Kılıçdaroğlu: “İkna odalarına sokulan tesettürlü kardeşlerimizle helalleşeceğiz” 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, helalleşme yolculuğuna çıkacağını duyurmasının ardından başlayan tartışmalara bugünkü grup toplantısında yanıt verdi: “Helalleşme ile hukuku karıştıranlar oldu. Bunu, yarası olanlarla yapacağız. İkisini karıştırmayın.” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, strateji yorumlarında bulunanları eleştirmeyi ihmal etmedi. 

SİYASET 16.11.2021, 16:15 16.11.2021, 17:21 Başak Çetin
Kılıçdaroğlu: “İkna odalarına sokulan tesettürlü kardeşlerimizle helalleşeceğiz” 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık olağan toplantısında konuştu. Gündemi değerlendiren ve hakkındaki eleştirilere kesin yanıtlar veren Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde dile getirdiği “helalleşme yolculuğu” hakkındaki konuşmalara yanıt vermeyi ihmal etmedi. Kılıçdaroğlu'nun cümleleri şu yöndeydi: “Helalleşme yolculuğuna strateji diyorlar. Ne stratejisi! Ben, bu ülkenin çocukları benim ardımdan ‘ülkeyi barıştıran adam’ diye konuşsun diye bu yolculuğa çıkacağım. Evlatlarımız diyorum. Hangi strateji çocuklardan önemlidir siz söyleyin! Kimlerle helalleşecek diyorlar. 28 Şubatçıların yara açtıklarıyla, ikna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızda, Roboski ile, Ali İsmail Korkman’ın, Arda Sel’in, Ahmet Kaya’nın ailesiyle hellaleşeceğiz. İnsanlar, helalleşmek ile hukuku karıştırıyorlar. Devlet insanlara tazminat ödeyecek ve biz de helalleşeceğiz.” 

“Sizin alın terinizi çalıyorlar” 

Kılıçdaroğlu: “AK Parti’ye, MHP’ye oy veren kardeşlerim! Sizin alın terinizi çalıyorlar. Ne kadar yolsuzluk varsa ilk alkışlayan da MHP oluyor. Erdoğan’ın ekonomi kitabından bir sayfa okuyorum. Zafer Havalimanı’nın bu senenin ilk 8 ayı için dolar bazında garanti verdiğini ve 878 bin 488 kişinin buradan uçacağını dile getiriyor. Sözleşmeye de imza atılmış. Fakat bu havalimanını kullanan yolcu sayısı 5 bin 725 kişi. Devletin hazinesinden beşli çeteye giden para da 4 milyon 650 bin Euro. Bu, Erdoğan’ın kitabında yazıyor. Sömürüyü, yolsuzluğu, haksızlığı görüyorsunuz. Bunu da alkışlayan ilk kişi Bahçeli. THK Başkanı istifa dilekçesi vermiş ama kabul edilmiyor. Mahkemeye de başvurdu ama ‘hayır, sen orada oturacaksın’ dediler. Şu düzene bakın! Sosyal çöküntü yaşıyoruz. Ahlaki değerlerimizde çöküş var. Bu iktidar, bu ülkeye her şeyi getirdi ama en çok da ahlaki çöküş getirdi. Uyuşturucu bataklığı da bunlarda. Baronlar el üstünde tutuluyor ve serbest bırakılıyor. Polis bırakmazsa mahkemeler baronları bırakıyor. Baron siyaseti aldı başını gidiyor. ‘Hayır o baron hapiste kalamaz.’ diyorlar. İçişleri Bakanı da konuşuyor, virane yerlerde varoşların uyuşturucu kullandığını ve oranın yıkılması gerektiğini söylüyor. Gücün yetiyorsa baronlara ses çıkar. Rüşvet alanların burunlarından getireceğiz. Bu ülkedeki tüm baronları bu topraklardan sileceğiz.” 



“Türkiye’nin çok fazla sorunu var” 

Kılıçdaroğlu: “Türkiye’nin çok fazla sorunu var. Vatandaşlarımız hepsini teker teker yaşıyor. Bu sorunları yerinde tespit etmek ve bunları aşmak için çözümler üretmek hepimizin görevi. Kayseri’ye giden 38 milletvekilimiz, vatandaşların sorunlarını dinledi. Bu sorunlara çözüm bulmak için mücadele edeceğiz. Halktan da bu konuda destek bekliyoruz. Emekli bir vatandaşımız geçinemediğiniz ve gündelik inşaat işlerine gittiğini söyledi. ‘600 milletvekili var. Bir tanesi 1800 liraya geçinsin ben her ay maaşımı ona vereyim.’ dedi. Doğru. Bir de sarayda yaşayan kesim var. Onlara da teklifim, 1800 lirayla bir ay geçinip geçinemeyeceğini denemesidir. Pahalılık can yakıyor. Gaziler, şehit yakınları da kendilerine bağlanan aylıklarla geçinemiyor. Saat başı etiketler değişiyor, esnaf da geçinemiyor. Bugün alınan yarın yerine konulamıyor. Biz de diyoruz ki biraz sıkıntı çekeceksiniz ama sonra hepsi son bulacak. Geliyor gelmekte olan. İktidara geldiğimizde ilk işimiz devleti derleyip toplamak olacak.” 

“128 milyar doların nerede olduğunu hala bilmiyoruz” 

Kılıçdaroğlu: “Bir de Merkez Bankası var. Fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı politikaları ve araçları kendisi belirliyordu fakat bu yetki bir kararname ile kendisinden alındı. Fiyat istikrarı komitesi kuruldu. Meclisin bankaya verdiği yetkili sarayda oturan kişi aldı ve başkasına verdi. Peki bu komite hiç çalıştı mı? fiyatlar hakkında oynama yaptı mı? İlgili kişiler bir araya gelip de bu kadar zam nereden geliyor diye düşündü mü? Düşünmedi, düşünmediği için de memleket bu hale geldi. Neye tutsanız eliniz yanıyor çünkü her şey ateş pahası. Ha Merkez Bankası’na müdahale ettiniz de ne oldu? 128 milyar doların nerede olduğunu hala bilmiyoruz. Bu kadar para kayınpeder-damat arasında eridi. Kendisinin, Merkez Bankası kasasında ne bir doları ne de senti var ama tam 35 milyar dolarlık eksi bakiyesi var. Peki bu insanlar ne yapıyor? Sadece bize çatıyorlar. Eleştirilerimize tahammül edemiyorlar. Oysa ben her eleştirinin ardından öneride de bulunuyorum. Ders al! Öyle bir durumdayız ki Türkiye, damat koltuğundan ayrılırken, ’at izi it izine karıştı’ demek zorunda kaldı. Ülkemizin hedefleri şu: TL erisin, memleket fakirleşsin, dolar yükselsin, dışarıdan dolar gelsin, dolarla cari fazla oluşturalım ve fazla dolarla da durumu düzeltelim. Akıl alacak şey mi! Dünyada böyle bir uygulama yok! Paranı korumak zorundasın. Sağlıklı denge oluşturmak zorundasın. Yalnızca para değil maliye politikası ile de uğraşacaksın. Ama bunlar yapılması. Fakirlik, temel bir argüman olarak beslendi.” 



“Esnaf Bakanlığı kuracağız” 

Kılıçdaroğlu: “İktidara geldiğimizde yapacağımız pek çok şey var. Öncelikle Esnaf Bakanlığı kuracağız çünkü şu anki sistemde esnafın muhatap olacağı bir kurum yok. Özel halk otobüslerindeki mevzuatın değişik olduğunu görüyoruz. Bunu tekleştireceğiz. Hükümet herhangi bir grubun bu otobüsleri ücretsiz kullanmasını istiyorsa onun parası genel bütçeden karşılanacak. Bu otobüslerin şoförlerinin kazanılmış haklarını da koruyacağız. Her önüne gelene plaka vermeyeceğiz. Zamlar, birilerinin keyfine göre değil enflasyona göre yıllık olarak yapılacak. Kamunun taahhüt ettiği ücret zamanında ödenmezse faiz ödenecek. Halk otobüsü şoförlerine şunları aktardım: Sizinle bir isim kardeşliğimiz var. Halk, ikimizin de temelini oluşturuyor.” 

