10.2021, 15:04 Başak Çetin
Kuntz: “Kapımız kimseye kapalı değil ama kimsenin yeri de garanti değil” 

A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, Milli Takımlar Sorumlusu Hamit Altıntıp ve spor müdürleri ile Riva’da bulunan Hasan Doğan Tesisleri’nde sohbet toplantısı düzenledi. Samimi açıklamalarda bulunan yöneticilerden Kuntz, milli takımın teknik direktörü olması konusunda kendisine teklif götürülmesi karşısında çok mutlu olduğunu ve gurur duyduğunu aktararak 1995-1996 sezonunda Beşiktaş’ta forma giydiği dönemleri yad etti: “O dönemde kulüp beni, Şampiyonlar Ligi’ne katılabilme amacıyla almıştı. Rosenborg’daki maçta 2 gol atmıştım. Yenilmiştik ama benim için iyi bir başlangıçtı. Buradaki sosyal hayata eşimle kısa sürede adapte olduk. Çocuklarımız buradaki anaokuluna gittik. Bu yüzden şu anda kendimi Türkiye’de çok rahat hissediyorum.”  

“Hem öğreniyorum hem öğretiyorum"

Kuntz: “Kariyerimde iki önemli unsur bulunur. Biri öğrenmek ve diğeri de öğretmek. Benim için güven ve iletişim oldukça önemlidir. Basında, benim söylemediğim ama söylemişim gibi yazılan birkaç haber çıktı. Bunları hoşuma gitmedi. Öte yandan oyuncuların aldıkları primler çok konuşuluyor. Bu konunun muhatabı ben değilim, bu finansal bir konu. Geçmişte alınan fakat sonradan olumsuza dönen tablolar var. Görüşmelerimde öğrenmek istediğim ilk şey bunların sebepleri. Şu ana kadar futbolcularımızı iyi gözlemledim ve hatta bilgilendirmeler aldım. Maçlarını statlarda seyrettim. Oyuncularımız yap-boz parçaları ve biz de hepsi ile güzel bir resim oluşturacağız.” 



“Şenol Güneş ile görüşmedik” 

Kuntz: “Şenol Güneş ile herhangi bir görüşmemiz olmadı fakat yine de kendisinin analizlerinden faydalandık. Bunların yanında ben kendi yolumda yürümek istiyorum. Bu yüzden statlarda maçları izliyorum. Oyuncularla sıkı telefon trafikleri oluşturduk. Kafamda oyun tarzını oluşturdum. Bunun ne kadar zaman alacağını ise göreceğiz. Antrenmanlarımızı da bu şekilde ve hızlı olarak uygulayacağız. Burada kimsenin sıkılmaya dahi vaktinin olmayacağını söyleyebilirim. Dün, detaylı program üzerinde uzun süre çalıştık ve son şeklini verdik. Programımız çok fazla antrenman içerdiği için takım menajerimiz biraz endişeye kapıldı.” 

“Kadroyu oluştururken bazı futbolculara da danıştım” 

Kuntz: “Kadroyu oluşturma konusunda fikirlerim vardı. Pek çok kişiyle konuştum. Hamit ve birkaç futbolcu ile görüş alışverişlerinde bulunduk. En sonunda da kararımı verdim. Almanya'da da bu şekildeydi. Birçok antrenör var. Herkes farklı bir yerden bakıyor. O yüzden farklı bakış açılarından gelen düşüncelere önem veriyorum. Açıkladığım kadronun dışında kalanlar, milli takım kariyerlerinin bittiğini düşünmesin. Kapımız kimseye kapalı değil ama kimsenin de yeri garanti değil.” 



“Oyuncularımızın yatkınlığına göre sahaya çıkacağız” 

Kuntz: “Oyuncularımız hangi taktiksel formasyondaysa o şekilde sahaya çıkacağız. Ben 4’lü oyun kurdum fakat 3’lü de olabilir. Oyuncularımızın yatkınlığına göre sahaya çıkacağız çünkü maç oldukça yakın. Futbolun 4 önemli anı vardır: topa sahip olunan an, topa sahip olunmayan an, topun kazanıldığı an ve topun kaybedildiği an. Bizim istediğimiz, bu anların hepsinde sporcularımızın üretken olabilmeleri. Öncelikle bu 4 maçı geçirmemiz gerekiyor. Sonrasında bol bol vaktimiz olacak. Hamit ve yönetim kurulu ile yaptığımız toplantılarda Türk futboluyla ilgili nelerin değiştirilebileceğini konuştuk. Atacağımız her adımda Türkiye ile uyumlu çözümler geliştirmeye dikkat edeceğiz. Bu konuda Hamit’in çalışması gerekiyor.” 

“Sergen hakkında gerçek düşüncemi söyledim” 

Kuntz: “Sergen hakkında söylediklerimde dalga geçilecek bir şey yok. Gerçek fikrimi, şaka yollu söyledim. Bana ne zaman oynadığım en iyi orta saha oyuncusu sorulsa o zaman da Sergen’i söyledim şimdi de onu söylüyorum. Kalpten ve saygı çerçevesinde konuşmaya çalıştım fakat yanlış anlaşıldıysa özür dilerim. İnsanlarla çalışırken araya böyle küçük şakaların katılması gerektiğini düşünüyorum. Benim karakterim bu şekilde. Sergen ile bir görüşmem olmadı. Ama Kenan Koçak ile görüştük. 4 maçın ardından hocaları ve kulüpleri ziyaret edeceğiz. Yüz yüze görüşmenin daha sağlıklı olacağına inanıyorum. O zaman Sergen ile de görüşeceğiz.” 



“Geçmişi yargılamak benim işim değil” 

Kuntz: “Ben Avrupa Şampiyonası döneminde yorumculuk yapıyordum ve Türk Milli Takım maçlarının hepsini izledim. Ben dışarıdan analiz ettim, içeride olanları bilemem. Zaten geçmişte olanı yargılamak da benim işim değil. Benim işim, takımı Avrupa Şampiyonası’na götüren fakat sonradan düşen performansı tekrar toplamak. 4 maçın ardından hem Türk hem de Alman pasaportu olan futbolculara bakacağım. Gerçekten iyi olanları Türk Milli Takımı’nda kalması için ikna edeceğim. Ferdi Kadıoğlu örneğin Fenerbahçe’nin en genç oyuncusu. Kendisinin öncelikle hangi takımda oynamak istediğini seçmesi gerekiyor. Sonrasında kendisinin Türk vatandaşlığı için de başvuruda bulunması gerekir.” 

“Baskıdan korkmuyorum” 

Kuntz: “Ben baskıdan korkmam tam aksine baskı isterim. Hamit bana bu işi teklif ettiğinde kafamdaki de buydu. Eğer Türkiye’de görev alıyorsanız üzerinize baskı kurulacağını da bilmeniz gerekir. Ben teknik direktörlük kariyerime Karlsruhe’de başladım. Takım küme düştü ve 1 sene iş bulamadım. Aslında baskı bu. Çünkü o anda insan ailesini düşünüyor. Sonrasında da modern futbol yönetimi üzerine eğitimler aldım. Koblens’te görev aldığımda yine küme düştük. Sonra işler değişti ve CEO oldum. Tüm bunlar tek başına yapılacak iş değil. Takım çalışması gerekiyor. Burada da Hamit ile birlikte bir ekibim var. Ben kazanıyorum da siz kaybediyorsunuz yok. Ya hep birlikte kazanacağız ya da hep birlikte kaybedeceğiz. O yüzden de yüzde 100 sadakat, güven ve dürüstlük isterim. Bunu birlikte başaracağız. Baskı ne denli büyük olursa kupa da o kadar büyük olur. Büyük konuşmak istemem. Başarılı da olsak başarısız da olsak oyuna yüzde 100’ünü vermiş bir Kuntz göreceksiniz. İyi sonuçlarımız olmazsa ben o zaman başım dik şekilde ayrılırım.” 



“Beni Almanya A Milli Takım hocası olarak tavsiye ettiler” 

Kuntz: “Löw ayrıldığında genç milli takım hocalarının beni Alman A Milli Takım hocası olarak tavsiye ettiklerini biliyordum. Biz bu konuda toplantı yapmak istedik ama olmadı. Bundan hoşnut olmadığımı sorumlu kişilere aktardım. Fakat şu anda bunu konuşmanın anlamı yok çünkü geride kaldı. Hansi Flick de Bayern Münih’ten ayrılacağını ve milli takımın başına geçeceğini söylediğinde çok doğru bir karar verdiğini düşündüm. Çünkü 8 Bayern Münih futbolcusu milli takımda oynuyor. Bu yüzden ben de artık konuyu kapattım.” 

“Öyle bir futbol ortamı doğacak ki insanlar dışarıda kuyruk olacak” 

Türkiye Futbol Federasyonu Milli Takımlar Sorumlusu Hamit Altıntop: “Prim sisteminde yeni bir düzenlemeye gidilecek. Yeni sistemde Kuntz ve ekibi bu konuyla ilgilenmeyecek. Artık şeffaf bir prim sistemi olacak. Bundan sonra sistem, başkanımız liderliğinde uygulanacak. Pazarlığa hiçbir şekilde açık olmayacak. Öte yandan takımımızın 2022 FIFA Dünya Kupası’na katılması halinde futbolcularımıza bir jest yapılacak. Dünya Kupası’ndan önce böyle şeyleri hiç konuşmamıştık, zaten vaktimiz de olmamıştı. Ama şu anda bunu söyleyebilirim. Yeni Avrupa Şampiyonası’na başlamadan önce buna net şekilde karar verildi. Katılma primi ve maç primleri olacak. O da açık şekilde paylaşılacak.” 



“Hedefimiz, doğru futbolu yansıtmak” 

Altıntop: “Medya iletişimi özellikle bundan sonraki süreçte daha etkili kullanılacak. Şimdiye kadar genel anlamda iletişimde iyi değildik. Ama bundan sonra o konuda da düzenlemeye gideceğiz. Bir standardımız olacak. Maç sonuçları ne olursa olsun normal düzende ve sık sık bir araya geleceğiz. Bizim hedefimiz, doğru futbolu yansıtmak ve kitlelere sevdirmek olacak. Öte yandan şahıslarla alakalı olmayan bir sistem kurulacak. Aday kadro seçimleri ile ilgili hiçbir spekülasyonu kabul etmiyorum. Çünkü burada söylediklerimizi uygulamaya çalıştığımızı göreceksiniz. Hocamız, yeşil sahanın içindeki sorumlu kişi. Biz de onun yöneticisi olarak övgülerimizi, eleştirilerimizi, hatırlatmalarımızı yapacağız. Fakat birini çıkarıp da müdahale ettirmeyeceğiz. Dediğimiz gibi, her alanda değişikliğe gidiyoruz. Tarzımızla, sistemimizle değişiyoruz.” 

Yorumlar (0)
14
açık