Erdoğan'dan 7'nci Olağan Kongre'de 2023, 2053 ve Cumhur İttifakı vurgusu...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti'nin 7'nci Olağan Kongresi'nde 2023 ve 2053 hedeflerine vurgu yaparken, ekonomiden, siyasete, turizmden yaşama birçok konuda ise önemli açıklamalarda bulundu.

SİYASET 24.03.2021, 15:53 25.03.2021, 11:46 Burak!
Erdoğan'dan 7'nci Olağan Kongre'de 2023, 2053 ve Cumhur İttifakı vurgusu...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 7'nci Olağan Kongresi'nde büyük bir merakla beklenen konuşmasını gerçekleştirdi.

Büyük bir ilgiyle izlenen konuşmada Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın önemine vurgu yaparak Devlet Bahçeli'ye teşekkürlerini iletti.

Erdoğan Cumhur İttifakı'nın amacının Türkiye'yi 2053 vizyonuna taşımak olduğunun altını çizdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“84 milyonu selamlıyorum!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün siz, 81 vilayetiyle ve 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi temsil ediyorsunuz.“ cümlesiyle konuşmasına başladı.

Konuşması cümlelerle devam ettirdi: “Sizlerin şahsında, kalbi memleket ve millet sevdasıyla çarpan, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle vatandaşlarımızın tümünü selamlıyorum. Halkımızın refahı, ülkemizin kalkınması, devletimizin büyümesi amacıyla gecesini gündüzüne katan vatandaşlarımızı selamlıyorum. Üreten, ülkesi ve kendisi için üretip çalışan, vatan toprağını alın teriyle sulayan çiftçimizi, işçimizi, girişimcimizi, esnafımızı ve her meslekten kardeşimizi selamlıyorum. Hangi kökenden, inançtan, meşrepten ve mezhepten olursa olsun bu ülkenin 84 milyon vatandaşını selamlıyorum. Anadolu’yu ‘vatan’ yapmak amacıyla yola çıktığımız günden bugüne kadar istikbalimiz ve istiklalimiz için canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi ve bugün yurt dışında ve yurt içinde mücadeleyi sürdüren kahramanlarımızı selamlıyorum. Kalbi ve gözü Türkiye’nin üzerinde olan, bugünü, en az salonu dolduran sizler kadar heyecanla takip eden dostlarımızı, kardeşlerimizi ve mazlumları selamlıyorum. Allah’ın rahmeti, bereketi ve selamı hepsinin, hepinizin üzerine olsun.”

“Kongremize, Rabbimize niyaz ile başlıyoruz”

“Her işimiz gibi bu kongremizi de insanlığa, milletimize, ümmete ve ülkemize hizmet mücadelesinin yeni bir safhası olarak görüyor ve kongremize Rabbimize niyaz ile başlıyoruz” şeklinde sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduran halkın alkışları eşliğinde tarihi konuşmasına devam etti.

“Bugüne kadar yürüttüğümüz mücadeleler ve kazandığımız başarılar bu inanç, iman ve azim sayesinde gerçekleşti.” şeklindeki cümlesiyle başta AK Parti olmak üzere Türkiye’nin ülke içinde ve dışında yürüttüğü projelere atıfta bulunan Cumhurbaşkanı, “bugünden sonra da sırat-ı müstakim üzerinde ter dökmeye, yürümeye ve gerektiğinde canlarını ortaya koymaya aynı hissiyatla hazır olduklarını” dile getirdi.

“Yanlıştan ve eksikten münezzeh olan yalnız Rabbimizdir”

“Yanlıştan ve eksikten münezzeh olan yalnız Rabbimizdir” cümlesi büyük alkış alan Erdoğan, “Biz fanilerin elbette eksiği ve hatası olmuştur, olacaktır da. Önemli olan yüreği sağlam, kalbi ferah, azmi güçlü ve istikameti doğru tutmaktır. Geriye kalan ise milletimizin takdiri ve Allah’ın yazgısıdır. İşte bu düşünceyle, ‘akıbet hayr ve niyet hayr’ diyerek sizlere yapacaklarımızı ve elbette ki yaptıklarımızın muhasebesini arz etmek istiyoruz.” şeklinde halka seslendi.

Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sundu

Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve partinin genel başkanı Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “güçlü ve büyük Türkiye yolunda” ve “Cumhur İttifakı çatısı altında” birlikte çalıştıkları ve birlikte yürüdükleri için duyduğu mutluluğa değindi.

15 Temmuz gecesinde Cumhur İttifakı kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi ile omuz omuza meydanlarda bulunduklarını belirten Erdoğan, birlikteliklerini ilerlettiklerini ve geliştirdiklerini, Meclis’te de beraber olduklarını ifade etti.

Cumhur İttifakı’na destek olanlara, hangi partiden olduğu fark etmeksizin “şükranlarını sunan” Erdoğan, 2023 ve 2053 hedefleri yolunda MHP ile yürüyeceklerini açıkladı.

İlk olağan kongreden bahsetti

Ekim 2003 tarihinde ilk olağan kongreye imza attıklarını “Bu Işık Hiç Sönmeyecek” “Her Şey Türkiye İçin” sloganlarıyla siyaset yolculuğuna başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı, Kasım 2006 tarihinde de “Türkiye’nin Partisi, Türkiye’nin Lideri” sloganı ile yol almaya devam ettiklerini belirtti. Ekim 2009’da yapılan üçüncü kongrenin sloganının “Biz Birlikte Türkiye’yiz”, Eylül 2012’deki kongrenin başlığının ise “Büyük Millet, Büyük Güç, Hedef 2023” olduğunu belirten Erdoğan, bu kongreler hakkında kısa bilgilendirmelerde de bulundu.

Eylül 2015 senesinde düzenlenen beşinci olağan kongrenin “2023 Kararlılığı”nı vurguladığını, Ağustos 2018’deki altıncı olağan kongrenin “Millet Bir, Hedef Bir” sözü ile taçlandırıldığını hatırlattı. “Şu an düzenlediğimiz yedinci olağan kongremizin ana başlığı ise ‘Türkiye İçin Güven ve İstikrar’dır.” olarak ilk kongresi ile yedinci kongresi arasında bağlantı köprüsünü kurdu.

“Her kongrede vizyonumuzu ileriye taşıdık”

Erdoğan, “Her olağan kongrede vizyonumuzu ileriye taşıdık, hizmet ve eser siyasetimizi güçlendirdik, hedeflerimizi büyüttük. Biz, siyasetin yalnız geçmişle değil, bugünle ve aynı zamanda yarınla, gelecekle ve umutla kucaklanması gerektiğine inanıyoruz. ‘Yarın’ olarak ifade ettiğimiz ufuk, maziden kurulan köprü ile geçmişi ve bugünü kuşatır. Bu sebeple de inancımızda yarından ümidi kesmek ve umutsuzluk küfre eşdeğer olarak görülür. Geçmişimizi hakkıyla bilmezsek, bugünün hakkını vermezsek, geleceğimizi inşa edemeyiz.” sözleri ile konuşmasına devam ederken yer yer salondakilerin destek verici tezahüratları ile sözlerine ara verdi.

Halkın coşkusunu ardına alan Erdoğan sözlerini, “Ülkemizin bugün bulunduğu yer, şerefli mirası ve şanlı tarihiyle geleceği için belirlediği hedefler arasında bulunan ince çizginin tam olarak ortasıdır. Geleceğe yönelik tasavvurlarımızı aktarırken sözümüze geçmişimizden başlamamızın nedeni de budur. Büyük düşler görmek ve bunların ardına düşmek, medeniyetimizin bize olan emridir.” şeklinde sürdürdü.

Siyasetin ilk vazifesinin milletle aynı düşü görmek, hedefler koymak ve bunları inşa edip faaliyete geçirmek, umuları diri tutmak olduğunu belirten Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimiz, başına gelen o kadar badireye rağmen ayakta kalabilmeyi ve şahlanabilmeyi bu vasıflarına borçludur. Asırlar boyunca 7 iklim ve 3 kıta idare etmiş devletini, 7 düzelin leş yiyen kargalar gibi başına üşüşmesi sonucu kaybeden halkımız, İstiklal Marşı’nda yazan zaferin hikmetini aramak için ilk olarak buraya bakmalıdır.” şeklinde Osmanlı İmparatorluğu’na ve tarihine değinmiş oldu.

"Hedeflerinden kopmayan Türkiye inşa edildi"

“Geçtiğimiz 19 senede ülkemizi kalkınma ve demokraside dünyada ileri seviyeye taşımak amacıyla attığımız her adımda cesaretimizi ve gücümüzü binlerce yıldır süren milli birikimimizden aldık. Son iki asırdır devletimizi türlü sıkıntılar ile değişimden ve gelişimden uzak tutmaya çalışanlar bu defa başaramayacaklar. Çünkü artık yeni bir Türkiye var. Bu yeni Türkiye, her kesimden 84 milyon vatandaşıyla tek yürek olmuş bir Türkiye’dir.” şeklinde atacağı adımların ayak seslerini salonda yankılatan Erdoğan, yeni Türkiye hakkında şu ayrıntıları dile getirdi: “Şehitlerimizin kanından rengini alan bayrağımızı en tepe noktaya dikmeye hazırlanan, ‘tek bayrak’ diyen, ‘tek vatan’ diyen, ‘tek devlet’ diyen, ‘2023, 2053 ve 2071 hedefleri olan’ yeni bir Türkiye var!”

“Bir ben vardır bende, benden içeri”

Ülkemizin, yabancı güçler tarafından hiçbir şekilde yolundan döndürülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende/Benden içeri” dizelerini hatırlatarak Türkiye’yi küresel ekonomi ve siyasetin asli unsuru yapacaklarını dile getirdi.

"Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz"

2023 hedefleri doğrultusunda büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek için çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, “İnsanlığın ihtiyacı olduğu tüm fikirlerin ve değerlerin, bizim hafıza hazinemizde var olduğuna inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, teknolojiyle birlikte insansız bir dünyaya doğru evirildiğini belirterek, “Biz insanın fıtri güzellikleri üzerinden yeni bir dünya düzeni kurulmasına öncülük etmenin sorumluluğuna talibiz. İnşallah bunu başaracağız” dedi.

"Gelecek için yola geçmişten çıkmamız gerekiyor"

Geleceğe bakmak için yola geçmişten çıkılması gerektiğini belirten Erdoğan, “Hem millet olarak hem medeniyet olarak öylesine zengin maziye sahibiz ki, hepsini anlatmaya kalksak, buna zaman yetmez” diye konuştu.

Erdoğan, Türk milletinin bu coğrafyadaki varlığının Malazgirt Zaferiyle başladığına vurgu yaparak, “Sultan Alparslan’ın, kefen niyetine giydiği beyaz kaftanı, kalpten kalbe, elden ele hiç yere düşmeden, lekelenmeden bugüne kadar gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

"Her şeyiyle tel tel dökülen bir ülke vardı"

Türkiye’nin ne zaman demokrasi ve kalkınma hamlesine kalkışsa engellemelerle karşılaştığını hatırlatan Erdoğan, “Menderes’in ve Özal’ın çabalarıyla, Erbakan ve Türkeş’in elde edilen kazanımlar, bizi 2000’lerin başına kadar getirebildi” dedi.

AK Parti’nin iktidara geldiğinde ‘tel tel’ dökülen bir ülke devraldıklarını ifade eden Erdoğan, “AK Parti, milli iradenin üstünlüğünü tam manasıyla tesis ederek Türkiye’de demokrasiyi güçlendirdi” açıklamasında bulundu.

"Milli eğitim bütçesi 147 milyar TL"

AK Parti dönemlerinde yapılan icraatları anlatan Erdoğan, “İktidara geldiğimizde ülkemizi eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet üzerinde kalkındıracağımızın sözünü vermiştik” diye konuştu.

2002 yılında milli eğitim bütçesinin 7,5 milyar TL olduğuna işaret eden Erdoğan, “2021 yılı itibariyle 147 milyar liraya çıkardık” dedi.

"Okul kitapları ücretsiz oldu"

Vatandaşın yıllarca okul kitaplarını alırken zorlandığını hatırlatan Erdoğan, “Okul kitaplarını, her seviyede ücretsiz olarak veriyoruz. Bugüne kadar toplam 693 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik” açıklamasında bulundu.

Eğitim sistemini de 4+4+4 olarak revize ettiklerini ifade eden Erdoğan, “Zorunlu eğitimi 12 yıla yükselttik. Üniversite sayısı 76’dan 207’ye çıkarken, üniversite öğrencisi sayısı ise 1,5 milyondan 8 milyonun üzerine çıktı” diye konuştu.

"Sağlık çalışanı sayısı 1 milyon 177 bine çıktı"

Sağlık alanında devrim yaşandığına ifade eden Erdoğan, “Sağlık alanında, hastanelerdeki yatak sayımızı 164 binden 253 binin üzerine, nitelikli yatak sayımızı 19 binden 162 bine çıkardık. Sağlık çalışanı sayımızı, bugün 1 milyon 177 bine ulaştırdık” dedi.

Doktor sayısının da 2002 yılında itibaren arttığını söyleyen Erdoğan, “Hekim sayımız bugün 174 bini geçti. Ambulans başına düşen nüfus sayımızı ise 107 binlerden 14 binlere indi. Toplamda 43 bin 158 yatak kapasiteli 32 şehir hastanesini ülkemize kazandırmış” açıklamasında bulundu.

"Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu"

Son 18 yılda sosyal hizmetlerde Türkiye’nin çağ atladığı ifade eden Erdoğan, “İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplamda 411 milyar TL’yi geçen yardım yapıldı. Engelli aylığı 914 TL’ye çıktı. Yaşlılık maaşı ise 763 TL’ye yükseldi” dedi. Erdoğan, net asgari ücretin de 2002’de 184 TL olduğunu ve 2021 yılında ise bu rakamın 2 bin 825 TL olduğunu da hatırlattı.

