Beşinci kez buluştular: Ortak açıklama geldi

İYİ Parti lideri Meral Akşener'in davetiyle buluşan altı muhalefet partisi genel başkanı, "Çok iyi bir şekilde bilinmesini isteriz ki altı siyasi partinin ortak makul ve akılda buluşmak üzere kurduğu istişare mekanizmasını adaylık tartışmalarına indirgemeye çalışanlar, Türkiye'nin ve milletimizin geleceğine ilişkin büyük bir kazanım olarak nitelendirdiğimiz faaliyetlerimizi asla ama asla sekteye uğratamayacaktır. Bir defa daha ilan ediyoruz ki ülkemizin 13'üncü cumhurbaşkanı, 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'den taraf olan, demokrasi aşıklarının adayıdır." ortak açıklamasında bulundu.

SİYASET 03.07.2022, 21:57 03.07.2022, 22:06 Koray
Beşinci kez buluştular: Ortak açıklama geldi

İYİ Parti Genel Merkezi'ndeki toplantıya, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, DP (Demokrat Parti) lideri Gültekin Uysal, SP (Saadet Partisi) lideri Temel Karamollaoğlu, DEVA (Demokrasi ve Atılım) Partisi lideri Ali Babacan ve Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu katıldı.

Toplantı, yaklaşık olarak yedi saat sürdü.

"Huzurun hakim olduğu Türkiye'yi inşa edeceğiz"

Toplantının ardından yapılan ortak açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Vatana ve millete ağır psikolojik, sosyal ve ekonomik bedeller ödeten Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin açtığı yaraları sarmak, siyasi ahlakı ve hukukun üstünlüğünü tekrar sağlamak için büyük bir kararlılıkla başlattığımız iş birliği sürecinin beşinci toplantısını İYİ Parti lideri Meral Akşener'in ev sahipliğinde yaptık. 

İktidarın milletimizi birbirine düşman ilan eden bu kutuplaşma üzerinden menfaat düzenini sürdürmeyi hedefleyen kirli politikasının karşısında huzurun hakim olduğu Türkiye'yi inşa etmekte kararlıyız.

Bugün yaptığımız toplantıda iş birliğimizin geldiği noktayı, milletimizin sıkıntılarını çözmek üzere atılacak olan adımları masaya yatırdık. 

"Sermaye kontrolüne doğru gidiyoruz..."

İktidarın son haftalarda devreye sokmaya çabaladığı politikaların otoriter ve dünyaya kapalı bir yapının kalıcı nitelik kazanması amacına dönük olduğu açık ve nettir. Bu kapsamda, BDDK’nın geçtiğimiz hafta aldığı kararlar da açık ve net bir şekilde serbest kambiyo sisteminden ayrılıp, sermaye kontrol sistemine geçiş yapmanın adımları olarak nitelendirilmektedir.

Siyasi iktidarca geçtiğimiz ay Meclis'e sunulan ek bütçe ise ekonomi politikalarının iflas ettiğinin itirafıdır. İktidar, tercihini bir defa daha işsizlikle ve enflasyonla mücadeleden, emeklilerin, memurun ve çiftçinin dertlerinden değil, faiz lobilerinden ve yandaş müteahhitlerinden yana yaptığını açık ve net bir şekilde göstermiştir.

Genel başkanlar olarak, iktidarın Türkiye'yi geçtiğimiz yüzyılda kalan, kapalı bir ekonomik sisteme yöneltme gayretlerine karşı mücadele etme kararlılığımızı bir defa daha teyit ediyoruz.

İşsizliği ve yüksek enflasyonu bitirmeye, milletimizi refaha kavuşturmaya, hiç kimseyi asgari ücrete mahkum bırakmamaya kararlıyız. 

Diğer taraftan, Meclis gündemindeki, aslında sansür özelliği taşıyan dezenformasyon yasa teklifi, toplumsal ve siyasi muhalefeti suçlu ilan edip cezalandırmayı ve demokratik bir seçim ortamını zedelemeyi hedeflemiştir. İfade ve basın hürriyetini savunma hususundaki kararlı tutumumuz devam edecek. 

