Stres ve uykusuzluk ölüm riskini artırıyor!

Stresli bir çalışma ortamı ve uykusuzluk, hipertansiyonu olan kişilerde kalp damar rahatsızlığına ilişkin ölüm risklerini üç kat artırıyor.

Stres ve uykusuzluk ölüm riskini artırıyor!

Son araştırmalarda, stres ve uykusuzluğun hipertansiyonu olan çalışanların sağlığını nasıl etkilediğine bakıldı. Araştırmacılar, düzenli uyuyan ve işle ilgili stres yaşamamış kişilerle karşılaştırıldığında, uykusuzluk ve strese sahip hipertansiyonlu çalışanların kalp damar rahatsızlığından ölme ihtimalinin üç kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardılar.

Araştırmacılar, yaşları 25 ila 65 arasında değişen yaklaşık 2 bin çalışanın verilerini analiz etti. Bu çalışanlar yüksek tansiyona sahipti ancak çalışma sırasında kalp damar rahatsızlıkları veya diyabetleri yoktu. Çalışmaya bağlı stres veya uykusuzluğa sahip olanların kalp damar rahatsızlıkları nedeniyle ölüm riski fazla ancak bu faktörlerin ikisi de insanların gündelik hayatlarında mevcut olduğunda risk daha da artıyor.

Araştırmacılar, bulgularını Avrupa Önleyici Kardiyoloji Dergisi’nde yayımladılar. Alman Çevre Sağlığı Araştırma Merkezi ve Münih Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Karl-Heinz Ladwig, bunların ‘sinsi’ problemler olduğunu söyledi.

“Risk, zorlu bir gün geçirmek ve uyumamak değildir. Risk, uzun yıllar boyunca stresli bir iş ve yetersiz uykunun sıkıntısını çekmektir.”

Hipertansiyon birçok kişi için önemli bir risk faktörüdür

Araştırmacılar, hipertansiyonu atardamarlarda yüksek kan basıncı olarak tanımlamaktadırlar. Amerikan Kalp Birliği’ne (AHA) göre, yetişkinler için normal kan basıncı ölçümleri 120/80 milimetre cıva altında bulunurken, hipertansiyonu olan kişiler 130 milimetre cıva veya daha yüksek kan basıncına sahiptir.

Yüksek tansiyon ABD’de yaygın bir sorundur. AHA, 103 milyona yakın yetişkinin hipertansiyona sahip olduğunu tahmin etmektedir. Bu sayı, ABD’deki yetişkinlerin neredeyse yarısına eşittir. Uzmanlar, hipertansiyondan kaynaklanan ölüm oranının arttığına dikkat çekiyor. 2005’den 2015 yılına kadar bu oran yaklaşık yüzde 11 oranında arttı.

İlerleyen yaş, biyolojik cinsiyet ve kalıtım gibi birçok faktör, bireylerin kalp hastalığı riskini artırıyor. Bununa birlikte sigara içme alışkanlıkları, yüksek kan kolesterolü, yüksek tansiyon, fiziksel hareketsizlik ve fazla kilolu olmak gibi diğer faktörler de etkili olabilir.

Yüksek tansiyon kalp hastalığı için önemli bir risk faktörüdür, çünkü kan basıncı yükseldiğinde kalbin vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışması gerekir. Bu ekstra çalışma, kalp kaslarını kalınlaştırır, arter duvarlarını sertleştirir veya zarar verir. Sonuç olarak, organlara daha az oksijen gider ve fazla çalışma nedeniyle kalp zaman içinde hasar görür.

Stres, uyku ve kalp sağlığı ile nasıl ilişkilidir?

Stres, kalp hastalığına neden olabilecek başka bir faktördür. Yapılan çalışmada araştırmacılar, stresli bir işi, ‘çalışanların her gün ne yapacakları ve ne başaracakları konusunda kendilerine fazla kontrol vermeyip yüksek taleplerde bulunmak’ olarak tanımladılar.

Ayrıca, uyku sorunu olan kişilerin çoğunun uykuda kalmakta zorluk yaşadıklarını, diğerlerinin de uykuya dalmakta zorlandıklarını belirttiler.

Prof. Ladwig, “Uykuyu sürdürmek, stresli işlere sahip kişilerde en yaygın sorun. Sabah 4’te tuvalete gitmek için kalkıp, işle ilgili sorunların nasıl çözüleceğini uzun uzun düşünerek yatağa geri dönüyorlar.” diyor.

Tek başına hipertansiyon, kalp hastalığı için büyük bir risk faktörüdür ancak hem uykusuzluk hem iş stresi ile birleştiğinde potansiyel problemler şiddetleniyor.

Prof. Ladwig, işverenlerin işyerinde stres yönetimi ve uyku tedavisi sunmalarının iyi bir fikir olacağını, doktorların da hipertansiyon ve kalp damar rahatsızlığı riski taşıyan insanlarla uyku ve iş stresi konularında görüşmeler yapmalarını gerektiğini söylüyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER