Akşener: “Gençlere pahalı tavsiye verme dön de hallerine bak”

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme özgü açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, Ramazan mesajını paylaşarak başlayan Akşener, ekonomik durum, Türkiye’nin ekonomi modeli, hükümetin uygulamaları, enflasyon oranları hakkında açıklamalarda bulundu. Akşener, “Pide 6 TL oldu. 4 kişilik aile Ramazan boyunca 3 sade pide yese maliyeti 540 TL. Diyanet İşleri de sadaka ücretini 40 TL olarak belirledi 4 kişilik aile için 4800 TL ediyor. Yani Diyanet’in 4 kişilik aile için belirlediği açlık sınırı, asgari ücretin 550 TL üzerinde. Böyle vicdansızlık olur mu? Bir devlet bu şekilde yönetilir mi?” ifadelerini kullandı.

SİYASET 06.04.2022, 13:17 Başak Çetin
Akşener: “Gençlere pahalı tavsiye verme dön de hallerine bak”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, hükümete açtı ağzını yumdu gözünü. Partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuşan Akşener, Ramazan mesajını paylaşarak sözlerine başladı: “Öncelikle Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlı olmasını dilerim. Ardından bu konu hakkında bazı diyeceklerim var. Ramazan pidesinin tanesi 7,5 TL. Sadesinden yemek isterseniz 6 TL. 4 kişilik bir ailenin Ramazan ayı boyunca 3 sade pide yediğini düşünürken 4800 TL eder. Bu fiyat aynı zamanda Diyanet İşleri’nin 2022 için belirlediği açlık sınırıdır. Bu açlık sınırı, asgari ücretim 550 TL üzerinde. Bu ailenin daha ulaşımı, okul masrafı, kirası, mutfak masrafı, doğal gaz, elektrik ve su faturaları, internet faturaları var. Var da var. Böyle devlet yönetilir mi? Böyle vicdansızlık olur mu?”

“Enflasyon oranımız Afrika ülkelerininkinden yüksek”

“Türkiye İstatistik Kurumu geçtiğimiz günlerde enflasyon rakamlarını açıkladı. Kendilerine göre enflasyon oranı yüzde 61,1. Bu oran, son 20 senenin yani AK Parti döneminin en yüksek enflasyon oranı. Şu anda enflasyonumuz Afrika ülkelerininkinden daha yüksek. İşin kötü yanı enflasyon gün geçtikçe de yükseliyor. Ülkemizde her şey daha da kötüye gidiyor. Pazar fiyatları, market fiyatları kesinlikle durdurulamıyor. Tezgahlar adeta alev aldı. Üretimimiz hızla bitiriliyor. Ama Bakan Nebati’nin neşesi asla bozulmuyor.”

“AK Parti’nin becerisizliklerine yine şahit olduk”

“Geçtiğimiz hafta yine zamlarla boğuştuk. AK Parti’nin becerisizliklerini yine en ön saftan izledik. Doğalgaza evlerde yüzde 35 zam geldi. Böylelikle evlerde kullanılan doğalgazın ücreti yüzde 101 artmış oldu. Elektriğe deseniz yüzde 44,3 zam geldi. Sanayide de yüzde 50 zam yapıldı. İktidar, önce kriz yarattı şimdi de kenara geçip o krizi izliyor. Artan doğalgaz fiyatları farklı tüketicilere farklı oranlarda yansıtıyor ama her halükarda vatandaş, bu zamların altında eziliyor. Mesele yalnız bu da değil. Şekere de yüzde 31 zam yapıldı. Biz, daha zam yapılmadan önce, ülkede şeker krizi olduğunu söyledik. Şeker pancarı üreticilerinin ne kadar zor şartlar altında çalıştıklarını dile getirdik. Daha birkaç hafta önce bize şeker yokluğundan bahsettiler biz de üreticilerin, vatandaşlarımızın sesini kamuoyuna duyurduk.”



“Boşuna kendisine ‘Bay Kriz’ demiyoruz”

“Biz boştan yere kendisine ‘Bay Kriz’ demiyoruz. Kendisinin maşallah dediği 3 gün yaşamaz hale geldi. Elektrik olmasına rağmen ‘Bizden önce elektrik yoktu.’ dedi sonra da elektriğe zam geldi. Ramazan ayında etin ucuzlayacağını söyledi, zam yapıldı. Kendisi adeta ‘zam erken uyarı sistemi’. Kasım ayı sonunda şekere zaten yüzde 25 oranında zam yapılmıştı ve çuvalı 390 TL olmuştu. Bu fiyat marketler için geçerliydi. Bir de imalatçılar için açıklanan fiyatı var ki ateş pahası. Tarım Bakanı çıkıp şekerin torba fiyatının 575 TL olduğunu, indirim yaptıklarını kaydetti. Ancak özel şeker şirketi fiyatın 625 TL olduğunu söylüyor. Bizde 10-15 gün içinde şeker fiyatı 750-800 TL’yi bulacak. Bu işler, polisiye tedbirlerle yürümez. Bunu artık anlamanız gerekiyor. Piyasayı düzene sokmaya odaklanın artık. Piyasada neler olup bittiğini bir kez olsun takip edin. Türkiye’nin ekonomi modeli, belirlediğiniz ekonomi modeli artık çöktü. Her şey çöp oldu. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ dediniz. Bu teori masalınız, ülkemizin gerçekleri karşısında tuzla buz oldu. Sayın Nebati için koltuğu bırakma vakti çoktan geldi. Arkadaşımıza, yeni hayatında başarılar dilerim.”

“Nakliyecilerimiz, Gürcistan-Rusya yoluna mahkum edildi”

“Uluslararası nakliyecilerimiz, sorunlarını dile getirmemi talep ettiler. Kendileri, Ukrayna’da devam eden savaş sebebiyle kapalı yollarda çok vakit harcıyor, enerjileri ve paraları tükeniyor. Şirketlerin de maliyetleri artıyor. Artık kendileri Gürcistan-Rusya hattına mahkum edilmiş durumda. Oralarda kış şartları oldukça ağır. Rus polisleri de ayrımcılık yapıyorlar. Nakliyecilerimiz perişan olmuş durumda. Büyükelçilik ile görüşerek çözüm aramışlar ancak çıkar yol sağlanmamış. Türk nakliyecilerinin yaşadığı sorunlara kulaklarınızı tıkamayın. Rus dostlarınızın Türk kardeşlerimize yaptıkları ayrımcılığı görün artık.”

“Vatandaşın evinde tencere kaynamaz oldu”

“Geçtiğimiz günlerde Bağcılar’ı ziyaret ettim. Kimsenin dikkatini çekmeden, reklam yapmadan evlere, iş yerlerine konuk oluyoruz. Duyduğumuz hikayelerin hepsini paylaşsak herkes oturup ağlar. 2 çocuk annesi 27 yaşındaki bir kardeşimiz diyor ki ‘Akşama mercimek çorbası var sadece evde başka hiçbir şey yok. Çorba malzemesi olarak mercimek, salça, tuz ve su vardı onlarla çorba yapabildim. Ancak bazen makarna yapabiliyoruz. Kasaba gidemiyoruz. Her şey ateş pahası. En ucuz marketteki en ucuz bez 65 lira. Belediyenin verdiği kart dışında gelirimiz yok.’ Bakın bu kardeşim, kasapların kemikleri sıyırmasından arta kalan parçaları, tavuklardan artan parçaları alıyormuş. Kendisi diyor ki ‘5’inci seneden sonra hep AK Parti’ye oy verdim. Başkanlık sistemine evet dememizi istediler, evet dedim. Dolandırılacağımızı bilseydim oy vermezdim.’ AK Parti işte böyle milleti yoksulluğa mahkum eden bir hükümettir. Bir de bu duruma alışmamızı istiyorlar. Ama kendileri saraylarda tam gaz sefa sürüyor. Artık kusura bakmayın devran değişti. Milletimize reva görülen bu çileye İYİ Parti iktidarında son vereceğiz. Sayın hükümet de emeklilik planlarını yapmaya şimdiden başlasın.”



“Erdoğan, gençlere yaşam koçluğu yapmaya başlamış”

“Sayın Erdoğan, geçtiğimiz günlerde çiftçilerimizde buluştu. O gün ‘Diyetisyen Erdoğan’ konuştu. Sonra da gençlerle buluştu. O zaman da ‘Yaşam Koçu Erdoğan’ konuştu. Gençlere hikmet dolu tavsiyelerde bulundu. Kendisi, kağıda basılı olan kitapların çantalardan eksik edilmemesi gerektiğini söyledi. Ancak gittiğim her şehirde, her ilçede bırakın romanı gençler test kitabı bile alamıyor çünkü çok pahalı. Sayın Erdoğan, her gün spor yapılmasını tavsiye etti. Peki hem çalışmak hem de okumak zorunda olanlar ne yapacak? Kendisi, akranlarla sohbetin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiriyor. Bu açıklamanın ardından kahve ve çaya gelecek zammı merakla bekliyoruz. Sonra da tutup ‘Yakın çevrenizden başlayarak şehirlerimizi, ülkemizi ve imkanınız olursa dünyayı gezin.’ dedi. Gençlerimiz, toplu taşıma fiyatlarından dolayı bulundukları şehirleri bile gezemezken kendisi bunu söyledi. İki şehir arasındaki otobüs bileti 450 TL olmuş. Bu ücreti veremediği için ailesini aylardır göremeyen gençlere bunu söyledi. Euro 16, dolar 14 TL ama kendisi dünyanın gezilmesini tavsiye etti. adeta ‘Ekmek yoksa pasta yiyin.’ dedi.”

“Bir insan, ülkesindeki gençlere bu kadar uzak olabilir mi?”

“Bir insanın ülkesindeki gençlere ne kadar uzak olabileceğini tahmin edemezdik ama Sayın Erdoğan’da bunu gördük. Sayın Erdoğan, senin bu söylediklerini yalnızca çevrendeki ihaleci gençler yapabilir. Yandaşının, dostlarının çocukları bunları yapabilir. Rantçıların, dolarla maaş alanların, boş maaşlı danışmanlarının, müdürlerinin, 5’li çetenin çocukları bunları yapabilir. Bu memleketin normal gelirli çocukları bu dediklerini yapamaz. Üstelik senin yüzünden yapamaz. O yüzden tavsiyelerini kendine sakla. Gençlerimizin hayallerini, hayatlarını, enerjilerini çaldınız. Ha illa bir tavsiye vermek istiyorsan, ‘Benim gibi olmayın.’ de.”

“Sen, gençlerin hayatlarını ve hayallerini çaldın”

“Rafine zevklerinde gerçek bir ‘gusto’ olduğunu cümle aleme duyurup gençlere nutuklar atıyorsun. Ancak ben sana gerçekleri söyleyeyim. Koronavirüs pandemisinin başından bu yana 700’den fazla gencimizle Zoom çalışması gerçekleştirdi. Oradan raporlar altık. Şimdi de yüz yüze görüşüyoruz. Onlar hep anlattı, ben de hep dinledim. O gençlerden 19 yaşında olan, bilgisayar programcılığı okuyan biri ne diyor biliyor musun? “Yurt dışında ekonomi daha iyi. Gençlerin, bu ülkenin geleceği olduğunu dile getiriyorlar. Gençler kendilerini mi yoksa ülkeyi mi kurtarsın? Ben 5 sene sonra kendimi nerede görebileceğimi bile bilemiyorum.’ 24 yaşındaki bir avukat kızımız da ‘Özgürce yaşamak istiyorum. Sokak lambalarının yanmadığı bir yoldan geçerken korkmak istemiyorum. 2 sene sonraki geleceğimi şimdiden tahmin edemiyorum.’ diyor. İşte siz gençlere böyle bir hayat verdiniz.”

Yorumlar (0)
12
açık