Meral Akşener’den Erdoğan’a, çok sert ‘iki ayyaş’ tepkisi

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan İYİ Parti lideri Meral Akşener, gençlerin yaşadığı problemlere vurgu yaparken, "Büyüdüğüm Türkiye'nin imkanlarını şu anki gençlere sağlayamadığım için ben utanıyorum ve kendimi suçlu hissediyorum" dedi. Ayrıca Akşener, Erdoğan'a sert sözlerle yüklendi ve "Birinci ayyaş dedikleri kişi, Birinci Dünya Savaşı'nın küllerinden bir devlet kurdu! Utanmadan annesine genelevde çalışıyor diye iftira attınız, ayıp, ayıp!" sözlerini kullandı.

SİYASET 02.03.2022, 12:22 02.03.2022, 17:43 Ömer Aksan
Meral Akşener’den Erdoğan’a, çok sert ‘iki ayyaş’ tepkisi

İYİ Parti lideri Meral Akşener partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu ve gündemi değerlendirdi. 

“Türk tarihinin en başarısız yönetimi…”

Akşener, "Bugün Türkiye, tarihinin en başarısız yönetimiyle, en basiretsiz ekonomi kurmayları tarafından maalesef yönetiliyor. Ampulleri kapatıp karanlıkta durmak, kaloriferleri kapatıp battaniye ile oturmak zorunda kalıyor. Zor zamanlarda Türk milleti kemer sıkmayı çok iyi bilir. Bugün başımıza gelenler ve yaşadıklarımız, milletimizin ümüğünü sıkma politikasından başka bir şey değildir. Bunun nedeni ise başarısızlığı ortada olan ucube sistemdir" sözlerini kullandı.

“Utanıyorum ve kendimi suçlu hissediyorum”

"Size sunulan şartlara ve yaşadığınız hayata baktığınız zaman sizin aklınıza neler geliyor?” diyen Akşener, “Bu yanıtı duymaya Erdoğan'ın da ihtiyacı var. Teksir kağıdının ne olduğunu biliyor musunuz şeklinde bir soru soruyor. Kendisi çok acı çekmiş ve mağdur olmuş. O kâğıt dramına rağmen teksirzede Erdoğan'a cumhurbaşkanı olma gerçeğini ifade edemiyor. Her açıklamasında yeni bir icadını açıklayan Erdoğan’ın, bu hafta ise kuşe kağıdını icat ettiğini gördük" şeklinde açıklama yaptı.

Akşener, "Teksir kağıdından yapılmış sarı defterlerle okuduk. Teksir kağıdının ne olduğunu biliriz. Peki kuşe kağıtla okumasına rağmen bunun yararını görememeyi sen bilir misin? Sınavlarda hakkının yenmesini, atanamamak nedir, mezun olup motokuryeliğe mahkum olmak ve harçlık almak zorunda kalmak nedir bilir misin? Bilemezsin, çünkü benim gibi sen de Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinden yararlandın. Büyüdüğüm Türkiye'nin imkanlarını şu anki gençlere sağlayamadığım için utanıyorum ve kendimi suçlu hissediyorum. Bu tabloyla sen de yüzleş" açıklamasını yaptı.

Enflasyon eleştirisi: “Her şey onlar için sayılardan ibaret”

"Bay kriz ve yanındakileri için her şey sadece sayılardan ibarettir" şeklinde konuşan Akşener, "993 bin öğretmenimiz arasında atanamadığı için intihar eden vatandaşımızla ilgilenmezler. Üniversiteleri 207'ye yükselttik derler fakat işsizlik sarmalında boğuşan kardeşlerimizle ilgilenmezler. Asgari ücrete yapmış oldukları zamla övünürler fakat enflasyon canavarının bu zammı nasıl götürdüğüne bakmazlar. Kaç tünel ve köprü yaptıklarını anlatırlar fakat yapılan vurgunlarla ilgilenmezler” sözlerini kullandı.