“Vekil imam hatipliler geldiler, dertlerini anlattılar” 

Kılıçdaroğlu: “Geçen gün Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olarak çalışan geçici Kur’an kursu öğreticileri ile vekil imam hatipliler geldiler. Bizim tüm sorunları çözdüğümüzü ve kendilerinin gideceği bir kapı kalmadığını söylediler. Bunların sayısı 25 bine kadar çıkmıştı bir dönem ama en son 14 bin kişinin işine son vermişler. İki senede bir bu görev için KPSS’ye giriyorlar ve din hizmetleri alan testlerine de tabi tutuluyorlar. Yani öyle sokaktan geçen herkesin olabileceği bir meslek grubu değiller. Ayda 1000-1300 TL arasında para alıyorlar ama kadrolu öğreticiler ile aynı işi yapıyorlar. Fakat bu kişilerin hiçbir güvencesi yok. Sürekli istifaya zorlanıyorlar. Sonra yeniden işe alınırken de sözleşme yapıyorlar. İşsizlik sigortasından da yararlanamıyorlar. Ayda sadece 2 gün izin hakları var ama bunu kullanınca da ücretleri kesiliyor. AK Parti’ye gitmişler. O dönemde Başbakan olan Binali Yıldırım, 28 Haziran 2016’da onlara bu sorunu çözmek için söz vermişler. Yıl 2021 ama ortada çözülen bir şey yok. Cumhurbaşkanı da 21 Temmuz 2018’de fahri din görevlilerinin müjdeyi yakında alacağı konusunda konuşmuş. 3 senede yine bir değişiklik yok. AK Parti’den sonra MHP de bir talimat vermiş ama yine yapılan bir şey yok. BBP de 2019’da teklif vermiş bu arkadaşlarımız için ama yine bir şey olmamış. Bu işi düzeltecek olan CHP’dir. Biz, ayrımcılık yapmayız. Biz, yalnız alın terine önem veririz. Sayın grup başkanvekillerim, soru önergeleri ve araştırma önergesi hazırlayın. Biz bunu çözeceğiz.” 



“Bahçeli! Sen bu sözleri benim külahıma anlat” 

Kılıçdaroğlu: “Bahçeli diyor ya EYT çözülmeli, asgari ücret çözülmeli, 3600 çözülmeli... Bahçeli! Sen bu sözleri benim külahıma anlat. Saraya anlatabiliyor musun bu sözlerini? Gücün varsa dersin ki ‘Bu üçü çözülmeden ben elimi kaldırmıyorum.’ o zaman ben de derim ki ‘MHP’nin Cumhur İttifakı içerisinde bir ağırlığı var.’ 2022’nin sonuna atıldı bunların hepsi. Erdoğan, bunları çözmüyor. Sen hükümetin ortağısın. Ortağı olmadığını söylüyorsun ama öylesin.” 

“Yaraları sarmamız lazım” 

Kılıçdaroğlu: “Size, dün akşam yazdığım bir mektubu okumak istiyorum. İktidara geliyoruz fakat bu bana yetmez. Hayatımın her döneminde benim için konvoyların ve sarayların zerre önemi olmadı. Olmaz da. Ben evimden ve mütevazı hayatımdan memnunum. Bu saraylar ve konvoylar ülkemizin makus talihini kırabiliyor mu? Eğer ben bu ülkenin makus talihini kırabiliyorsam iktidar olayım ve çocuklarımıza bembeyaz bir Türkiye bırakayım. Videoda da söyledim. Ülkemizde iktidar olmaktan çok iz bırakan ve miras bırakan biri olarak anılmak isterim. Bizden sonraki yüz tane iktidar da ülkeye bir şeyler ekleyerek bu yolda yürümeli. Batı’da nasıl ki iktidar değiştiğinde kimse kaygılanmıyorsa ülkemiz de öyle olmalı. Yaraları sarmalıyız. Bu konuyu konuşmakta zorlanan çok kişi var çünkü yaralar hala açık. Fakat bunu çocuklarımız için yapacağız. Bizim yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşamamalı. Bundan daha büyük bir ödül olabilir mi onlar için? Helalleşmekten bahsettim ama helalleşme ile hukuku karıştıranlar oldu. Yüzleşmek, barışabilmek demektir helalleşmek. Bunu, yarası olan herkesle yapacağız. Ne suç işlendiyse onun karşılığı hukuktur. Hukukla helallik almayı karıştırmamak lazım. Hukuk da onun hesabını soracak. Videoda bunu dile getirdim. Bir de bazıları diyor ki ‘muhalefet ne güzel kazanıyor ne gerek var bunlara’. Ben buna hüzünlendim. İnsanlar bunu strateji zannediyor. Ne stratejisi! Ben, bu ülkenin çocukları beni gelecekte ‘ülkeyi barıştıran adam’ olarak ansın istiyorum. Evlatlarımızdan bahsediyorum. Hangi strateji onlardan önemli olabilir? Zor olacak ama bunu başaracağız.”

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu