Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Başka ülkelere gidenlere acıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beşeri sermayemizle teknolojik imkanları en üst seviyede birleştirerek her şehir hastanemizi ulusal ve uluslararası seviyede birer marka haline getireceğiz" açıklamasını yaptı. Ekonomiyle ilgili yapılan eleştiriler yanıt veren Erdoğan, "Özellikle daha iyi arabaya binmek, yeni telefon alabilmek, daha çok konsere gidebilmek gibi sufli heveslerle başka ülkelerin kapısına gidenlere acıyarak bakıyoruz." sözlerini kullandı.

SİYASET 28.09.2022, 15:46 28.09.2022, 16:54 Ömer Aksan
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Başka ülkelere gidenlere acıyoruz"

Ankara'nın 2'nci şehir hastanesi olarak bilinen Etlik Şehir Hastanesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı törenle açılıyor. 8 farklı hastaneden oluşan şehir hastanesi pek çok ilke imza atacak. Ankara'nın ilk ve tek hibrit ameliyathanesine sahip olan şehir hastanesinde Ankara'nın en kapsamlı klinik araştırma merkezi bulunuyor.

“Son teknolojiyle donatıldı”

Hastanenin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Aziz milletim, sevgili Ankaralılar, sağlık camiamızın değerli temsilcileri, sizleri en kalbi duygularla, muhabbetle ve hasretle selamlıyorum. Etlik Şehir Hastanemizin Ankaramıza, milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ankara'ya 2. şehir hastanesini kazandırmamızda emeği geçen yüklenici firmaları, Sağlık Bakanlığımızı, işçisinden mühendisine kadar herkesi milletim ve şahsım adına tebrik ediyorum. Etlik Şehir Hastanemizi bünyesinde bulunan 8 ayrı hastane ve en son teknoloji ile donatılan birimleriyle birlikte sağlık devrimimizin simgelerinden biri olarak görüyoruz. Biraz önce de belirtildiği üzere 691'i yoğun bakım olmak üzere 4 binden fazla yatak kapasitesi bin polikliniği, laboratuvarları, 125 ameliyathanesi, araştırma merkezleri ve 1 milyon 145 bin metrekareyi geçen alanıyla bu dev hastane bir sağlık şehri hüviyetindedir. Ankara'ya da böyle bir şey yakışır. Ankaralılara da bu yakışır. Hastanemiz yalnızca vatandaşlarımıza değil, personeline de en üst konforu sağlayacak donanımla yapılmıştır. Mart ayından bu yana ardı ardına açıkladığımız paketlerle, Beyaz Reformla problemlerle önemli ölçüde çözdüğümüz, beklentilerini karşıladığımız sağlık çalışanının daima yanında olduğumuzu yeniden ifade etmek istiyorum. İstanbul'da Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde geçtiğimiz hafta sonu sağlık personelimizle sohbet etme ve memnuniyetlerini dinleme fırsatı buldum. Bu iftihar verici Etlik Şehir Hastanemizde görev alacak olan sağlık personelimize de başarılar diliyorum.”

“Hastanelerimiz dünyaya örnek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının devamı şu şekilde:

“Bundan 20 sene önce hükümete gelirken ülkemizi emniyet, adalet, eğitim, sağlık üzerine yükselteceğimizin sözünü milletimize vermiştik. Daha sonra dış politika, diplomasi, enerji, tarım, ulaşım gibi konularda dünyanın sayılı ülkesi olacağımızın sözünü vermiştik. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Etlik Şehir Hastanesi işte bu sözün gereğini yerine getirmiş olduğumuzun önemli örneklerinden biridir. Tabii Ankara'da yalnızca Etlik Şehir Hastanesi ile kalmadık. Aynı büyüklükte Bilkent'i kurduk. O da 4 bin 50 oda ve yatak, aynı şekilde 4 bin oda ve yatak. Bu hastanelerimiz dünyada örnek. Türkiye yıllar yılı buna hasretti. Bunu başardık mı? Başarır mıyız? Biliyorsunuz hayalim olarak gördüğüm şehir hastanelerinin hepsini ve her aşamasını takip ettim. Milletimizin her hayali gibi bu ortak hayalimizin 20. eserini hizmete sunmaktan büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Türkiye bugün 20. şehir hastanesine de kavuştu. Halen yapımı devam eden 13 ve proje aşamasındaki 2 şehir hastanemizle bu sayıyı 35'e çıkartacağız. Şehir hastanelerimizin bir bölümü Etlik'te olduğu gibi kamu-özel ortaklığı ile bir bölümü ise genel bütçeden hayata geçiriliyor. Milletimize en verimli, en hızlı, en etkin, en yüksek standartta hizmeti nasıl verebileceksek o yöntemi devreye alıyoruz. Her ne kadar muhalefet çoğu çarpıtma ve yalan olan hezeyanlarla bu eserlere çamur atmaya çalışsa da dünya genelinde ilk defa ülkemizde hayata geçirilen şehir hastaneleri bugün birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor. Alt yapıları iyice eskiyen ve yetersiz duruma gelen gelişmiş ülkelerin sağlık konusunda nasıl acınacak bir halde oldukları salgın sürecinde bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Öyle ki birçok ülke sağlık hizmetlerini telefonla verecek seviyede çaresiz kalmış ve vatandaşlarını ölüme terk etmiştir. O süreçte hastanelerden, yaşlı bakımevlerinden gelen ve insanlık adına yüz kızartıcı olan manzaraları hepimiz iyi biliyoruz. Savaş Ay'ın seyretmiş miydiniz? Orada bay Kemal'in Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başı olarak nasıl bir sefalette olduğunu hatırlıyor musunuz? Bu ülkeye Bay Kemal'den hayır gelir mi? Gelmez, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başında sen ne yaptın ki Türkiye’de ne yapacaksın?”

“Hiçbir olumsuzluğa meydan vermeyiz”

Türkiye hem mevcut güçlü ve yaygın sağlık alt yapısı hem de devreye aldığımız şehir hastaneleri vesilesiyle bu salgını en üst seviyede sağlık hizmetleri veren bir ülke olarak geride bırakmıştır. Son asrın en önemli sağlık krizini milletimizi muhalefetin sahra hastanesi adıyla reklamını yaptığı derme çarpma yapılara muhtaç etmeden şükürler olsun alnımızın akıyla yönettik. Ne yaptı bu CHP, Adana'da bulunan hali biliyorsunuz değil mi? ‘Bunlar hali şehir hastanesi’ diyerek milletime kasmaya çalıştılar. Sıkılmadan, utanmadan, Bay Kemal açılışını yapmaya gitti. O çadırdan hastane olur mu? Fakat Bay Kemal'e sorarsan olur. Çünkü yaşamı böyle geçti. Kendi vatandaşlarımıza birinci sınıf sağlık hizmeti verirken 161 ülke, 12 uluslararası kuruluşa da tıbbi destek malzemesi yolladık. Bugün dünya ile rekabet edebilecek düzeydeki kamu ve özel hastanelerimiz çalışkanlıkları ve becerileri herkes tarafından takdir edilen doktorlarımızla hizmet kalitesini yükselten alt yapımız ve personelimizle sağlığın küresel yıldızı olduk. Elbette her önemli reformda her büyük değişimde yaşandığı gibi bu alanda da ufak tefek aksilikler olabilir. Bu gemi artık yükünü yüklenmiş, rotasına girmiş ve menziline doğru devam etmektedir. Ülkemizin sağlık sektöründeki kazanımlarına halel getirecek bir olumsuzluğa meydan veremeyiz. Tam aksine elimizdeki imkanları daha verimli kullanacak adımlarla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle şehir hastanelerimizin çalışan ve hasta memnuniyetini yükseltmekten, akademik vasfını kuvvetlendirmeye kadar her alanda ne gerekiyorsa yapacağız. Beşeri sermayemizle teknolojik imkanları en üst düzeyde birleştirerek her şehir hastanemizi ulusal ve uluslararası seviyede birer marka haline getireceğiz.

"Vatanlarını yaşanmaz görenler vatanlarını yaşanmaz kılanlardır"

“Son zamanlarda sosyal medya mecralarında gelişmiş ülke güzellemelerinin yapıldığını, gençlerimizin bilinçaltlarına buralara gidilmesi fikrinin aşılanmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunlara yanıtı önce ülkemizin yakın süreçte yetiştirdiği en büyük mütefekkirlerinden Cemil Meriç'in diliyle verelim; Vatanlarını yaşanmaz bulanlar vatanlarını yaşanmaz kılanlardır. Cemil Meriç'in söylediği gibi Türkiye'yi böyle göstermeye çalışanlar ülkenin bu hale gelmesi için her çeşit sinsiliği yapanlardır. Gelişmiş ülkelerin bugünkü zenginliklerinin arkasındaki sömürge düzenini, soygun, vahşet ve kan tarihini bir kenara bırakıyorum. Bu devletlerin en önemli alamet-i farikaları olan refah ve güvenlik sırça köşkü yaşanan her küresel krizle daha da çatlamakta ve kırılmaktadır. Türkiye'nin yalnızca savaş bölgelerinden kaçanların değil gelişmiş ülke halklarının da adeta sığınağına dönüşmesinde bu acı gerçeğin payı vardır.”

“Daha yeni bir telefon almak için başka ülkelere gidenlere acıyoruz”

Asırlardır Anadolu, her istikametten gelen mağdur ve mazlumların yalnızca insan vasıflarıyla kabul gördüğü dünyadaki tek coğrafyadır. Bugün de dünyanın dört bir tarafından gelen milyonları misafir ediyoruz. Ülkemizi bir kurtuluş kapısı ya da kurtuluşa giden yolun geçiş yolu olarak değerlendirerek bu topraklara yönelen herkes bize çok önemli bir mesaj veriyor. Yaşadığımız toprakların devletimizin, vatanımızın, ülkemizin üyesi olduğumuz milletin değerli kardeşlerim çok iyi bilmeliyiz. Devletleri yıkılanların ve Vatanlarını kaybedenlerin başlarına hangi felaketin geldiğini görmek için yalnızca kafamızı kaldırıp bir bakmamız yeterlidir. Zor gününde sizi sarıp sarmalayacak, gerektiğinde suyunu, aşını ve ekmeğini bölüşecek bir milletin üyesi değilseniz vay halinize! Buna rağmen hala başka toplumların, ülkelerin, başka hayat biçimlerinin güzellemesini yapanların amacı birey olarak bize iyilik etmek değil, tam aksine en büyük gücümüz olarak gördüğümüz sosyal yapımızı çökertmektir. Özellikle sırf daha yeni telefon alabilmek, daha iyi arabaya binmek, daha çok konsere gidebilmek gibi sufli heveslerle farklı ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyoruz. Bugün böyle bir hevesle hareket edenlerin yarın şefkat ve merhamet ihtiyacı duyduklarında sığınacakları bir aile, bir devlet mekanizması ve bir sosyal bünye bulamayınca yaşacakları pişmanlığı tahmin edebiliyoruz. Her yeni sınama, küresel kriz, her yeni kaos dünyadaki insanların yalnızca bir kısmına hizmet eden mevcut refah ve güvenlik düzenini kökten sarsmaya devam edecektir.”

“Önemli olan devletimizi güçlendirmektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle tamamladı:

“Türkiye olarak kendi gücümüze, kabiliyetimize, inancımıza, ve potansiyelimize güvenerek, inanarak, dayanarak bu büyük dönüşümü inşallah en az sıkıntı ile ve en büyük kazançla atlatacağız. İşte o zaman bu ülkenin değeri, kıymeti, kadri, eşsiz nimetleri çok daha iyi anlaşılacaktır. Önemli olan bunu göreceğimiz zamana kadar kardeşliğimize, beraberliğimize ve birliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmak ülkemizi daha ileriye götürmek, devletimizi güçlendirmektir. Ülkemize kazandırdığımız her hizmet ve eseri bu gayeye hizmet eden araç olarak görüyoruz. Etlik Şehir Hastanemizin de Türkiye’ye yapacağı katkılar, milletimize hizmetleriyle büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasında önemli bir aşama teşkil edeceğine inanıyorum. Bakınız bugün bu adımı atarken, İstanbulumuza Çam Sakura'yı yaptık. Harika bir hastane onunla kalmadık, Göztepe Şehir Hastanesini yaptık. Aynı şekilde onunla kalmadık Okmeydanı'nda bir şehir hastanesini yaptık. Onunla da kalmadık Kartal Şehir Hastanesi, Yeşilköy Şehir Hastaneleri ve Sancaktepe Şehir Hastanesi’ni de yine bu arada Yeşilköy ve Sancaktepe'yi 45 günde bu hastaneleri tamamladık. Biz buyuz, bu duygularla bir defa daha hastanemizin hayırlı olmasını diliyorum. Ankaramıza bu eserin kazandırılmasında emeği geçen yüklenici firmaya, bakanlığımıza, mimarından mühendisine, bütün işçi kardeşlerime milletim ve şahsım adına teşekkür ediyorum. Doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza bu modern hastanemizdeki çalışmalarında başarılar diliyorum.”

Yorumlar (0)