Uşak'ta gezilecek yerler... Uşak gezisinde nerelere gidilir?

Orta Ege’nin doğal ve tarihi güzellikleriyle zengin şehri Uşak… Dünyanın en büyük 2. Kanyonu Ulubey Kanyonu’yla, Blaundus Antik Kenti’yle, tarihi Clandras Köprüsü’yle, doğa harikası rotalarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerini bekliyor.

SEYAHAT 18.09.2022, 20:28 18.09.2022, 22:38 Burak Kaya
Uşak'ta gezilecek yerler... Uşak gezisinde nerelere gidilir?

Orta ve Batı Anadolu’yu birbirine bağlayan Uşak, Orta Ege’de yer alır. Batısında Manisa, güneyinde Denizli, doğusunda Afyonkarahisar ve kuzeyinde ise Kütahya ile komşudur. Uşak’ın 6 ilçesi bulunmaktadır ve burada doğal ve tarihi güzellikler ziyaretçilerini beklemektedir.

Bu yazımızda Uşak’ın ilçelerini kısaca tanıyacak ve ardından Uşak’ta gezilecek yerleri sizlerle paylaşacağız.

Uşak'ın ilçeleri

Banaz

Uşak merkeze yaklaşık olarak 34 kilometre uzaklıkta yer alan Banaz, Yıldırım Beyazıt Dönemi’nde Germiyanoğulları Beyliği’nin çeyiz karşılığında Osmanlı Devleti’ne verdiği bir bölgedir. Köklü bir tarihi bulunan bu yerde çok fazla ormanlık alan vardır ve Banaz Belediyesi’nin de simgesi günümüzde bir ağaç motifidir.

Banaz ilçesinde Ahat Köyü’ne 8 kilometre mesafede yer alan Akmonia Antik Kenti de yer alır. Banaz Anıt Ağacı bir doğa harikasıdır ve yaşı yüzyılları aşması sebebiyle önemli bir yere sahiptir. Banaz’ın merkezine yaklaşık olarak 7 kilometre mesafede yer alan Hamamboğazı Kaplıcaları, içinde 3 farklı su türüyle şifalı sulara girmek isteyenlere yeni deneyimler kazandırır.

Banaz’ın ilçesinde toplamda 28 köy yer alır. 1954 senesinde Uşak’ın il olmasının ardından Banaz ilçe olmuştur. Uşak’ın en kalabalık ilçesi olan Banaz’a demir ve karayoluyla ulaşım sağlanabilmektedir.

Eşme

Uşak’ın merkezine 62 kilometre uzaklıkta yer alan Eşme’ye karayolu ve demiryolu ile ulaşım sağlayabilmek mümkündür. Yörede kilim ve halı dokuma geliştiğinden yerel halkın ekonomik olarak uğraşı da kilim ve halı dokuma sektörüne dayanmıştır.

Eşme’de üretilen kilimler, yörenin ismiyle meşhur ünlenmiştir. Yurtdışındaki pazarlarda bile Eşme kilimleri pazarlanmaktadır. Her sene Haziran ayında Kilim Festivali yapılarak yabancı ve yerli turistlere yerel uğraşlar tanıtılmaktadır. Eşme’ye bağlı olarak 1 belde ile 60 köy yer alır. Eşme, nüfus açısından Banaz’dan sonra Uşak’ın en kalabalık 2. ilçesidir. Kemer Dağı, bölgede gezilebilecek yerler arasındadır.

Karahallı

Uşak’a 65 kilometre mesafede yer alan Karahallı yaklaşık olarak 700 sene önce bölgeye gelip yerleşen Kara Halil isimli kişiden ismini almıştır. Dokuma sektörüyle ekonomik uğraşları bulunan yöre halkının ünü Uşak’ın dışına çıkmıştır.

Burada yer alan Clandras Köprüsü şehirdeki bir festivale de adını vermiştir. Her sene 2 Eylül tarihinde yapılan Clandras Festivali, Uşak’ın düşman işgalinden kurtuluşu maksadıyla düzenlenmektedir. Karahallı’daki bir başka ünlü yapı ise Hacı Gedik Köprüsü’dür.

Ulubey

Uşak’ın merkezine yaklaşık olarak 30 kilometre mesafede yer alan Ulubey’de, 1922 senesinde Yunan işgalinden bu ilçede her sene kurtuluşu anma etkinlikleri düzenlenmektedir. 1953 senesinde bölge Uşak’a bağlanmış ve ilçe statüsüne geçmiştir.

Ulubey’de gezilip görülebilecek birçok ilçe yer alır. Dünya’nın en büyük 2. kanyonu olan Ulubey Kanyonu, Han bölge, Taş Köprü ve Blaundus Antik Kenti, ilçe sınırları arasında yer alır. Her sene yabancı ve yerli birçok turist özellikle Ulubey Kanyonu’nu görmek amacıyla Ulubey’i ziyarete gelmektedir.

Sivaslı

Uşak’ın merkezine yaklaşık olarak 34 kilometre mesafede yer alan ve toplamda 18 köyü ve 4 adet beldesi bulunan ilçe 1953 senesinde ilçe statüsüne kavuşmuştur. Bölgedeki topraklar yükseltili düzlüklerden meydana gelir.

Sivas’ın gezilip görülebilecek yerlerinden bazıları Sebeste Şehri, Payamalanı ve Evrenli Doğa Parkı’dır.

Uşak'ta gezilecek yerler

Banaz Akmonia Antik Kenti

Uşak’ta Banaz ilçesinde Ahat Köyü’nün güney kısmında yüksek bir tepenin üstüne kurulan antik kent olan Banaz Akmonia Antik Kenti, buradaki birçok tarihi yer gibi Lidya Kral Yolu üstünde yer alır. Şehirde yoğun olarak mozaikli alanlar tespit edilmiş olup, Bizans seramik parçaları, Roma, yapı temelleri, mimari mermer ve taş parçaları, iki adet tapınak podyumuyla bir tiyatro çukuru yer alır. Buradan çıkartılmış olan eserler de Uşak Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Pepouza Ontak Kenti

Montanizmin ortaya çıkmış olduğu merkez, Frigya bölgesinde yer alan “Pepouza” antik şehriydi. Yazılı kaynaklara göre şehir bir Bizans manastırına sahipti. Manastırda üç katta altmışın üzerinde oda, şapel, yemekhane, mutfak, haç şekilli Bizans grafiti ile Bizans çanak ve çömlekleri bulunmuştur. Bununla beraber Ulubey Kanyonu’nun doğu kısmında yer alan kaynak suyu, Clandras su kemerinin de yardımıyla 2,5 kilometrelik yerden, Roma köprüsünün batısında, kanyonun genişlemiş olduğu alanda yer alan büyük bir yerleşke olduğu düşünülen Pepouza şehrine taşınırdı.

Tarihi Uşak Evleri

Cumhuriyetin ilk döneminden günümüze dek gelmeyi başarmış olan Tarihi Uşak Evleri, iki kattan oluşmaktadır. İlk katı taş olarak inşa edilmiş olup, ikinci katı ise ahşap yapılıdır. Karaağaç Mahallesi, Aybey Mahallesi, Işık Mahallesi ve Kurtuluş Mahallesi’nde görülebilecek olan bu konutlar Osmanlı mimarisinin de özelliklerini taşımaktadır. Uşak’ın simgesi olan bu evlerden 86 tanesi Kültür Bakanlığı’nca koruma altına alınmıştır.

Göğem Zafer Anıtı

Göğem Zafer Anıtı, Uşak’ın merkezine 15 kilometre mesafede bulunmaktadır. 1922 senesinde düşmanlardan arındırılan Uşak’ta bu senelerde istilacı Yunan ordularının komutanı General Trikopis bu köye esir düşmüştür. Aynı gün bağımsızlığına kavuşan Uşak’ta zafer ilan edilerek buraya da bir zafer anıtı inşa edilir.

