Tansu Çiller, Mesut Yılmaz için ne dedi?

Türk siyaset tarihinin birbiriyle en kavgalı siyasetçileri Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz idi. Mesut Yılmaz'ın vefatının ardından gözler Tansu Çiller'e çevrildi. Tansu Çiller kendine has naif üslubuyla Mesut Yılmaz için en güzel mesajı vererek büyük bir siyasi nezaket örneği sergiledi.

SİYASET 30.10.2020, 13:32 Cemil Turan
Tansu Çiller, Mesut Yılmaz için ne dedi?

Eski başbakanlardan Tansu Çiller, kanser tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitiren eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'a dua etti ve ailesi ile Türk milletine başsağlığı dileğinde bulundu.

"Eski Başbakan Mesut Yılmaz'ı kaybettik. Allah rahmetiyle mualeme eylesin." diyen Tansu Çiller, Türkiye'nin, bir dönem hükümetin ve icranın başını, parlamenter sistemin eski bir başbakanını yitirdiğini belirterek, Mesut Yılmaz ile siyasette oldukları dönemlerde darbelerin merkez sağı böldüğünü, parçalanmışlığın Türkiye'ye getirdiği istikrarsızlığın tüm zorluklarını birlikte yaşadıklarını ifade etti.

Mesut Yılmaz için "Mekanı cennet olsun." duasında bulunan Tansu Çiller, eşi Berna Yılmaz hanımefendi ve oğlu başta olmak üzere, tüm ailesinin ve Türk milletine baş sağlığı temenni etti.

Türk siyasetinin ezeli rakipleri: Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller

Türk siyasetinde "Alman ekolü" olarak anılan Mesut Yılmaz ile Türk siyasetinin nezaket abidesi Tansu Çiller arasındaki ezeli çekişme dönemin insanları tarafından çok iyi biliniyor.

6 Kasım 1983. 12 Eylül 1980 askeri darbe sonrası merhum Turgut Özal'ın davetiyle 1983'te siyasete giren Mesut Yılmaz, liberal ANAP'ın kurucularından olmuştu. Darbe sonrasına ilk seçimde ANAP iktidar olmuş ve Mesut Yılmaz Rize Milletvekili seçilmişti. İki dönem Özal hükümetlerinde Dışişleri ile Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev yapmıştı.

31 Ekim 1989. Merhum Turgut Özal cumhurbaşkanı olunca ANAP içinde kavgalar başlamış, Özal ise Yıldırım Akbulut'u başbakan olarak görevlendirmişti. Mesut Yılmaz da Dışişleri Bakanlığı görevinden istifa etmişti.

1991. ANAP'ın iyice karıştığı bu yılda 3'üncü Olağan Kongre'de, Özal'ın desteklediği Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz ve Hasan Celal Güzel ile yarışmıştı. Merhum Hasan Celal Güzel, Yıldırım Akbulut'un kazanması isteğiyle adaylıktan çekilmiş ancak bu durum Mesut Yılmaz'a yaramış ve genel başkan olmuştu.

20 Ekim 1991. Genel Seçimde %24 oy almış ama ikinci parti olmasına rağmen muhalefete düşmüştü. Süleyman Demirel'in DYP'si (Doğruyol Partisi) ile SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) koalisyon hükümeti kurmuş, Mesut Yılmaz 1995 yılına kadar anamuhalefet partisi lideri olarak kalmıştı.

24 Aralık 1995. Genel seçimde, Necmettin Erbakan'ın RP'si (Refah Partisi) %21,3 oyla birinci olmuş fakat tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşamamıştı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma vazifesini, seçimin ikinci partisi ANAP'ın Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a vermiş ve ortak olarak Demirel'in kurduğu DYP düşünülmüştü.

Tansu Çiller'le Mesut Yılmaz'ın bitmeyen çekişmeleri

Türk siyasetin babası Süleyman Demirel cumhurbaşkanı olunca DYP liderliğini alan Türk siyasetinin anası Tansu Çiller, koalisyon görüşmeleri yaptığı Mesut Yılmaz ile bir türlü anlaşamamış, zaman zaman çok sert kavgalar yaşanmıştı. Masalar sürekli terk edilmişti.

6 Mart 1996. Sonunda "ANAYOL" hükümeti kurulmuştu. Fakat gönülsüz başlayan ilişki 3 ay sürmüştü.

28 Haziran 1996. ANAYOL bozulunca RP lideri Erbakan, koalisyon için DYP lideri Tansu Çiller ile anlaşıp hükümeti kurmuştu. Ancak "post modern darbe" yani 28 Şubat 1997 tarihli MGK kararı sonrası bu hükümet de bitmişti. 9. Cumhurbaşkanı Demirel, Erbakan'la "dönüşümlü başbakanlık" konusunda anlaşan Tansu Çiller'e hükümeti kurma görevini vermemişti. CHP'nin desteğiyle Mesut Yılmaz'ın ANAP'ı, Bülent Ecevit'in DSP'si ve Hüsamettin Cindoruk'un DTP'si koalisyon hükümetini kurmuş, Mesut Yılmaz ise Demirel'in onayı ile başbakan olmuştu.

1998. İşadamı Korkmaz Yiğit'in Türkbank ihalesini 600 milyon dolara alması sonrası ihale için Alaattin Çakıcı'nın devreye girdiği iddia edilmiş, hükümetin dışarıdan destekçisi CHP soru önergesi verince Mesut Yılmaz hükümeti düşürülmüştü. AK Parti'nin kurulması ve tek başına iktidar olması sonrası yarım kalan dosyalar açılmış ve Türkbank dosyası da görüşülmüştü. Mesut Yılmaz, Yüce Divan'a sevk edilen ilk başbakan olmuştu. Rahşan Affı devreye girmiş ve Mesut Yılmaz kurtulmuştu.

1999. 9. Cumhurbaşkanı Demirel, genel seçim sonrası hükümet kurma görevini 136 vekil çıkarıp birinci olan DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e vermişti.

11 Ocak 1999. Ecevit, seçimin ikinci partisi MHP'nin lideri Devlet Bahçeli ve ANAP'ın lideri Mesut Yılmaz'ı yanına alarak 2002 genel seçimlerine kadarki koalisyon hükümetini kurmuştu. Mesut Yılmaz da bu hükümette Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak görev yapmıştı.

3 Kasım 2002. Koalisyon krizleri, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'le yaşananlar ve arkasından gelen büyük ekonomik kriz sebebiyle dönemin Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla 3 Kasım 2002'de seçime gidilmiş ve Bülent Ecevit ile Mesut Yılmaz siyaset tarihine gömülürken, Tansu Çiller'in de destek verdiği AK Parti tek başına iktidar olmuştu.

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu