Futbolda küreselleşmenin uzun pençeleri!

2003 yılından bu yana birçok Avrupa kulübü, milyarder iş adamları tarafından satın alındı. Peki bu küreselleşmenin futbola etkisi ne kadar?

Futbolda küreselleşmenin uzun pençeleri!

İngiltere’nin orta sıralardan kurtulamayan kulübü Chelsea, 2003 yılında Rus zengin Roman Abramovich tarafından satın alındığı zaman birçokları işlerin bu raddeye gelebileceğini düşünmüyordu.

Orta halli takımlar futbolun zirvesine çıktı

İngiltere’de başlayan bu furya zamanla Avrupa’nın diğer ülkelerine de sıçradı. Büyük kulüpler birer birer milyarder iş adamlarının eline geçti.

Orta halli takımlar Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kovalarken, büyük kulüpler ise eski başarılarını tekrarlamak istedi.

İngiltere'de birçok kulüp satıldı

İngiltere’de Chelsea’nin ardından Arsenal, Manchester United, Manchester City, Liverpool gibi devler de küreselleşmenin uzun pençelerinden kaçamadı.

2008 yılında üçüncü lige düşen Leicester City, Taylandlı Sviraddhanaprabha ailesi tarafından 2010 yılında satın alındıktan sonra 2015-2016 sezonunda Premier Lig şampiyonu olabilmişti.

Kulübün sahibi Vichai Sviraddhanaprabha ise 2018 yılının Ekim ayında stadyumdan havalanan helikopterinin düşmesi sonucu yaşamını yitirecekti.

Manchester City'nin kaderi değişti

Tarihinde iki lig şampiyonluğu bulunan orta halli Manchester City ise 2011/12 sezonundaki efsanevi şampiyonluğunun ardından 3 kez daha şampiyonluk ipini göğüslemişti.

8 yılda 4 kez şampiyon olan City, aynı zamanda Şampiyonlar Ligi’nin değişmez favorileri arasına adını yazdırdı.

PSG'den 7 yılda 6 şampiyonluk

Avrupa’nın genelinde yaşanan durum Fransa’yı da es geçmedi. 2011 yılında Katarlılar tarafından satıl alınana kadar PSG’nin büyük başarıları yoktu.

Başkent temsilcisi, 2012-2013 sezonuna kadar 70 yıllık lig tarihinde sadece iki kez mutlu sona ulaşabilmişti. Bu sezondan sonra oynanan 7 sezonun 6’sında ise şampiyonluk ipini göğüsleyen takım PSG idi.

Neymar'ın çılgın transferi

Küresel futbol piyasasındaki durum öyle bir hal aldı ki, Barcelona’da top koşturan Brezilyalı Neymar, 222 milyon Euro bonservisle PSG kadrosuna katıldı.

Politikanın futbola etkisi

Bu çılgın transferin asıl nedeninin ise ABD tarafından ekonomik baskıya maruz kalan Katar’ın güç gösterisi olduğu söylendi. Siyaset ve kirli politikaların futbol ile ne kadar bağlantılı olduğu bu örnekle gözler önüne serildi.

Monaco şampiyon oldu

Öte yandan 2011 senesinde bir diğer Fransız ekibi Monaco’yu satın alan Rus işadamı Dimitri Rybolovlev’in parası takımı Ligue 1’e çıkarıyordu.

Ligue 1’e çıkmakla kalmayan Monaco 2016/17 sezonunda ligi şampiyon olarak bitirecekti.

Barcelona ve Real satın alınamadı ama...

Küreselleşmenin etkilerinin futbolu böylesine değiştirdiği dünyada paranın yetmediği sadece iki kulüp vardı: Barcelona ve Real Madrid… Bu devleri satın alamayan milyarderler çareyi sponsorlukta bulmuştu!

Real Madrid’in forma sponsoru Emirates, tarihi boyunca forma sponsoru almayan Barcelona’nın sponsoru ise Katar Havayolları oldu. İspanyol ekiplerinden Malaga ve Espanyol da yabancı işadamlarına satıldı.

Yabancı iş adamlarının kulüp satın almasının ise Almanya’da yasak olduğu biliniyor.

Yayın haklarını alıyorlar

Dünya futbolundaki satın alma furyası sadece kulüplerle de sınırlı değil. Katarlılara ait BeIN Sports adlı yayıcı kuruluş, Bundes Liga, Ligue 1 ve Seria A gibi liglerin yayın haklarının sahibi konumunda!

İtalya da ise Milan ve Inter gibi dev kulüpler zenginlerin oyuncağına dönmüş durumda…

Futbol sadece futbol değildir!

‘Futbol asla sadece futbol değildir’ sözü bu durumu oldukça güzel özetliyor. Futbol sevgisi uzun yıllardır tek kıstas değil.

Takımları satın alınan taraftarlar, göremeyecekleri yıldızları stadyumdan izlemeye başladı.

Diğer taraftan ise yükselen bilet fiyatları orta halli taraftarları stadyumdan uzaklaştırmaya başladı.

Küreselleşme, her sektörde olduğu gibi futbolu da uzun yıllar önce ele geçirdi. Bakalım bu vaziyet ileride nasıl bir hale bürünecek!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER