MYK sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten açıklama

Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından konuştu. Çelik, okul öncesi din eğitimi tartışmalarına yönelik olarak, "Din eğitimi hakkını gasbetmeye çabalamak, demokrasiye ters bir durumdur." yorumunda bulundu.

SİYASET 10.01.2022, 19:01 Koray
MYK sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten açıklama

AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin MYK toplantısının akabinde önemli açıklamalar yaptı.

"Bu bir kutuplaştırma politikasıdır"

Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar, şu şekilde:

"Geçtiğimiz günlerde Sayın Kılıçdaroğlu, partimiz ve hükümetimiz ile ilgili iftira niteliği taşıyan açıklamalar yaptı. Ulaştırma Bakanımız ve Meclis Başkanımız gerekli yanıtları verdiler. Siyasette elbette ki rekabet olacaktır, farklı görüşler tabii ki olacaktır. Örneğin öğretmenler gününde, CHP lideri, partimize destek veren öğretmenleri hedef tahtasına koyan bir konuşma yaptı. Sırf partimize oy veriyor diye birilerini hedef göstermek, açıkça bir kutuplaştırma politikasıdır. Kaymakamları ve valileri hedef alan bir konuşma da yapmıştı. Bürokratlara, seçilmiş bir hükümeti dinlememeleri yönünde talimatta bulunmuştu.

"Demokrasinin içini boşaltıyorlar"

'Yassıada zihniyeti' dediğimizde de alınganlık gösteriyorlar. Bu denli bedel ödenmesine karşın son olarak CHP Grup Başkanvekili çıktı, çocukların din eğitimi almalarını hedef gösteren bir yaklaşımda bulundu. Üstüne üstlük 'Orta Çağ zihniyeti' gibi bir aşağılama ile dile getirilmesi yanlıştır. 'Demokrasi' diyorlar fakat içini boşaltmaya çabalıyorlar. Din eğitimi hakkını gasbetmeye çabalamak, demokrasiye ters bir durumdur.

Kazakistan

Kazakistan'ın toprak bütünlüğünü önemsiyoruz. Umarım tüm bu olaylar geride kalır. Ülkedeki durumu yakından izliyoruz. Kazakistan ile Türkiye arasında köklü bir ilişki söz konusu. Sayın Cumhurbaşkanımızın çok sayıda üst düzey ziyareti oldu. En büyük arzumuz, kardeş ülkenin bütünlüğü ve birliğini koruyacak bir şekilde bu sıkıntılı dönemin geri bırakılmasıdır. Ülkedeki istikrarın korunmasını diliyoruz. Biz, kardeş gördüğümüz ülkelerin kazanımlarını kendi kazanımlarımız olarak görüyoruz. Bunun haricindeki yaklaşımların tümü provokatiftir. 

Avrupa

Avusturya'nın eski Başbakanı Sebastian Kurz, İslam ve göçmen düşmanlığıyla öne çıkan bir şahsiyetti. Yolsuzluk soruşturması neticesinde görevinden istifa etmişti. Kurz'un Avrupa Uzlaşma ve Hoşgörü Konseyi'nin başına getirileceğine ilişkin bir haber var. Türkiye ve İslam düşmanlığıyla öne çıkan bir kişinin böylesine bir göreve getiriliyor olması, Avrupa'da aşırı sağcılıkla mücadeleye zarar verecektir.

Fransa Cumhurbaşkanı'nın bütün dış politikası Erdoğan karşıtlığı üzerine kurulmuştur."













Yorumlar (0)
-5
kapalı