Uzmanlar uyarıyor: Yaza fit gireyim derken "şok'a girmeyin!"

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Seda Güler, yaz aylarının gelmesiyle insanların tatil planı ve fazla kilolarından kurtulmak amacıyla şok diyetlere başvurmaması gerektiğine vurgu yaparak, bu tür diyetlerin geri dönüşünün çok daha kötü olabileceğinin altını çizip kalıcı ve sağlıklı zayıflama önerilerini paylaştı.

SAĞLIK 06.07.2021, 12:10 06.07.2021, 12:50 Kaya
Uzmanlar uyarıyor: Yaza fit gireyim derken "şok'a girmeyin!"

Yaz aylarında daha da fit ve sağlıklı bir görünüşe sahip olmak amacıyla beslenmeye daha da dikkat etmeye çalışılan aylardayız. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Seda Güler, yaz aylarıyla birlikte tatil planı olan vatandaşların fit bir vücut için diyet yapmaya başladığını fakat uzman önerisi olmaksızın sağdan soldan aldığı duyumlarla yaptığı diyetlerin sağlık sorunlarına sebep olabileceğine ilişkin uyarılar yaptı. Diyetisyen Güler, özellikle 'şok' denilen diyetlerden kaçmak gerektiğinin altını çizip vatandaşlara bu tarz diyetlerle vücutlarını, psikolojilerini ve fizyolojilerini bozmamaları gerektiğini söyledi.

"Şok diyetlere kesinlikle başvurulmamalı"

Güler, "Kısıtlamaların sona ermesiyle beraber sosyalleşmeler ön planda olacak. Önümüzün yaz olması sebebiyle herkesin tatil planları başladı bile. Bu durumda erkekler ve kadınlar fit olmak istiyor. Pandemide herkesin evde olduğunu düşünürsek vücut kütlesinde artışlar görüldü. Buradaki en mühim kısım kesinlikle kısa vadede çabuk zayıflayabilmek için şok diyetlerin yapılmamasıdır. Sağlıklı olarak zayıflayabilmek için kesinlikle diyetisyenden yardım almalarını tavsiye ediyorum." şeklinde konuştu.

Diyetisyen Güler, konunun uzmanlarına danışılmaksızın bitki çayları, zayıflama çayları gibi ürünlerin kullanılmaması gerektiğini söyleyerek, "Bu dönemde gelecek yaz, metabolizmanın hızlanmasında su tüketimi çok büyük önem taşıyor. Bol su tüketimi olacak ekstra suya özen göstermek gerekli. Yardımcı olarak bitki çaylarını kullanabilirler ancak bu durumda yine de diyetisyenlere veya doktorlara başvurmaksızın, bilinçsiz olarak bir zayıflama çayı ve bitki çayının kullanılmasını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Fiziksel aktivite günde 10 bin adım olmalı"

Güler, fiziksel aktivitelerin önemli olduğunu söyleyerek, "Fiziksel aktivite büyük bir önem taşıyor. Verilmiş olan kiloların kalıcı olarak zayıflayabilmek adına fiziksel aktivitelerini günde 10 bin adım atılması ggerektiğini söylüyoruz. Bununla beraber sabahleyin aç karnına yürüyüş yapmak hem zinde olmayı hem de daha iyi zayıflayabilmeyi sağlayacaktır. Uzun süren açlığın ardından yapılmış olan sporlar her zaman daha kısa sürede daha da kalıcı sonuçlar elde etmeye yardımcı olur. Profesyonel bir spora ilişkin tabi ki yardım alınabilir fakat illa ki herkes profesyonel yardım alacak veya spor salonuna gidecek diye bir şey yok. Spor aletleri parklarda da bulunuyor. Onlardan da yararlanılabilir. İnternetten dahi egzersiz yapılabilir." şeklinde konuştu.

Sporla yanlış beslenmenin tolere edilemeyeceğini söyleyen Güler, "Öncelikle bu kuşun iki kanadı gibidir. Yanlış yapılan beslenmeyi spor yaparak tolere edemezsiniz. 'Bütün istediklerimi yiyip sonra 3 saat koşayım gibi bir şey olmuyor.' Almış olduğumuz kaloriler başta küçük gibi görülse dahi çok fazla olabiliyor. 1 saat yoğun egzersiz yapılsa dahi kimse günümüzde 3 saat art arda yoğun egzersiz yapamıyor. Bir saat içinde en çok 250-300 kalori yakılabiliyor. Ama bir porsiyon baklavayla 400-500 kalori yemeğin üzerine tat olsun diye dahi yeniliyor. Yani yanlış beslenmesinin telafisi spor değildir."

"Ekmeği kesip zayıflayacağını düşünmek çok yanlış"

Ekmeği kesmenin zayıflama konusunda herkeste aynı etkiyi göstermeyeceğini söyleyen Güler, "Öncelikli olarak doğru bir şekilde beslenip uzman yardımıyla birlikte fiziksel aktivite gereklidir. Karbonhidrat miktarını azaltmak zayıflamayı tabi ki sağlayacaktır fakat burada da her şeyin bir oranı var. Ekmeği kesmek herkes için zayıflatır mı, bunu söylemek yanlış. Bireyde eğer insülin direnci varsa abdominal yağlanma var ise, karaciğerde ve pankreas bölgesinde sıkıntılar bulunuyorsa direkt ekmeği kesmek ilk aşamada birkaç kg fark ettirecektir ama sonrasında yine duracaktır kilo verimi.

Unutulmaması gereken şudur: Her şeyin çoğu zarar azı karar. Ekmeği bütünüyle ömür boyunca kesmek mümkün müdür? Bir insan 1 sene ekmeksiz yaşayabilir mi? Şeker rahatça kesilebilir. Sağlıklı olmak için şekeri kesmek de gerekir. Fakat günümüzde bir kişinin bütünüyle ekmeksiz yaşaması doğru değildir. Zaten olanaklı da değildir. 

Burada hangi ekmeğin tüketildiği çok önemli. Glüten olmayan ekmekler tüketmek, beyaz un kullanmayıp siyah ekmek, karabuğday unu, esmer undan yapılan ekmekler tüketmek uzun süre tokluk sağladığı gibi içerdiği yoğun lif oranlarıyla vücuda da destek verecektir. Fakat bu mineraller bütünüyle sıfırlanırsa birçok tahıl grubunda yer alan B12, ribof ve B6 gibi vitaminlerden mahrum kalınıp, yorğunluk, unutkanlık ve saç dökülmesi olarak bu bireye geri dönebilir. Bir taraftan inşa ederken öte taraftan yıkmak mantıklı değildir. 

Kontrollü, psikolojinizin, vücudunuzun, sosyal hayat ve iş hayatınızın izin verdiği müddetçe rutinlerinizi ayarlamanız ve fiziksel aktiviteyi de ihmal etmeden bir yaşam tarzının size özel olarak hazırlanıp uygulanması kalıcı ve en doğru şekilde zayıflamayı beraberinde getirecektir."

Yorumlar (0)
22
açık