Bahçeli ‘Sinan Ateş’ davası hakkında: “Partimizi karalamak için çeşitli iftiralar atacaklar”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin meclis grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli yaptığı açıklamada 1 Temmuz’da görülecek olan Sinan Ateş davası hakkında, “Partimizi karalamak için çeşitli iftiralar atacaklar. Davamızı provokatörlerin keyfine göre yargılanmasına müsaade edemeyiz. MHP'nin kararlılığına karşı aşık atmaları mümkün değildir. 1 Temmuz'daki davaya sadece avukatlarımız katılacak, başka hiç kimsenin orada bulunması söz konusu olmayacaktır” dedi.

SİYASET 25.06.2024, 12:00 25.06.2024, 13:13 Melina Ay
Bahçeli ‘Sinan Ateş’ davası hakkında: “Partimizi karalamak için çeşitli iftiralar atacaklar”

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısına 15 dakika gecikmeli olarak katıldı ve ayakta yaptığı konuşmayı bugün oturarak gerçekleştirdi.

Bahçeli’nin açıklamalarında satır başları şu şekilde:

“Türkler komploların içerisinde yer almaz”

Devlet Bahçeli, yangının kökenlerinin ilerleyen süreçte netleşeceğini belirtti ve bu süreçte sabırlı olunması gerektiğini vurguladı. Anız yangını bahanesiyle kinlerini açıkça ifade eden herkesin, Türkiye'ye karşı muhalif olarak nitelendirileceğini dile getirdi. Diyarbakır Barosu'nun geçen ay Kürt kökenli vatandaşlara yönelik hakaret içeren paylaşımlarda bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğu açıklandı. Bahçeli, bu tür büyük hataların içinde hiçbir Türk vatandaşının yer alamayacağını ve vicdan sahibi herkesin bölücü komploların kenarında duramayacağını ifade etti. Sosyal medyada dolaşıma sokulan karalama kampanyasının faillerinin milletin evlatları olarak görülemeyeceğini belirtti. Ancak Diyarbakır Barosu'nun net ve belirgin açıklamasının hangi amaçları beslemeyi hedeflediğini göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Bahçeli, anız yangınını fırsat bilip bin yıllık kardeşliği tehlikeye sokmak isteyen provokatörlerin kim olduğunun belliyse de, bu tür oyunları bozmanın milli bir görev olduğunun altını çizdi.

“3’üncü dünya savaşı riski var”

Şu günlerde karamsar bir tablo çizenlerin ön planda olduğunu söyleyen Bahçeli açıklamasında, “Gerçekten de iyimserlik için pek az gerekçemiz var. 3’üncü dünya savaşı alarmı verenlere yeni destekler geliyor, görüyoruz. Bazı Avrupa ülkeleri ciddi silahlanma programlarına hazırlanıyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı, dünyada yakın zamanda büyük bir çatışma olacağını öne sürdü; Trump ise kasım seçimlerine kadar savaş çıkmadan umutlu olduğunu dile getirdi. İngiliz Economist de savaş başlıkları attı. Yeni bir dünya savaşı kapıda gibi gözüküyor. Bu riske dikkat etmeliyiz. Devlet ve insan hafızasında her şey kaydedilmiş durumda. Türkiye'nin de dahil olduğu 34 ülkede çatışmalar var. Dünya çatışma haritası çizilirken devletler arası çatışmalardan etkilenen ülkeler arasında Türkiye'nin adının geçmesi haksızlık olarak değerlendiriliyor. Bu, meşru müdafaa kapsamında terörle mücadelemizden kaynaklanan bir rahatsızlıktır” ifadelerine yer verdi.

“Doğu Avrupa ülkeleri huzursuz”

Orta Doğu'da savaşın yayılma riskinin arttığı ifade eden Bahçeli, Lübnan'ın Gazze gibi olabileceği uyarılarının yapıldığı dikkat çekti. Bahçeli, İsrail'in Lübnan sınırına askeri yığınak yapması ve Hizbullah'ın füzeli saldırıları gerilimi artırdığını vyrgulayarak açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“ABD'nin uzaktan izlemesi olağan dışıdır. Kızıldeniz'de bulunan bir ABD uçak gemisinin Akdeniz'e doğru hareket etmesi, silah ve savaş endüstrisinin ilgisini çekiyor. Türkiye'nin bulunduğu geniş coğrafyada çalkantılar yaşanıyor. ABD ile Çin arasında Tayvan nedeniyle gerilim var. Irak ve Suriye'de oyunlar oynanıyor. Balkanlar ve Anadolu belirsizlik içinde. ABD'nin iddiaları PKK'ya İran'dan silah ve drone sevkiyatı yapılması konusunda gündemde. Doğu ve Kuzey Afrika bunalımda. Doğu Avrupa ülkeleri huzursuz. Rusya Devlet Başkanı Putin, Kuzey Kore'yi ziyaret ederek anlaşmalar imzaladı. Putin'in NATO'nun Asya-Pasifik'e odaklanmasına karşı çıkacağını belirtmesi endişeleri artırıyor. Ukrayna Barış Zirvesi'nde Türkiye'nin egemenlik hakları ve Lozan Anlaşması'na ilişkin hükümler görmezden gelinmiş. Fener Rum Patriği'nin sınırları bellidir ve Türkiye sınırları içinde Konstantinopolis adında bir şehir yoktur. Ekümenik unvanı hukuki olarak tanınmamaktadır. İstanbul'u 2. Vatikan'a dönüştürmeye yönelik çabaların başarısız olacağı açıktır.”

“Ülke bütünlüğünün tehdit altında kalmasına sessiz kalamayız”

Cumhur İttifakı’nın, Türk milletinin temel değerlerine bağlılıkla yola devam edeceğini kaydeden Bahçeli, “Demokrasinin gerçek gücü, farklı bakış açılarını dikkate alarak yapılan tartışma ve değerlendirmelerde gizlidir. Bizim önceliğimiz milletimizin güncel meseleleriyle meşgul olmaktır. Ancak, Osman Kavala ve terörist Demirtaş'ın serbest bırakılmasına, terör devletlerinin kurulmasına, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta milli haklarımızın ihlal edilmesine, ülkemizin bütünlüğünün tehdit altında kalmasına sessiz kalırsak ve Türkiye'nin stratejik hedeflerini rafa kaldırırsak, başka istekleri de kabul ettiğimizi gösteririz. Bu durumda, daha iyi bir seçeneğin olmadığı açıktır” açıklamalarına yer verdi.

“Bizim tek bir ülküdaşımız bunların alayına yeter”

Eğer her şeye sessiz kalsaydık, kurşunların, bombaların ve karanlık planların önüne geçmeseydik, şehitlerimizin hatırına nasıl durabilirdik? Birbirimize nasıl bakardık? Bazı televizyon kanalları ve satılmış köşe yazarları MHP'ye sırtlarını dayamış durumdalar. Bu kişilere siyasi destek veren ve onların sözcülüğünü üstlenen CHP Genel Başkanı ise duvarlarımıza taş atıyor. CHP Genel Başkanı yanındaki Türk düşmanlarına dikkatli bakarsa daha tutarlı olacaktır. Bizim tek bir ülküdaşımız bile bunların alayına yetecektir.

CHP'nin maskeli ve sahtekâr politikası, normalleşme değil, tam tersine anormalleşmedir. Bizi Türkiye İttifakı adı altındaki bu yıkıcı birliğe davet etmesi tam bir akıl tutulmasıdır. Kurnazlığına bakın! Cumhur İttifakı'na karşı yürüttüğü ayrıştırma operasyonunu meşrulaştırmak için her türlü yöntemi kullanıyor. CHP'nin "normalleşme" çabası, aslında PKK'nın meşrulaştırılması anlamına gelmektedir.

“Sadece avukatlarımız katılacak”

Bahçeli, Sinan Ateş’in 1 Temmuz'da görülecek davası hakkında şu açıklamalarla konuşmasını sonlandırdı:

“1 Temmuz günü başlayacak olan olaylı dava ile ilgili olarak partimizi karalamak için çeşitli iftiralar atacaklar. Kimin kimlerle işbirliği yaptığını ve neler konuşulduğunu iyi biliyoruz. Davamızı provokatörlerin keyfine göre yargılanmasına müsaade edemeyiz.

Sokaklarda dolaşan kuklaların yönlendirmesiyle MHP ve Ülkü Ocakları'nı hedef gösteremeyiz. Bizi sindirmeye çalıştıklarını düşündükleri yanılgısına düşmüş olabilirler. MHP'nin kararlılığına karşı aşık atmaları mümkün değildir. 1 Temmuz'daki davaya sadece avukatlarımız katılacak, başka hiç kimsenin orada bulunması söz konusu olmayacaktır. Kim ne biliyorsa, mahkemeye sunsun ve hepsinin gerçekleri gözler önüne serilsin.”

Yorumlar (0)