"Dış siyaseti milli çıkarlara göre yöneteceğiz"

Türk dış siyasetinde ise son dönemlerde tepkisel ve kişisel tercihlerle ilişkili olarak yaşanan; vizyonsuzluk, hedefsizlik ve savrulmanın son örneği, NATO Zirvesi sürecinde görülmüştür. Ülkemizin haklı taleplerini somut bir şekilde güvencelere bağlamayan üçlü mutabakat metni, bir iç politika malzemesi olarak kullanılması haricinde herhangi bir değere sahip değildir.

Bu kapsamda, dış siyaseti şahsi çıkarlara göre değil, milli çıkarlara göre yöneteceğiz. Ülkemizi itibarı sarsılan değil; bölgenin en kuvvetli, saygın ve lafı dinlenen ülkesi yapacağız. 

"Sandık bir an evvel halkın önüne getirilmelidir"

Bir defa daha işaret etmek isteriz ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş yaptığımız 2018'den beri yalnızca siyasi iktidarın ve bir avuç yandaşın memnun olduğu, yurttaşlarımızın ise isyan ve feryat ettiği, keyfi, haksız ve adaletsiz uygulamalarla, gayri ahlaki ve çarpık kriterlerle karşı karşıyayız.

Türkiye'nin yaşadığı, özellikle son dört senedir katlanarak artan ve yurttaşa ağır bir yük haline gelen bütün problemlerin kaynağında, tek bir şahsın ve onun belirlediği küçük bir zümrenin tahakkümünü esas alan bu sistem vardır.

Bu problemleri aşabilmenin yolu, siyasi iktidar ve partnerlerinin bütün gündem değiştirme gayretleriyle yıpratmaya çabaladıkları Cumhuriyet değerlerimize ve demokratik bir hukuk devleti ilkesine sımsıkı sarılarak 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi' yine halkımızın teveccühü ile uygulamaya koymak üzere, seçim sandığının bir an önce halkın önüne getirilmesidir. 



"Bizim adayımız 13'üncü cumhurbaşkanı olacak"

İşte bu sebeple, 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem' ile amacımız:

Gençlerimizin önündeki bütün engelleri kaldırıp, hayallerine kavuşmalarını sağlamaktır. 

İşletmelerimizin hem yurt içinde hem de yurt dışındaki piyasalarda marka değeri oluşturmalarına destek çıkmaktır. 

Esnafın, çiftçinin, üreticinin kaliteli ürünü uygun fiyata sunabilmesi, aynı zamanda da para kazanabilmesidir. 

İşçinin, memurun, emeklinin hak ettiği hayat kalitesine ulaşmasıdır. 

Yoksulluğun, özellikle çocuk ve kadın yoksulluğunun sonlandırılması, milletimizin her bir mensubunun refahtan adil bir şekilde pay almasını tesis etmektir. 

Özetle, yalnızca yönetim sisteminin değil, topyekun yaşamlarımızın değişmesidir. Millet olarak hak ettiğimiz, 21. yüzyıla yakışır, refah içinde ve mutlu bir Türkiye’ye kavuşmaktır.

Çok iyi bir şekilde bilinmesini isteriz ki altı siyasi partinin ortak makul ve akılda buluşmak üzere kurduğu istişare mekanizmasını adaylık tartışmalarına indirgemeye çalışanlar, Türkiye'nin ve milletimizin geleceğine ilişkin büyük bir kazanım olarak nitelendirdiğimiz faaliyetlerimizi asla ama asla sekteye uğratamayacaktır.

Bir defa daha ilan ediyoruz ki ülkemizin 13'üncü cumhurbaşkanı, 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'den taraf olan, demokrasi aşıklarının adayıdır."

Yorumlar (0)
22
açık