Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na HDP tepkisi: HDP'yi meşru ilan etmek, PKK'ya el uzatmaktır

MHP Genel Başkanı Bahçeli, HDP’ye ilişkin CHP kanadından gelen açıklamalara yönelik düzenlediği basın açıklamasında, "Sözde Kürt sorunundan bahsetmek Kürt kökenli kardeşlerimi fişlemek demektir” ifadelerini kullandı.

SİYASET 23.09.2021, 16:46 Ömer Aksan
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na HDP tepkisi: HDP'yi meşru ilan etmek, PKK'ya el uzatmaktır

MHP Lideri Bahçeli, CHP ve İYİ Parti’nin HDP’ye ilişkin açıklamalarıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

“Türkiye’de, tek bir insanımız bile sorun değildir”

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlamak üzere bir buçuk asırlık süreç boyunca sömürgeci güçlerin, işgal ve istila projelerinin devreye sokulduğuna dikkat çeken Bahçeli, “Her defasında yapay problemlere çözüm tekliflerinin dayatılması, ya devletimizin ya da toprak ve insan varlığımızın kanlı ve acıklı çözülmesiyle neticelenmiştir. Bu meyanda zillet çarkı devamlı olarak dönmüş, hıyanet mesaisi sürekli bir şekilde işlevsellik ve işlerlik kazanarak bugünlere kadar gelmiştir.” açıklamasını yaptı ve şunları söyledi:

“Sözde Kürt sorunu, işbirlikçilerinin hiç vazgeçmediği, emperyalistlerin hiç taviz vermediği bir inkar, bir istismar,bir ihanet mekanizması şeklinde kullanılmıştır. Buradan uyarıyorum, yöresi, dili, mezhebi ve kökeni ne olursa olsun, Türkiye’de tek bir insanımız dahi sorun değildir ya da siparişi Türkiye düşmanları eliyle verilen yığma bir problemin parçası görülemeyecektir. Sözde Kürt sorunundan söz etmek, Kürt kökenli kardeşlerimi problem olarak işaretlemek, fişlemek demektir. Bunun adı da millete ve vatana ihanettir. CHP ile İP’in, HDP’yi aynı anda meşru organ olarak görüp sözde Kürt sorunundan hareketle PKK terör örgütüne zeytin dalı uzatmaları terörizmin değirmenine su taşıyan bedhahlık anlamına gelir. Yüreğinde vatan sevgisi olup da HDP’nin PKK demek olduğunun farkına varmayan, idrak etmeyen ve görmeyen yoktur. HDP’yi meşru görmek, meşruiyet ifadesine vurulmuş paslı zincirdir. CHP lideri, tarihi bir yanlışın içindedir. İP, terörizmin pençesinde iktidar ve güç devşirmenin peşindedir. Karşımızdaki tablonun münasip ve makul tek bir tarafı bile asla gösterilemeyecektir.”

“Zamanlama manidar…”

“HDP’yi meşru görmek” bağlamında ortaya atılan ifadelerinin zamanlamasının manidar olduğunu söyleyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anlaşılan şudur ki, zillet ittifakının diğer ortaklarını  HDP, siyasi kukla, kapı kulu, kürek mahkumu durumuna çevirmiştir. Makam, koltuk, iktidar, oy için Türkiye düşmanlarının bayatlamış projelerine el uzatanları, bununla kalmayıp kuvveden fiile geçenleri Türk milleti asla affetmeyecektir. HDP’nin kapatılmasını esas alan davanın Anayasa Mahkemesi tarafından görüşüldüğü esnada CHP liderinin sivri çıkışı kuşkuları artırmış ve akılları bulandırmıştır. Anayasa Mahkemesi ile CHP arasında kirli bir temas kurulup kurulmadığı, HDP’nin aklanması amacıyla kripto mesajların karşılıklı gidip gelmediği merak konusu olmuştur. Zamanlama olarak çok manidar bir dönemde HDP’yi meşruiyet çemberine almaya çabalamak, meşru görmek, Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı kurmak anlamına gelecektir. CHP liderinin kulağına ne fısıldanmışsa, verilen ödev listesi neleri içeriyorsa aynısıyla telaffuz ve tatbik edilmektedir. BM 76.Genel Kurulu’nun yapıldığı bir dönemde, Cumhurbaşkanımızın küresel vicdanın dikkatini çeken açıklamasının yapıldığı sırada, CHP liderinin güven ve gündem kirliliğini tetiklemesi, İP’in buna heyecanla iştirak etmesi yalnızca küstahlık değil, müptezelliktir. CHP, terörizmin ve bölücülüğün siyaset ayağı olmaya HDP’den daha fazla meyyal ve yatkındır.”

