WhatsAppitis, hikikomori, ego sörfü... İşte dijital çağın yeni hastalıkları!

Facebook, Twitter, Tiktok... Akıllı saat, tablet, telefon... Günden güne daha çok zaman harcadığımız teknolojik araçlar ve sosyal medya platformları, 'dijital çağ hastalıkları' ismi verilen bir sürü hastalığı da ortaya çıkardı. İşte uzmanların görüşleri çerçevesinde, yeni çağın hastalıkları ve uzmanlardan kritik uyarılar… 

SAĞLIK 29.04.2022, 13:42 29.04.2022, 17:39 Ömer Aksan
WhatsAppitis, hikikomori, ego sörfü... İşte dijital çağın yeni hastalıkları!

Sosyal medya hesaplarına giremediğiniz zaman siz de gerginleşiyor musunuz? Tatil planı yapılırken bile ilk başta orada internetin olup olmadığını mı kontrol ediyorsunuz? Bir kelimenin anlamına bakmak için girdiğiniz internette dakikalarca ve hatta saatler boyunca kalıp, niye girdiğinizi dahi unutuyor musunuz? O zaman dikkat!

Gelişen teknoloji ile beraber hayatımızda daha çok yer tutmaya başlayan sosyal medya, yeni 'hastalıklara’ da sebep oldu. Elimizden hiç düşürmediğimiz telefonların başını çektiği bu rahatsızlıkların nedenleri arasında, günden güne daha da bağımlı duruma geldiğimiz sosyal medya platformları ilk sırada yer alıyor. Kimi zaman daha çok ‘beğeni almak’ kimi zaman 'eğlenceden eksik kalma' endişesinden kaynaklanan hastalıklar, bilim insanlarına göre uzun süreçte olumsuz sonun habercisi. Dijital dönemde ortaya çıkan yeni hastalıklar hakkında en kapsamlı çalışmayı yapan isimler ise Uzman Doktor Halil Volkan Tekayak ve Prof. Dr. Ersin Akpınar. İki uzman ismin beraber gerçekleştirdiği "Tıp Alanında Yeni Bir Dönem: Dijital Çağda Doğan Yeni Hastalıklar" isimli çalışmada, dijital dönemin hastalıkları 20 başlıkta toplandı ve önemli tespitlere yer verildi. İşte o rahatsızlıklar…

NİNTENDİNİTİS

1990 yılında aşırı atari oyunu oynama sebebiyle sağ baş parmağı zedelenen çocukla beraber literatüre girdi. Tıpta ise 'oyun bağımlılığına bağlı' spor yaralanmaları kapsamında bulunuyor. Çalışmaya göre Nintendinitisli hasta kuşağı, ileriki dönemde WhatsAppitis ile tekrar ortaya çıkıyor.

WHATSAPPİTİS (KLAVYE HASTALIĞI)

Bilgisayarlarda klavye ve fare kullanımıyla, telefonlardaki mesajlaşma platformlarını sık sık kullanan kişilerde görülen ve aynı davranışın devamlı olarak tekrarlanması neticesinde kol ve ellerdeki tendon, sinir, kas ve diğer dokuların zedelenmesiyle ortaya çıkan hastalık. Ağrıya duyarlılık ve kan akışında bozulma ilgili sorunlarla ortaya çıkıyor. Günümüzde en sık kullanılan iletişim platformu WhatsApp ile birlikte anılan hastalık, ilerlemesi durumunda çok daha ciddi problemlere sebep olabiliyor. Bu hastalık, günde minimum 1 saat telefon ya da tablet cihazlar aracılığıyla mesajlaşan kişilerde görülüyor.

REPETİTİVE STRAİN INJURY (TEKRARLAYICI GERİLME YARALANMASI)

Tekrarlayıcı gerilme yaralanmaları ifadesi, Kübital Tünel Sendromu, Karpal Tünel Sendromu, Guyon Kanalı Sendromu gibi pek çok farklı olayı içeriyor. Hastalık, ergonomik olmayan şartlarda çalışmanın yol açtığı bir durum. Bilgisayar kullanımına bağlı olmak üzere el, el bileği, omuz ve boyun gibi üst ekstremite organlarında karıncalanma, ağrı, kızarıklık ya da şişlik ile birlikte kendisini gösteriyor. Bu, günlük hayatın ya da çalışma hayatının bir parçası durumuna geldiğinde de tekrarlayıcı gerilme yaralanmaları görülüyor.

HİKİKOMORİ: MODERN TİP DEPRESYON

Japonca ‘toplumdan elini ayağını çekmek’ manasına gelen Hikikomori, Uzak Doğu'da günümüzde gençler arasında yaygınlaşan ve teknolojiyi özellikle yoğun olarak kullanan bütün gelişmiş ülkelerde risk sinyalleri veren bir hastalık şeklinde değerlendiriliyor. Hastalığın belirtilerinden bazıları ise kişilerin, aniden eve kapanması, ailesi ve en yakın çevresiyle iletişimi koparması. Hastalığa yakalanan kişilerin neredeyse dünya ile bağlantıları bilgisayar ekranı. İlk zamanlarda keyifle geçen bu zaman, daha sonra depresif bir ruh haline evriliyor. Bu rahatsızlığa “modern tip depresyon” ismi de veriliyor. Hikikomori, genellikle 15 yaş üstü ve işsiz erkeklerde daha çok görülüyor.