Akşener sözlerine şöyle devam etti:

"TÜİK'in yıllık gıda enflasyonu yüzde 55’e varmış. 'Zampiyonlar ligine' döndürdükleri memleketimizde patates yüzde 123, patlıcan yüzde 166 artmış. Bundan bir sene önce 100 TL ödediğimiz ürünlere 156 TL ödüyoruz. Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu 100 lira kredinin 14’ü tarıma gidiyor. İYİ Parti iktidarı döneminde yeniden Ziraat Bankası'nı çiftçinin dostu haline getireceğiz. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında bir yıl içinde elektriğe yüzde 341, sanayi alanında yüzde 435 zam uygulandı. Bu, AK Parti’nin politikasızlığı yüzünden. Doğalgaz kesintileri yüzde 20 civarında sürüyor. Karadeniz'de gaz bulan Erdoğan, bu gazı santraller için bulamıyor. Özel tedarikçilerin gaz temin etme çalışmalarına da BOTAŞ engel oluyor. Doğalgaz dağıtım firmaları kârlı görmedikleri için bu hizmeti ülkemizin bir bölümüne götürmüyor. EPDK, şişirip şişirip tarifeyi veriyor fakat vatandaşa gaz vermiyor.”

"Buradan söz vermek istiyorum" şeklinde konuşan Akşener, "Kendi doğalgaz hubımızı kuracağız. Doğalgaz bulacağız ve firmaların şişirmelerinden bunları arındıracağız. Depolama tesislerini temin edecek kapasiteyi de hazırlayacağız."

Akaryakıt zamları: “Bunun nedeni sensin”

Akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışın meyve ve sebze fiyatlarındaki artışa yol açtığını belirten Akşener, "Canımızı yakan bir diğer konu ise akaryakıt fiyatları. Akaryakıtı ABD, Afganistan'dan, Angola, Arjantin ve Suriye'den daha pahalı kullanıyoruz. Mazot yüzde 139, benzin fiyatları yüzde 134 arttı. Mazot 17 TL’yi geçmişken tarladaki 1 TL’lik domates, tezgahta 1 lira olarak nasıl kalsın? Domatesin tarlada 1 TL, markette 20 TL olmasının nedenini sanayiciyi üretemez duruma getiren maliyetlerin nedeni, faiz lobisi ya da dış güçler değil. Bütün bunların nedeni sensin. Sen ısrarla anlamak istemesen de hakikati konuşmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Ukrayna-Rusya savaşı:  “Ukrayna’nın cesur evlatlarını selamlıyorum”

İYİ Parti lideri Akşener, "Biz, Türk milletiyiz, çiçeğiyle ağacıyla, deniziyle vatana sahip çıkanlarız. Biz oğluyla, dostuyla, eşiyle vatan toprağı için mücadele edenleriz. Biz sevinciyle ve acısıyla bağımsızlığın değerini bilenleriz. Bağımsızlığın ne anlama geldiğini en iyi bilen biziz. Mağdurun yanında yer almak Türk milletinin doğasında bulunuyor. Türk'ün karakter adalettir. Türk milleti olarak bugün hepimizin yüreği bir millet için çarpıyor. Buradan saygıyla Ukrayna'nın cesur evlatlarını selamlıyorum" sözlerini kullandı.

Akşener sözlerine şöyle devam etti:

"Tarihin kırılma noktalarına şahitlik ediyoruz. Rusya, Ukrayna'ya saldırıyor. Ukrayna'nın kentleri, sivil alanlar hedef alındı. Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’nın siyasi egemenliğine saygı göstermiyor, iradesini tanımıyor. Artık Putin, cüretinin boyutlarını ifşa etti. Artık dünyamızın Rusya yayılmacılığı problemi var. Herhangi bir ülkenin saldırısına uğramadığı halde istediği yeri işgal etme cüretinde bulunan bir ülke karşımızda duruyor. Bugüne kadar Putin'in Kırım'da, Gürcistan'da, Berarus'ta yaptığı iş tamamen budur. Bu Stalin'i bize hatırlatıyor. Öyle hırsıydı ki Stalin, Doğu Avrupalı siyasetçileri ortadan kaldırmış, onların yerine kendi emir erlerini göreve getirmişti. 1956’da Budapeşte’de, 68'de Prag'da gezen Sovyet tanklarının tek hedefi; Rusya'nın tahakkümünü korumaktı. Soğuk savaş tamamlandıktan sonra arkasına saklanacak bir ideoloji de kalmadı. Putin ile birlikte bu tutku, tekrar dirildi. Bugün Çarlık Rusya nostaljisi yerini almış duruyor. Uluslararası toplum bu duruma daha fazla sessiz kalamaz. Kırım'daki kardeşlerimiz başta olmak üzere binlerce insanı kaderine bırakamayız. Zaman, yaptırım zamanıdır. Çekimser kalma değil dik durma zamanıdır. Putin'in zihnindeki eksik parçaların Ardahan, Erzurum ve Kars olmadığını kim ifade edebilir? Herkes güvenliğinin risk altında olduğunu biliyor. Rusya'nın halinden memnuniyet duyanların, kendilerine milliyetçi diyerek ahkam kesmeleri bizleri şaşırtmıyor. Ortada açık bir hakikat var. Devletlerin sınırlarını tanımayan bir Rusya karşımızda duruyor.”

'İki ayyaş' tepkisi: “Ayıp, ayıp, ayıp!”

Rusya ile ilişkiler üzerinden Erdoğan’a eleştirilerde bulunan Akşener, yıllar önce kullanılan “İki ayyaş” sözleri üzerinden sert tepki gösterdi ve şunları söyledi:

"Rusya ile Türkiye arasındaki ilişki dengeli değildir, Rusya lehinedir. Turizmden Akkuyu’ya kadar bu ilişkiyi şu an görebiliyoruz. Geçen hafta Erdoğan, NATO'yu göreve davet etti. Aynı gün Strasburg'da çekimser kaldı. AK Parti’nin aynı günde dış politikada ülkeyi düşürdüğü durum. Denge politikası derken Türkiye ve dış ilişkilerini dengesizliğe mahkum etti. Tüm dünyada artık yeni bir sürecin başladığını düşünüyorum. Yaşanan bu olaylara bizler, egemenliğimizi ve topraklarımızı korumak için müdahil oluruz. Montrö ve Lozan'ı imzalayıp Anadolu'nun tapusunu alanlar 'Yurtta sulh cihanda sulh' demişler. Böylesine hassas bir süreçte Türkiye, görmediği ufkun arkasındakinin masalını vatandaşlarımıza anlatanlar tarafından idare ve sevk ediliyor. ‘İki ayyaş’ deniliyordu ya hani, kimse sesini çıkarmıyor. 1. ayyaş dedikleri kişi, 1. Dünya Savaşı'nın küllerinden bir devlet kurdu. Anadolu'nun her köşesinde iki gencimizin şehit düştüğü süreçten söz ediyorum. Havza'dan Amasya'ya giden yolda aracın tekerleği patladığı zaman tamiri için beklediği esnada çiftçinin yanına gelen Gazi Mustafa Kemal der ki, 'İzmir işgal edildi'. Çiftçi de cevap verir, 'Haberim var. Ağabeyim Yemen’de, evladım Çanakkale’de. Her savaşta evden bir erkek mutlaka şehittir. O da gazidir. O yüzden bu tarlayı sürmek durumundayım. İzmir’de bulunan işgalciler tarlama gelsin o zaman duruma bakarım'. Daha sonra Afet İnan, bu çiftçiye ne oldu diye sormuş ve 'Sakarya'da şehit düştü.' Cevabını alır. İşte devlet bu akıl yoluyla kuruldu, ayyaş dedikleriniz bu insanlardı. Bir de utanmadan annesine 'Genelevde çalışıyor' dediniz. Ayıp, ayıp, ayıp! 2. ayyaş, bu ülkeyi 2. Dünya Savaşı'na sokmadı. Bir evladının burnunun kanamasına izin vermedi. O ayyaş diye yaftaladığınız Atatürk'ün ailesini ailem tanıyordu. Bütün savaşlarda oğlunu takip eden Zübeyde Hanım, tüm akrabalarıyla birlikte Fetih Suresi'ni okurdu. Rıza Nur'un hatıratını okuyun, rahmetli İnönü'yü o hiç sevmezdi. Fakat Mevhibe Hanım'dan söz eder. İsmet İnönü ve Mevhibe Hanım’ın Kuran'ı Kerim hakkında konuştuklarını belirtir. 2 ayyaş değil mi? Bu delilik durumu ülkemizi sardı. Asıl unutturmaya çalıştıkları, kanlı geçmişlerinden başka bir şey değildir.”

Yorumlar (0)
11
açık