“Kürt sorununu kim ifade ederse PKK’nın yanında hizaya girmiş sayılacak”

“Kahraman gazilerimizle buluşan Kılıçdaroğlu’nun, gazilerimizin gözünen nasıl baktığı, yüreğinin sızlayıp sızlamadığı tartışılması gereken ayrı bir muammadır. Bu şahsa kalpak giyerek poz vermek yerine; sarı, kırmızı, yeşil poşu takıp ittifakta bulunduğu ortaklarıyla kucaklaşması daha fazkla yakışacak, daha gerçekçi bir görüntü verecektir. Sözde Kürt sorunundan söz eden kim varsa bölücülüğün ağzıyla konuşmuş, PKK’nın yanında hizaya girmiş sayılacaktır. Terörist Demirtaş’tan selamsız Babacan’a, serok Ahmet’ten satılmış kalemlere kadar Kürt kardeşlerimizi problem olarak gören ya da gösteren güruhun ne millet mensubiyeti ne de vatan sevgisi kalmıştır. Kılıçdaroğlu’nun “Barışı bu ülkeye dostlarımızla getireceğiz” sözleri, Türkiye’de adeta savaş varmış gibi ima ve ihsasta bulunması vahim bir kırılma, derin bir yarılma halidir. Barış ne demektir, dostlar kimdir? Düşmanı dost olarak gören bir tavrın, milleti uçuruma, vatanı karanlığa çekmesi kaçınılmaz bir siyaset ve hayat gerçeğidir.”

“CHP yönetimi yüz kızartıcı bir durumdadır”

CHP’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Bahçeli, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bir başka açıklamasında ‘KHK ile görevden alınanları görevlerine iade edeceğim’ ifadeleri, FETÖ’ye yönelik gizli sevdayı, 15 Temmuz’un siyasi dayanağını deşifre etmekle kalmamış, Pensilvanya’lı caniyle dirsek temasını da ortaya koymuştur. Türkiye’de bir problem varsa o da terör ve ona destek çıkan siyasi mihraklardır. CHP yönetimi yüz kızartıcı bir durumdadır. Türkiye’nin milli kimliğini, bekasını ve varlığını zedelemek, dahası zehirlemek için sıraya giren siyaset uşağı, alçakların oyuncağıdır. Yanındaki diğer partilerle milli bir utanç durumuna gelen CHP’nin, FETÖ’nün çekim alanına, PKK’nın dümen suyuna girmesi rezaletin daniskasıdır. Sözde Kürt sorununun çözüm adresinin TBMM ve siyasetin gösterilmesi ise millet iradesini, bölücülere lekeletme iştiyakı ve iştahıdır. Buna kimsenin hakkı olamayacaktır. İP ve CHP’nin medya yoluyla HDP ile pazarlığı yoğunlaştırmaları, PKK’ya şirinlik ve sevimlilik gösterme girişimleri bölücü çevrelere cesaret aşılamış, nitekim ‘yarın ne yapacaksınız?’ şeklindeki soruya yanıt aranmaya başlanmıştır. Kılıçdaroğlu’nun gayesi; terörle mücadeleye kast etmek, etnik temelde bölünmedir. Küresel senaryo kapsamında sözde Kürdistan’ın kuruluş temellerine harç karmaktır. Terörle olan mücadele kahramanca ve fedakârca sürerken, 1 trilyon doları dolaylı, 350 milyar doları doğrudan olmak üzere milletimiz ağır bir maliyete katlanmışken, bebek katilleriyle görüşme, anlaşma, konuşma şartlarını tesis etmeye çalışmak ve meşru görmek, zillettir, zulümdür, Türkiye husumetidir.”

“HDP’yi meşru ilan etmek, PKK’ya el uzatmaktır”

Bahçeli, açıklamalarına şöyle devam etti:

1984’ten beri onbinlerce şehidimizin kanı dökülmüştür. Masum vatandaşlarımız can evinden vurulmuştur. Gelinler dul, çocuklar yetim, analar babalar yüreklerindeki acıyla kalmışlardır. Terör örgütünün her gün darbe yediği bu son dönemde HDP’yi meşru ilan etmek PKK’ya kol kanat germek, el uzatmak, mücadele kararlılığını tartışmaya açmak demektir. Zillete düşenler ne söylese, ne yapsa boştur, bölücü terörün beli kırılmalı, kökü bir daha doğrulmamak üzere kazınmalıdır. Terörle mücadelenin asıl adresi, vatanımızın her köşesi, mücavir topraklarda tehdit saçan her kaynaktır. Zillet ittifakının ifade ettiğinin aksine konuşmakla zaman kaybedilmeden; şehirde, ovada, dağda hainlerin başı ezilerek milletimizin haysiyetli duruşu ve devletin hükmü şahsiyetiyle teröristlere ezici bir cevap verilmelidir. HDP, Kandil çetesi ve yabancıların esaret tasmasıyla sözde bir siyaset yaparken, CHP’nin bu tasmaya talip olması ve özenmesi gerçekten milli bir felakettir. Kılıçdaroğlu, HDP’nin girdabında boğulacaktır. CHP yönetimi FETÖ ve PKK’nın tuzağında kaybolacaktır.”

Yorumlar (0)
18
açık