EGO SÖRFÜ

Kişinin devamlı olarak olarak arama motorları başta olmak üzere diğer sosyal ağlarda kendi ismini araması ve kendisi ile ilgili ne gibi bilgilere ulaşabildiği, kendisi ile ilgili neler paylaşıldığı ve yazıldığını kontrol etmesi durumuna verilen ad. Rahatsızlık tanısı koyulanların sayısının hızlı bir şekilde artması, günümüzde birçok psikolojik rahatsızlığın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

BLOG İFŞACILIĞI

Kontrolsüz bir şekilde tanımadığı insanların kişisel blog sayfalarını tarayarak, “bunları başkaları da görmeli” fikri ile online mecralarda yayınlama merakı bulunan insanlar için yeni tanımlanmış bir hastalık olarak değerlendiriliyor.

YOUTUBE NARSİZMİ

Youtube videoları sonrasında ortaya çıkan ve ardından hızla yayılan bir rahatsızlık. Kişinin aşırı eleştirilmesi ve yayınlarının beğenilmemesinin çok ciddi psikolojik rahatsızlıklar ve intiharlara sebep olacağı tahmin ediliyor.

MYSPACE TAKLİTÇİLİĞİ

Sosyal medyadaki ilk platformlarından biri olarak bilinen Myspace’den adını alan rahatsızlık, kişinin farklı bir karakter oluşturması ya da başka bir kişiyi taklit etmesiyle görülüyor. Söz konusu hastalığa yakalanan kişiler, devamlı olarak başka biriymiş gibi kendisini sosyal medyada var ediyor.

GOOGLE STALKING

Ego sörfüne benzediği belirtilen bu rahatsızlık, bireyin kendisinden çok yakın çevresindeki herkesin ismini devamlı olarak Google üzerinden aratıp bilgilerine bakarak kaydetmesi dürtüsü olarak biliniyor.

SİBERHONDRİK

Hasta olduğunu düşünen ya da hasta olanların, doktora gitmekten ziyade Google'dan tedavi ve teşhis aramasına verilen isim. Bu kişiler, çevresinde bulunan insanları dahi aynı yollarla tedavi etmeye çalışıyor.

PHOTOLURKING

Sosyal medyada devamlı olarak başkalarının fotoğraflarını, paylaşımlarını takip etme, beğenme ve yorumlama durumuna verilen isim. Bunlar, bir tanıdıklarının hesabındaki resimlere bakarak bu yolculuklarına başlar ve daha sonra hiç tanımadıkları insanların profillerinde bunu sonlandırıyorlar.

WİKİPEDİALİZM

Zamanının büyük bir bölümünü başta Wikipedia olmak üzere internet ortamındaki sözlüklerde, yeni bilgileri paylaşma, çeşitli bilgileri düzenleme, var olanları kronolojik açıdan düzenleme üzerine obsesif semptomlarla ortaya çıkan bir rahatsızlık ve dürtü kontrol bozukluğu olarak değerlendiriliyor.

CRACKBERRY

BlackBerry isimli telefonlardan ismini alan bu rahatsızlık, genellikle üst düzey yöneticilerin devamlı olarak maillerine bakması ile yeni tanımlanmış bir hastalık şeklinde ön plana çıkıyor. Kişiler, sosyal medya bildirimleri ve maillerini her yerde kontrol ediyor. Bu kişiler derste, yemekte, toplantıda, cenazede, banyoda ve tuvalette bile telefonlarına bakmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar.

FOMO HASTALIĞI

Fomo Hastalığı, kişilerin, farklı bir işle uğraşırken dahi sosyal medya yoluyla tanıştıkları insanları devamlı olarak takip etme ihtiyacından kaynaklanan bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Bu hastalar, bazı zamanlarda sosyal medyaya erişemediklerinde, yaşanacak gelişmeleri kaçıracakları endişesiyle gergin ve kaygılı oluyorlar. İngilizce’de bu hastalık, “Fear of Missing Out” ifadesindeki kelimelerin ilk harflerinden alıyor. Türkçeye “Gelişmeleri Kaçırma Korkusu” şeklinde çevrildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımları görememe endişesi olarak belirtilen Fomo Hastalığı; işini bitirir bitirmez gördüğü son paylaşıma kadar giderek o paylaşımı gördüğü an kişide ortaya çıkan anksiyetinin sona ererek rahatlık hissetmesiyle tanımlanmış yeni bir hastalık olarak aktarılıyor. Fomo, insanlarda Jomo Hastalığı ve Nomofobi’ye de neden olabiliyor.

CHEESEPODDİNG

Zamanının büyük bir bölümünü internet üzerinden müzik indirip, depolamakla geçirdiği belirlenen kişiler için tanımlanmış yeni bir hastalık olarak isimlendiriliyor. Çoğu insan, bu durumu bir hastalıktan ziyade koleksiyonculuk olarak değerlendiriyor.

ENFORNOGRAFİ

İnternette devamlı olarak inceleme ve okuma yaparak bilgi açlığını dindirmeye gayret eden kullanıcılar için tanımlanmış yeni bir hastalık olarak görülmektedir.

CHEESEPODDİNG

Zamanının büyük bir bölümünü internet üzerinden müzik indirip, depolamakla geçirdiği belirlenen kişiler için tanımlanmış yeni bir hastalık olarak isimlendiriliyor. Çoğu insan, bu durumu bir hastalıktan ziyade koleksiyonculuk olarak değerlendiriyor.

ENFORNOGRAFİ

İnternette devamlı olarak inceleme ve okuma yaparak bilgi açlığını dindirmeye gayret eden kullanıcılar için tanımlanmış yeni bir hastalık olarak görülmektedir.

NOMOFOBİ

İngilizce “No Mobile Phone Phobia” ifadelerinin kısaltılmasıyla isimlendirilen ve Türkçeye “Telefonsuzluk Fobisi” şeklinde giren bu hastalık; Z kuşağı olarak isimlendirilen ve okuma yazma bile bilmeden telefon kullanmaya başlayan özellikle yeni nesli ilgilendiriyor. Hastalığa neden olan esas etken, aşırı telefon kullanımının yol açtığı bağımlılık. Bu rahatsızlıkta, telefonun unutulması ya da yokluğu, kişide beklenmeyen psikolojik ve fiziksel tepkilere yol açabiliyor. Telefonun şarjı bittiğinde veya telefon çekmediğinde aşırı panik yaşanması da hastalığın işaretlerinden biri… Fakat bir insana 'Nomofobik' diyebilmek için en az 3 kriterin bulunması lazım:

  1. Günde en az 5 defa telefonunu kontrol etmek için elini çantasına atıp telefonuna bakma veya cebine atma

  2. Gün içinde telefon bataryası azaldıkça gerginleşme, bu sebeple taşınabilir batarya ya da şarj cihazı ile gezme 

  3. Uçak seyahatleri haricinde telefonu kapatmama 

  4. Ofis ya da ev dışında gideceği mekânlara wifi olup olmadığını sorma

  5. Telefonu beklenmeyen bir anda arızalandığında depresif olma

JOMO HASTALIĞI

İngilizce “Joy of Missing Out” ifadelerinin kısaltılmasıyla adlandırılan bu rahatsızlık, “Eğlenceden Eksik Kalma Korkusu” şeklinde Türkçeye çevrilmiş. Fomo Hastalığı ile ilintili olan Jomo Hastalığı; Fomo Hastalığı ile başlayan sürecin neticesi şeklinde ön plana çıkıyor. Örneğin sosyal medyadan ilan edilen bir partiye gitmek isteyip, parti günü geldiği zaman gidilememesi üzerine, etkinlik esnasında ve ardından söz konusu etkinliğe katılan diğer bireylerin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarına bakarak depresif duygu-duruma girmesi ise Jomo Hastalığı olarak değerlendiriliyor.

SELFİTİS

Amerikan Psikiyatri Akademisi tarafından ruhsal bir hastalık olarak değerlendirilen Selfitis; kişinin, çok sayıda selfie çekip, kendi fotoğrafını sosyal medyada yayınlaması ile karakterize obsesif kompulsif rahatsızlık olarak isimlendiriliyor. Bu, temel anlamda bireyin, toplumda kabul edilirliğini arttırmak ve diğer insanlarla daha iyi iletişim kurma gayretinden kaynaklanıyor. Selfitis 3 farklı şekilde tanımlanıyor:

  1.  Borderline Selfitis: Günde en az 3 defa selfie çekmek, sosyal medyada paylaşmamak. 

  2. Akut Selfitis: Günde en az 3 defa selfie çekmek, sosyal medyada yayınlamak. 

  3. Kronik Selfitis: Kontrol edilemeyecek bir dürtü biçiminde selfie çekmek ve günde en az 6 defa sosyal medyada yayınlamak.

FOBO HASTALIĞI

İngilizce “Fear of Being Offline” ifadelerinin kısaltılmasıyla adlandırılan ve “Çevrimdışı Olmaktan Korkma” şeklinde Türkçeye çevrilen hastalık, Nomofobi, Fomo Hastalığı ve Jomo Hastalığı ile ilişkili. Bu bireyler, yurtdışı seyahatlerinde özellikle ya mevcut telefonlarını internete açık tutuyorlar veya kablosuz internetin bulunmadığı alanlarda dolaşmak istemiyorlar.

Yorumlar (0)
10
açık