Atatürk ve Kurtuluş Anıtı

Bu anıt Heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem tarafından tasarlanmıştır. 17 metre yüksekliğinde ve 30 metre uzunluğunda olan anıt bir kaidenin üstünde 3 ana grupta toplanmış olan figürlerden inşa edilmiştir. İlk grupta Uşak’ın Türk süvarilerince kurtarılışını gösteren süvari figürleri yer alır. Kaidenin üstünde Türk Milleti’nin tutsak olamayacağı ve sonsuza dek özgür yaşayacağını simgeleyen bir Zafer Sütunu yükselir. Sütunun önünde, Atatürk ile üzerinde sanat ve bilim yazan kitapları taşıyan genç erkek ve kız figürleri yer alır. Üçüncü gruba bakıldığındaysa Türk kadınını cesaretini ve kahramanlığını temsil eden mermi yüklü kağnı ve kadın figürleri yer alır. Bu figürlerin içinde kaide ile bütünleşen 17 metre yüksekliğe sahip bir blok yer alıp bunun çevresinde Atatürk’ün kültür, sanat, ve Cumhuriyet üzerine söylemiş olduğu kimi sözleri vardır. Uşak’ta yaşamını sürdüren birçok kişinin buluşma için verdiği adres burasıdır.

Uşak Arkeoloji Müzesi

Uşak Arkeoloji Müzesi yaklaşık olarak 48 sene süresince aynı binada hizmet vermiştir ve yeni müze binasının 2018 senesinde tanzim ve teşhir çalışmalarının sona ermesiyle tren istasyonu mevkisine taşınıp modern müzelerin içinde yerini almıştır. Müze 3 kattan oluşmakta olup burada 2000 eser ve 43 bin koleksiyon sergilenmektedir. İlk katta Uşak sınırlarının arasında yer alan arkeolojik buluntular, 2. Katta paranın tarihi, en üst katta ise Lidya zamanı ve Karun Hazineleri görünebilmektedir. Karun Hazineleri’nin en değerli parçalarından olan “Kanatlı Denizatı Broşu” da burada sergilenmeye başlanmıştır.

Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi

1 Eylül 1978 senesinde açılmış olan müze binası, Osmanlı yapısı olup, İstiklal Savaşı’nın sonrasında Yunan Baş Komutanı Trikopis’in esir alınmış olduğu yerdir. Başkomutan Trikopis esir olmasına karşın Atatürk tarafından Türk misafirperverliğiyle karşılanmıştır. Burada 2 kattan oluşan ahşap yapının girişinde eski silahlar, yöresel etnografik malzemeler, takılar, giysiler ve diğer eserler görülebilir. Üst katın bütünü ise Atatürk Müzesi olarak düzenlenmiştir. O dönemden kalan aynalar, koltuklar, sehpalar ve Atatürk’ün yatak odasıyla burada Atatürk’e ait giysiler yer almaktadır.

Uşak Kent Tarihi Müzesi

Uşak Kent Tarihi Müzesi, 992 metrekare kapalı alanı ve toplamda 1625 metrekarelik alan üzerinde yer alır. Burası ana bina, ana binada yer alan asma kat, avlu ve avluda yer alan 11 odadan meydana gelir. Müze içinde Uşak’ın kronolojik tarihini, kurtuluş mücadelesini, coğrafyasını, doğal güzelliklerini, turistik zenginliklerini ve folklorik değerlerini görmek mümkündür. Müzede kentin tarihi belgeler, görsen sunumlar ve canlandırmalar ile anlatılmıştır.

Uşak Halı Kilim Müzesi

Uşak Halı Kilim Müzesi 500-600 senelik tarihiyle Uşak’ın tarihi dokusunu yansıtan önemli bir yerdir. Şehrin merkezine bağlı Işık Mahallesi’nde bulunan bu müzede kilimlerin yanında birçok dikkat çeken tablolar da bulunmaktadır. Burası dünyanın ilk halı kilim müzesidir. Dünya tarihinde de önemli bir yeri bulunan Uşak halılarının motiflerini görebilir ve iki katlı olan bu ahşap tarihi yapıda etkileyici kilimleri ve halıları yakından görebilirsiniz.

Hamamboğazı Kaplıcaları

Uşak’ın Banaz ilçesinde yer alan Hamamboğazı Kaplıcaları, kentin en önemli kaplıcaları arasında yer alır. Kaplıcalar, dört ana kaynaktan oluşmaktadır. Etrafı yeşilliklerle dolu çam ormanlarıyla kaplanan kaplıcalar kesinlikle görülmelidir. Kaplıca suları mideye, romatizma hastalıklarına, karaciğer ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği düşünülmektedir. Burayı Uşak ziyaretiniz esnasında ziyaret edilecekler listesine ekleyebilirsiniz.

Örencik Kaplıcası

Uşak’ın önemli kaplıcalarının arasında bulunan Örencik Kaplıcası, Uşak-İzmir karayolu üstünde Göre Köyü’ne 10 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Yıl içerisinde yabancı ve yerli birçok turisti ağırlayan Örencik Kaplıcası’nda erkek ve kadın hamamları yer alıyor. Kaplıca suyunun sıcaklığının yaklaşık olarak 38 derece olduğunu ve buradaki suyun cilt ve mide hastalıklarına iyi geldiğini de hatırlatalım.

Emirfakılı Kaplıcası

Uşak’ın Güre beldesine 10 kilometre mesafede bulunan Emirfakılı Köyü’nün yakınlarındaki Emirfakılı Kaplıcası, doğal bir kaynak olup yöre halkınca sıklıkla ziyarette bulunulmaktadır. Özel kişi mülkiyetindeki bu kaplıca, 1976 senesinden bu zamana dek hizmet vermektedir. Kaplıcanın suyunun sıcaklığı 36 derece olup bu suyun kırık çıkıklara, romatizmaya ve ağrılı hastalıklara iyi geldiği düşünülmektedir.

Paşa Hanı

Uşak’ın şehir merkezinde bulunan Paşa Hanı, 1893 senesinde Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bir Fransız mimar tarafından inşaatı gerçekleştirilen handa, taş kesme yöntemi kullanılmıştır. Bununla beraber Marsilya kiremiti olarak da bilinen kiremit sisteminin ilk uygulanmış olduğu yapı olması ile dikkat çeken han, pek çok turist tarafından da yoğun ilgi görüyor.

Paşa Hanı, uzun seneler ticaret merkezi olarak kullanılmış ve çökme haline gelince de buradaki önemli sanayicilerden birisi tarafından satın alınıp restorasyonu yapılmış. Restorasyon neticesinde eski haline gelen Paşa Hanı, şehirde oldukça önemli bir tarihi yapıdır. Hanın üst katında günümüzde otel olarak işletilen, alt katında ise dükkanlar bulunur.

Atapark

Şehir merkezine bağlı olan Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Atapark, Uşak Belediyesi’nce hizmete alınmıştır. Yerli ve yabancı turistlerin ziyarette bulunduğu bu parkta oyun alanları, çay bahçeleri ve kafeler yer almaktadır. Çok renkli ve modern bir mimarisi bulunan bu parkı Uşak geziniz esnasında ziyaret etmeyi unutmayın.

Ulubey Kanyonu

Ulubey ilçesi sınırlarında bulunan Ulubey kanyonunun üzerinde yer alan cam teras sayesinde seyrine doyumsuz kanyon manzarası ile doğal güzelliklerin tadını çıkartabilmeniz mümkündür. Kanyon süresince antik zamandan kalma kaya mezarları ve su kanalları ile mağaraları seyredebilmeniz mümkündür. Bununla beraber Hristiyan Montanism tarikatının merkezi olan Pepouza Antik Şehri de kanyonun arasında yer alır. Dünyanın ve ülkemizin dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayan kanyon, son dönemlerde düğün ve doğa fotoğrafçıları için popüler bir mekan olmuştur.

Dünyanın en büyük ikinci kanyonu olan Ulubey Kanyonu, Banaz Çayı ve Ulubey Çayı boyunca devam eden büyük kanyonla beraber bu kanyona bağlanmış olan birçok küçük kanyondan meydana gelmiştir.

Taşyaran Vadisi

Uşak-İzmir Karayolu üstünde şehir merkezine yaklaşık olarak 45 kilometre uzaklıkta yer alan Taşyaran Vadisi; rüzgar, su ve tektonik hareketler neticesinde oluşmuştur. Vadiyi kaplayan ve zeminden başlayıp farklı renklere bürünen kayalar, adeta bir ressamın renk paletini andırmaktadır.

Bu vadiye özgü jeolojik oluşumlarla bitki örtüsü dünyanın dört bir tarafından gelen yabancı ve yerli turistlerin de dikkatin içermektedir.

Batı Anadolu’nun iç kesimlerinde yer alan dağların sularıyla beslenen Gediz Nehri, Taşyaran Vadisi’nin de içinde olduğu Gediz Havzası’nın bu kısmında enteresan oluşumlar göstermektedir. Su vadiyi yarıp jeolojik olarak özel ve ilginç bir kanyon oluşturmuştur.

Akarsuyun binlerce sene içinde şekillendirdiği girintili çıkıntılı, dantelli oluşumlar adeta ressamlara ilham olacak güzelliktedir. Suyun kenarında akarsuyun getirdiği çakıl taşı gibi malzemelerin kayalıkları aşındırdığı düşünülmektedir. Bu alanda yer alan küçük göletlerin birçoğunun iç kısmı suyun getirmiş olduğu çakıllar ile doludur. Deprem fayları ile açılan vadinin çatlak sistemlerinin içine giren su, binlerce yıl içinde olağanüstü güzellikte şekiller oluşturmuştur.

Taşyaran’ı gezdiğiniz zaman göreceğiniz kayalıklara jeolojide Gnays ismi verilir. Tortul veya magmatik kayaçların başkalaşıma uğraması sebebiyle oluşan metaformik kayaçlardır. Kilometrelerce derinlikte meydana gelen bu kayaçlar zaman içerisinde oluşan aşınma ve tektonik hareketlerle yüzeye dek çıkmaya başararak dönüşüp geçirip gnays adı verilen bu şekillere dönüşmüştür.

Kış döneminde vadi güneş almadığından dolayı akarsu buz tutar. Ege bölgesinde bir akarsuyun buz tuttuğunu görebilmek imkansıza yakındır ancak Taşyaran’da bu anı yaşamak mümkündür. Bölge bölge 30-40 santimetreye kadar ulaşan saydam buz kütlesinin altındaki balıkları rahat bir şekilde izlemeniz mümkündür.

Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı ise, seyir terası, piknik alanları, gözlem kulesi, kamelyalar gibi alanlardan oluşmaktadır. Girişin ardından Taşyaran Vadisi’ne inmek için doğal yapıya uygun taş merdivenleri kullanabilirsiniz. Vadide 2 bin 500 metrelik yürüyüş güzergahı yer alır.

Buraya gelmek için Yenişehir köyü yakınlarına ulaşmanız gerekir. Uşak – Taşyaran Vadisi arası 45 kilometredir. Taşyaran Vadisi tabelasını izleyip 1,5 kilometre uzunluğunda olan yoldan kanyona ulaşabilmeniz mümkündür.

Clandras Köprüsü ve Şelalesi

Uşak’ın Karahallı ilçesinde bulunan Clandras Köprüsü, Uşak’ın merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Frigyalıların 2 bin 500 sene öncesinde Banaz Çayı’nın üstüne inşa ettirmiş olduğu köprü bir su kemeridir ve köprünün iki tarafı da dağ kayalığa dayandırılmıştır. Derinliği 17, uzunluğu ise 24 metre olan Clandras Köprüsü, muhteşem güzelliğe ve harika bir atmosfere sahiptir. Köprünün taşlarının üstünde kalemle işlenmiş olduğunu ve birbirine zıvanalı olarak kenetlendiğini söylemek gerek. Sözün özü Clandras Köprüsü ve Şelalesi, Uşak’a geldiğinizde muhakkak görmeniz gereken yerlerden biri.

Tepedelen Çamı

Uşak Banaz Bahadır Köyü mevkisinde yer alan Tepedelen Çamı’nın yaşı 5 asır ile 10 asır arasındadır. 380 metrekare alanı kapladığı düşünülen çamı ancak 7 kişi kollarını birleştirince sarabilmektedir. Tepedelen Çamı bakanlık tarafından “Anıt Ağaç” olarak tescillenerek koruma altına alınmıştır. Burası gerçekten görülmeye değen nadide tabiat değerlerindendir.

Yorumlar (0)
12
parçalı bulutlu