Meral Akşener'den 'Cumhurbaşkanı adayı' yanıtı: "Türkiye'nin 13. Cumhurbaşkanı..."

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanı adayıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Adayımız, Türkiye Cumhuriyeti'nin 13. Cumhurbaşkanıdır. Yeni bir tek adam belirlemek amacıyla biz bir araya gelmedik ve gelmiyoruz. Türkiye'yi bu ucube sistemden kurtarmak için toplandık” sözlerini kullandı. 

SİYASET 30.03.2022, 12:16 30.03.2022, 17:35 Ömer Aksan
Meral Akşener'den 'Cumhurbaşkanı adayı' yanıtı: "Türkiye'nin 13. Cumhurbaşkanı..."

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

“Ayıptır, günahtır!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yattığım zaman manda yoğurdu yerim, Medine hurmasını içine doğrarım, yulaf ezmesi ile kestane balı atarım” açıklamasına değinen İYİ Parti lideri Akşener, bu sözlere tepki gösterdi ve şunları söyledi:

‘Herşeyoloji’ profesörü Erdoğan, her şeyden bir kibrit kutusu derecesinde anlar fakat kendini her şeyin uzmanı olarak görür. Senin işin, yatmadan evvel halkımıza yemek için önerilerde bulunmak değil, milletimizin istediğini karnı tok bir şekilde yatağa girmesini sağlamaktır. Millete şifa formülleri vermeyi bırak. Ayıptır, günahtır.”

Akşener'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Bize gelen, sesimizi duyurun talepleri çerçevesinde ihracata dair özellikle üretilmiş ürünleri yurt dışına götüren nakliyecilerin çok önemli problemleri var. Geniş bir biçimde gelecek hafta hem problemlerini hem de çözümlerimizi aktaracağız. Nebati bakanın ve AK Parti iktidarının ışıltılı gözler ve iş bilmezliğin yol açtığı garip bir özgüvenle Şubat’tan daha iyi olacak diye işaret ettikleri Mart ayını artık geride bırakıyoruz. Zamları, işsizliği, geçim darlığını, toprağına küsen çiftçilerimizin sorunlarını ise geride bırakamıyoruz. Paramız değer kaybetmeye, maaşlar erimeye aynı şekilde devam ediyor. Bay kriz ise 2007-2011-2015 ve 2019 seçimlerinde vaatlerini tekrar edip, yıllar önce açılışı yapılmış tesisleri tekrar açarak sözde icraat gösterileriyle kendini oyalıyor. Memurlarımızın, emeklilerimizin, esnafımızın sıkıntısı, çilesi ise Bay krizin gündemine hiç gelemiyor. Liyakatsiz AK Parti kadroları 3-5-10 maaşla saraydaki sefalarına devam ediyor. Memleketin genç fidanları, KPSS’den yüksek puan alıp dayısı yok diye mülakatta elenirken, bay krizin kadroları ise çekirge sürüsü gibi gördükleri her makamın, her maaşın üzerine çöküyor. Bunların ağızlarını ise bıçak açmıyor. Her konuda bize yalan yanlış laf yetiştirmeye çabalıyorlar fakat bu konuya gelince tek bir iktidar üyesi çıkıp ‘O 5 maaş alanlar nerede, gösterin bakalım’ bile diyemiyor. Çünkü yaptıkları haksızlığı ve adaletsizliği en iyi onlar biliyor.”

“Böyle vicdansızlık olur mu?”

Yoksulluk ve işsizlik sıkıntılarına değinen Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir bakan yardımcısı sizce niye 3 farklı yerden maaş alır? Hangi vicdanla bir bakan yardımcısı ayda 314 bin TL maaş alır? Nasıl olur da bu iktidarın tek bir atanmışı, tek başına 75 asgari ücretlinin maaşını alabilir? Sözüm ona işi millete hizmet etmek olan biri, yoklukla mücadele ederken nasıl olur da bankadan yönetim kurulu maaşı, bakanlıktan maaş ve yine bankadan huzur hakkı alıp halkın cebinden çıkan paraları yiyebilir? Böyle vicdansızlık olur mu? O sandık gelmeyecekmiş gibi yiyorlar. Çatlayıncaya, tıksırıncaya ve aksırıncaya kadar yiyorlar.”

“Herşeyoloji profesörü…”

Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Akşener, şunları söyledi:

“Utanmadan Bay Kriz, çıkıp vatandaşa sağlıklı yaşam önerileri veriyor. Yani gerçekten inanılmaz. Herkes meşhur manda yoğurduğunu izledi muhtemelen, inanılmaz. Geçen hafta söylemiştim ‘Pasta yiyin diyecekler’ diye. Dedi işte. ‘Herşeyoloji’ profesörü Erdoğan, bir kibrit kutusu kadar her şeyden kadar anlar fakat kendini her şeyin uzmanı olarak görür. Yeri gelir ekonomi literatürüne katkıda bulunur, yeri gelir doktorlara hekimlik öğretir fakat ben Aylin Cesur’u tanıyorsam çarpar. Aslan bey de fena değildir. Bu arkadaşımız, yani bay kriz yaşam koçluğuna da artık soyundu. An itibariyle memlekette ne kadar diyetisyen varsa panikte. Geceleri manda yoğurdunu Medine hurması yulafla birlikte kestane balıyla karıştırıp yiyecekmişiz. Yatmadan önce bir de, tüm diyet kuralları alt üst. Şifaymış çünkü. Manda yoğurdunun kilosu 70 TL. Kestane balı 250 TL, 700 gramlık Medine hurması 205 TL, yulaf ezmesinin yarım kilosu 15 TL. Şifaymış. Asgari ücretlinin hanesine bu şifa nasıl girecek?”

“AK Parti İsraf Festivali devam ediyor”

Akşener, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Erdoğan, senin fesli meczuptan öğrendiğin tarih birikiminde biliyorum yer almaz ama sana birileri anlatsın. Bilge Kağan der ki ‘Türk budunu, işimi doğru yaptım. Az budunu çoğalttım, yoksul budunu bay kıldım, çıplakları giydirdim’ der. Devletin asıl işi, halkını refah içinde yaşatmaktır. Hadi uyarılarımızı kulak asmıyorsun, peki tarihimize bari kulak ver. Senin işin yatmadan önce yemek için milletimize tavsiyelerde bulunmak değil; halkımızın karnı tok bir şekilde yatağa girmesini sağlamaktır. Millete şifa formülleri vermeyi bırak. Ayıptır, günahtır. Geleneksel AK Parti İsraf Festivali devam ediyor. Milletin bütçesinden bol maaşları, sınırsız bütçeleri rahat rahat harcıyorlar. Çünkü ‘ceketimi assam seçilirim’ havası hâlâ var. Ülkeyi hâlâ şahsi firmaları, bu büyük toplumu da marabaları zannediyorlar. Giderayak bu rahatlık ve genişlik işte bu yüzden. Varsın giderayak onlar çalıp oynamaya ve yemeye devam etsinler. İktidar sarhoşluğunun sona ereceği, gerçeklerle yüzleşecekleri o zaman yaklaşıyor.”

“Huzurlu bir Türkiye’ye uyanmaya az kaldı”

Yeniden sandığı işaret eden Akşener, “Huzurlu günlere uyanmaya az kaldı” sözlerini kullandı ve şunları söyledi:

“Bu ülkenin gerçek sahibinin millet olduğunu görecekleri sandıkta, milletimizden yiyecekleri okkalı tokatla sarsılacakları güne çok az bir süre kaldı. Huzurlu bir Türkiye’ye ve mutlu günlere uyanmaya çok az kaldı. Çıkarlarınız için değil halkın çıkarları için göreve aday olursunuz. O göreve geldiğiniz zaman ise parti ceketini çıkarır, devlet insanı ceketini üstünüze alırsınız. Bütün bir millete hizmet için çalışırsınız. Bu kadar basit. Buradan bay Kriz ve yanındakilerin, başımıza bela etmiş olduğu bu ucube sistemi inatla savunanlara şu soruyu iletmek istiyorum. Bugün eğer yargı, Türkiye’de bağımsız olsaydı bu kadar yolsuzluk olabilir miydi? Biz, fikri ve kurumsal farklılıklarımıza rağmen bu yolda 6 siyasi parti olarak çok büyük bir adım attık. Geçtiğimiz hafta bir araya gelerek hem güncel ülke sorunlarını hem de parlamenter sisteme geçiş sürecinin ayrıntılarını istişare ettik. Ama görüyoruz ki bu tablo Cumhur İttifakı’nın canını çok sıkıyor. Bugüne kadar yürüttükleri ve izledikleri kutuplaştırma siyasetleri bozuldu. Rahatları bozuldu. O rahatlar daha da bozulacak.”

Akşener’den ‘Cumhurbaşkanı adayı’ cevabı

Cumhurbaşkanı adayı tartışmalarına da yanıt veren Akşener, şunları aktardı:

“Şimdiden uyarıda bulunmak istiyorum. Bu henüz başlangıç, o rahatlar daha da bozulacak. Ne zaman buluşsak iktidardan biri hoplayıveriyor. Asıl mesele sistemdir dedikçe ‘Adayınız kim’ diye soruyorlar. Birçok kez söyledim; adayımız Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. Cumhurbaşkanıdır. Biz tek bir adam daha belirlemek için toplanmadık, toplanmıyoruz. Türkiye’yi bu ucube sistemden kurtarmak amacıyla biz bir araya geldik. Türkiye’nin şahıslara, kişilere değil Kuvvetler Ayrılığı temelli bir hukuk sistemine ihtiyacı var. Türk Milleti’nin herhangi bir kurtarıcıya ihtiyacı yok. Acilen Türk Milletinin, bu ucube sistemden kurtulmaya ihtiyacı var. Daha fazl bu ucube sistemle yönetilemeyiz. Başa kim gelirse gelsin işleyen bir sistem lazım. Bu, kim aday olacak tartışmasından daha da önemlidir. 6 parti olarak biz, Türkiye’nin bu ihtiyacının farkındayız. O sebeple Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e dikkat çekiyoruz. Onlar masanın altıyla, şekliyle, üstüyle, örtüsüyle uğraşıyor, fakat biz milletimizin problemleriyle uğraşıyoruz. Makul konuda buluşarak, milletimizin sorunlarını konuşmaya devam edeceğiz.”

“Bize nasip olacak”

Polislerin problemlerine ve 3600 ek gösterge konusuna da değinen Akşener, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ben, bu kürsüden; sizlerin (polislerin) devletimizdeki önemini ve yerini iyi bilen biri olarak, Eski bir bakanınız, İYİ Parti'nin Genel Başkanı olarak sesleniyorum: Allah kısmet eder, milletimiz de takdir ederse, Türkiye'nin müstakbel başbakanı olarak, sizlere söz veriyorum… Asla buna izin vermeyeceğiz! Kahraman Türk Polisi'nin değerini, yalnızca şehit olduğunda bilen, bu köhne zihniyeti değiştireceğiz! Çok az kaldı, emin olun! İnşallah sizler için 3600 ek göstergeyi çıkartmak da, bize nasip olacak!”

Yorumlar (0)
25
açık