"21 bin 651 hâkim ve savcı bulunuyor"

Hâkim, savcı ve diğer personel sayısını yüzde 176 artırdıklarını belirten Erdoğan, “9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayısı, FETÖ’cü hainlere rağmen, bugün 21 bin 651 sayısında” dedi.

Erdoğan, istinaf uygulamasını başlattıklarını belirterek, 15 bölge adliye mahkemesi ve 8 bölge idare mahkemesini de devreye aldıklarını ifade etti.

"Güvenlik önceliklerimizin daima en başında gelmiştir"

Ülkenin güvenliği için PKK terör örgütü başta olmak üzere hepsinin hezimete uğratıldığını söyleyen Erdoğan, “Güvenlik, milletimize söz verdiğimiz şekilde önceliklerimizin daima en başında gelmiştir” açıklamasında bulundu.

19 yılda 932 milyar TL’lik yatırım!

19 yılda 932 milyar TL’lik yatırımla ulaşım alt yapısını baştan sona geliştirdiklerini ifade eden Erdoğan, “Karayollarında, yol mesafemizi 28 bin 200 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 3 bin 523 kilometreye çıkarttık” dedi.

Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, gibi bir çok projenin hayata geçtiğine işaret eden Erdoğan, “Ülkemizin 11 bin 590 kilometre uzunluğundaki mevcut demiryolu ağını, adeta sıfırdan inşa etmişçesine baştan sona yeniledik” diye konuştu.

"Havalimanı sayısının da 56’ya çıktı"

Havalimanı sayısının da 56’ya çıkardıklarını belirten Erdoğan, “İstanbul Havalimanı’nın yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını hizmete sunduk. Yurt dışı uçuş noktamızı 60’dan 329’a, uçulan ülke sayısını 126’ya çıkarttık” dedi.

Denizcilikte ise tersane sayısının 83’e çıktığına vurgu yapan Erdoğan, “Yat bağlama kapasitesi de 18 bin 545’e yükseldi” açıklamasında bulundu.

"35 millet bahçesini hizmete aldık"

18 yıl önce sadece 145 olan atıksu arıtma tesisi sayısının bin 170’e çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TOKİ kanalıyla ürettiğimiz konut sayısı, hedefimiz olan 1 milyon adete ulaştı. Toplam 35 millet bahçesini hizmete aldık” değerlendirmesinde bulundu.

"Tarımsal destek 160 milyar TL’ye yaklaştı"

Erdoğan, 2002 yılında 37 milyar TL olan Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’yı 2020 yılı itibariyle 333 milyar TL’ye çıkardıklarını belirterek, “Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 20 milyar lirayı geçti” açıklamasında bulundu.

Tarımın kalkınmasında çiftçinin önemine dikkat çeken ve destek vermekten kaçınmadıklarını belirten Erdoğan, “Çiftçilerimize bugüne kadar ödediğimiz tarımsal desteklerin toplamı 160 milyar TL’ye yaklaştı” diye konuştu.

Ekonomi

Ekonomiye ilişkin konulara değinen Erdoğan, makroekonomide satın alma gücü kapsamında milli gelirde Türkiye’nin, dünya sıralamasında 17.’likten 13. sıraya yükselttiklerini açıkladı. Bütün dünyayı etkisi altına alan salgına rağmen geçen yıl yüzde 1,8 gibi bir büyüme oranıyla G-20 ülkeleri arasında bu alanda ikinci sırada yer aldıklarına dikkat çekti. 2002’de göreve geldiklerinde vergi gelirlerinin %86’sını teşkil eden faiz ödemelerinin 2020 yılı itibariyle %16’ya gerilettiklerini de vurguladı.

Avrupa’da %97, gelişmiş ülkelerde %130’larda seyreden borç stokunun milli gelire oranını %42,6’da tuttuklarını belirten Erdoğan, ihracatı da 36 milyar dolardan 170 milyar dolara çıkardıklarını kaydetti.

Erdoğan, son günlerde piyasada yaşanan dalgalanmaların Türkiye’nin gerçekleri ile bağdaşmadığını ifade etti. Bunun yanında Türk sanayisinin, pandamı sürecinde, direncini önemli bir şekilde ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, ekonomideki reform planları ve programlarının takvimini ve stratejilerini dün ilan ettiklerini hatırlattı.

“Evinizdeki döviz ve altınları ekonomimize kazandırın”

Kendilerini güvende tutmak kaygısıyla ellerindeki altınları ve dövizleri tutanlara çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan altınlarını ve dövizleri finans araçlarına yatırmalarını ve bu şekilde ekonomiye kazandırmalarını istediğini dile getirdi.

İş insanlarına da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, varlık barışından yararlanmaları konusunda 30 Haziran’a kadar vakitlerinin olduğunu, yurt dışında bulunan kaynakları ülkeye getirebileceklerine inandığını söyledi. Türkiye’ye yatırım planı bulunan uluslararası yatırımcıların, Türkiye’nin potansiyeline güvenme konusunda hiçbir tereddütlerinin olmaması gerektiğini belirtti.

Bu gücü ve potansiyelin önemli göstergelerinin de olduğunu vurgulayan Erdoğan, geçen yıl pandamı sürecinde, Türkiye’de 103 bine yakın yeni işyeri açılırken, kapanan işyeri sayısının 16 binin altında kaldığını aktardı. Göreve geldikleri 2002 yılında iş yapma kolaylığı endeksi sıralamasında 175 ülke içinde 84. sırada yer alırken 2020 yılı itibariyle 190 ülkenin bulunduğu listede 33. sırada kendisine yer bulduğunu vurguladı.

Son 10 yılda kurulan uluslararası şirket sermayesine temas eden Erdoğan, 2010-2020 arası 75 bin 699 uluslararası sermayeli şirketin kurulduğunu ve bunların sermayesini 39 milyar lirayı bulduğunu ifade etti. Ayrıca bu şirketlerden 11 binden fazlasının ise pandamı dönemine rağmen 2020 yılında faaliyetlerine başladığına dikkat çekti. Bu anlamda uluslararası yatırımcının Türkiye’ye güvenmediği eleştirilerinin yersiz olduğunu belirten Erdoğan, hemen hemen dünyanın her tarafından 200 bine yakın yabancı öğrencinin Türkiye’de eğitim gördüğünü açıkladı.

“Ekonomimiz her türlü şoka dayanıklı”

Erdoğan, ülke içinde “bittik, öldük, battık” gibi eleştirilerde bulunup kendi ülkelerini kötülemek için sıraya girenlerin ciddiye alınmaması gerektiğini, bu eleştirileri yapanların gözlerini nefret bürüdüğünü ve kendi milletlerinden iktidar devşirme hevesinde olduklarını söyledi. Türkiye’nin, gücünü üretiminden, kaliteli yetişmiş, genç insan kaynağından, sağlam ekonomik altyapısından, reel ekonomisinden aldığını belirten Erdoğan, sağlam mali disiplinler ve iktisadi yapıyla her türlü şoka ve krize dayanıklı olduklarını birçok kez gösterdiklerini ifade etti. Ayrıca önümüzdeki yıllarda Türk ekonomisinin üretim, ihracat, yatırım ve istihdam gibi alanlarda daha da büyütmek ve daha iyi yerlere ulaşmak için çok çalışacaklarını aktardı.

“Dış politikada daha da güçlendik”

Dış politika çerçevesinde ülkenin elindeki araçları çeşitlendirip güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi yerlere dönük açılım politikalarının izlendiğini kaydetti. Bu kapsam 2002’de göreve geldiklerinde 163 olan dış temsilci sayısının 251’e yükseldiğini açıklarken bu alanda dünyanın en yaygın dış misyon ağına sahip olan 5 ülkesi arasında yer aldıklarını söyledi.

Türk bayrağının dalgalanmadığı bir yer bırakmak istemediklerini aktaran Erdoğan, “Dünyanın dört bir köşesinde varlığımızı artırmaya devam ettirmeye çalışıyoruz. Ülkemizin milli çıkarlarına saygı gösteren hiçbir ülkeyle çözülemeyecek sorunumuz olmadığına ve olmayacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Herkes Suriye’ye sırtını dönerken biz kalbimizi açtık”

Suriye iç savaşı sebebiyle yaşanan olaylarda bütün dünyanın Suriyelilere, mazlumlara sırtını döndüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu durumun aksine biz hem sınırlarımızı hem de kalbimizi açtık. Rejimin uyguladığı zulmün yanında, DEAŞ, PKK/YPG gibi terör örgütlerinin kana buladığı Suriye topraklarına barışı getirmek için tüm imkânlarımızı ve gücümüzü kullandık.” sözlerini kullandı. Bu kapsamda yapılan sınır ötesi operasyonlarla da milyonlarca Suriyeli’nin katledilmesinin önüne geçtiklerine dikkat çekti. Bundan sonra da aynı politikayı izleyeceklerini belirten Erdoğan “Suriye tam anlamıyla Suriyelilerin yönettiği bir yer haline gelene kadar bu çabalarımızı sürdürerek Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

“Libyalı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”

Dış politika açılımları kapsamında Libya hükümetiyle deniz yetki alanlarına yönelik anlaşmalar yaptıklarını belirten Erdoğan, bu anlaşmalarla Türkiye’nin ve Libya’nın Akdeniz’de bulunan doğal kaynaklar üzerindeki haklarını garantiye aldıklarını dile getirdi. Bu anlamda Türkiye ve Libya’yı, dışlamak isteyenlerin tezgâhlarının teker teker bozulduğunu aktaran Erdoğan, “Libya’nın meşru hükümetine destek vererek, Libya’ya yönelik kötü emelleri olan çevrelerin heveslerini de kursaklarında bıraktık.” açıklamasında bulundu. Türkiye’nin desteği sayesinde Libya’nın geleceğe umutla bakabildiğine vurgu yapan Erdoğan, “Bundan sonra da Libyalı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” sözlerini kullandı.

“Kirli işgal sona erdi”

30 yıl önce Azerbaycan toprakları ve Dağlık Karabağ’da yaşanan işgaller sonucunda meydana gelen katliamların unutulmadığını ifade eden Erdoğan, Ermenistan’ın o günden bu yana saldırılarına ara ara devam ettiğini ve diyalogların tıkanmasını sağlayan taraf olduğunu dile getirdi. 2020’nin son aylarında yeniden saldırıya geçen Ermenistan ordusuna karşı, Türkiye ve tüm Türk milleti olarak Azerbaycan Devletinin yanında yer aldıklarını ifade etti. Türkiye’nin verdiği destek ve Azerbaycan ordusunun özverisiyle destansı bir mücadele sergilendiğini ve bu mücadelenin sonucunda bu kirli işgalin sona erdiğini açıkladı.

“Ne Doğuya ne de Batıya sırt dönme lüksümüz yok”

ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Arap coğrafyası gibi neresi olursa olsun bütün ülkelerle ilişkilerin, Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda sürdüğünü açıklayan Erdoğan “Asya, Afrika ve Avrupa’nın ortasında yer alan bir ülke olarak Türkiye’nin, ne doğuya ne de batıya sırtını dönme lüksü yok.” açıklamasını yaptı.

“Yerli otomobil fabrikası 2022’nin sonunda faaliyete geçecek”

2002’de göreve geldiklerinde 192 Organize Sanayi Bölgesi’nin mevcut olduğunu ifade eden Erdoğan, bu sayıyı 325 yükselttiklerini, 79 Teknopark, 22 Endüstri Bölgesi, 364 Tasarım Merkezi, 1242 Ar-Ge Merkezi kurduklarını da sözlerine ekledi. Son aylarda Türkiye Uzay Ajansını faaliyete geçirip, bu kapsamda Milli Uzay Programını duyurduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda güçlü bir iddia ortaya koyduklarını vurguladı.

Yerli otomobil fabrikası projesinin henüz inşa aşamasında olduğunu belirten Erdoğan, 2022’nin sonuna doğru Türk milletinin hizmetine sunulacağını duyurdu.

Savunma sanayinde ise 2002’de 62 savunma projesi varken, bugün 2021 yılında bu sayının 750’ye ulaştığını açıkladı. Bu alanda yürütülen proje bütçelerinin ise 5,5 milyar dolardan 75 milyar dolar hacme ulaştığı vurgulandı. Erdoğan, havacılık ve savunma ihracatının da 248 milyon dolar seviyelerinden 3 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.

“Akkuyu Nükleer Santrali 2023’de üretime başlıyor”

Enerji konusunda da konuşan Erdoğan, toplam kurulu gücün 31 bin 846 megavat seviyelerinden 96 bin 271 megavata yükseldiğini, Türk Akımı ve TANAP gibi projelerle Türkiye’yi bölgesel enerji merkezi hâline getirme çalışmaları yürüttüklerini aktardı. Karadeniz’in Sakarya Havzasındaki aramalar sonucunda 405 milyar metreküp doğalgaz rezervinin keşfedilmesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, bunun Türkiye’nin hizmetine sunulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Nükleer enerjiyle elektrik üretmek amacıyla kurulan Akkuyu Nükleer Santralinin inşasının devam ettiğini açıklayan Erdoğan, ilk reaktörün 2023 yılında üretime başlayacağını duyurdu.

Kültür alanında, dünya kültürel mirası listesindeki varlık sayılarının 9’dan 18’e çıktığını kaydeden Erdoğan, kültür merkezlerinin sayısının ise 42’den 118’e çıktığını, yurtdışından getirilen sanat eseri sayısının ise 2 bin 525’den 4 bin 854’e çıktığını dile getirdi.

Türk dizi ve film sektörüne de temas eden Erdoğan, bu yapımların Türkiye’nin önemli kültür elçileri hâline geldiğini, 2021 itibariyle 152 ülkede 600 milyon kişinin Türk film ve dizilerini izlediğini söyledi.

“Hedef 75 milyon turist”

Yunus Emre Enstitüsü, Tika ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları gibi kurumlar aracılığıyla bütün dünyaya açıldıklarından söz eden Erdoğan, Türkiye’ye gelen turist sayısında da önemli bir artışın yaşandığını belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’ye gelen turist sayısı, göreve geldiğimiz 2002 yılında 13 milyon iken biz bu rakamı 52 milyona, turizm gelirimizi de 35 milyar dolara çıkardık. Pandemi yüzünden 2020 yılını 16 milyon turist ve 12,4 milyar dolar turizm geliriyle kapatsak da inşallah gelecek dönemde 75 milyon turist hedefimize doğru ilerlemek için elimizden geleni yapacağız.”

“Gündemde reformları uygulamak var”

Görevde oldukları 19 yılda Türkiye’ye kazandırılan hizmetlerin saymakla bitmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada sözü edilmeyen hizmetlerin de olduğunu ifade etti. Şu anki gündemlerinde 2023 hedefleri içerisinde de yer alan yeni programlar, hazırlıklar ve projeler olduğunu belirten Erdoğan, sivil ve yeni bir Anayasa çalışmasının çerçevesini teşkil edecek ilkelerin de önemli gündem maddelerinden biri olduğunu söyledi.

Erdoğan şu anki gündemlerinde hangi program ve projelerin olduğunu şu sözlerle açıkladı:

“Gündemimizde, ekonomi ve hukuk reformlarının uygulama programları, aile-eğitim-kültür merkezli milli uyanış ahdimiz, dış politikada, Türkiye’nin menfaatlerinden taviz vermeden, diyalog odaklı siyasi duruşumuzun parametreleri, salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyaya dair değerlendirmelerimiz var. Gündemimizde, Türkiye’ye kurulan tuzakları aşarken, demokrasi, ekonomi, güvenlik, kalkınma gibi Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracak yol haritalarımız, teröriste terörist diyemeyenlerin riyakârlıkları, kadınların haklarını korumayı vicdanlarda değil, kâğıtlarda, sözleşmelerde arayanlara söyleyecek sözümüz, Türkiye’ye karşı sergilenen çifte standartları özgürlük, hak ve hukuk dayatması diye göstermeye çalışanların zavallılıkları, tüm taahhütleri yerine getirdiğimiz hâlde ülkemize sırtını çevirenlerin sinsilikleri, terör örgütleriyle el ele kol kola gezenlerin acizlikleri var.”

“Yeni Anayasanın ruhunda millet olmalı”

Sivil ve yeni bir Anayasa teklifiyle ilgili yaklaşımlarının ne olduğunu açıklamak istediğini söyleyen Erdoğan, Türk milletinin içine sinen ve milletin sahipleneceği bir anayasa metnine şu ana kadar kavuşamadıklarını aktardı. Bugüne kadar yapılmış anayasa çalışmalarının hemen hemen tamamının, olağanüstü koşullarda, bu koşulların dayatmalarıyla yapıldığına ve bu yüzden tartışmalı olduklarına dikkat çekti.

Şu anki mevcut anayasanın 1960 darbesiyle ilk şeklini aldığını, daha sonra 1980 darbesiyle yeniden şekillenerek milletin önüne konan bir anayasa metni olduğunu ifade eden Erdoğan, bu anayasa metninin, vesayetçi güçlerin eseri olduğuna vurgu yaptı.

Bu kapsamda bu anayasanın geçerliliğini kaybettiğini dile getiren Erdoğan, sivil ve yeni bir Anayasanın, gelişen dünya şartlarının bir gereği olduğunu kaydetti. Bu anlamdaki yeni anayasa teklifinin, bazı sığ itiraz ve yorumlar dışında herkes tarafından olumlu karşılandığını açıkladı.

Yeni Anayasanın nasıl olacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Türk milleti nasıl bir Anayasayla yönetilmeyi arzu ediyorsa, biz de öyle bir Anayasa istiyoruz. Bu yüzden yeni Anayasanın ruhunda millet, yani insan olacak. Bu Anayasanın kalbinde, merkezinde insanın mutluluğu, huzuru, refahı, tüm değerleri, farklılıkları, hayalleriyle 84 milyon vatandaşın tamamı olmalı.” sözlerini kullandı.

Yapılacak yeni Anayasanın, Türkiye’nin geleceğine yönelik, toplumdaki her bir bireyin beraber yaşama iradesinin yansıması olacak bir sözleşme olması gerektiğini söyleyen Erdoğan, yeni Anayasanın darbecilerin ya da başka bir vesayetin değil, yalnızca milletin Anayasası olması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin şu an yeni bir Anayasa için daha önce hiç olmadığı kadar hazır olduğunu söyleyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“ Elbette millet mahreçli yeni ve sivil bir Anayasa hazırlamak kolay değildir. Daha önce de girişimlerimiz oldu ama maalesef, siyasi iklim yeteri kadar hazır ve uygun olmadığı için, bu kapsamdaki çalışmalarımız daima yarım kaldı. Buna karşılık 2011’deki Anayasa deneyiminin Türkiye’ye önemli kazanımlar sağladığını düşünüyoruz. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde, akademide, AK Parti Genel Merkezi’nde, sivil toplum kuruluşları öncülüğünde devam eden çalışmalar var. Benzer şekilde diğer partilerin de buna benzer hazırlıkları olduğunu duyuyoruz.”

Yeni Anayasanın milletin önünde tartışmaya açılacağını ifade eden Erdoğan, bu metnin şeffaf ve açık bir sürecin ürünü olacağını ifade etti. En geniş mutabakat çerçevesinde ortaya konacak yeni Anayasanın, milletin onayına mutlaka sunulacağını da açıklayan Erdoğan, yeni Anayasa metninin hazırlanmasında sorumluluk alacak herkese çağrıda bulunduğunu açıkladı ve şunları söyledi:

“Gelin; ideolojik ve kişisel bütün duvarlarımızı, bir kenara bırakalım ve Türkiye’yi en az bir asır taşıyacak ruha ve lafza sahip yeni bir Anayasa’ya kavuşturalım. Biz buna hazırız. Bu yeni Anayasa sürecinin milletimize ve ülkemize şimdiden hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise Aile, Eğitim ve Kültür alanında şu sözlerle devam etti:

Aile, Eğitim ve Kültür

"Üstünde büyük bir önemle durmak istediğim ikinci konu, gelecek dönemdeki politikalarımızın lokomotifi niteliğindeki aile, eğitim ve kültür başlığıdır.

Aile değerleri zayıf veya ortadan kalkmış toplumların yalnızca medeniyetin maddi unsurlarıyla beraber varlığını sürdürmesi söz konusu değildir.

Bugün batı toplumu eğitim ve kültür gücüne karşın aile müessesesinde büyük bir çöküş yaşamaktadır.

Şehirleşmenin artması ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle geniş aileden çekirdek aileye doğru bir geçiş yaşadık. Buna karşın aile müessesemizi koruduk.

Öncelikle aileyi sağlama alacağız. Evlilik yaşı 30'lara dayanan gençlerimizin arasında evlenmemiş olanların sayısı artıyor. Bir veyahut iki çocuklu olan ailelerin yapısı giderek daha yaygın hale geliyor.

Çocuklarımız ebeveynlerin her ikisinin de çalıştığı ailelerde evlerinde ikamet eden bir büyük yoksa kreşte bakıcılar tarafından yetiştiriliyor. Yalnızca aile içinde kazanılacak olan değerlerin ücretle alınan hizmetlerle sürdürülemeyeceği açıktır.

Gördüğümüz tablo bize yatırımlarımızı aileye, eğitime ve kültüre yapmamız gerektiğine işaret ediyor.

Ülkemizin 2053 için vizyonunu ve hamurunu aile eğitim ve kültür üzerine inşa edeceğiz."

"Dünya 5'ten büyüktür"

"Dünyanın korona salgını etkisi altında kıvrandığı bir zamanda salgınla mücadelemiz tüm hızıyla devam ediyor. Bu ilk salgın değildi şüphesiz son do almayacak.

Biz bütün dostlarımız ve insanlık adına sağlık, insanlık, adalet, huzur dolu bir dünya istiyoruz. Bunun için de "Dünya 5'ten büyüktür" sözünü her fırsatta söylüyoruz.

Küresel sistem üzerinde salgın zamanında da elde ettiğimiz tecrübelere bakacak olursak yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Salgından sonra dünyayı daha yaşanılabilir kılmak için buna mecburuz.

"Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla beraber yeniden AK Parti 7'inci Olağan Büyük Kongre'nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bir kez daha partimize emeği geçmiş herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bu kardeşlerimizin içinden ebediyete göçenlere de Allah'tan rahmet diliyorum. Kongremizde Genel Merkez'de görev alacak olan arkadaşlarımızı yeniden tebrik ediyor ve hepsine başarılar diliyorum."

Yorumlar (0)
12
açık